Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Ahlak, Etik

  • Esav, kardeşi için, “Ona boşuna Yakup denmemiştir (İbranice Yakob, “yerini alan” ya da “başkasının ayağını çelen” anlamındadır), işte iki defadır ki beni aldattı. Ama ben öcümü nerede olursa olsun alacağım,” der. Sf. 55 Alıntı; Musa ve Yahudilik – Hayrullah Örs, (Remzi Kitabevi, 2. Basım 1999 – Sf. 55) kitabından birebir alınmıştır.

  • Tevrat der ki: Kildânîlerin Ur şehrinde, Terah adında bir adamın üç oğlu vardı:. İbrahim, Nahor ve Haran. Haran’ın da Lût adında bir oğlu olur, ama kendisi Ur’da ölür. İbrahim, üvey kız kardeşi olan Sara ile evlenir. Sara kısırdır; çocuğu olmaz. Terah günün birinde oğlu İbrahim’i, torunu Lût’u, gelini Sara’yı yanına alarak, Kenan diyarına gitmek için…

  • Evlenmemiş bir çiftin çocuğunun meşru olup olmadığına karar verecek bir mahkeme onun meşru olduğuna hükmedecektir çünkü Yahudi Şeraitinde evlilik dışı doğan çocuk piç değildir… Sf. 424 Alıntı; Yahudilik ve Dönmeler – Yesevizâde Alparslan Yasa, (Özyılmaz Matbaası – Sf. 424) kitabından birebir alınmıştır.

  • Frank, bilinen bütün dinî hüküm ve âdetlerini ilga etmek İddiasındaydı. Bir iyilik Tanrısının ve üç tane Kötülük Tanrısının bulunduğunu ve bu ölümlü dünyanın bu ikinciler tarafından yaratıldığını söylüyordu. Her çeşit ahlâksızlığı, cinsî sapıklıkları meşru addetmekteydi ve müritlerini ruhun kurtuluşu için, bu gibi fiillerle esefle-i sâfilîne kadar düşmeye çağırıyordu. Vazettiği en büyük esaslardan birisi, aynen Sabatay…

  • Dönmelerin, Eski Çağın Bakküs âyinlerinin bir devamı olarak, “Kuzu Bayramı” ismiyle her 22 Adar günü mumsöndü âyini yaptıkları, artık bizzat kendi itiraf ve ifşaatlarıyla da, kati olarak bilenmektedir. Sf. 267, 268 1910‘da, iki Dönme genci, beraber tahsil yaptıkları Yahudi arkadaşlarına bu çeşit âyinlerin halen de mevcut olduğunu söylemişlerdir. İzmir’e yerleşmiş bir doktor, 1942’de İsrail’den gelen…

  • Sabatay Sevi’nin şu antimomeen duası bir darb-ı mesel haline geldi: “Ya Rabbi, ey Kâinatın Kralı olan Tanrımız, ey haram olanı helâl kılan, seni takdis ederiz.” Tevrat ahlâkının tersine çevrilmesiyle fuhuş ve cinsî sapıklıklar dönmeler arasında öylesine yaygınlaşmıştı ki 18. asırda hahamların aforoznamelerinde Dönme çocuklarının otomatikman piç (mamzerim) kabul edilmesi gerektiği İfade edilmektedir. Sf. 267 Alıntı;…

  • Günahın kutsiyeti doktrini (İran’daki bazı Mehdi’ci Müslümanlarda da görülen muhakeme tarzı) Dünyada kötülük artıp günah yaygınlaşmadan Mehdi devri gerçekleşemez. O halde Mehdi devrinin gelişini hızlandırmak için başta biz günaha dalalım. Tevrat’ın ahlâkî hükümlerinin aksini yapalım… Sf. 266 Alıntı; Yahudilik ve Dönmeler – Yesevizâde Alparslan Yasa, (Özyılmaz Matbaası – Sf. 266) kitabından birebir alınmıştır.

  • Dönmeler, ahlâksızlığı (Tevrat ahlâkının ve üniversal ahlâkî esasların tersine davranışları) ve cinsî sapıklığı (mumsöndü, ensest. vs.’yi) bir inanç sistemi haline getirmişlerdir. Sf. 262 Alıntı; Yahudilik ve Dönmeler – Yesevizâde Alparslan Yasa, (Özyılmaz Matbaası – Sf. 262) kitabından birebir alınmıştır.

  • Peki, niye böyleydi? Kabaladaki Mesih inancı gereği Sabetay Sevi’nin “ahlaksız bir ortam yaratması”; fahişeyle evlenmesi inanılmayacak olaylar de­ğildir aslında. Çünkü Mesih’ten önce toplum o kadar ahlaksız ola­cak ve çürüme yaşayacaktı ki, Mesih geldiğinde bunların hepsini düzeltecekti! Daha önce de basite indirgeyerek yazdım; Mesih Hz. İsa’yı ör­nek gösterdim: Domuz yenmiyorsa, Mesih gelince yenecektir. Sünnetliyse, Mesih gelince…

  • İran kökenli musahiplik törenleri iki aile arasında yapılıyordu: Musahip olan çiftlerden erkekler baş açık, yalın ayak yere uzan­mışken kadınlardan her biri musahip erkeklerin çıplak ayaklarını uzun kefen etekleriyle örterler. Bu hareket onların bacı-kardeş olmalarını simgeler. Nitekim musahip ailelerine nikâh düşmez. Çocukları bile birbirleriyle evlenemez. Durumu böyle benimsemek istemeyen kimi kötü düşünceliler, durumu istedikleri yöne çekmektedirler.…

