Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Ahlak, Etik
-
Kemal Bey’de protokol ve şatafat merakı son derece aşikâr idi; Sofya’ya ataşemiliter derecesinde tayin edildiğinde en lüks otelde kalması ve Cemal Paşa’dan hayranlık dolu mektup ile para istemesi calib-i dikkattir. Aynı şekilde Mütareke’de İstanbul’a geldiğinde Pera Palas’ta ikamet etmesini de izah hayli müşkil olmalıdır; o tarihte Dersaadet’te Pera’dan daha pahalı ve mutena bir otel olmadığını…
-
İçerde düzleyici olmaya çalışıyordu. Dışarıda en muktedir emperyalizmin yeni lideri, Amerika Birleşik Devletleri’ne bağlanmaya çalışıyordu. İçerde acımasız ve dışarıda etekleyen bir ahlak uyguluyordu; “ahlak” demek hayli zordur, biliyorum. Sf. 55 Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 55) kitabından birebir alınmıştır.
-
2002 yılında Fr. John Geoghan Boston’da papazlık yaparken 130 çocuğa cinsel tacizde bulunmaktan on yıl hapse mahkûm edildi. Geoghan’ı görevden almak yerine onu başka yerlere atayarak aynı suçu orada da işlemesine göz yuman Kardinal Bernard Law, medyanın büyük tepkisiyle karşılaştı. Sf. 216 Alıntı; Vatikan Sırları (Para, Cinayet ve Mafya Üçgeninde) – Paul L. Williams, Ç:…
-
Çok iyi eğitim almış Katolikler de bu işin içindeydi, örneğin Herzogovina, Siroki Brijig’deki Franciscan Koleji’ne atanan ünlü hukuk öğretmeni Peter Brzica bunlardan biriydi. 29 Ağustos 1942 gecesi Jesenovie’deki toplama kampında yeni gelen mahkûmlara yer açmak için toplu katliam yapılması emredildi. Peter Brzica ve arkadaşları aralarında bir yarışma düzenlediler. Belirlenen zaman diliminde en fazla kurbanı katleden…
-
Mussolini, Kilise’ye bağlı dindar bir adam değildi. Dindar olması şöyle dursun, 1910 yılında Tanrı Yoktur adlı kışkırtıcı bir kitapçık yayınlamış ve Kardinalin Metresi adında bir de roman yazmıştı. Bu da yetmiyormuş gibi geleneksel Katolik değerlerini aşağılamak için eski bir Marksist olan Dona Rachele ile evlenmeden birlikte yaşamaya başlamış ve bu ilişkiden birkaç çocuğu olmuştu. Mussolini…
-
Nassi, “Sabbataen Lamb Festival” olarak not ettiği Kuzu Festivallerinin Nevruz ile aynı takvimi izlemesine dikkati çekmektedir. Gerçekten de zaman zaman “Dört Gönül Bayramı” da denilen, çünkü mutlaka evli iki çifti gerektiriyor, Kuzu Bayramı Mart ayında ve yeni yılın başındaki Farisî yeni gün anlamında “Nevruz” diyoruz, yapılmaktadır. Sf. 215 Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki…
-
(Rıza Nur’dan alıntıdır) “Moiz evliydi, iyi drahoma almıştı; fakat çirkin bir kız almış. Bu Yahudi çirkini, çirkinlikte eşsizdi. Sanki bir cadıydı!. Zaten Türkiye Yahudileri pek çirkin, ekseriya kırmızı saçlı, kel, pis insanlardı Yirmi yıldır, aralarında fuhuş artıp diğer millet erkekleriyle temasları dolayısıyla güzelleştiler. Şimdi gerek Türkiye, gerek Mısır ve Avrupa’da Yahudiler pek güzel oldular.” (Hayat…
-
(Fahrettin Altay Paşa’nın anılarından alıntı;) “Bir ara Tevfik Rüştünün küçük yaştaki kızı Emel gözüne ilişti. O’nu okşadı. Fakat uzun saçlarını beğenmedi, bunun modası geçti, diyerek, berberi Sabri’yi çağırttı ve orada saçları, modaya uyar şekilde kestirtti. ‘Bak, şimdi daha güzel oldun, modayı ihmal etmemeli’ diyerek, taltifte bulundu.” Sf. 131 Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki…
-
Şükürler olsun bu üçüncü büyük iç savaş içinde yalan da ilga edilmiştir, buna da “yalancılık devrimi” adını veriyoruz. Eğer yalan söylemenin hiçbir sonucu yoksa ilga edilmelidir ve bu bir devrimdir. Sf. 292 Alıntı; Putları Yıkıyorum – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 292) kitabından birebir alınmıştır.
-
Zamanla aptallaşmaları ve hatta kuş beyinli olmaları ise gözlenebilir bir olumsuz tariftir, bunu teşhis edebiliyoruz. Cahit Uçuk bu kötüleşmeyi önlemek için, Seferad gelinlerinin önce Hahamlarla gerdeğe girdiklerini ileri sürmektedir; bebekler gürbüz doğmaktadır, iddiası budur. Sf. 272 Alıntı; Putları Yıkıyorum – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 272) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2013); Cahit Uçuk,…
-
Çetin Emeç, bir paraşütle büyük gazetelerin başına inip onları gazete olmaktan çıkartmıştı. Bugün Türkiye’de basının tükenmesinde en büyük ve en kötü rolü oynayanlardan birisidir. Ölümlüleri Tanrılaştırmak da öldürmektir. Sf. 258 Alıntı; Putları Yıkıyorum – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 258) kitabından birebir alınmıştır.
-
Fahişelik, yatı yayıldıkça ve elit tabakalarda bir yaşam biçimi oldukça, ortadan kalkmaktadır. Buna “pahalı fahişelerin fahişeliği” adını da verebiliyoruz. Hep dış turizme karşı oldum, ,,, “Turizm sektörü ile fahişelik sektörü birlikte gelişiyor”. Diyordum, doğrusu ben, bir iktisatçı ve plancı olarak, yabancı para geleceği iddiası ile bir ülkenin en güzel sâhil ve koylarını ve o ülkenin…
-
Dinsellik, eninde sonunda ikidir; birincisi dışa kapalılıktır, … ikincisi, dindarlık, eninde sonunda ahlâk’tır, tutucu bir ahlâktır, .. ama şimdi ülke, tarihin en ahlâksız dönemini yaşamaktadır. Sf. 12 Alıntı; Putları Yıkıyorum – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 12) kitabından birebir alınmıştır.
-
Kant “İyiliğin kendisi iyiliktir.” Der. Sf. 441 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı 2005 – Sf. 441) kitabından birebir alınmıştır.
-
Benim bir tespitim var, hapiscilik insanı ikiyüzlü yapar. Bunu önce Nâzım Hikmet’te teşhis ettik. Sonra kendimde arazını gördüm, kendimi tedavi etmeye çalıştım Şimdi bu sendromu net bir biçimde Leyla’da görüyoruz. Ben mert bir Kürt Köylü kızı olarak biliyordum, şimdi “mert” tarafı gitmiş, ne kalmış pek göremiyorum. Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı…
-
Gazi’nin kızlarının hiçbirini sevmediğimi biliyorum. Öğrenci arkadaşlarını da sevmezlerdi; bu bir dönemdir. O zamanlar Cahit Üçok’un anıları yoktu, şimdi, rahatsızlığımızın nedenlerinden birisini bulmuş haldeyiz. Bir yerde şunları, yazıyordu: “Antalya’da henüz 14-15 yaşlarında bir kızken Gazi Mustafa Kemal Paşa ile sekiz saat konuşmuş, onunla dans etmiş,., manevi evladı Afet Hanım’a arkadaşlık etmiştim. Hoş olmayan, dedikodular sonucunda,…
-
Cengizliler, Alan – Goa’yı ailelerinin kurucusu sayıyorlar. Alan – Goa’nın dikkat çekici bir özelliği var, kocası öldükten sonra da çocuk doğurmaya devam ediyor, bilinmeyen koca veya kocalardan üç oğlu daha olduğu bilinmektedir. Çok yadırganmıyor. Cengiz’in karısı Börte’nin kaçırıldığı, esir edildiği ve kahramanca yollarla kurtarıldığını, Moğol tarihinin tüm öğrencileri, neredeyse ezbere, biliyorlar. Buna ek olarak Börte’nin…
-
Procoplus’un Gizli Tarih’inde yazıldığına göre, o tarihlerde İstanbul’da, en azından yüksek kamu görevlilerinin karıları hep kocalarını aldatıyorlardı; aslında buna pek “aldatma” da diyemeyiz, herhalde aldanmıyor ve biliyorlardı. Sf. 141 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı 2005 – Sf. 141) kitabından birebir alınmıştır.
-
1591 yılı, Hicri millenium’a denk düşüyordu ki, kıyamet beklentisinin çok yükselmiş olduğunu anlıyoruz, iki uzun ve maliyeti çok yüksek savaşın enflasyonu körüklemiş olması doğaldır. Bunlar bir yana; 1592 yılında, İstanbul, çok büyük bir veba salgını yaşamıştı, yüksek oranda ölümler, yıkım ve yoksulluk, her zaman ahlaksızlığı da beraberinde taşımaktadır; bu ve hemen izleyen dönemde “ahlak” kitaplarının…