Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Adnan Menderes, DP
-
Hırslı bir kişiliği vardı. Parti içinde yükselmek istiyordu, hatta bakan olmayı kafasına koymuştu. Tarım bakanlığını istiyordu. Bu nedenle birkaç kez Başbakan İsmet Paşa’nın huzuruna çıktı. Ama görüşmelerden bir sonuç alamadı. Sf. 359 Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 88. Baskı 2014 – Sf. 359) kitabından birebir alınmıştır.
-
Zorladığımı biliyorum ama bir olgunun altını da çizmek istiyorum: hep birbirleriyle evleniyorlar! Çok alakasız gibi görünebilir ama Mustafa Kemal-Latife evliliği, Mustafa Kemal’i, Ali Adnan Menderes’le akraba yaptı. Nasıl mı? Adnan Menderes’in halasının kocası Ahmed Hamdi Efendi, Uşşakizade Hacı Ali Efendi’nin kızının çocuğuydu. Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 88. Baskı…
-
Ali Adnan, Mondros Mütarekesi sonrasında terhis edilince, yakın arkadaşı Ethem’le, Yahudi mahallesi Kestelli’deki evlerinden ayrılıp birlikte Çakırbeyli Çiftliği’ne yerleşti. Sf. 291 Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 88. Baskı 2014 – Sf. 291) kitabından birebir alınmıştır.
-
Gelecekte Evliyazâde ailesinin yakın dostları arasına girecek, Türkiye Cumhuriyeti’nin cumhurbaşkanı olacak, o dönemin önde gelen İttihatçılarından Mahmud Celal (Bayar), 1886 yılında kurulan Bursa Alliance Israelite Okulu’nda öğrenim görmüştü! (Abraham Galante, Türkler ve Yahudiler; 1995Sf. 219) Sf. 107 Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 88. Baskı 2014 – Sf. 107) kitabından…
-
Bu konuşmanın üstünden birkaç gün geçmeden, 3 Ağustos I960’da çıkarılan 42 numaralı kanunla, 235 General ve ertesi gün de en çokları yüksek rütbeli olmak üzere 5.000 kadar subay, birden emekliye sevk edildiler. Bu iş, Millî Birlik Komitesinin 26 ağustos gecesi ve emeklilik kanununda yapılan bir tadil teklifi ile tezgâhlanmıştı. Orduda yapılan bu geniş tasfiyeden sonra,…
-
Ama Bilim Heyetinin bu arada en önemli çalışma eseri «Anayasa Komisyonunun Raporu» başlığını taşıyan, çok dikkati çekici ve darbeyi, hukuk açısından da doğrulayan, meşru kılan, önemli bir Belge’nin tanzimi ve yayınlanması oldu. Bu Belge, 28 Mayıs 1960 tarihini ve Bilim Heyetinin bütün üyelerinin imzalarını taşır. Bu belge bir dayanaktır ki, ona İhtilâlin Berat’ı veya meşruluğunun…
-
İlk talep ve hedefler tamamen dumanlıydı: İlhak, taksim vb. Birtakım gelişmelerden sonra taraflar, başında nihayet, Kıbrıs’ta tarafsız bir Cumhuriyet kurmakta, prensip anlaşmasına varırlar. Bu karara uymakta, karşı tarafın ciddî bir inanışla taahhüde girmediğini, o gün gibi, bugün de ifade etmek mümkündür. Yunanlılarla Kıbrıs Rumlarının, artık vaktin geldiğine karar verdikleri anda, Kıbrıs’ın Yunanistan’a ilhakını (Enosis) ilân…
-
Aynı ay içinde, 27 Aralık’ta, başka bir tedbir ortaya atıldı. İktidar, yeni bir İçtüzük getiriyordu. Daha ilk bakışta görünüyordu ki bu içtüzük, Muhalefetin Meclis denetimini kısıtlayıcı hükümler taşımaktadır. Meselâ sözlü sorulara Bakanlar, artık cevap vermek zorunluğunda olmayacaklardı. Muhalefet Milletvekillerini hedef tutan bir yeni usul olarak da kürsüde konuşulan sözlerden beğenilmeyenler, tutanaklardan çıkarılabilecekti. Böylece Muhalefet direnişlerinin…
-
Meselâ tekrara hacet olmamakla beraber, başka partiye oy verildi diye Kırşehir vilâyetinin kaza haline getirilişi, daha sonra İnönü oy topluyor diye Malatya Vilâyetinin parçalanışı, bu arada sayılabilir. 12 Haziran 1957’de Kırşehir ilçesi, yeniden Vilâyet haline getirildi. Alıntı: İhtilâlin Mantığı – Şevket Süreyya Aydemir, (Remzi Kitabevi, 7. Baskı 2000 – Sf. 254) kitabından birebir alınmıştır.
-
İşte bu Kıbrıs davasına bağlanacaktır ki, 6 Eylül 1955’te, o güne kadar pek de adı duyulmayan “İstanbul Ekspres” gazetesi, Selanik’te Atatürk’ün doğduğu eve bir bomba atıldığı haberini heyecan uyarıcı manşetlerle yaydı. Evet, bu evin bahçesinde bir bomba patlamış, eve zararı dokunmamıştı. Bu olayın gerçek yönü ise, hiç bir zaman aydınlanamadı. Hatta Binadaki Türk Bekçi ile…
-
“Anayasaya aykırı bulunan kanunların süratle değiştirilmesini, yerine demokratik kanunların kabulünü istiyoruz. Bu hususta Demokrat Parti Meclisi Grubu tarafından verilecek takrir kabul edilmediği takdirde, Meclis Grubunu Meclisten çekerek milletin sinesine dönmek kararını vermeye, Genel Merkezi salahiyetli kılıyoruz. Bu takdirde CHP’yi kendi ve mesuliyetleri ile baş başa ve büyük hâkim milletle, karşı karşıya bırakıyoruz.” Sf. 159 Alıntı:…
-
Türkiye Üniversiteleri, 1950’li yılların ortasında, çok önemli bir demokratizasyon hareketi oluşturabilmişti, buna “Forum Hareketi” diyoruz. Ancak, 1956 yılında zamanın yürütme gücü bu demokratizasyon hareketinin liderini üniversitedeki görevinden alarak, Bakanlıkta sıradan bir memur hâline getirebilmişti. Siyasal Bilgiler Fakültesi Dekanı Profesör Turhan Feyzioğlu’ydu. Üniversite gençliği bunu protesto etmek üzere harekete geçti, ben hareketin elebaşlarından birisi olarak Üniversiteden…
-
Ayrıca, İsrail Devleti kurulmadan gizli olarak yapılan göç, kuruluşla birlikte hız kazanmış, fakat kısa bir süre sonra Türkiye’ye dönüşler başlamıştı. .. Dönüşün nedenleri arasında Demokrat Parti’nin iktidara gelmesi de önemli bir rol oynamıştı. Sf. 343 Alıntı: Tekeliyet I (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 343) kitabından birebir alınmıştır.
-
Önce uygulayan Defterdar tarafından “facia” olarak nitelenen, Faik Ökte Yahudi kaynaklarda Yahudi olarak tasnif edilmektedir, Varlık Vergisi uygulaması çok önemli ölçüde politize edilebilmiştir. Bu o kadar öyle ki, Demokrat Parti’nin kuruluş nedenleri arasında saymak mübalağa olmamaktadır. DP’nin o zamanlarda çok etkili Ahmet Emin Yalman’ın Vatan ve Sedat Simavi’nin Hürriyet Gazeteleri tarafından tutulmaları… Sf. 342 Alıntı:…
-
Bütün yayını bir “Palikarya” (Yunan askeri) ve “Kıbrıs Türk’tür” edebiyatına dayanmıştır; 6 – 7 Eylül 1955 yağmacılığında Hürriyet Gazetesi çalışanlarının sanık olarak yargılanması sadece göstergelerden birisi olmaktadır. Bu büyük yağmacılıkta, pek çok “gayrimüslim” işyeri ve ev yağmalanırken, hiçbir Yahudi yurttaşımızın malına ve mülküne dokunulmamış olması hem sevindirici ve hem de düşündürücüdür. Sf. 290 Alıntı: Tekeliyet…
-
Paşa kendi restorasyonunu yaparken Siyonist doktrinli ve militan Sabatayistleri yönetimden uzaklaştırmıştı, bu hiç te önemli olmayan Varlık Vergisi affedilmiyordu. Celal Bayar’ın Demokrat Partisi buraya oturuyordu; Sabatayizm’e ve Washington’a yaslanıyordu. Hürriyet Gazetesinin Celal Bayar’ın Sabatayist partisini de müfrit bir şekilde desteklediği bilinmektedir. Bu tür desteklerin de katkısıyla İsmet Paşa’nın yönetimden uzaklaştırılması, 14 Mayıs 1950 tarihindedir. Alıntı:…
-
Yahudilerin en fazla husumet duydukları kavim, Elenler’dir. Kıbrıs’ın bir “milli dava” hâline getirilmesi de Sedat Simavi’nin (Hürriyetin kurucusu) marifetidir. Sf. 245 Kurtuluş Savaşı yıllarında bir Yunanlı Esir anlatıyor; “Sabahleyin 5.000 esir toplandık, Türk mahallesinden geçiyorduk, Yahudilerinkinden de geçtik. Yahudiler bize Türklerinkinden de kötü davrandı.” Diyor. Sf. 246 6 – 7 Eylül olayları da Hürriyet Gazetesinin…
-
Ambasadör Girgin (1), hemen bunu izleyen sayfada şu bilgileri eklemektedir: “Bu, bir nefsi müdafaa teşkilatıydı. Sonraları işler büyüyünce Menderes’in onayı ve Zorlu’nun isteğiyle bütün adada kolları olan T.M.T. (Türk Mukavemet Teşkilâtı) kuruldu. Başına da Türk Albay özel harpçi Rıza Vuruşkan getirildi.…” Doktor Küçük: (Girgin’den alıntıya devam ediyor) “1957 yılında EOKA’nın tedhiş faaliyetleri hakkında Ankara’ya bilgi…
-
1951 yılında üç gelişmeye işaret etmem gerekiyor; İran’da, Doktor Musaddık’ın Millici Cephesi, geniş kütleleri sürükleyen bir rüzgâr estiriyordu. Şah, bu rüzgâr karşısında ve rüzgârı çalabilmek için, İran petrolünün kamulaştırılmasını kararlaştırdı; ancak, Musaddık’ın başbakan olmasını önleyemedi. Doktor Musaddık’ın komünist olmaması ve Tudeh’ten uzak durmasına, Tudeh’in Doktor Musaddık’ı desteklememesine karşın, Washington’un bunu bir komünist hükümet saydığını biliyoruz.…