O tarihte sinema sektörü, “Selanikli” tabir ediliyordu, başta İpekçiler olmak üzere Selanik’ten gelen ailelerin elindeydi, Nâzım’a iş veriyorlardı; İhsan İpekçi ile yakınlığı olduğunu biliyoruz. İpek sineması, İhsan İpekçi’nindir.
Bir büyük transformasyona ihtiyaç duydular ve Nâzım Hikmet’i bahane ettiler. Önemli olan, genç subayların okumalarını durdurmaktı; başka bir şey görünmemektedir. Sf. 309
Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 309) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın