Kategori: ABD, NATO
-
“ABD, Mısır ve Suudi Arabistan’ı pakta sokmayı başaramaz İsrail de paktın dışında bırakıldığı için kuşkuludur. Muhammed Heykel’e göre, bu amaçla Mısır liderlerine rüşvet sunulur. Necip’e ABD 3 milyon dolar verir. Nâsır’a da 3 milyon önerilir: «Necip, paranın CIA ile ilgisi olmadığını, ABD Başkanı Eisenhower’ın komünizmle mücadeleyi kolaylaştırmak üzere, bâzı devlet liderlerine yardım ettiğini ısrarla söyledi……
-
“Muhammed Heykel, Rusya’nın tutumunu şöyle anlatır: «Nâsır, Kruşçov’dan garanti ister. Amerikalıların Türkleri Suriye’ye saldırmaya sevk ettikleri takdirde, Mısır’ın da Türkiye’ye karşı savaşması gerekeceğini, bunun da çok fena olacağını anlatır. Kruşçov, şu karşılığı verir: -Rüzgâra göre eğilmek gerek. Başka yol yok. Zira Dulles, dünyayı parça parça edebilir… Dulles, din adamı pozunda. Fakat eminim ki, dinsiz. olduğum…
-
“1957 yılının ilkbaharında Sovyet Büyükelçisinin Emlak Bankası ve Petrol Ofisine yardım önerileri olmuştur. 1956’da Türkiye Ticaret Odası Başkanına, Türk özel kesimine yardım için Sovyetlerin öneride bulundukları yazılmıştır. 1957 yılı Haziranında İş Bankasından bir gurup Rusya’ya gitmiştir. İş Bankası’nın, Batılı firmalar tarafından defalarca reddedilen cam fabrikası kurma önerisini Rusya kabul etmiştir. Yine Sovyetler uzun vadeli kredi…
-
“Yunanistan ve Türkiye’yi uzlaştırmak için Johnson’un hazırlattığı Acheson planlarının Türkiye ikincisini, Yunanistan ise her ikisini reddeder. Johnson öfkelidir; -Bir General de Gaulle bana yeter. Başka de Gaulle istemem, diye konuşur. Yunan Başbakanı Papandreu, Şubat 1965’te Moskova’ya gideceğini açıklar. Saray ve Washington’un görüşlerini yansıtmakla tanınan Kathimerini gazetesi tehdit eder; -Başbakan gidersin, alelâde vatandaş dönersin Papandreu, gerçekten…
-
“ABD Büyükelçisi Grew, ta 1930’da Dışişleri Bakanına sunduğu raporda, “Türk gençliğinin Komünist eğilimler taşıdığını, hatta İTÜ (İstanbul Teknik Üniversitesindeki) deki gençlerin % 75’inin Komünizan eğilimlere sahip olduğunu” bildiriyor.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi II – Doğan Avcıoğlu, (Tekin Yayınevi 5. Basım 1984 – Sf. 685) kitabından birebir alınmıştır.
-
“1930’dan sonra ABD Türkiye’nin bir afyon işleme ve ihraç merkezi olduğu konusunu işlemeye başlar. ABD baskısı artınca 1931’de üç tane Afyon İşleyen özel fabrikamız kapatılır. ABD Elçisi General Sherrill Mustafa Kemal hakkında bir biyografya yazar. Şunları belirtir: Mustafa Kemal’in dostluğunu kazandığını ve bu dostluğu da ABD’nin afyon sorununu halletmek için kullanmaktan başka bir amacının olmadığını,…
-
“1924 yılında Tevhid-i Tedrisat (Eğitimin birleştirilmesi veya eğitimde birlik) kanunu çıktı. ABD’nin İstanbul’da Robert Kolej ve Kız Koleji, İzmir’de Uluslararası Koleji vardı. 1927 yılında bile ABD’nin 1400 öğrencili 8 okulu ve 3 Koleji vardı. Bursa’da 1928’de ABD Kız Lisesinde üç kız öğrenci Hıristiyan olunca halkın infiali (öfkesi) büyük olur. Fakat sonunda Misyonerlere üç gün hapis…
-
“ABD Elçisi Morgenthau anılarında, Enver Paşa’nın kendisine Kapitülasyonların (ayrıcalıkların) kaldırılacağını söyleyince, Elçi şöyle der: “Türk Mahkemeleri ve Türk cezaevleri bugünkü durumlarında kaldıkça, Adli Kapitülasyonlardan vazgeçmeyi asla kabul edemeyiz.”” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi I – Doğan Avcıoğlu (Tekin Yayınevi 1. Baskı 1985 – Sf. 354) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Kapitülasyonlar 1 Ekim 1914’de kaldırıldı. Elçi Morgenthau ABD Hükümetine danışma gereğini bile duymadan ABD’nin bunu tanımadığını bildirir. Ve Amerikan Konsolosluk Mahkemeleri kaldırılmaz. (1) Lozan’da Antlaşma bittikten sonra İsmet, Lozan’ı kabul etmeyen ABD ile ayrı bir antlaşma yapmaya çalışıyor. ABD Kapitülasyonlardan vazgeçmiyor. Amiral Bristol: “Ücretlerinin düşük oluşu ve seçiliş biçimleri yönünden, yargıçlarınıza güvenilmiyor, Mahkeme Usul kanunlarınız…
-
“ABD, Osmanlı ticari ilişkileri 1811 yılında, İzmir’de ABD ticarethanelerinin açılması ile başlamış, 1830’da imzalanan ticaret antlaşması ile de Kapitülasyonlardan (ekonomik, siyasi, adli ayrıcalıklar) yararlanma hakkına sahip olmuştur. ABD Osmanlı ilişkileri hep sömürgeci zihniyetle olmuştur. Meselâ 1894 yılında Maraş’ta bir Amerikalının evinde Osmanlı polisince arama yapılınca, ABD elçisi Maraş Valisinin görevden alınmasını Dışişlerinden istemiş ve Valiyi…
-
“ABD Daimi Delegesi Robert Wımbrıe, Ekim 1922’de yazdığı raporda: “Mahkemelerde parayla iş görüldüğü, rüşvetsiz iş yapılmadığı, küçük memurların rüşvetçi olduğunu” yazıyor.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi I – Doğan Avcıoğlu (Tekin Yayınevi 1. Baskı 1985 – Sf. 346) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Henüz kendi kendini yönetme yeteneğini elde edememiş milletlerin, belli bir süre için, bir büyük devletin, elinden tutarak, kendi kendini yönetmeyi öğretmesi olarak sunulur. Öğretmen büyük devleti Milletler Cemiyeti (Birleşmiş Milletler Cemiyeti) seçecektir. Amaç bu milletleri bağımsızlığa hazırlamaktır. İngilizler bu fikre karşı çıkmışlardır.“ Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi I – Doğan Avcıoğlu (Tekin Yayınevi 1. Baskı 1985…
-
“8 Ocak 1918’de açılanan Wilson Prensiplerinin 12. Maddesi şöyledir: “Şimdiki Osmanlı İmparatorluğunun Türk olan kısımlarına güvenilir bir egemenlik sağlanmalı, fakat halen Türk olan yönetimi altında bulunan öteki milliyetlere her türlü kuşkudan uzak, bir yaşama güvenliği ve kesinlikle engelsiz bir kendi kendine gelişme olanağı verilmelidir. Boğazlar bütün milletlerin gemilerine ve ticaretine, serbest geçiş için, milletlerarası garanti…
-
“1912 yılında Morgenthau’nun Türkiye’ye elçi atanması ABD Başkanı Wilson’a önerildiği zaman, Başkan: “Türkiye diye bir şey olmayacak ki, elçi göndermek gereksin.” cevabını verir. Elçi, Türkiye’ye “O halde izin verin de bunu yerinde izlesin.” gerekçesi ile gönderilebildi…. 1914’de ABD’de Osmanlı Büyükelçisi olan Ahmet Rüstem Bey’i ABD kovuyor, o da Sivas kongresinden hemen sonra harekete katılıyor. İlk…
-
“ABD Başkanı Wilson’un yakın çalışma arkadaşı Albay House 1916 Şubatında Londra’da toplanan İngiliz Savaş Kabinesi toplantısına katılmış. Anılarında “Türkiye’yi hem Asya’da hem de Avrupa’da neşe içinde paylaştık.” diyor.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi I – Doğan Avcıoğlu (Tekin Yayınevi 1. Baskı 1985 – Sf. 302) kitabından birebir alınmıştır.
-
Kongrede ABD Mandası konusunda çok sert tartışmalar oldu, en sonunda Mustafa Kemal kazandı, “durumu incelemek üzere Amerikan Kurulunun çağrılması” biçiminde bir karar çıktı ve konu tatlıya bağlandı. Sivas Kongresinde Refet Bele, “.. Yirminci Yüzyılda 500 milyon borcu, yıkık bir memleketi, pek verimli olmayan bir toprağı ve ancak on-on beş milyon lira geliri olan bir millet…
-
Halide Edip’in Kemal Paşa’ya yazdığı 10 Ağustos 1919 tarihli mektup: “…İngiltere, Türk’ün birliğini, yenileşmesini, gerçek bir bağımsızlık kazanmasını, gelecek için bile olsa istemiyor. Yeni araçlar ve görüşlerle, yeni ve Müslüman Türk Hükümeti, başında Halife de olursa, İngiltere’nin Müslüman tutsakları için bir kötü örnek olur. Türkiye’yi bütün olarak İngiltere alabilse, kafasını kolunu koparır, birkaç yılda kendisine…
-
ABD Yüksek komiseri Amiral Bristol 14.08.1919 tarihli raporunda; “Mustafa Kemal’in İstanbul’daki yakınlarına gönderdiği özel mektuplarda, Amerikan Mandasını yeğ tuttuğunu belirttiğini” yazıyor. İngiliz Generali Harbord da raporunda Mustafa Kemal’in Türkiye üzerinde, tek devletin, özellikle Amerika’nın Mandasından yana olduğunu yazıyor. (1) Amiral Bristol; “İngiltere Mezopotamya petrolünü kendi tekeline almak, öteki devletleri bu bölgeden uzak tutmak için mümkün olan…
-
“Bir gazeteci yazar da, eleştirisinde; “Bizi üzen nokta, ulusal önderimizin kendisi ile ilgilidir. En büyük ruhlu adamlar bile, kişisel güç taşımanın çekiciliğine karşı direnememişlerdir.” Diyor. Ve görüşünü benim nutuklarımdan aldığı sözlerle pekiştirdikten sonra, Amerika’nın bağımsızlığını sağlayan Washington’ın nasıl çiftliğine çekildiğini ve meclisin hiçbir kişiyi göz önünde bulundurmayarak, yalnız kamu yararını düşünerek, altı yılda Anayasa’yı ortaya…
-
“General Harbord; “ABD, sermayesi ile Türkiye’ye yardım etmek ister. Bunu iyi kabul edeceğinizi, şimdiye kadar görüştüğümüz idarecilerden ve halkınızdan anladık. Fakat bu sermayeyi korumak için bir miktar da asker getirmek ister.” der. (Karabekir Paşa cevaben;) “Sermayeyi Türklerin yağma etmesinden mi korkuyorsunuz? Yoksa bir yabancı devletin saldırısından mı? Eğer Türklerden korkuyorsanız, bu büyük bir haksızlıktır ve…