Siyon kelimesinin kökeni Zion’dur (Sion).
Sion, Kudüs’te bir tepelik bölgenin adıydı ve zaman içinde Kudüs’le eş anlamlılık kazanmıştı. Aynı zamanda “Siyon”, yurtlarından kovulmuş Yahudi halkının Filistin’e dönme arzu ve özlemini benliğinde toplayan bir “siyasal inancın” adıydı!
Yahudiler sürgünlerle dünyaya yayılmaya başlayınca Filistin’i hiçbir zaman unutmamışlardı. Buraya geri dönüp “Davud’un krallığını yeniden kurmak” hayaliyle yaşadılar. Bu dönüş ancak Mesih’in gelişiyle olacaktı. Bu inanç hahamlar tarafından sinagoglarda devamlı işlenmiş, “Mesih’le kurtuluş ümidi ateşi” cemaat dualarından hiçbir zaman eksik olmamıştı.
Hiçbir Musevi vaizin hutbesini, “Kurtarıcı bir gün Siyon’a gelecek!” demeden ve cevap olarak cemaatin “âmin” i olmaksızın tamamlamaması düşünülemezdi.
Siyon’a dönebilmek için dünyanın çeşitli yerlerinde Mesihler ortaya çıktı. Örneğin, Bağdat’ta îbni Dugi (1120), Güney Kürdistan’da David Alroy (1150), İspanya’da Abraham Abulafia (1240-1291), Venedik’te Asher Lemmlin (1502), İzmir’de Sabetay Sevi (1626-1675), Polonya’da Jakob Frank (1726-1791), XVID. yüzyılda Rusya’da İsrael Eliezer Mesihlik iddiasıyla Yahudilerin karşısına çıktı. Ne var ki Mesihlerin varlığı Kudüs’e dönüş isteğini karşılayamıyordu. Sf. 105
Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 88. Baskı 2014 – Sf. 104, 105) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın