Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Adnan Menderes, DP
-
“Türkiye’nin Truman Doktrinini Uygulama Anlaşması 12 Temmuz 1947 günü imzalanıyor ve aynı gün İsmet, Celal Bayar’ı (CHP’nin muhalifi Demokrat Partinin Başkanı) çağırıyor ve Recep Peker, iddiaların aksine DP’nin vatanperver olduğunu ilan ediyor. Yeni gündem yaratıyor ve halk gündemi fark edemiyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 561)…
-
Yıl 1952 Ekim, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin bir öğrenci hakkında verdiği berat kararını yolsuz buluyor, Yargıtay Ceza Daireleri genel kurulunda bozuyor. “Sanık, okulun umumi helâsı duvarına kurşun kalemle yazdığı ‘Ey kominizim senden güzel bir şey var mı? Yaşa! Varol!’ yazılarının içerik ve delilleri itibarıyla komünistlik lehinde propaganda mahiyetinde bulunduğu aşikâr iken, beraat kararında ısrar edilmesinin…
-
“27 Mayıs 1960 ihtilalinde Vatan Partisi Genel Başkanı Hikmet Kıvılcımlı’nın zamanın Devlet Başkanı Orgeneral Cemal Gürsel’e mektubu; “Tarihimizde daima kuvvetle çarpan kalbimizin, yiğit ordumuzun kötülüğe baş eğdirişini huşu ile selamlarım. İkinci Kuvayı Milliye gazanız kutlu olsun. Gerçek demokraside Allah yanıltmasın.” diyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 410)…
-
“Bir tezi yazıyorum; Mayıs 1950 seçimi ve sonuçlarını abartan bütün görüşler Kemalizm’in içindedir. İçinden bakış, çok zaman abartmacıdır. Dışından bakış her zaman olmasa bile çoklukla düzelticidir. Dışından bakış, Türkiye somutunda, Kemalizm’in dışından bakmayı gerektiriyor. 1950 Yılına kadar, Kemalist bakışın militanları, öğretmenler ve genç subaylar oluyorlar… 1960 yıllarında ticaret ve sanayi burjuvazisi, Kemalist militanlar arasına katılıyor. …
-
“Ahmet Emin Yalman’a Malatya Suikastı Davası’ndaki savcılık iddianamesine göre, homoseksüel olduğu gerekçesi ile Necip Fazıl Kısakürek, Heybeliada’daki Bahriye mektebinden atılıyor… Necip anılarında bunun iftira olduğunu söylüyor. Necip’in İslamcılığı, rejimin izini ve dürtüsü ile başlıyor. Necip bütün ömrü süresince, iktidardakilerin izninin dışında bir adım bile atmıyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları…
-
“Üç dost, Necip Fazıl, Ahmet Kutsi Tecer, Ahmet Hamdi Tanpınar restorasyon döneminde Kadro’nun (Kemalizm’in) etkisini kırmak için İş Bankası kaynaklarını (1) kullandıklarını, Celal Bayar’ın Ağaç Dergisini finanse etmesi ile anlıyoruz.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 247) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1) (1996); Necip Fazıl’ın anlattığına…
-
“Her legal parti, bir ölçüde, muvazaadır (anlaşmalı). Yasal partiler, bir anlamda düzenle anlaşmak zorundadır.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985- Sf. 752) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1995): Demokrat Parti de bir muvazaa partisidir. İnönü, Celal Bayar’a güveniyordu, CHP kalemşorları da DP’nin kuruluşunu sevinçle karşıladılar.
-
Batı dünyası ile her kucaklaşmasında ilk adımı Türkiye attı. Türkiye, sürekli olarak batı dünyası ile kucaklaşmak istedi. Sovyetler Birliği bunu sürekli olarak bildi… Önlemeye çalıştı. Türkiye emperyalizm tarafından itildiği sürece Sovyetler Birliği ile dostluğun değerini anladı. Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 1995 – Sf. 92) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Samet Ağaoğlu; “Demokrat Parti, yukarıda dediğim gibi yönetici kadro ve sivil-asker bürokrasinin halkla el ele vermesi hareketinden başka bir şey değildir.” diyor.” Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 1993 – Sf. 451) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Türkiye’nin, yabancı sermayeyi daveti bir önemli politika haline getirmesi 1947 yılına ait bir gelişme. .. 1947 yılında özel kesimin, dış borçlarına Türkiye Cumhuriyetini kefil olarak teminat göstermesi ile başlıyor. Yani yabancı sermayeyi önce Menderes çağırmıyor.” Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 1993- Sf. 382 ile 402 arası) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Menderes, büyük çiftlik sahibi, kolej eğitiminden sonra çiftlikte yaşıyor. İçine kapanık, babası ve annesi veremden ölüyor, kardeşi veremden ölüyor, kendisi de vereme yakalanıyor, ölümden dönüyor. ..Günlük hayatı biraz düzensizdi.” Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 1993- Sf. 321) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Ceza Kanunu’na faşist İtalya’dan ithal edilen 141. ve 142. maddeler konuldu.” Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 1993- Sf.52) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2007): Bu maddeler, devletin rejimini koruma adına düşünce ve propaganda özgürlüğünü yok ediyordu. Menderes döneminde şiddetlendirildi, Özal döneminde kaldırıldı ve bunlarla birlikte siyasi İslamcılığı engelleyen 163 madde…
-
“Gerçekten petrolcülerin adamı Max Ball’e, ABD petrolcülerinin istedikleri biçimde bir Petrol Kanunu hazırlatılır. Hatta tasarıya ‘Bu yasa ancak yabancı şirketlerin izniyle değiştirilebilir.’ diye, bir 136. madde eklenirse de, bu sonradan çıkartılır. ABD, Türk Petrol Kanunu’nu Güney Amerika’daki muz diktatörlüklerine, “örnek yasa” diye gösterir, İnönü, 1954 seçimlerinde ‘Petrol Kanunu, bir kapitülasyon kanunudur.’ derse de, sonra bu…
-
“1959 yılının ilk ayında, belli koşulları yerine getiren ABD sermayesinin millîleştirilmesinde muhatabın ABD Hükûmeti olacağını öngören “İstimlâk ve müsadere garantisi anlaşması.” kanunlaştırılır.” Sf.1696 Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi IV – Doğan Avcıoğlu, (Tekin Yayınevi 5. Basım 1984 – Sf. 1694) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Osman Deniz anılarında, 21 Ekim 1961 protokolünden vazgeçiş nedenini İstanbul Vâlisi Korgeneral Refik Tulga’dan sorar. Protokolde imzası bulunan Korgeneral Tulga şu karşılığı verir; “-İyi ki karar uygulanmadı, İstanbul’un ekmeğini Amerika’dan getirilen buğdayla sağlıyoruz. Buğday yüklü Amerikan gemileri Okyanus’tan geri dönebilirlerdi, şimdi Ofis’e telefon edeyim, bakın kaç günlük unumuz var?” Vâli, Ofisçe telefon eder ve cevabı…
-
“Özgürlük adına iktidara gelen Demokrat Parti, Türk Ceza Kanunu’nun ünlü 141 ve 142. maddelerini, idam cezasını dahi öngörecek biçimde ağırlaştırır ve bu maddelere her ileri düşünceyi cezalandırabilecek bir belirsizlik kazandırır. Bu değişikliğe Faik Ahmet Barutçu, Osman Bölükbaşı ve hatta Yargıtay Başkanlığından gelme DP’li Halil Özyörük, ‘fikir özgürlüğü kalıyor’ gerekçesiyle en kesin biçimde karşı çıkarlarsa da,…
-
“Menderes, 1 Kasım 1950’de ABD’nin 487 radyo istasyonundan yayınlanan mesajında “Türkiye’de demokrasinin kuruluşunun Amerika’nın çabaları sâyesinde» olduğunu, bunun en somut örneğini “kendi partisinin iktidarda bulunuşunun teşkil ettiğini” açıklar.” Sf. 1685 Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi IV – Doğan Avcıoğlu, (Tekin Yayınevi 5. Basım 1984 – Sf.1685) kitabından birebir alınmıştır.
-
(Despot Menderes’in Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu, kürsüde konuşurken CHP’li milletvekili Cahit Tabak’ın güldüğünü zannettiği için ona seslenerek) “-Gülme! Bizim ödevimiz, Amerika’yı küçük devletlerin yardımına teşvik etmektir. Sen gülüyorsun. Bu hareketinle vatana ihanet ediyorsun!” Sf. 1661 Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi IV – Doğan Avcıoğlu, (Tekin Yayınevi 5. Basım 1984 – Sf.1661) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Suriye Büyükelçisine Menderes; “-Benim Suriye diye tanıdığım bir devlet yok… Bu kafada giderseniz fena olacak… Sus! Efendilerine Söyle, iki tümenle Suriye’ye girer, altınızı üstünüze getiririm..” diyordu.” Sf. 1649 Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi IV – Doğan Avcıoğlu, (Tekin Yayınevi 5. Basım 1984 – Sf. 1649) kitabından birebir alınmıştır.
-
“1957 yılının ilkbaharında Sovyet Büyükelçisinin Emlak Bankası ve Petrol Ofisine yardım önerileri olmuştur. 1956’da Türkiye Ticaret Odası Başkanına, Türk özel kesimine yardım için Sovyetlerin öneride bulundukları yazılmıştır. 1957 yılı Haziranında İş Bankasından bir gurup Rusya’ya gitmiştir. İş Bankası’nın, Batılı firmalar tarafından defalarca reddedilen cam fabrikası kurma önerisini Rusya kabul etmiştir. Yine Sovyetler uzun vadeli kredi…