Sergei Nilus takma ismini kullanan alçaklığı ile tanınan biri vardı. 1903 yılında Nilus, tehlikeli bir suikasta dikkat çeken oldukça tartışmalı bir belgeyi Çar’a sundu. Nilus bu sırrın ortaya çıkarılmasından dolayı kendisine saygı duyulacağını umduysa da, büyük hayal kırıklığına uğradı. Çar kızgın bir şekilde belgenin uydurma olduğunu söyleyerek belgenin bütün kopyalarının yakılmasını emretti. Nilus sarayda gözden düştü ve çalışmaları yasaklandı.
Belgenin bir kopyası elde mevcuttur. 1903’de bir gazetede yayınlandı, fakat pek ilgi çekmedi. 1905’de tekrar yayınlandı, fakat bu sefer ünlü mistik filozofu Vladimir Solovior’un kitaba yazdığı bir ekle beraber yayınlanmıştı. Bu noktadan belge ilgi çekmeyi başardı. Sonraki yıllarda bu bulgu 20. yy’ın en kepaze kitaplarından biri oldu. Doküman bir küçük dinî kitapçık, broşür veya birçoğunun iddia ettiği gibi bir sosyal ve politik program niteliğindeydi. Belge farklı adlar, başlıklar altında çıkmıştı, en çok bilinen ismi “Sion Ulularının Protokolleridir. “Protokoller”i sözde özellikle Yahudi kaynaklar yayınlamıştı. O zamanlar anti-semitik tutumlarıyla bilinen birçok kişi bunun “uluslararası bir Yahudi komplosu” olduğunu söylemiştir. Sf. 216
Mesela, Protokoller 1919’da, Beyaz Rus Ordusu’ndaki birliklere dağıtıldı ve bu birlikler, iki yıl içinde 1917 Devrimi’nden sorumlu tuttukları 60.000 Yahudi’yi öldürdüler. Protokoller 1919’da Almanya’da Nasyonal sosyalist parti propagandacısı ve sonradan ırk teorisyeni şefi Alfred Rosenberg tarafından herkese dağıtılmıştır. Hitler “Kavgam” kitabında protokolleri kendi fanatik önyargılarını harekete geçirmek için kullanmıştır. Bu protokoller sayesinde Hitler, söylediklerini kitlelere sorgusuz sualsiz kabul ettirmiştir. İngiltere’de Marnine Post Gazetesi “Protokollerde yazılanlara güvenilebileceğini aşılamıştır. 1921 yılında Times Gazetesi önce Protokolleri ciddiye almıştır; fakat sonra hatasını kabul etmiştir. Uzmanlar ve biz protokollerin bugünkü haliyle bozuk hileli ve sahte olduğuna inanmaktayız. Bunun yanında, protokoller hâlâ Latin Amerika, İspanya, İngiltere’de anti-semitik propaganda amacı olarak elden ele dolaştırılmaktadır. Protokoller, tüm dünyayı idareleri altına almaya yönelik bir projeden başka bir şey değildir.
İlk okunduğunda “protokoller” afişte yazılmış kısa notlardan ibaret Makyavelist programa benzemekteydi. Bir grup insan protokollerde “yenidünya düzeni” kurulmasını ve kendilerini de bu düzenin uygulayıcı despotları pozisyonunda görmekteydiler. Protokol metni, Batı Dünyası’ndaki sosyal, ekonomik, politik kurumları kontrol altında tutmak için Farmasonluk ve benzeri örgütleri devlet organlarına sızdırarak anarşiyi, düzensizliği artırıcı ve bazı rejimleri devirmeye adamış çok başlı bir komployu desteklemektedir. Protokollerin ismi belli olmayan yazarları açıkça “yüzyıllardır meydana gelen olaylar kimsenin tahmin edemediği politik bir plana göre” bütün insanları güttüklerini belirtmişlerdir. Sf. 217
Günümüz okuyucusu için, “protokoller”, Ian Fleming’in romanlarındaki James Bond’un düşmanı spectre benzeri bazı hayali örgütler tarafından amacından saptırılmış görünebilir. Bununla beraber, Protokoller ilk yayınlandığı zaman 1897’de Basel’de toplanan Dünya Yahudi Kongresi tarafından derlendiği iddia edilmiştir. Bu iddia kanıtlanamamasına rağmen sürmektedir. ‘Protokollerin ilk kopyalarının Fransa’da yazıldığı bilinmektedir. Ve 1897’de Basel’deki Yahudi kongresinde tek bir Fransız delege dahi yoktur. Üstelik ‘Protokoller’in bir kopyası Basel Kongresi’nden tam on üç yıl öncesinden, yani 1884 yılından beri elden ele dolaşmaktaydı. Protokollerin 1884 yılında ortaya çıkan kopyası mason locasına bağlı birisinin elinden çıkmıştır. Papus da aynı tarihlerde Loca’ya kayıtlıdır. Ve sonradan Büyük Üstat olmuştur. Sf. 218
Alıntı; Tapınak Şövalyeleri (Savaşçı Keşişler Tarikatı, Kutsal Kan, Kutsal Kâse) – Michael Baigent, Richard Leight, Henry Lincoln, (Nokta Yayınları, 3. Baskı Mart 2004 – Sf. 216 ile 219 arası) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın