Kervan işine para yatıran şirketler, yüzde elli ile yüzde yüz arasında kâr sağlıyorlardı. Paranın dolaşım hızı yüksekti. Mekke kenti bir taraftan da tefecilik yapıyor, banka gibi çalışıyordu. Verilen borçların faizi yüzde yüz oluyordu. Mekkeliler simsar olmuşlar, bankacılık deyimleri günlük hayatlarına girmişti. Vade, kredi, hesap günü, ödeme gibi terimler her yerde, olağan konuşmalarda bile durumu ifade etmekte kullanılıyordu. Mekkeliler, banka terimleri ile anlatılanları daha kolay anlıyorlardı. Gelen para arttıkça, Hicaz ve özellikle Mekke, ekonomik olarak kalkınmaya başladı. Çölün içinde bir ticaret ekonomisi gelişti..
Alıntı; Bizimkiler VI (Müslümanlık) – Evin Esmen ve Arda Kısakürek, (E-kitap, Haziran 2013 – Sf. 38) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın