İslam kültüründe Mehdi kelimesi, Kıyametten önce gelmesi beklenen “birisi” için kullanılmaya başlamadan önce, “hidayete eren” halifelerden Ebu Bekr, Ömer, Osman ve Ali için kullanılmıştır. … Hz. Muhammed’e de “Mehdi” denilmiştir. … Hz. Hüseyin’in Kerbelâ’da şehit edilmesi Müslümanları çok sarsmış ve “bir kurtarıcı” ya ihtiyaç olduğu inancını ortaya çıkarmıştır. Halkın bu manevî buhranından istifade etmek isteyenler, Muhammed b. El-Haneffiye’yi halifelik iddiasında bulunmaya teşvik etmiş ve ona “Vasi’nin oğlu Mehdi” adını vermişlerdir. O da istemeyerek bu unvanı kullanmış ve Kaysânîler fırkasının kurucusu olmuştur. Muhammed b. El-Haneffiyye ölmüş; fakat ölümü kabul edilmemiştir. Öldükten sonra tekrar geleceği fikri yerleştirilmiş ve döneceği zaman beklenir olmuştur. … “Mehdî Muntazar” (Beklenen Mehdi) haline gelmiştir. Sf. 114
Bu inancın (Mesih) M.Ö. 2000 yıllarında Mısır’ı etkilediği, oradan İsrailoğullarına, … Sf. 115
Yahudilikteki bu Mesih, Davud soyundan gelecek, adı İmmanuel (Tanrı bizimle) olacak, Beyt-Lehem’de bakire bir kızdan doğacaktır.
Alıntı; Dönmeler (Sabatayistler) Tarihi – Abdurrahman Küçük, (Aziz Andaç Yayınları, 7. Basım Temmuz 2005 – Sf. 114, 115) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın