Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • Üsküdar Amerikan Kız Lisesi’nin ruhsatnamesi I. Dünya Savaşı’nda kaybolduğundan bu okulun kapatılması fırsatı ele geçmiş, ancak 17.04.1953’te Menderes Hükûmeti 106 sayılı yeni bir ruhsatname vermiştir.

    Alıntı: Ajan Okulları – Necdet Sevinç, (s. 86) kitabından birebir alınmıştır.

  • Blunt, reformlar karşısındaki en büyük mânilerden birinin şeriat; yani farz, vacip, sünnet, haram vs. gibi İslâm âlimlerinin Kuran, sünnet, kıyas ve icmâ yoluyla evlilik, alışveriş, cezalar vs. gibi hayatın her sahasına dair koymuş oldukları fıkıh kaideleri olduğunu anlatıyordu. Sf. 509

    Alıntı; İngiliz Derviş (Yeni Türkiye’nin Doğuşu ve Aubrey Herbert) – Mehmet Hasan Bulut, (IQ Kültür Sanat Yayıncılık, Ağustos 2016 – Sf. 509) kitabından birebir alınmıştır.

  • İhtiyar şeyhin isyanı, Kürt istiklâli için değil, din davası uğrunaydı. Bu yüzden Mustafa Kemal, zamanında Yunan Ordusuna yaptığı gibi, bir müddet Şeyh Said ve adamlarının ilerlemesine müsaade etti. Sf.489

    Ve bu dinî isyânın ardından şapka iktisası, kılık kıyafet değişikliği ve tekke ve zâviyelerin kapatılması gibi Lozan’da İngiltere’ye söz verilen laik inkılaplar hızla gerçekleştirildi. Sf. 489

    Alıntı; İngiliz Derviş (Yeni Türkiye’nin Doğuşu ve Aubrey Herbert) – Mehmet Hasan Bulut, (IQ Kültür Sanat Yayıncılık, Ağustos 2016 – Sf. 489) kitabından birebir alınmıştır.

  • Büyük İskender, hocası Aristo’ya, “Hocam, fethettiğim yer­lerin halkını ne yapayım? Kılıçtan mı geçireyim yoksa hapse mi atayım?” diye sorunca Aristo ona şöyle cevap vermişti; “Yavrum, eğer onları kılıçtan geçirirsen yarın bir gün çocukları senden babalarının öcünü alır. Yok, eğer hapse atarsan orada teşkilatlanıp seni indirmek için planlar yaparlar. Sen onların arasında ihtilaf çıkar ve bu meseleyi çözmede onlara hakem ol”. Sf. 456

    Alıntı; İngiliz Derviş (Yeni Türkiye’nin Doğuşu ve Aubrey Herbert) – Mehmet Hasan Bulut, (IQ Kültür Sanat Yayıncılık, Ağustos 2016 – Sf. 456) kitabından birebir alınmıştır.

  • Temmuz 1932’de Whittemore, Mustafa Kemal’in evlatlıkların­dan Amerikan Kız Koleji mezunu Zehra Kemal ile birlikte An­kara’ya gitti ve Mustafa Kemal’e Ayasofya’daki çalışmalarını an­lattı. İki yıl sonra, 24 Kasım 1934’te Mustafa Kemal’in arzusu üzerine Ayasofya müzeye çevrildi ve 1 Şubat 1935’te müze ola­rak halka açıldı. Aynı ay içinde Mustafa Kemal Ayasofya’yı ziya­ret etti. Whittemore, Eylül 1936’da Mustafa Kemal’i ziyarete ge­len İngiltere Kralı VIII. Edward’a Ayasofya’yı gezdirdi. Aubrey’in misyonunun varisi Crane, ölene kadar Bizans Enstitüsü’nün fi­nansörlerinden oldu ve Ayasofya’nın mozaiklerinin restorasyonu için toplam 100.000 $ bağış yaptı. Crane öldükten sonra da ai­lesi Enstitüye destek olmaya devam etti. Sf. 454 

    Alıntı; İngiliz Derviş (Yeni Türkiye’nin Doğuşu ve Aubrey Herbert) – Mehmet Hasan Bulut, (IQ Kültür Sanat Yayıncılık, Ağustos 2016 – Sf. 454) kitabından birebir alınmıştır.

  • Aubrey’in manevî âleme doğru bir yolculuğa çıkmasıyla Tür­kiye büyük bir dostunu kaybetmişti ama Amerikalı işadamı Crane bu boşluğu doldurarak İngiliz Aubrey’in miras bıraktığı misyona sahip çıktı. 1924 Temmuz’unda Mustafa Kemal’in ricası üzerine Crane, Türk maarif sistemi hakkında bir rapor hazırlaması için Rockefeller’ın kurduğu Chicago Üniversitesi’nden John Dewey’i gönderdi. Sf. 451

    Ağustos ayında Ankara’ya geçerek Mustafa Kemal ile görüştü. Kendisine maarif müsteşarlığı teklif edildiyse de ka­bul etmedi. Maarif Vekâletine sunduğu rapor, 1939’a kadar ilân edilmedi. Raporda; malûmat ve ihtisas sahibi olmaları için genç­lerin ve erkek ve kadın genç muallimlerin ecnebi memleketlere gönderilmesi; Maarif teşkilatının gayesinin Türkiye’nin medenî milletler arasında mükemmel bir uzuv olarak canlı, hür, müsta­kil ve lâik bir cumhuriyet halinde inkişaf etmesi olması; terbiye ile alakalı eserlerin ecnebi memleket ve mekteplerden alınması, bu eserlerin muallimler arasında revaç bulması ve onlar tarafın­dan temin ve tâkip edilmesi tavsiye ediliyordu. Sf. 451

    Alıntı; İngiliz Derviş (Yeni Türkiye’nin Doğuşu ve Aubrey Herbert) – Mehmet Hasan Bulut, (IQ Kültür Sanat Yayıncılık, Ağustos 2016 – Sf. 451) kitabından birebir alınmıştır.

  • Mudanya Konferansı 3 Ekim 1922’de başladı ve 11 Ekim’de mütareke imzalandı. Mustafa Kemal’in Aubrey ile olan dostluğu meyvelerini vermeye başlamıştı. Yunanlıları destekleyen Lloyd George liderliğindeki Liberaller ile Ankara’yı destekleyen Aubrey ve emperyalist Leo Amery’nin de içinde bulunduğu Muhafazakâr­ların arası iyice açıldı. Hâriciye Nâzırı Lord Curzon da Başvekil Lloyd George’un inatçılığından ve tek başına hareket etmesinden sıkılmıştı, o da Muhafazakârlara katıldı. Sf. 433, 434

    Alıntı; İngiliz Derviş (Yeni Türkiye’nin Doğuşu ve Aubrey Herbert) – Mehmet Hasan Bulut, (IQ Kültür Sanat Yayıncılık, Ağustos 2016 – Sf. 433, 434) kitabından birebir alınmıştır.

  • 28 Eylül’de (1922) Mustafa Kemal, İzmir’de tekrar Bouillon ile görüştü ve askerlerinin ilerleyişini durdurmayı ve Mudanya’da sulh anlaşması yapmayı kabul etti. Aubrey’in gitmesine lüzum kalmamıştı ama Koalisyon Hükümetinin Başvekili Lloyd George intihar etmeye kesin kararlıydı. Bütün amme efkârı aleyhinde olduğu halde, hâlâ Türklerle savaşılmasını istiyordu. Mustafa Kemal’e derhal çekilmesini, aksi taktirde ateş açılacağını bildiren bir ültimatom gönderdi. Fakat İstanbul İşgal Kuvvetleri Kumandanı General Harrington, bütün mesuliyeti üzerine alarak bu ültimatomu Mustafa Kemal’e iletmedi. İngiliz medyası ülkeyi savaşa sürükleyen Lloyd George’u yerden yere vuruyordu. Sf. 432, 433

    Alıntı; İngiliz Derviş (Yeni Türkiye’nin Doğuşu ve Aubrey Herbert) – Mehmet Hasan Bulut, (IQ Kültür Sanat Yayıncılık, Ağustos 2016 – Sf. 432, 433) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bir sahne hatırlıyorum, fakat Çankaya’da değil, Ankara Zi­raat Mektebi’nde. Yunan ordusu, Sakarya nehrinde bir müddet durdurulmuştu; fakat geri püskürtülememişti. Sf. 424

    Bazıları ağlamaklıydı. Orta yaşlı Türk kadınları için belki hâlâ bıkkınlık fakat – bir ev ve evi geçindirecek kadar yeterli miktarda para dışında tek istek­leri olan emniyet, cazibe ve mahremiyet manasına gelen başör­tüsünün yokluğu yüzünden, sırtları odaya dönük bir şekilde bir köşeye toplaştılar. Sf. 425

