Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Ahlak, Etik
-
Osmanlı bürokrasisi daha fazla tüketebilmek için, daha fazla kirleniyordu; yani rüşvetsiz iş yapılmıyordu. Bitmedi. 1838 ticaret ve 1839 Tanzimat antlaşmalarına imza koyan Sadrazam Reşid Paşa, yeni tip devlet adamlığının da kapısını açtı. Eskiden nüfuzlu paşaların himayesine girerek koltuk – makam kapılırken, Reşid Paşa yabancı devletlere dayanarak kariyer yapma dönemini başlattı. Sadrazamlar ve paşalar, “İngilizci”, “Fransızcı”,…
-
Tarık Ziya Ekinci Anlatıyor; “Ömer, babamın amcasının oğlu, Şeyh Said İsyanından Lice’de devletin ilk idam ettiği kişi… O yıllar, 1924-1925. Lice’de Şapka İnkılabının sonrası. Şapka satan tek dükkân var Lice’de: Hikmet Çetin’in amcası Tahir… Ucuza getirip bayağı pahalıya satıyorlar. Ömer de tel çekiyor Ankara’ya, Mustafa Kemal’e: ‘Sıkıyönetim komutanı falan zatla şapka ticareti yapıyorlar; elli kuruşa…
-
“Birçok general de bizim dostlarımızdır. Muntazam surette kendilerine tahsis olan paraları almaktadırlar ve istediğimiz zaman bize yardım etmeye hazır bulunacaklar.” Sf. 202 Alıntı: Teşkilâtı Mahsusa ve Casusluk Örgütleri – Ergun Hiçyılmaz, (Kamer Yayınları 2004, Sf. 202) kitabından birebir alınmıştır.
-
Askhesilias der ki; “Bütün iyilikler, diretmekten, dediğinden dönmeyip dosdoğru gitmekten, bütün kötülükler de kadere boyun eğip her şeyi duruma bırakmaktan ileri gelir.” Sf. 152 Alıntı: Denemeler – Michael de Montaigne, (Kum Saati Yayınları, 2004 – Sf. 152) kitabından birebir alınmıştır.
-
İnsan ahlakının en sarsılmaz deneklerinden birisi cinsel ahlak oluyor ve insan, önce kendi vücudunda gerçekleşiyor. Karşı cinsle bütünleşme, cinsel birleşme, insanın büyümesidir ve büyük bir özgürlük kapısı oluyor. Özgürlüğün olduğu her yerde ahlak vardır ve eylem olmayan yerde özgürlük yoktur, ahlak, eylemde davranış ilkeleri oluyor. Cinsel birleşme, insanın ilk büyük özgürlük kapısı olduğu için mutlaka…
-
Pornografik edebiyat belki korkuyu unutmanın da bir aracı oluyor. Alıntı: Kurtuluş Yazısı – Yalçın Küçük, Çelik Bilgin (Dönem Yayıncılık 1. Baskı 1988 – Sf. 44) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2004): 12 Eylül’den hemen sonra pornografide büyük bir serbestiyet oluştu, hem gençlerin aklını pornografi ile oyalamak hem de yaratılmış olan korkuyu unutturmak içindi.
-
Feyyaz Berker’di: Çetin Altan’la birlikte ziyaret ettik. Çok memnundular; ancak sohbetimiz birkaç kez Abdi İpekçi’nin telefonuyla kesildi; konuşmanın bir tarafını biz de duyuyorduk ve diğer tarafını Feyyaz Beyle saklamaya çalıştığı büyük bir böbürlenme ile aktarıyordu, İpekçi, saat başı o günkü önemli İç politika olayını aktarıyor ve başyazısı hakkında Berker’in görüşlerini alıyordu. Abdi İpekçi’nin yazılarını kim…
-
Eski İstanbul Cumhuriyet Savcısı, olayları yakından bilen değerli dostum, namuslu, yurtsever Kenan Bey’den dinlediğim Recep Zühtü olayı şöyledir: Metresinin bir Yahudi genci ile ilişkisini anlayan, kendi kravatlarını bu gence armağan edecek kadar ileri giden kadını, Recep Zühtü kıskançlık nedeniyle tabancayla vurmuş. Yapılan soruşturmada kurşunun anında ölüme neden olmadığı anlaşılmış. Ölüm olayı sonradan gerçekleştiği için asıl…
-
Atatürk, Berlin Büyükelçisi Kemalettin Sami Paşa’nın eşi Mısırlı Prensesin büyüklük taslamasına içerlemiş. Bir gece Dolmabahçe Sarayı’nda verdiği davete bunları da çağırmış, Prensesi dansa kaldırmak istemiş, kadın da kalkmamış. Kemalettin Sami Paşa ve eşini derhal kapı dışarı etmiş. Ertesi sabah Kemalettin Sami Paşa büyük bir sepet üzümle Saraya gelmiş. Kabul edilmesini, yoksa intihar edeceği haberini göndermiş.…
-
Bir gece Ankara’daki yeni köşkte alışılageldiği gibi dalkavuklarıyla uyduruk poker oynuyorlardı. Aklına esti, hizmet eden garsonlardan birini çağırdı. “Sen poker bilir misin?” diye sordu. Çoğunluğu külhanbeyi güruhundan olan garson “Evet Paşam” deyince aralarına oturttu, birlikte poker oynadılar. Bu garsonun daha sonra casusluk suçuyla tutuklandığın duydum. Sf. 280, 281 Alıntı: Hüsrev Gerede’nin Anıları (Kurtuluş Savaşı, Atatürk…
-
Hasan Rıza Soyak’tan bu kızların tümünün bakire oldukları söylentisinin aslını sordum. Ondan aldığım karşılıktan, kızların Gazi tarafından Prof. Dr. Refik Hayriye muayene ettirildiğini ve bakire olduklarının anlaşıldığını öğrendim. Sf. 274 Alıntı: Hüsrev Gerede’nin Anıları (Kurtuluş Savaşı, Atatürk ve Devrimler) – Hüsrev Gerede, Hazırlayan: Sami Önal, (Literatür Yayıncılık, 2. Basım Kasım 2002 – Sf. 274) kitabından…
-
Deli Fahrettin’in, Dr. Refik Saydam’dan duyduğum bir de şantaj öyküsü vardır. Saydam’ın anlattığına göre Deli Fahri çapkınlığı ile de tanınırmış. Bursa’da genç bir öğrenci kızı baştan çıkarmış ve hamile bırakmış. Genç kız, Deli Fahri’nin baskısıyla Gazi’ye bir mektup yazmış, “Paşam, Bursa’da sizinle görüştükten sonra hamile kaldım.” demiş. Gazi mektubu Dr. Refik’e göstererek “Sen, benim çocuğumun…
-
Hükümette görev almış bazı siyasiler, birçok milletvekili, kolay yoldan para kazanmış müteahhitler, milli savunma ihalelerinde yükünü tutmuş namussuzlar ve az sayıda memur için bu kentsel yapım çalışmaları önemli bir gelir kaynağı oluşturdu. Sf. 264 Alıntı: Hüsrev Gerede’nin Anıları (Kurtuluş Savaşı, Atatürk ve Devrimler) – Hüsrev Gerede, Hazırlayan: Sami Önal, (Literatür Yayıncılık, 2. Basım Kasım 2002…
-
1913’te Sofya Ataşemiliter’i iken bir yabancı toplulukta oynayıp yitirmiş, aylığını aşan kumar borcunu sonradan başka yollarla ödemiş. Bu olayı sık sık anlatıp dururdu. Ama ara sıra eğlenmek için arkadaşlarıyla poker oynadığı da olurdu. Sf. 244 Alıntı: Hüsrev Gerede’nin Anıları (Kurtuluş Savaşı, Atatürk ve Devrimler) – Hüsrev Gerede, Hazırlayan: Sami Önal, (Literatür Yayıncılık, 2. Basım Kasım…
-
Ağaoğlu Ahmet Bey şöyle bir olay anlatmıştı: Atatürk bir gece Pera Palas otelinde baloya gitmiş. Karşı masada genç, güzel, hoppa bir hanımla bir erkek görmüş. Kim olduklarını sormuş. Bir Paşanın kızı ile kocası olduğunu söylemişler. Kadını yanına çağırmış, herkesin karşısında şapır şupur öpmüş. Kadın da bu iltifattan (!) memnun olup gurur duymuş. Sf. 239 Alıntı:…
-
Atatürk’ün sofrasının bir takım dalkavuklarla işgüzarlar ve yalakalar için kişisel çıkar sorunu olduğu savı yalan değildir. Fakat gerçekte bu sofra değerli, özverili arkadaşları için bir okuldu. Sf. 237 Örneğin Kılıç Ali ve Recep Zühtü gibi yakınında bulunanlar zaman zaman sofradan kalkarak iç salona geçip orada uyku kestirirlerdi. Bunlar yeniden sofraya döndükten sonra içer gibi görünüp…
-
Mustafa Kemal Paşa’nın eski emir subaylarından milletvekili Salih (Bozok), Ethem çetesiyle birlikte gitmişti. O zaman Salih’in “Biraz da biz soyalım.” dediği söylenmiş, eski bir jandarma subayının eşkıya ruhu ile kendi soydaşlarını soymak için isyan bastırmaya gitmesinden çok acı duymuştum. Bu adamın emekli olarak İstanbul’da tütün bayiliği yaparken âdeta yoksulluk içinde kaldığını ve kendi başvurusu üzerine…
-
Recep, bu mektubunda, Heyet-i Temsiliye karargâhı olan Ziraat Okulu’nda içkili, kadınlı âlemler yapıldığını, sabahlara dek göbek atmakla vakit geçirildiğini, Sofya’dan gelen Makedonya delegesi Gospodin Açıkof’un onuruna verilen ziyafette Türklük ve Müslümanlık adına utanç duyduğunu, artık orada kalamayacağını, bizden bu durama bir çözüm yolu bulmamızı istiyordu. Bu fuhuş ve rezalete Paşa’nın yakın çevresindekilerin neden olduklarını, içlerinde…
-
Temelleri, Şemsi Efendi ile Halil Vehbi Efendi tarafından atılan bu okullar sisteminin,.. tamamen Terakki Vakfı arşivlerine dayanan bu çalışmada asıl kurucuların Kapanî, Derviş ve İpekçi ailelerine mensup zenginler olduğu gösteriliyor. .. Lozan Anlaşması sonrasındaki Mübadele sonucu Terakki Okullarına Trabzon’da yer verildiği anlaşılmaktadır; bu imkânsızdır, .. sadece Mübadillere mülk veriliyor. .. Bunun için ilk başvurunun 1929…
-
Cahit’in anılarına göre Paşa, çok güzel Cahit’i çok beğeniyor ve bu kez düğünü kendisi yapmaya karar veriyor ve arkasından ansızın Antalya’yı terk ediyor. Cahit’in bunula ilgili açıklamaları inandırıcılıktan uzaktır; Çünkü Milli Emniyet görevlileri Antalya’da dönen dedikoduları ona anlatmışlardı, güya Mustafa Kemal Paşa, Antalya’nın üç güzel kızını, Cahit’i, Konya güzelini ve bir de Afife’yi alıp götürecekmiş.”…