  • (Abraham Galante yazıyor;) “Eski tarihi incelersek zaman içinde bu törenin gözlemlendiğini ve izlerine bugün bile rastlanıldığım, ön Asya’daki bir ekol mensubu grup tarafından uygulandığını görürüz. Kızılbaş ya da Tahtacı olarak tanınan bu grup mensupları kendilerini bu tuhaf içki âlemlerine ver­mek için büyük mumların söndürüldüğü gece törenleri düzenlerdi.” “Garip tesadüf! Biz bu satırları yazarken, İstanbul’da yayımlanan…

  • Bu kuzu bayramı hakkında Sabetay zümresi mensuplarından Karakaşzade Rüştü, 1924 ‘tarihinde Vakit gazetesi muhabirine şu izahatı vermişti: “Kuzu Bayramı 22 Adar’da (Mart ayında) yapılır. Bu bayram geceye mahsustur. Ve her sene kuzu eti ilk defa bu bayram münasebe­tiyle ve hususî merasimle yenir. Bu merasimde en aşağı ikisi erkek iki­si kadın olmak şartıyla evli dört kişinin…

  • Cahid, asıl soyadı “Üçok” olmakla, Profesör Coşkun Üçok vasıtasıyla büyük martirimiz (şehidimiz) Profesör Bahriye Üçok ile akraba idi ve Antalya’da, mübadeleden çok zengin bir ailenin henüz teen- age’inde (genç) pek güzel bir kızıydı. Paşa Hazretleri’nin Antalya’yı şereflendirdikleri zaman, üç teen-ager (genç) kız olup Afet ile dördü buldular, Afet de ol zamanda teen-age’indeydi, henüz profesör olmaktan…

  • Kemal Bey’de protokol ve şatafat merakı son derece aşikâr idi; Sofya’ya ataşemiliter derecesinde tayin edildiğinde en lüks otelde kalması ve Cemal Paşa’dan hayranlık dolu mektup ile para istemesi calib-i dikkattir. Aynı şekilde Mütareke’de İstanbul’a geldiğinde Pera Palas’ta ikamet etmesini de izah hayli müşkil olmalıdır; o tarihte Dersaadet’te Pera’dan daha pahalı ve mutena bir otel olmadığını…

  • İçerde düzleyici olmaya çalışıyordu. Dışarıda en muktedir emperyalizmin yeni lideri, Amerika Birleşik Devletleri’ne bağlanmaya çalışıyordu. İçerde acımasız ve dışarıda etekleyen bir ahlak uyguluyordu; “ahlak” demek hayli zordur, biliyorum. Sf. 55 Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 55) kitabından birebir alınmıştır.

  • 2002 yılında Fr. John Geoghan Boston’da papazlık yaparken 130 çocuğa cinsel tacizde bulunmaktan on yıl hapse mahkûm edildi. Geoghan’ı görevden almak yerine onu başka yerlere atayarak aynı suçu orada da işlemesine göz yuman Kardinal Bernard Law, medyanın büyük tepkisiyle karşılaştı. Sf. 216 Alıntı; Vatikan Sırları (Para, Cinayet ve Mafya Üçgeninde) – Paul L. Williams, Ç:…

  • Çok iyi eğitim almış Katolikler de bu işin içindeydi, örneğin Herzogovina, Siroki Brijig’deki Franciscan Koleji’ne atanan ünlü hukuk öğretmeni Peter Brzica bunlardan biriydi. 29 Ağustos 1942 gecesi Jesenovie’deki toplama kampında yeni gelen mahkûmlara yer açmak için toplu katliam yapılması emredildi. Peter Brzica ve arkadaşları aralarında bir yarışma düzenlediler. Belirlenen zaman diliminde en fazla kurbanı katleden…

  • Mussolini, Kilise’ye bağlı dindar bir adam değildi. Dindar olması şöyle dursun, 1910 yılında Tanrı Yoktur adlı kışkırtıcı bir kitapçık yayınlamış ve Kardinalin Metresi adında bir de roman yazmıştı. Bu da yetmiyormuş gibi geleneksel Katolik değerlerini aşağılamak için eski bir Marksist olan Dona Rachele ile evlenmeden birlikte yaşamaya başlamış ve bu ilişkiden birkaç çocuğu olmuştu. Mussolini…

  • Müsteşar Korur, öğrendiklerini satır satır Başbakan Menderes’e anlatıyordu: “Kiminle konuştuysam” diyordu, “Millî Emniyet’in sadece CIA’dan değil, öteki yabancı gizli servislerden de ‘para’ aldığını söylüyor.” Ne var ki, Türk gizli servisine yardım adı altında yapılan, karşılığı istenen paraların verilmesinde CIA’nın yöntemi ile öteki servislerin uygulamaları arasında fark vardı. Fransız, İngiliz ve İtalyan gizli servisleri “parayı”, Millî…

  • Nassi, “Sabbataen Lamb Festival” olarak not ettiği Kuzu Festivallerinin Nevruz ile aynı takvimi izlemesine dikkati çekmektedir. Gerçekten de zaman zaman “Dört Gönül Bayramı” da denilen, çünkü mutlaka evli iki çifti gerektiriyor, Kuzu Bayramı Mart ayında ve yeni yılın başındaki Farisî yeni gün anlamında “Nevruz” diyoruz, yapılmaktadır. Sf. 215 Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki…