Kürtler’de, Abdullah’a, bazan “Avdullah” da dendiğini biliyoruz, “Avraham” ve “Abraham” misalini hatırlatıyor, “b” ve “v” birbirinin yerine kullanılıyor; çocuklarım “Avdullah” olarak çağıran Kürt anneler’i, bu kuşak artık kalmadı, şart olmamakla birlikte, Kürt Yahudi’si düşünebiliriz. Bu ayrı, yalnız, bu adı “Abdullah”, Yahudiler de taşıyorlar.
Yahudiler, “Abdullah” adını, “Abdalla” söylüyorlar, son “h”, son sesliyi söyletmek için, “u” ile “a” değişimine de rastlıyoruz, “Burak”, çok zaman ve daha büyük doğrulukla, “Barak” yazılıyor ve İbrani’de, bu ad, “Abdu”, Abdul ya da “Abut” olarak da biliniyor. Sonlarına “h” koymakta hiçbir sakınca yoktur ve “Abduh” yazabiliyoruz.
Guggenheimer & Guggenheimer, Abdullah’ın aslının İbrani olduğunu ileri sürüyor, Tevrat’ta “Abda” var, uzun şekli, “Ovadyahu” olmakla birlikte, “Obadiah” olarak da yazılıyor; her zaman “Ovadia” halini görüyoruz, İbrani aslının tam anlamı “Allah’ın Kulu” olup yabancı gelmemektedir.” Böylece, Abdullah’ın ve çeşitli şekilleriyle İbraniler tarafından taşındığını görmüş ve göstermiş oluyoruz. Sf. 452
Alıntı; Gizli Tarih (Fitne) – Yalçın Küçük, (Mızrak Yayınları, 2. Baskı Ekim 2010 – Sf. 452) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın