Sırası gelmişken değinmekte yarar var: Kur’an’ın “ilk orijinali”, Muhammed’den sonra yakılmıştır. Ona dayandığı ileri sürülerek hazırlanmış olan da. Daha sonra “hazırlanmış”, çoğaltılıp kimi “merkez”lere gönderilmiş olansa, orijinaliyle hiçbir yerde bulunmamakta. (Konuya ilişkin daha çok bilgi için bkz. Eren Kutsuz, “Nasıl Yakıldım”, Martı Yayın Tanıtım dergisi, Kasım 1987, s.55-58). Haydi gelin, “güvenin” bakalım! Eldeki “Kur’an”ın ne kadarı, hangi biçimiyle Muhammed tarafından yazılmış ya da yazdırılmıştır; kesin bir şey söylenebilir mi?
Edip Yüksel, “Hicri ikinci yüzyılda uydurulan hadis kaynaklarını ve bu kaynaklara dayanarak yorumlar yapan tefsirleri karşınıza alarak arzuladığınız sonuca varabilirsiniz. Ancak, sadece Kur’an’ı karşınıza aldığınız vakit, arzulamadığınız bir sonuçla karşılaşacaksınız” diyor.
Oysa söz konusu yazımda, incelemede, ele aldığım kaynaklardan biri de, eldeki Kur’an’ın ayetleriydi. Ayetler’de, “güneş”in, “ay”ın ve “yıldız”ların, “ibadet”lerde nasıl bir rol oynadığı açıkça görülmektedir. Sf. 159
Alıntı; Din Bu II (Tabu Can Çekişiyor) – Turan Dursun, (Kaynak Yayınları 4. Baskı Aralık 1990 – Sf. 159) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın