21 Mart 1921 (1337) tarihinde 10. İçtima 2. Celse Hafidir (gizlidir): Reisi Sâni Vekili Hasan Fehmi Bey
Aşağıdaki notlar Gizli Celse Zabıtları 2 Cilt 2. Sf.24, 26) alınmıştır.
Yeşil Ordu Davası Görüşülüyor:
(Nazım Bey, Mehmet Şükrü Bey ve Şeyh Servet Efendi Haklarında 3. Şube evrakı okunmuş)
Nazım Bey (Tokat); “-Hasta olduğum bir cuma günü gizli celse yapılarak hakkımda bir karar üretilmesini isteyenler, iki ay önce hocalarını da kandırdılar ama Meclis bana sahip çıktı, dosyayı şubeye gönderdi. .. Bu Meclis’te ilk iftiraya uğrayan ben değilim. Şube mazbata muharririne soruyorum Meclis iç tüzüğüne göre şube ve encümenler tahkikatı (komisyonlar soruşturmayı) aleni (açık) yaparlar. … Biz ihtilal hükümetiyiz fakat kanunsuz hareket eden bir meclis değiliz. … Niçin benim hakkımda müzakere olunurken şubenin önüne bir adam dikmiştir. … şube başka hiç kimsenin ifadesine müracaat etmemiş. Mustafa Kemal Paşa Hazretlerini dinlemiş, Mustafa Kemal Paşa da bizi İngiliz muhibbi (seveni) olarak söylemiş.” (Nazım Bey özgeçmişini anlatıyor; Mustafa Kemal Paşa Samsun’dan Amasya’ya geliyor, Nazım Bey kurtuluşu Bolşeviklikte gördüm diyor. Ben de Amasya’ya gittim diyor ve devam ediyor:) “Hamit Bey’e dedim ki; Paşa’nın müdafi vatan hususunda bir fikri var mıdır? Mütebellir (belirgin) bir fikri yoktur dedi. Amasya ve Tokat’ta yerli Bolşevik bir hareket kurduk.
(Lazistan Mebusu Osman Bey’den de bahsediyor, Osman Bey Nazım Bey’i anında satıyor. Nazım Bey, bu işin tamamı Mustafa Kemal Paşa’nın bilgisi dâhilindedir diyor.)
Nazım Bey (Tokat) “-Paşa Hazretlerinin bu teşkilattan haberi vardır. .. Yeşil Ordu hepsi mebus olmak üzere 14 kişiden ibarettir. Bir Genel Meclis’e sahiptir, ben de oraya dâhilim. … Hakkı Behiç Bey, Muhittin Baha Bey, Bendeniz, Sırrı Bey, Yunus Nadi Bey, Eyüp Sabri Bey (Eyüp Sabri Kolonyalarının sahibi), İbrahim Süreyya Bey, Raşit Bey (Çerkez Ethem’in ağabeyi), Şeyh Servet Efendi, Hacı Şükrü Bey, … Şimdi bu meselede Hükümetin bilgisinin olmadığına hanginiz kanaat getirirsiniz… Paşa’nın bilgisinin olmadığı nasıl mümkündür ki, ikisi hükümette olan kişiler bu işin içindedirler. Sonra, Paşa’nın (Mustafa Kemal) işi bırakın demesi Paşa’nın bu işe vakıf olduğunun delilidir. … Şimdi ben, İngiliz hayranı olduğum iddiasını göz önüne alırsak, Paşa ile en çok temasta bulunan adamlar, bu on dört kişi, beni aralarına aldılar. Yine Paşa’nın bilgisi ile beni kâtip yaptılar… Burada Yeşilordu teşkilatı olsun da ihtilal Hükümeti Reisi Paşa’nın bilgisi olmasın? Yunus Nadi Bey’le Paşa’ya gittik; “Terki faaliyetimizi istediniz, biz de sizin emrinizi tuttuk. Şimdi ortalıkta bazı cereyanlar var, bir takım münasebetsiz adamlar çıkıyor teşkilat yapıyorlar. Biz bu teşkilatı böyle adamlara yaptırırsak bu memleket fena olur. Biz sizin elinizin alındayız.” Bu sözü kâh muvafık (uygun) buldu, kâh muvafık bulmadı. Nihayet muvafakat eyledi. Ve o vakit,”
Mustafa Kemal Paşa (Ankara); “-Neye muvafakat edildi? Müsaade eder misiniz?”
Nazım Bey; “-Mebuslardan bir halk zümresi teşkiline muvafakat eylediler. Halk tabirini Paşa, zümre tabirini Yunus Nadi Bey koydu. Bendeniz o zamana kadar.. bir halk zümresinin aleyhinde idim. .. Programı Yunus Nadi Bey yaptı.”
(Nazım Bey’in Rus elçiliğinden para aldığı söylendi, sonunda Şeyh Servet Efendi ile birlikte İstiklâl Mahkemesine verildi. TBMM Gizli Celse Zabıtları Cilt; 02 Sf. 24, 26 sayfalardan alıntı.)
Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 09 (1.03.1921 / 23.04.1921) (TBMM Matbaası 1954 yılı 2. Baskı – Devre;1 Sene; 2, İçtima; 10, Celse: 1, Celse 2 Hafidir – (Gizli Celse Zabıtları 2 Cilt Sf. 24, 26) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın