Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
recent posts
about
Kategori: ABD, NATO
-
(Aşağıda alıntılar: 1979 Yılında ABD’nin Tahran Büyükelçiliğine yapılan baskında elde edilen belgelerden alınmıştır:) “Uzun dönemde Kürtlerle bölge hükümetleri arasında daha ciddi çatışma olasılığı iki etkene bağlıdır; Gelecekteki olaylar hükümetlerin Kürt Bölgesini kontrol etme güçlerini o denli zayıflatabilir ki Kürtler bulundukları bölgelerde kendi kaderlerini belirleme hakkını ele geçirebilmek için daha fazla bastırabilirler ve 1975 Martından önce…
-
1979’daki Tahran ABD Büyükelçiliği baskını sonucu, Tahran Büyükelçiliğinde bulunan belgeler, Moskova’nın aksine Washington’ın Kürt sorununa çok yakın ilgi duyduğunu gösteriyor. Alıntı: Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük (Dönem Yayınları, 1. Baskı Ağustos 1990 – Sf. 282) kitabından birebir alınmıştır.
-
Arabesk, yüzeysel izlenimlerin inatçı tekrarı anlamına geliyor. Estetiğin çölün tekdüzeliğini tekrarından kaynaklanan bir yanı var. Bir yanı ise İslam’ın süsleme sanatında motifleri son derece sınırlamış olmasıdır. Arabesk, estetik, çok az motifi inatla ve bıktıran ölçüde tekrarlamaya dayanıyor. Bugünkü “arabesk müzik” de, derine inemeyen acıların yüksek haykırışlarla tekrarlanması demek oluyor. Geriye iki nokta var. Bir; bu…
-
“ABD’nin söylediği “Kürt meselesine evet, PKK’ya hayır” PKK içinde “PKK’ya evet Apo’ya hayır” biçiminde bir yüklenmeyle bu yılı kendisi için zafer yılı haline getirmek istiyordu. Kısaca izah edilecek olunursa özel savaş yönteminin planı buydu.” Sf. 233 Alıntı; Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük, (Dönem Yayıncılık Ağustos 1990 – Sf. 233) kitabından birebir alınmıştır.
-
CIA ve Washington’un .. Dar bir sahada gelişen bir Filistin devriminden duyduğu korkuyu, gördüğü zararları göz önüne getirdiğimizde Kürt devrimi, onun başına dünyayı yıkabilecek, bölgeyi alt-üst edebilecektir. Evet, bunları çok iyi gördüğü için PKK önderliğinde çok sınırlı da olsa ortaya çıkan Kürt devrim gerçeğinden ürktüğü için, bütünüyle bir Kürt politikası oluşturma gereği duydu. Son CIA…
-
Amerikan emperyalizmi benim düşmanımdır. Ben yaşamımı Amerikan emperyalizmi ile mücadeleye adıyorum. Alıntı: Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük (Dönem Yayınları 1. Baskı Ağustos 1990 – Sf. 30) kitabından birebir alınmıştır.
-
Serbest Fırka kapatılıyor. Tam bu sırada o zamanki ABD Büyükelçisinin ülkesine gönderdiği gizli raporda, “Altın Fırsat” olarak nitelendirdiği Kubilay Olayı oluyor. Sf. 27 Alıntı; Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Ocak 1985, – Sf. 27) kitabından birebir alınmıştır.
