Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Ahlak, Etik

  • Cahit’in anılarına göre Paşa, çok güzel Cahit’i çok beğeniyor ve bu kez düğünü kendisi yapmaya karar veriyor ve arkasından ansızın Antalya’yı terk ediyor. Cahit’in bunula ilgili açıklamaları inandırıcılıktan uzaktır; Çünkü Milli Emniyet görevlileri Antalya’da dönen dedikoduları ona anlatmışlardı, güya Mustafa Kemal Paşa, Antalya’nın üç güzel kızını, Cahit’i, Konya güzelini ve bir de Afife’yi alıp götürecekmiş.”…

  • Yahudilik için zina ölümcül günahlardan birisidir; Yahudi – Mesih olarak ortaya çıkan Sabatay Sevi, Yahudi emirlerine yaptığı ilavelerden birisinde bu emri yumuşatmış durumdadır. Sabatayistler, bu yumuşatmayı, “hissettirmeden” veya “usturuplu” zina yapmak yollu anlıyorlar. Sf. 477, 478 Alıntı: Tekeliyet I (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 477, 478) kitabından birebir alınmıştır.

  • Oğuz Özerden Üniversiteyi bitirmiş ve “Yeni Asır” gazetesinde gazetecilik yapmış ve daha doğrusu yapmamış, bu kendi ikrarıdır. Sonra İngiltere’ye gitmiş ve dönüşünde seks hattı uzmanıdır, 900’lü hatlar olarak bilinmektedir. Yoksul aile çocuklarını, telefonla seks bataklığına çekmek anlamına geliyordu ve Oğuz Özerden, bu yolla çok büyük zengin olduğunu kabul etmektedir. Avrupa’da katedrallerin çok büyük bir bölümünü…

  • Yine Tevrat’a göre Abraham’ın Sarah’tan çocuğu olmayınca, Sarah Cariye Hacer’i İbrahim’in yatağına sürüyor, .. bir çocuk dünyaya geliyor işte bu İsmail idi, İbrahimi’de bu “duyacaklar” anlamındadır. Sf. 423 İsmail dünyaya gelmekle birlikte, Rab burada durmamış ve doksan yaşındaki Sarah’ın İbrahim’den hamile kalmasını buyurmuştur; .. Sarah’ın biraz utandığını ve çocuğa herkesin güleceğini düşündüğünü anlıyoruz, çocuk doğunca…

  • Kavalalı döneminde Mısırlı kadınlar rahat tavırları ile İstanbul’a hava katmışlar. ..  O döneme kadar Osmanlı elitist erkekleri hep genç oğlanlara âşık oluyorlardı, Divan’larında sevgili hep oğlandır; kadına âşık olmayı bilmiyorlardı; Londralı asil kızlarda gördüler ve Mısırlı prenseslerden öğrendiler. Hepsi birleşince, Hace-i Evvel Ahmet Mithat Efendi “dekadans” çöküş diye bağırmaya başladı.   Alıntı: Tekeliyet I (Ansiklopedi)…

  • Hapis ve sürgün, eğer insanı bozmazsa, kurnaz yapıyor ve bu bir savunma içgüdüsü olarak gerekiyor.  Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 218) kitabından birebir alınmıştır.

  • O sırada Türkiye’de dezenfekte pamuk için bir tek firma vardı ve tekel konumundaydı, sahibi kendisi için tayin edilen vergiyi ödemeyince ve bu nedenle yol yapımında çalışmak üzere kampa gitmeyi onuruna uygun saymayınca, idrofil fabrikasını satışa çıkarıyordu; alıcısı, zamanın Cumhurbaşkanı İsmet Paşa’nın kardeşi Hasan Rıza’dır. Doksan bin liralık vergisini ödeyemeyen birisinin lastik fabrikası da R. Minkari’nin…

  • Türkiye’de ilk gazete, ilk roman, ilk tiyatro, çıkışında bir parlamento niteliğinde olan Danıştay, ilk anayasa, ilk parlamento, ilk yasalar, hepsi hepsi bu döneme aittir. Sadece bu kadar değil, kadın – erkek arasında aşk bile, bu dönemden önce, Osmanlı’da bulunmuyordu. Bu tarihten önce Osmanlıda erkeklerin; erkeklere âşık olmaları esastır; Osmanlı’da da eninde sonunda bir büyük “aydın”…

  • İdamlar arasında iki isim de ayrı bir kategori oluşturmaktadır; Çerkez Canbulat, çeşitli kayıtlara göre, Kemal Paşa’nın hayattaki pek az yakınından birisi olarak tanınıyordu. Paşa’nın, mücadeleye atılmadan önce, bakan olma isteğiyle, saraya gönderdiği mektupta, kendisiyle birlikte hükümette Canbulat’ı da görmek istemesi bunun ayrı kanıtıdır; ayrıca, çeşitli anılar da bunu doğrulamaktadır. Öte yandan, karargâhında ayı beslediği için…

  • G.G. Scholem “Gizli Yahudi Cemaati; Türkiye Dönmeleri” başlıklı önemli açıklamasında, şunları da yazıyordu; “1800’lerde İzmirlilerin lideri Derviş Efendi’nin yalnız büyük bir Kabalist değil, aynı zamanda açıkça kadın değişmenin mistik doktrinini ve Zina Ayinini savunmuş olduğu, 1900’lerde dönmeler arasında hâlâ söylenmektedir. Hatta o, bu uygulamaya, Zohar ve Kabbala’da temel bulmaya çalışmış olmalıdır. Neşretmiş (yayımlamış) bulunduğumuz manüskritler,…

  • Dünyanın tüm insanları domuza dönüştürülmektedir. Reklamlarla, her gün tıkınacağı bir çöplükten diğerine seğirten ve her çöplükte, kıskanmadan birbiriyle çiftleşen domuzlardan bir dünya kuruluyor. Tiksiniyoruz.  Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 245) kitabından birebir alınmıştır.

  • Prof. İhsan Doğramacı’nın ana dilinin İbrani olduğu, annesinin babasının adının Mehmet Ali Kırdar, annesi İsmet Kırdar, dayısı Lütfi Kırdar. Doğramacı anlatıyor; “O zamanki gizli servisin, Doğramacı’nın “Müslüman” olmadığı ve karısının da “Türk olmadığı” için profesörlüğünün engellendiğini, bu sırada MİT’in başında İlter Türkmen’in babası Behçet Türkmen var. .. Başbakan rahmetli Adnan Menderes’in yerinde müdahalesi ile engelin…

  • “Hag ha – Kaves” Kuzu Bayramı ekleniyor; her yılın Mart ayının 22. Gününde doğanın canlandığı bir zamanda Sabetayistlerin, yakın çiftlerin bir araya geldiği ve eğlendikten sonra “Mum Söndürüldüğü” iddiası var. Doğru veya yanlış, önemli olan Yahudi dinsel otoritelerinin bunu doğru kabul etmeleridir.  Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 127) kitabından…

  • Eğer bana, yazma amaçlarım sorulursa, verebileceğim cevapların başında “doğru” yu yazmanın kendi hâlinde de doğru olduğu, düşüncesini sayabiliyorum; bu çıkarsız bir tutumdur.  Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 92) kitabından birebir alınmıştır.

  • Torunu Hümeyra Hanım Sultan’a göre; “… 20 bin sterlin şahsi parası varmış, bir de ağızlığıyla tespihi. Bizlerden kim hazineden bir şey alıp gitti ki? Son dakikada yanındaki mücevher kutusunu bile iade etmiş giderken. Belki de Türk Hükümetinin makamıyla münasip (uygun) bir şeyler vereceğini ümit etmiştir. Ama her neyse 20 bin sterlinle gitti, selamlığıyla, haremiyle böyle…

  • Perde arkasındakilere fazla iktidar sağlayan bir sistem… genellikle kamu yararına işleyen bir sistem değildir. Alıntı: İktidar – Bertrand Russel, (Sf. 49) kitabından birebir alınmıştır.

  • Devlet görevi üstlenen bir kişinin, kendisini bu göreve atayan üst görevliye verdiği hediyedir. Kent yöneticilerinden alınan câize 18. yy’da 10.000 kuruştur. Defterdarla Yeniçeri Ağasının atanmalarında 30.000 kuruş, gümrük yöneticisinin (emin) atanmasında 30.000 kuruş alınmakta idi. …  Câize salt sadrazamlara değil Sultanlara bile veriliyordu. Sultanların aldıklarına “Tuğ-u Hümayûn câizesi” denilirdi. Vezirlerin câize olarak 22.500 kuruş vermeleri…

  • Murad Molla Tekkesi Postnişini Murad Efendi, bir gün Camide konuşurken, kendisini dinleyen devlet ileri gelenlerinin önünde şunları söylemiştir; “Bir deli gâvur vardır bir de gâvur deli vardır. Deli gâvur bizim bakkaldır, bir şeyin bozulmuşunu verirse çağırır bir güzel azarlarsın anında yola gelir. Gâvur deli ise bizim Evkâf Nâzırıdır (Vakıflar Bakanıdır) ki cami kandillerinin yağ parasından…

  • III. Selim döneminde rüşvete karşı önlemler alan bir yasa çıkartıldı yıl; 1840. 1849 yılında devlet görevlilerinin Kur’an üzerine ant içmesi dönemi başladı. Yasak olan hediyelere yönelik bir yönetmelik hazırlandı. Alıntı: Osmanlı İmparatorluğu’nun İktisadi Tarihi – M. Belin, (Gündoğdu Yayıncılık – Sf. 278) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ahlak karşı harekettir ve ahlaklı olmanın tek karşılığı var; “Ahlaklı davrandım” duygusu. Alıntı: El Kitabı – Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık 1. Baskı Kasım 1997 – Sf. 102) kitabından birebir alınmıştır.