Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Yazan Hamdi Ciliv.

İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin önde gelen isimlerinden, Milli Mücadele’ye katılmış, TBMM’nin ilk milletvekillerinden ve 1926 İzmir Suikastına adı karışıp yargılanan, ancak Atatürk tarafından kurtarılan Hamdi Baba’nın torunuydu.

Hamdi Ciliv’in babası mübadeleyle gelen, Nikos Kazancakis’in yakın arkadaşı Efdal Ciliv’di.

Hamdi Ciliv, 1950’li yıllarda Ankara’da DP’nin önde gelen teşkilatçı isimlerinden biriydi, ölmeden önce anılarını yazdı; “Ben öldükten sonra yayımlarsınız” diye ailesine bıraktı. Yazdığım gibi, kitaba “izin” çıkmadı…

Hamdi Bey’in eşi Sara Ciliv kitaba göz atmama izin verdi.

Hamdi Ciliv kitabında 27 Mayıs 1960 askeri müdahalesine geniş yer ayırmış. Yıllardır DP’lilerin kendi aralarında fısıldayarak konuştukları bir konuyu yazma cesareti göstermişti.

Hamdi Ciliv, 1950’li yılların sonunda Celal Bayar ile Adnan Menderes’in aralarının artık iyice açıldığını belirtiyor ve her iki grubun da birbirlerini tasfiye etmek için çaba sarf ettiğini yazıyor.

Ciliv’in örnek olaylar sıralayarak yazdığı bu iddiasına göre, Başbakan Menderes ile Edhem Menderes, TSK içindeki bazı subaylarla işbirliği yapıp Cumhurbaşkanı Celal Bayar’ı devirmek istiyor! Sf. 516

Hamdi Ciliv kitabında onlarca soruyu ortaya atıyor Adnan Menderes, askeri harekâtın başında Cemal Gürsel olduğunu duyunca neden rahatlıyor; Eskişehir’de gözaltındayken askerler neden kendisine selam duruyor; Ankara Harp Okulu’nda neden “şeref salonu” na alınıyor; “Ne zaman radyo konuşması yapacağım?” diyecek kadar kendini neden rahat hissediyor? Sf. 517

Ama…

Ciliv’e göre, İçişleri Bakanı Namık Gedik’in intiharı, askeri ihtilalin yönünü değiştirmişti. Namık Gedik 29 Mayıs 1960’ta intihar etmişti.

DP’nin önde gelen isimlerinden Sıtkı Yırcalı 27 Mayısta gözaltına alınıp, 28 Mayısta serbest bırakılmıştı. Ancak Bakan Gedik’in intiharından sonra 30 Mayıs’ta tekrar gözaltına alınacaktı. Sf. 518

Gürsel Paşa yemekte bulunanlara, Kara Kuvvetleri komutanlığı döneminde Edhem Menderes’le aralarının çok iyi olduğunu, hemen her akşam kendisine uğradığını, uzun uzun memleket işlerini görüştüklerini anlatıyor.

Paşa, Milli Savunma Bakam Edhem Menderes’le o kadar samimi olmuştu ki, görevden ayrılacağı gün, 3 Mayıs 1960’ta kendisine mektup yazarak kamuoyunun taleplerini sıraladı.

On üç maddelik istekler mektubunun ilk maddesi ilginçti: “Cumhurbaşkanı (Celal Bayar [S.Y.]) istifa etmelidir. Çünkü bütün fenalıkların bu zattan geldiği hakkında umumi bir kanaat vardır.”

21 Mayıs 1960’ta Ankara’da hükümet aleyhine sessiz yürüyüş yapan Harp Okulu öğrencilerinin arasında kim vardı dersiniz: Milli Savunma Bakam Edhem Menderes!..

Sahi Başbakan Menderes askerle işbirliği yapıp, Cumhurbaşkanlığı Köşkü’ne çıkacak, başbakanlığa da Edhem Menderes mi gelecekti? Ya da… Cumhurbaşkanı Celal Bayar, Başbakan Adnan Menderes’i “azledip” yerine Fatin Rüşdü Zorlu’yu mu atayacaktı? Sevin Zorlu anlatıyor:

“24 Mayıs günü babam Başbakan Menderes’in yanına çıkıyor. “Edhem Menderes ihanet içinde; beni hemen Milli Savunma bakanlığına, onu da Dışişleri bakanlığına atayınız. Bu işi yirmi dört saatte çözeyim, aksi takdirde askerler müdahale edecek” diyor. Babanım bu kadar emin olmasının nedeni Avrupa’daki bir ülke istihbaratından, askerlerin müdahale edeceği bilgisini alması.” Sf. 519

Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 88. Baskı 2014 – Sf. 516 ile 519 arası) kitabından birebir alınmıştır.

Posted in

Yorum bırakın