-
Mayıs 1919’da Başkan Wilson tüm Amerikan diploması geleneklerini çiğneyerek, Ermenistan’ın hatta Konstantinapol’ün Amerikan mandasına girmesi için Kongre onayı istedi. .. Wilson’un ağır hastalığı tüm cumhuriyetçilerin yanı sıra çoğu demokratlarında Milletler Cemiyetine karşı olması bir ara önerilmiş olan Amerikan mandalarının tarihi bir yanlışlık olarak kenara itilmesine neden oldu. Alıntı: Osmanlı İmparatorluğu (Bir Çöküşün Yeni Tarihi) –…
-
Talat Paşa ABD Sefiri Morgenhau’ya “- Ermeniler düşmanlarımızı açıkça teşvik etmişlerdir ” dedi. Ne yazık ki bu sözde gerçek payı vardı. Çar’ın Kafkasya ordusunun bazı birlikleri tümüyle Ermeni gönüllülerden oluşmuştu. Alıntı: İstanbul’un Doğusunda Bitmeyen Oyun – Peter Hopkirk (Yeniyüzyıl Yayını – Sf. 171) kitabından birebir alınmıştır.
-
CIA 1947’de kurulmuştur. Alıntı: Yirminci Yüzyılın ve Modern Çağın Sonu – John Lukacs (Sabah Yayınları – Sf. 327) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bir Çin Japon ittifakı dünyanın en büyük gücü olabilir. O zaman Amerika ile Rusya yine müttefik olacaklardır. Alıntı: Yirminci Yüzyılın ve Modern Çağın Sonu – John Lukacs (Sabah Yayınları – Sf. 50) kitabından birebir alınmıştır.
-
Ruslar iki yüzyıldır Amerikalıları belki de başka milletleri sevdiklerinden daha çok sevmişlerdir. Alıntı: Yirminci Yüzyılın ve Modern Çağın Sonu – John Lukacs (Sabah Yayınları – Sf. 45) kitabından birebir alınmıştır.
-
Sivas Kongresinin oy birliğiyle; Mustafa Kemal’in de oyuyla Amerikan mandasını isteme kararı aldığı da kesindir. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 457) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1996): Manda, Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra bazı az gelişmiş kabul edilen ülkeleri, kendi kendilerini yönetecek bir düzeye eriştirip bağımsızlığa kavuşturuncaya kadar Milletler…
-
Podgorni tarafından kabul edilişlerini anlatıyor. Türkmen de diplomat olarak oradadır; Podgorni hiç saklamıyor ve Türk parlamento Heyetine; “Bu Amerikan casusunun burada ne işi var?” diye bağırıyor. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 427) kitabından birebir alınmıştır.
-
12 Mart darbesi Dışişleri Bakanı’nı doğrudan doğruya NATO karargâhından getiriyor; Osman Olcay, NATO Genel Sekreter asistanlarından birisi iken Dışişleri Bakanı yapılıyor. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 427) kitabından birebir alınmıştır.
-
Amerika’da okudum ve yaşadım, ama hep tiksindim. … ben Amerikan halkını da pek sevemiyorum. Ortalama Amerikalı bana kuş beyinli ve pek ilkel geliyor. Benim yaşantımda Amerikan karşıtlığı temeldir. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 218) kitabından birebir alınmıştır.
-
27 Mayısta ilk açıklanan listede Dışişleri Bakanı Amiral Fahri Korutürk olarak gösteriliyor ve Korutürk o zamanlar Amerika’ca pek tanınmıyordu. Altı saat içinde ilan edilen liste değişti ve bir Amerikan uşağı olarak kendisini kanıtlamış olan Selim Sarper bakan yapıldı. 12 Mart, Dışişleri Bakanı’nı NATO’dan getirdi ve 12 Eylül de henüz başbakan belli değil iken, zamanında Sovyet…
-
Karabekir diyor ki, Ankara’nın ABD mümessili (temsilcisi, o yıllarda ABD Büyükelçiliği İstanbul’da) Mr. Bornes beni ziyaret etti: “Sivas Kongresinde Mustafa Kemal Paşa’nın Amerika Ayânına (Senatosuna) müracaatla (başvurarak) bir heyet gönderilmesini ve Amerikan mandası istediklerini.” söyledi. Bu işin yanlış olacağını … anlattım. “-Hayır! Yanlış bir anlama yok. Harbord’un raporunda apaçık beyan olunmuştur. Erzurum’a geldikleri zaman, sizin…