Hazar’da Yahudiliğin resmi din olması, büyük Şamanist halkın hemen Yahudiliği benimsediği anlamına gelmemelidir. Hatta Hazar sarayında bile, Şaman inanç ve töreleri yaşamaya devam etmiştir.
Yeni Hazar Kağanı atanırken, boynuna ipek bir ilmik geçirilerek, soluksuz kalana kadar sıkılırdı. Ölmekle, yaşamak arasındaki ince noktada, Kağan adayı bilincini yarı yitirmişken, ona, ne kadar süre Kağanlık yapmak istediği sorulurdu. Bu durumda, Kağanın Gök Tanrının ağzı ile konuştuğu kabul edilir ve Kağanın ağzından çıkan söz Tanrı kelamı olurdu. Kağan, şu kadar yıl dedikten sonra, ilmek gevşetilip, Kağan hayata döndürülürdü. Bu adet, bilindiği gibi, Kağan seçilen kimsenin yarı boğularak eski kişiliğinin öldürülüp, yeni Göksel bir kişilik kazanması şeklindeki Göktürk geleneğidir. Hazar Kağanı, eğer ağzından çıkmış olan hükümdarlık süresi içinde ölmez ise, o tarih geldiğinde, öldürülerek Gök’e yollanırdı.
Tabii Hazar kağanı yalnızca, süresi sonunda öldürülmezdi. Eğer, Kağanın “Kut” kaybettiğine inanılırsa, yine öldürülerek, yeni Kağan seçilirdi.
Alıntı; Bizimkiler VIII (Müslüman Türkler) – Evin Esmen ve Arda Kısakürek, (E- kitap, Haziran 2013 – Sf. 20) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın