Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Ahlak, Etik

  • “Vâlâ; ‘Madrid’de Yahya Kemal’i bir sinir hastalığına yakalanmış buldum. Varşova’dan beri sefirliğini yaptığı Mustafa Kemal’in kendisini takip ettirdiği ve Türkiye’ye getirtip mahvedeceği kanısındaydı.’” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 125) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (1995): Vâlâ Nurettin’in büyük şair Yahya Kemal Beyatlı ile ilgili tespiti…

  • “Goltz Paşa 16.10.1899’da Berlin’e bir rapor gönderiyor ve bu rapor Türklerin eline geçiyor. Goltz Paşa diyor ki; “Hamit Almanya’dan yana değil tam güvenemiyorum. Onu Alman yanlısı yapabilirim. Ona karşı yakında bir ayaklanma düzenlerim, onu da bastırarak kendimize bağlarız.” diyor. Bunun için kullanacakları Paşaların adlarını da veriyor. Bu R. , M. , ve H. Paşalara daha…

  • “Ahlaklı olabilmek için mutlaka kavga etmek gerekiyor, çünkü kavga bir hareketi içeriyor.   Duran bir nesnenin ahlaklı olup olmadığına karar vermek imkânsızdır: çünkü ahlak mutlaka bir harekette ortaya çıkıyor. Ancak her hareket de, ahlak araştırmasının alanına girmiyor, yalnızca iradi (bilinçli) olan hareketler bir ahlak sisteminin içinde oluşuyor.    Ahlak iradi hareketlerin başlatıcısıdır.   Ahlakın kaynağını akılda bulmak imkânsızdır.   …

  • “Ahlak yalnızca harekette vardır. Hareketsiz olanın ahlakı yoktur.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 541) kitabından birebir alınmıştır.

  • “1873 yılı Mart ayında Namık Kemal’in Vatan Yahut Silistre oyunu sahneye kondu.   Ertesi gece o piyes ikinci defa oynandığı sırada Kemal ve arkadaşları tevkif olundular. İbret Gazetesi kapatıldı. Kemal Magosa’ya ve arkadaşları Rodos ve Akka’ya sürüldüler. Bu sürgünde Kemal, Ahmet Mithat ve Ebuzziya Tevfik korunuyorlar. Kemal Magosa’da çok rahat yaşıyor ve pek verimli oluyor. Para…

  • BAKKAL’IN YORUMU (1995): Gücü çok seviyor, güreşlere düşkün, deve, koç, horoz güreşlerini de çok seviyor. Hatta galip gelen hayvanlara devlet adamlarıyla generallere verdiği madalyalardan takıyor. Ve hemcinslerine meylediyor, yani homoseksüel iddiası var. Alıntı: Aydın Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 432) kitabından birebir alınmıştır.

  • 23 Kasım 1925 tarihli gizli celsede Mebus Maaşlarının Artırılması görüşüldü ve kararlaştırıldı: Alıntı: TBMM Gizli Celse Zabıtları IV – (İş Bankası Yayını (Sf. 580) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1995): Milletvekillerinin maaşları 3500 liraya çıkartıldı. Savaş zamanında Birinci Meclis’in vekilleri 400 lira alıyordu.   

  • (26 Kasım 1922 tarihli gizli celsede İzmir’in yağma edilişi görüşülüyor:) İbrahim Bey (Mardin): “Efendim işitiyoruz ki İzmir’in yağmasına birçok subay, Ordu Kumandanları katılmıştır! Bu oldu mu? Sonra 1. Ordu Kumandanı bütün paralar ve eşyayı almış, birçoklarını da dağıtmıştır. Bu gerçek midir? .. Sonra birçok mebus arkadaşlarım mobilyasıyla beraber evlere girmiş ve şimdiye kadar o evlerde…

  • (22 Temmuz 1922 tarihli gizli celsede Nihat Paşa’nın yolsuzluğu görüşülüyor:) Lütfi Bey (Siverek): “…efendiler bugün bendeniz Kürdistan mebusuyum… Fransız ordusunu Urfa’da mağlup eden, gerçekte, asi dediği Kürt askerleridir. .. Nihat Paşa’nın askerleri sayesinde değildir. … Büyük Millet Meclisi bütün Müslümanlardan Bedeli Nakdi (Askerlik yerine bedel ödemek) alınmasını reddettiği bir sırada Nihat Paşa hangi yetkiyle Müslümanlardan…

  • (17 Temmuz 1922 tarihli celsede Pontus meselesi ve deve yolsuzluğu görüşülüyor:) Dursun Bey (Çorum): “… Amasya İstiklâl Mahkemesince Pontus meselesinden dolayı idam edilen Aleksandors’un Çorum’da 160 küsur devesi vardı. Tabiidir ki Amasya İstiklâl Mahkemesi mallarının devlete gelir kaydedilmesine karar verdi. Hükümet te buna vaziülyed etti (el koydu). Bir müddet (zaman) sonra buradan Arslan Arif Bey’e…

  • (25 Şubat 1922 Tarihli gizli celse:) Hakkı Hami Bey (Sinop); “Efendiler ben düşman İzmir’i işgal ettiği zaman Aydındaydım. Utanç ve üzüntü ile söylemeye mecburum ki Aydın’ın ileri gelen ağniyası (zenginleri) memlekette bir karışıklık çıkıp ta servetimiz elden çıkmasın diye Rumlarla irtibat (bağlantı) kurmuşlar.” Alıntı: TBMM Gizli Celse Zabıtları II – (İş Bankası Yayın No:267 –…

  • (10 Haziran 1922 tarihli gizli celse. Söke İtalyanlar tarafından 13 Nisan 1922 de boşaltılmış.) Ali Şükrü Bey (Trabzon): “… Eli silah tutanların (yani Rumların) dâhile sevki için emir verildiğini beyan buyurdular, doğrudur.” (1) Alıntı: TBMM Gizli Celse Zabıtları III – (İş Bankası Yayını No:267 – Sf. 379-381) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1) (1995): Dönemin…

  • (23 Şubat 1922 tarihli gizli celsede yolsuzluk görüşülüyor:) Nadir Bey (Isparta); “..Efe’nin tenkili (ortadan kaldırılması) zamanında Isparta’ya vardığımda dinlediğim şudur; Efe’yi tenkil için Refet (Bele) Paşa Hazretleri Isparta’ya gelmişler, tenkil eylemişler. .. Efe’nin eşyasının kısmen yağma edildiğini duydum. Hatta halktan gasp edilmiş (zorla alınmış) otuz kırk tulum da yağ ziyan edilmiş. . mevcut altınları ve…

  • (8 Aralık 1921 tarihli gizli celsede Gediz-Afyon yenilgisi görüşülüyor:) Mehmet Salih Bey (Erzurum); “Eskişehir’in boşaltılmasına 13 Temmuz 1921’de başlanmış 19 Temmuz 1921’de sona ermiştir. Yani 7 gün yani 168 saat devam etmiştir. Resmi evrakla sabittir ki Eskişehir’de 13 lokomotif, 550 adet açık-kapalı vagon… mevcut idi…. Ankara’ya iki yüz, Polatlı’ya 130 km mesafede olan Eskişehir’de her…

  • (22 kasım 1921 tarihli gizli celsede Sakallı Nurettin Paşa’nın yolsuzluğu görüşülüyor:) Mustafa Bey (Dersim): “İstiklâl Mahkemesinde bulunuyordum, izahat vereceğim. Ateşkesten sonra İngilizler Samsun’a çıkarken, Aleksandr ve oğlu o gün hükümet konağına gidiyor ve oradakilere diyor ki “Sizin burada yeriniz yoktur, Hükûmet kurdum, bu belediye dairesi de Pontus Hükümetinindir.” diyor. İstiklâl Mahkemesine de şahadet etmiştir (mahkemeye…

  • (14 Mart 1921 tarihli gizli celse:) BAKKAL’IN YORUMU (1994): Antepliler, Şahin Bey dedikleri sonradan kahraman olarak anılacak olan toprak ağasının öncülüğünde önce Fransızları Antep’e davet etmişler, sonra Fransız ordusundaki Ermeni lejyonerlerden cesaret alan tehcire uğramış olan bazı Ermenilerin Antep’e geri dönüp mallarını sahiplenmelerinden rahatsızlık duyulunca yine Şahin Bey öncülüğünde Antep’i Fransız lejyonerlerinden kurtarmış, geri almışlar,…

  • “Mithat Paşa’nın konağında her akşam, Namık Kemal Bey, Ziya Bey (Şair ve yazar Ziya Paşa) ve Rüştü Paşalarla diğer arkadaşlarının toplanıp içtiklerini ve ileri geri konuşmalar yaptıklarını öğreniyordum Bir seferinde Mithat Paşa’nın “Hanedan-ı Osmaniden hayır gelmez. Cumhuriyet’e gitmekten başka çare kalmadı. Bunu nasıl sağlamalı dersiniz? .. Âlemde bugüne kadar Âl-i Osman denilmiş, bundan sonra da…

  • “20 Temmuz 1931 tarihli Milliyet başmakalesini okudum. İstanbul’da Alman Bankaları iflas ediyormuş, bizim hükümet bunların alacaklarını zamanından önce vermiş, başka yardımlar yapmış iflastan kurtarmış. Gazete buna; “İşitilmiş şey değildir! Bu şimdi İsmet Paşa Hükümeti’ne nasip olmuş bir mazhariyettir (yardımseverliktir).” diyor… İsmet ve kambur kardeşinin, Siirtli Mahmut, Kılıç Ali, Bozok Salih ve emsalinin (Bunlar gibilerinin) Doyçe…

  • “Bir gün Büyükada’da kulüpte oturuyorlarmış Birçok kalabalık varmış, tarihçi Ahmet Refik de Mustafa Kemal’in masasına oturmuş. Mustafa Kemal bu adama pek kızgın imiş. Sebebi de Yavuz Selim’i övücü yazılar yazdığı içinmiş. Mustafa Kemal Ahmet Refik’e “Sen cahilsin, eşeksin, hayvan!” diye söylenmiş. .. Nihayet “Şu masa üzerine çıkacaksın, Cahilim, eşşeğim, diye bağıracaksın!” demiş. Ahmet Refik çıkmış,…

  • “Kibrit Şirketi’nden İsmet Paşa 20 bin liralık aksiyon hediye almış. Kambur kardeşine (Rıza) Belediye’nin frigorifik işini vermiş, etleri cebren (zorla) hiç olmazsa 24 saat oraya sokuyor, kilo başına 20 kuruş alıyormuş. Halk da sadece Kambur’un şerefine eti 20 kuruş fazla ile yiyor. Utanmaz İsmet bunlara rağmen namus şampiyonu rolü oynuyor!”  Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV…