Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

29 Ekim 1921 (1337) tarihinde İçtima Hafidir (Gizlidir): 101. Celse: 2 (Hafidir (Gizlidir) İkinci Reis Vekili Hasan Fehmi Beyefendi

Aşağıdaki notların tamamı (TBMM GCZ II Sf. 402 ile 409 arası) kitabından birebir alınmıştır.

Karadeniz’de Rum Tehciri Hakkında Görüşmeler:

Nurettin Paşa Zulmü Hakkında Görüşmeler;

Osman Bey (Lazistan); “-Trabzon’da Atina denilen bir semt vardır. Buradaki Rumların eşkıyalarını toplamaya gelen Fırka, köyü çeviriyor, o arada salahiyetsiz (yetkisiz) kişiler, bir takım çeteler işe girişiyorlar. Bunlar, ırza geçmek vs. gibi harekette bulunuyorlar. Bir iki çocuk lâşesi (leşi) meydanda görülüyor. Bunun üzerine Rumlar dağa çıkıyor ve Müslümanlara tecavüze başlıyorlar. Merkez Ordu Komutanı Nurettin Paşa tarafından, kadınların, çocukların tehciri (zorunlu göç ettirilmeleri) meselesi bütün mıntıkalara emrediliyor. Bunu haber alan Samsunlular Samsun aydınları ve Müdafai Hukuk Heyeti, Belediye, Müftü… doğrudan doğruya Mustafa Kemal Paşa’ya başvurarak bu tehcir olayı olursa Samsun’un baskına uğrayacağı, Yunan donanmasının bombardıman etmesi ihtimali fazladır. Ve Bakanlar Kurulu tehcir kararını erteledi. Fakat Nurettin Paşa kızarak bunları (Mustafa Kemal’e ricaya gidenleri) şehirbent (şehir dışına çıkma yasaklısı) yapıyor. .. Sonuç: Paşa Hazretleri (Sakallı Nurettin Paşa) Samsun’a geliyor, halkın kalbini rencide etmek için ne gerekirse yapıyor.” …         

  Ziya Hurşit Bey (Lazistan); “- (Sakallı) Nurettin Paşa Samsun’da elli yaşından on beş yaşına kadar olan Rumları tehcire tabi tuttu. Ve ilk kafile daha Samsun’dan altı saat mesafede iken saldırıya uğradı. Fevzi Paşa bu Meclis’te beyanatta (açıklamada) bulunurken, düşman icrai mezalim (zulüm yapıyor) ediyor, biz de cephede intikam alıyoruz demişlerdi. Tam o nutkunu verdiği gün Nurettin Paşa bu işi kendi kendine gayri mesul (sorumluluğu olmayan) çetelere yaptırıyordu. Bunun üzerine Rumlar dağlara çıktılar. (gürültüler) .. müslüman köylerine taarruz ettiler. .. Şimdiye kadar 30 Müslüman köyü yanmıştır. Nurettin Paşa bu işi kadın ve çocuklara yapıyordu. .. Asıl silahlı sınıfa yapılmamasını anlayamıyorum. Bu bir hikmettir. ..Onun yapabileceği iş, erbabı nama leke sürmek, tehcir yapmak ve BMM’nin şanlı tarihini izale etmektir (yok etmektir). Biz yarın tarih huzurunda hesap vereceğiz. Diyorlar ki, BMM azalarını nezdine (yanına) almıyormuş. Demek ki bu adam BMM’nin fevkindedir (üstündedir) ve kendisi orada bir aile Hükümeti tesis etmiştir. Meclisi Ali derhal bu adamı mevkiinden atmalıdır. .. Nurettin Paşa Rum tehcirinde Amerikalıların ve yabancıların gözleri önünde katliam yaptırdığı ve Amasya’ya geçen Rumların dahi aynı muameleye maruz kaldıkları ısrarla söylenmektedir ve bu böyle olmuştur.”

  … Hafız Mehmet Bey (Trabzon); “-.. silah toplamak için köylere giden Giresun Alayı’nın (Topal Osman’ın Alayı) bir taburu uzaktan uzağa silah atarak köylere giriyorlar ve yakıyorlar. .. Bu suretle köyler yanınca ve aileleri saldırıya uğrayınca eşkıya artıyor. .. O gün gündüz gözü ile kasaba içinde beş kişi öldürüldü. Hatta bunlardan birisi Amerikalı Kampanya Direktörünün (şirket müdürünün) kapısı önünde öldürüldü… Hatta bu günlerde bir çok Müslümanların dükkanlarından dahi çapulculuk yapıyorlardı… sırf ceplerini doldurmaya yöneliktir.”

Hüseyin Avni Bey; (Dâhiliye vekiline soruyor:) “- ..Ne için tayin ettiğiniz gibi azletmiyorsunuz?”

Dâhiliye Vekili Fethi Bey; “- ..Ben bu zatın tebdilini (değiştirilmesini) teklif etmiştim.”

(Mustafa Kemal Paşa, bu adam kumandan olduğu için konu beni ilgilendirir diyor. Bu nazik zamanda adamı azledemem diyor. Konu örtbas oluyor.) Sf. 409  

 Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 14 (29.10.1921 / 1.12.1921) (TBMM Matbaası 1958 yılı 2. Baskı – Devre;1 Sene; 2, Hafi İçtima; 101, Celse: 2 Hafidir (Gizlidir) (TBMM GCZ II Sf. 402 ile 409 arası) kitabından birebir alınmıştır.

Posted in

Yorum bırakın