Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Adnan Menderes, DP
-
Elli Bir TKP Tevkifâtı Davası’na bir «Bülbüller Davası» demek yerindedir; emniyette politik senaryosunu koruyabilenler ve bunu korurken kendilerine saygılarını saklı tutabilenler parmakla gösterilebilecek kadar az oluyor. s. 249 Alıntı; İtirafçıların İtirafı (TKP Pişmanları) – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Birinci Basım 1988 – s. 249) kitabından birebir alınmıştır.
-
Akepe bu kurala çok bağlıdır. “Babacan” adının veya soyadının İran’da Kripto Yahudiler tarafından kullanıldığını, önceki kitaplarımda göstermiştim. Bülbül Deresinde “babacan” mezartaşı bulabiliyoruz. Çöküş’te, Ahmet Davutoğlu’nun “Karay” olması ihtimalinin çok yüksek olduğunu da yazmış bulunuyorum. Herhangi bir itiraz ile karşılaşmıyoruz. Fatin Rüştü, kızı Sevin üniversitede sınıf arkadaşım oldu, çok severdim, Fatin Bey, Sevin’î, Üniversite’den çabuk aldı,…
-
Şöyle özetleyebiliyoruz, Moşe Sasson’un, Tel-Aviv’e gönderdiği rapora göre, Menderes’e hakim olan ve Menderes’i yönlendiren işte bu Zorlu’dur. İki, Menderes, Türk-İsrael ilişkilerini geliştirmekten yanadır, pek çok zaman bunu vaad ediyor, amma Zorlu, izin vermemektedir. Üç, Zorlu, iki ülke arasında bir “evlilik” istememektedir, gizli bir “metres hayatı” yeterlidir. Zorlu, Menderes üzerinde öylesine etkilidir ki, Menderes ile Sasson…
-
Menderes, Ben-Gurion’un İsrael’i ziyaret ısrarını hep reddetti. O kadar öyle ki, Ben-Gurion, Menderes’in, İsrael’i gizlice ziyaret etmesine razı olduysa da, Menderes, bunu da kabul etmedi. Herhalde güvenmiyordu; İsrael tarafının bunu ağır bulduğunu düşünebiliriz. İsrael, ol tarihte dahi, kendisini, küçük bir coğrafya’da güçlü ve büyük bir devlet görüyordu. Sf. 252 Alıntı; Gizli Tarih (Fitne) – Yalçın…
-
Devam etmeden önce bir parantez açmak zorundayım, yanlış ya da eksik anlaşılma ihtimalini ortadan kaldırmak istiyorum. Orgeneral Mengüç’un bu İsrael bağlılığının tekil olduğunu sanmak son derece isabetsiz olmalıdır; Refik Tulga, 27 Mayıs Devrimi’nin İstanbul Valisi oldu ve daha sonra Genelkurmay’da ikinci başkanlığa yükselmişti. Ofra Bengio’nun, İsrael gizli belgelerinden çıkardığına göre, Orgeneral Tulga, İsrael maslahatgüzarına, Türk…
-
Ankara’da Dışişleri Bakanı Fuad Köprülüyle, yerine geçen Fatin Rüştü Zorlu ve tabii Başbakan Adnan Menderes ile çok yakın ilişkiler kurdu, aslında “ilişki” dememek gerek, daha ötedir, “içli-dışlı” daha doğrudur. Birbirine “kardeş” gözüyle bakıyorlardı, Osmani “birader” hitap ediyorlardı, şakalaştıklarını tahmin edebiliriz, Sasson’un Tel- Aviv’e gönderdiği kriptoların birisinden anladığımıza göre, Dışişleri Bakanı Köprülü, Sasson’a bir defasında, “bir…
-
1960 Nisan Ayında Menderes, Sovyetler Birliğine gideceğini açıkladı. Mayıs Ayında düştü. 1963 Yazında, Kennedy, Sovyetler’i, kendi içinde, bir sistem olarak kabul ettiğini açıklıyordu. Sonbahar’ında öldürüldü. Sovyetler’e gitmek ve Sovyetler’i kabul etmek, Ben-Gurion’un kabul edebileceği haller değildirler. Sonuç ile bir mantık bağı var. Sf. 195 Alıntı; Gizli Tarih (Fitne) – Yalçın Küçük, (Mızrak Yayınları, 2. Baskı…
-
Bir de Menderes, Nisan 1960 tarihinde Sovyetler Birliğini ziyaret niyetini açıklamış ve bir bakanı öncü olarak göndermişti. O halde, düşmeyi ve ölümü hak etmiştir. O halde ölümünde, Ben-Gurion elini görmek zorundayız. Kennedy’nin ölümü ise aynı kategoridedir; John Kennedy, başkanlığa gelir gelmez, Orta Doğuda İsrael’in tek başına güçlenmesini sakıncalı görmüştü ve Mısır’ın popüler ve o zaman…
-
Bir Nisan Ayında, 1960 yılındadır, Menderes, Sovyetler Birliğine gideceğini açıkladığı zaman, Koca İsmet Paşa, “Fatin ile Adnan Bey, tehlikeli bir oyun oynuyorlar” demişti, tarihe not düşmüştür. Düşürüleceklerini ve öldürüleceklerini biliyor muydu, bilmiyorum. Sadece bu notu gün yüzüne çıkarıyorum. Tarih mi yazılıyor, birisi ölümü tarihe düşürmüştür. Ben sadece çıkarıyorum. Sf. 19 Alıntı; Gizli Tarih (Fitne) –…
-
Ancak ekonomi ve hürriyet ve hukuk cephesi bir yana, bizim muhalefetimiz burada yoğunlaşıyordu, şimdi her ikisini de, millici, Osmanist ve ekspansiyonist (yayılmacı) görüyorum. İsrael gizli kayıtlarına göre, Zorlu, Menderes’i yönetmektedir ve İsrael’den uzak tutuyordu. Her ikisi de, Amerikan şemsiyesi altında, Osmanlı İmparatorluğu peşindedirler. Sf. 19 Burada bir “Yeni Tarih” var. Fitneye göre, her ikisi de…
-
Paradokslarla doluyuz, ilk defa entelijansiya, pro-Arap bir tutum alıyordu. Sol siyasi hareketler daha açık oldular, Avcıoğlu’nun başında bulunduğu Yön Hareketi, Baasist bir çizgiyi savunuyordu ve Türkiye İşçi Partisi, Arap halklarının uyanışını sevinçle karşılıyordu; Sovyetler Birliği ile dostluk, bir Kemalist miras sayılarak, yüksek tutuluyordu ki Mısır Lideri Albay Nasır da aynı çizgidedir. Daha radikal sol, bir…
-
Adnan Menderes, Albay Nasır’a karşı, Washington güdümünde sert bir muhalefet vermekle birlikte, Bağdat’a karşı dostane bir tutum aldı. Şöyle de söyleyebiliriz; 27 Mayıs ile birlikte, Türkiye’nin Araplar’a, dostane ve “biraderâne” yaklaşımı sona eriyordu. Mayıs Devrimi, Türkiye’deki arabizmi sona erdirdi, bu nokta net görünüyor. Sf. 114 Alıntı; Tekelistan I (İsimlerin İbranileştirilmesi) – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları,…
-
Aynı şekilde Yunanistan gizli ordusu Koyun Postu da, Kıbrıs’ta Rumlar arasında örgütlenme yoluna gitti. NATO konseptine göre Amerika tarafından aynı amaçla oluşturulan Özel Harp Dairesi ile Koyun Postu’nun karşı karşıya gelmesi Yunanistan’ın gizli ordusunun liderlerinden George Grivas’ın 1955 yılında Rumlardan bir yeraltı örgütü kurmak için adaya geçmesiyle başladı. Kısa sürede adadaki Rum gençlere özel kamplarda…
-
Sabri Yirmibeşoğlu, Fatih GüIIapoğlu’na 6-7 Eylül olaylarının Özel Harp Dairesi örgütlenmesi olduğunu anlattı: Sonra 6-7 Eylül olaylarını ele aldı. -Pardon Paşa’m anlamadım, 6-7 Eylül olayları mı? -Tabii. 6-7 Eylül de, bir Özel Harp işiydi. Ve muhteşem bir örgütlenmeydi. Amaca da ulaştı… Sf. 92 En önemlisi de Özel Harp Dairesi’nin subay ve astsubayları özel harp tekniklerini…
-
Adnan Menderes hükümetinin tepkisi üzerine Yunanistan, Oktay Engin ve Hasan Uçar’ı 15 Haziran 1956’da serbest bıraktı. Zanlılar 21 Eylül 1956 günü de istihbarat teşkilatı tarafından Türkiye’ye kaçırıldılar. Yunanistan’da bomba davası sonuçlanınca Oktay Engin, azmettirici olarak 3 yıl 6 ay hapis cezası aldı. Yunanistan yargı makamları cezasını çekmesi için Oktay Engin’i istedi fakat Türkiye vermedi. Sf.…
-
Zorlu, Kıbrıs sorununun görüşüldüğü, Yunanistan ve İngiltere Dışişleri Bakanı’nın katıldığı Londra Konferansı’nda Türkiye’yi temsil ediyordu. Zorlu, konferans başlamadan önce İngiltere Dışişleri Bakanı Harold Macmillan ile ön görüşme yaptı ve konferansın başlamasından bir gün önce yani 28 Ağustos’ta Başbakan Adnan Menderes’le Londra’daki Türk Büyükelçiliği’nden şifreli, bir telgraf çekti: Sf. 87 “…İngilizler Kıbrıs’taki anlaşmazlığı çözmek için, son…