    Bir üniforma içinde Mustafa Kemal, mahmuzları çamur içinde, balodakileri, görenlerin bir ‘orgy’ [toplu seks] olarak adlandıracağı, benimse asla karar veremediğim bir ortama zorluyordu. Orkest­rayı doğru notaları çalması için korkuttu. İsteksiz kadınları şaş­kınlıktan afallamış adamların kollarına itti ve “Dans edin!” diye kükredi. Hiç kimsenin durmasına izin vermiyordu. Sel gibi içki akıtıyordu – çok fazla içecek şey vardı. Sf. 425

    .. zirveye çıktığı an ev sahibi, ince bileği ile Halide’yi kavradı – o onun Egeria’sı, şansıydı, onsuz bir savaşa katılmazdı – ve onu şapkasız ve paltosuz bir halde, bekleyen bir arabanın içine soktu. Sakarya Nehrine doğru gecenin karanlığında kayboldular. Sf. 426

    Yaşananlardan şüphelenmeyen Yunanlılar, sıkılmış, dikkatsiz bir halde ve – muhtemelen – Türk futbolcuların beceriksiz çabaları yüzünden zevk içindeydi. Bu yüzden önlerdeki saflarda Müslümanlar ve Hristiyanlar içli dışlı olmuşlardı. Fakat şafak vakti ile beraber bu hisleri değişti. Güneş doğmadan önce hücum dehâsı Kemal, tüm hatlar boyunca çok dikkatli bir şekilde planlanmış bir saldırı başlattı. Nasıl olduğunu kimse anlamadı ama işe ya­radı. Yunanlılar çözüldü. Sf. 426

    Alıntı; İngiliz Derviş (Yeni Türkiye’nin Doğuşu ve Aubrey Herbert) – Mehmet Hasan Bulut, (IQ Kültür Sanat Yayıncılık, Ağustos 2016 – Sf. 424, 426) kitabından birebir alınmıştır.

  • Osmanlı Bankası’nın İstiklâl Harbindeki yardımları bu ka­darla kalmamıştı. Bankanın rehberliğinde kurulan Düyûn-u Umumiye’nin reisi Sir Adam Block, Ankara Hükümetinin ve Bü­yük Millet Meclisi İdaresinin yıllık bütçeleri ve mâli durumu hak­kında rapor hazırlayarak 12 Nisan’da İstanbul’da İngiliz Yüksek Komiseri Sir Horace Rumbold’a sunmuştu. Raporda Ankara’nın mâli açığının hangi kalemlerle kapatılacağı ve bir sonraki sene­nin yıllık bütçeleri hakkında detaylı bilgi veriliyordu. Ayrıca Büyük Millet Meclisi, Osmanlı Bankası’ndan avanslar ve silah alımları için tazminat mektupları alıyordu. Bankanın Temmuz 1921 ve Temmuz 1922 arası avans desteği 2.177.000 lira olacak ve Milliyetçiler bu iyilikleri karşılıksız bırakmayacaktı. Osmanlı Bankası’nın Galata şubesinin müdürü ve Robert Koleji mezunu Bere Keresteciyan, Cumhuriyet kurulduktan sonra Atatürk’ün kendisine verdiği ‘Türker’ soyadını alarak Afyon’dan mebus se­çilecekti. Sf. 416, 417

    Alıntı; İngiliz Derviş (Yeni Türkiye’nin Doğuşu ve Aubrey Herbert) – Mehmet Hasan Bulut, (IQ Kültür Sanat Yayıncılık, Ağustos 2016 – Sf. 416, 417) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ankara Anlaşmasıyla beraber Fransa’nın Ankara’daki Milli­yetçilere desteği had safhaya çıktı. Anadolu’da işgal ettikleri yerlerden çekilen Fransızlar, ellerindeki topları ve silahları Ankara’ya teslim ettiler. Fransız subaylar bizzat Kemalist orduda vazife al­dılar. Ayrıca 100 bin Alman tüfeğini ve yanında süngülerini ve silah başına bin mermiyi üç parti halinde Antalya ve İnebolu’ya indirerek Kemalistlere verdiler. Milliyetçilerin Paris temsilcisi ve Prens Sabahattin’in adamı Nihad Reşad da Paris’ten Ankara’ya Fransızların çeşitli silah tekliflerini gönderiyordu. Sf. 416

    Alıntı; İngiliz Derviş (Yeni Türkiye’nin Doğuşu ve Aubrey Herbert) – Mehmet Hasan Bulut, (IQ Kültür Sanat Yayıncılık, Ağustos 2016 – Sf. 416) kitabından birebir alınmıştır.

  • Halide Edip Ankara’ya gitmişti gitmesine ama aklı da geride bıraktığı iki oğlunda kalmıştı. Crane’den onlara yardımcı olma­sını istedi. Bunun üzerine Crane, 15 Temmuz’da İstanbul’daki Amerikan Askerî Konsolosuna, Halide’nin çocuklarının maari­fini üzerine alacağını, gerekli muameleleri yapmalarını yazdı. Muameleler derhal başlatıldı ve Crane’in New York’taki ofisi Halide’nin çocuklarını Amerika’ya getirtti. King-Crane Komisyonun­dan Profesör Lybyer, çocukları alıp Illinois Üniversitesi’ne yerleş­tirdi. Ankara’da Milliyetçi Hareketin basın sözcüsü olan Halide, artık rahatça, halkın hâkimiyetine dayanan yeni bir devlet kurma işine odaklanabilecekti. Sf. 393

    Alıntı; İngiliz Derviş (Yeni Türkiye’nin Doğuşu ve Aubrey Herbert) – Mehmet Hasan Bulut, (IQ Kültür Sanat Yayıncılık, Ağustos 2016 – Sf. 393) kitabından birebir alınmıştır.

  • Sevr’e giden heyette Damat Ferit’in dışında, Aub­rey’in diğer dostu Filozof Rıza Tevfîk de vardı. İkisi de İngilizlerin Milliyetçilere düşman olduğunu düşünüyor ve bir an evvel sulh gelsin istiyorlardı. Sf. 391

    Alıntı; İngiliz Derviş (Yeni Türkiye’nin Doğuşu ve Aubrey Herbert) – Mehmet Hasan Bulut, (IQ Kültür Sanat Yayıncılık, Ağustos 2016 – Sf. 391) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ankara’da Meclis’in açılışı bayram havasında geçti. 23 Nisan 1920’de önce Hacıbayram Camii’nde dualar edildi ve kurbanlar kesildi, sonra da eski İttihat ve Terakki merkezi olan binada Bü­yük Millet Meclisi açıldı. İstanbul’un işgalinden kaçan mebuslar, Kuzey Amerika çiftçilerinin Amerikan İstiklâl Beyannamesinden sonra yaptığı toplantılara benzer şekilde, atlarıyla gelip atla­rını meclisin önündeki parmaklığa bağladılar. Bu arada Yunan ordusu Anadolu içlerine ilerlemeye başlamıştı ama Milliyetçi li­derlerin hiçbir korkusu yoktu. İstanbul’daki teşkilât, Müttefiklerin gözü önünde depolardan silah kaçırıp Anadolu’ya gönderiyordu. İtalyanlar ve Fransızlar bu kaçakçılığa bizzat destek veriyor, İn­gilizlerde görmezlikten gelmeyi tercih ediyordu. Sf. 385

    Alıntı; İngiliz Derviş (Yeni Türkiye’nin Doğuşu ve Aubrey Herbert) – Mehmet Hasan Bulut, (IQ Kültür Sanat Yayıncılık, Ağustos 2016 – Sf. 385) kitabından birebir alınmıştır.

  • Blunt, reformlar karşısındaki en büyük mânilerden birinin şeriat; yani farz, vacip, sünnet, haram vs. gibi İslâm âlimlerinin Kuran, sünnet, kıyas ve icmâ yoluyla evlilik, alışveriş, cezalar vs. gibi hayatın her sahasına dair koymuş oldukları fıkıh kaideleri olduğunu anlatıyordu. Sf. 509

    Alıntı; İngiliz Derviş (Yeni Türkiye’nin Doğuşu ve Aubrey Herbert) – Mehmet Hasan Bulut, (IQ Kültür Sanat Yayıncılık, Ağustos 2016 – Sf. 509) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ankara’yı destekleyen kabine iktidara geldiğinde İttihat ve Terakki Komitesi mensupları, İstanbul’da bir teşkilat kurmuşlardı. Teşkilât; askerî, siyasî ve ticarî olmak üzere üç kısımdan müte­şekkildi. Askerî kısım, İstanbul’dan gençleri zorla askere alarak veya subay kaydederek Anadolu’ya sevk ediyordu. Ayrıca Ankara için askerî malzeme ve kurye gönderiyor ve istihbarat topluyordu. Siyasî kısım da subayların kontrolündeydi ve askerî kısımla iş­birliği yaparak siyasî faaliyetlerde bulunuyordu. Ticarî kısmın ekserisi Selânikli Yahudilerden oluşuyordu. En meşhurları Mus­tafa Kemal’in de bağlı olduğu Macedonia Risorta Locasının eski üstâdı Carasso’ydu. Ankara için yurtdışında malzeme satın alı­yorlar ve ödemeler Osmanlı Bankası başta olmak üzere çeşitli ya­bancı bankalar üzerinden yapılıyordu. Sf. 382, 383

    Alıntı; İngiliz Derviş (Yeni Türkiye’nin Doğuşu ve Aubrey Herbert) – Mehmet Hasan Bulut, (IQ Kültür Sanat Yayıncılık, Ağustos 2016 – Sf. 382, 383) kitabından birebir alınmıştır.

  • Hükümete, bu hareket kontrol altına alınmazsa, sulh şartlarının daha da sertleşeceği bildirildi. Zavallı İstanbul, hem Milliyetçi Hareketin kontrol altına alınmasını isteyen, hem de onların üzerlerine asker gönderilmesine izin vermeyen İngilizlerin tam olarak ne istediğini anlayamamıştı. Sf. 380

    Alıntı; İngiliz Derviş (Yeni Türkiye’nin Doğuşu ve Aubrey Herbert) – Mehmet Hasan Bulut, (IQ Kültür Sanat Yayıncılık, Ağustos 2016 – Sf. 380) kitabından birebir alınmıştır.

  • Gitmemesinin di­ğer bir sebebi de Fransızlardan İstanbul’un işgal edileceğini öğrenmesiydi. Mustafa Kemal, İstanbul’daki Milliyetçilere haber göndererek, işgalden sonra mebuslardan hükümet kurmaya ye­tecek kadar kısmının Ankara’ya gelmesini istedi ve geleceklerin yol masrafı için Osmanlı Bankası’na para yatırdı. Sf. 380

    Alıntı; İngiliz Derviş (Yeni Türkiye’nin Doğuşu ve Aubrey Herbert) – Mehmet Hasan Bulut, (IQ Kültür Sanat Yayıncılık, Ağustos 2016 – Sf. 380) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ankara’ya gelmiş ve ilk gecesini Vehbi Koç’un ortağı Ya­hudi Yasef Ruso’nun evinde geçirmişti. Mustafa Kemal’in Anadolu’ya çıktığı zaman Padişah’tan al­dığı para dışında elinde, İttihat ve Terakki Komitesi tarafından kendisine verilen paralar bulunuyordu ama onun daha fazlasına ihtiyacı vardı. Bu yüzden Anadolu’ya geçer geçmez Kâzım Karabekir’den Bolşeviklere adam gönderip anlaşma yapmasını iste­mişti. Sf. 375

    Alıntı; İngiliz Derviş (Yeni Türkiye’nin Doğuşu ve Aubrey Herbert) – Mehmet Hasan Bulut, (IQ Kültür Sanat Yayıncılık, Ağustos 2016 – Sf. 375) kitabından birebir alınmıştır.

  • Mustafa Kemal’in İngilizlerin onu sevdikleri için Kürtleri bir ni­zama sokmaya çalıştığını düşündüğünü de raporuna ekledi. Raporun sonunda Lawrence, Mustafa Kemal ile Enver’i kıyaslıyordu:

    “Mustafa Kemal, oradaki [Çukurova-Kilikya] Fransız faali­yetlerinden kaygılanıyor. Kendisi şimdi İngiliz yanlısıdır. Çünkü (Montagu, C. Amery ve Aubrey Herbert’ten oluşan) Türk yandaşlarımıza güveniyor. Sf. 369

    Alıntı; İngiliz Derviş (Yeni Türkiye’nin Doğuşu ve Aubrey Herbert) – Mehmet Hasan Bulut, (IQ Kültür Sanat Yayıncılık, Ağustos 2016 – Sf. 369) kitabından birebir alınmıştır.

  • Mustafa Kemal’in Pera’da görüştüğü ve İngiltere Hükümetinin reisi Lloyd George ile yakın bağlantıları olan Rahip Frew, Damat Ferit’e İngilizlerin artık Mustafa Kemal’e karşı olduğunu söylüyor ve ona karşı cephe alması için Sadrazam Ferit’i kışkırtıyordu. Buna inanan Damat Ferid, Anadolu’da kendi hükümetlerini kuran Milliyet­çiler üzerine asker göndermek istedi ama İngilizler bunu kabul etmedi. Hatta Heyet-i Temsiliye’nin önünü açmak için Anado­lu’daki bütün birliklerini çektiler. İngilizlerin bu hareketine da­rılan Damat Ferid istifa etti. Sf. 368

    Alıntı; İngiliz Derviş (Yeni Türkiye’nin Doğuşu ve Aubrey Herbert) – Mehmet Hasan Bulut, (IQ Kültür Sanat Yayıncılık, Ağustos 2016 – Sf. 368) kitabından birebir alınmıştır.