Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Ahlak, Etik
-
“Yahya Kemal (Beyatlı) Ankara’ya gelmiş. İsmet’e yolsuzluklardan şikâyet etmiş. İsmet “Bunları Gazi’ye de söyle, seni ona götüreyim.” demiş. .. İçilmiş, aptal Yahya Kemal Mustafa Kemal’e yolsuzluklardan şikâyet etmiş. Mustafa Kemal dinlemiş, dinlemiş sonunda “Sen bir şairsin, böyle şeylere karışma!” deyip kıçını dönmüş. Yahya Kemal oteline dönmüş, sabah olup ayılınca çok korkmuş. Beni bu adam asar…
-
“İstanbul’da İş Bankasına Çiş bankası diyorlar… Tabii Mustafa Kemal ve İsmet’in dalkavuklarına ve zorbalarına, mebuslarına borçlar veriyormuş. Meselâ Yakup Kadri’ye (Karaosmanoğlu) 20 bin liralık borç vermiş.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 – Sf.1692) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1994): Rıza Nur, yurtdışında, bu bilgileri tuttuğu günlükten aktarmış.
-
“Mecdi Sadrettin, bu çocuk güzel yüzlü bir gençti. Eski Karadağ sefiri (Büyükelçisi) Sadrettin Bey’in oğludur. Yüzüne pudra, dudaklarına kızıllık sürerdi. Ankara’da birçok bakan ve mebus onu sıraya çektiler! Bilhassa (özellikle)Meclis Başkanı Kâzım’ın metresi idi. .. Sonra Mustafa Kemal ona bir evlatlığını vermiş. Yani Damadı Hazret-i Şehriyâri..!” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV – Rıza Nur (Altındağ…
-
“Mustafa Kemalin Yalova’da üç köşkü varmış. Birini İsmet’e hediye etmiş. Bozüyük’te Çolak İbrahim’in kereste fabrikasının yanında Mustafa Kemal’e mükemmel bir köşk yapılmış. Belki oradan geçer de biraz oturur diye imiş.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 – Sf.1645) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1994): Rıza Nur, yurtdışında, bu bilgileri tuttuğu…
-
“İzmir Valisi Arnavut Kâzım Paşadır. Mürtekip (Zimmetine para geçiren kişi), namussuz biridir. Mustafa Kemal’in göz bebeğidir.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 – Sf.1636) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1994): Rıza Nur, yurtdışında, bu bilgileri tuttuğu günlükten aktarmış.
-
“Türklerden birini gördüm. Memleketin feci halini anlattı. Tayyare Reisi Fuat’ın hırsızlıklarını söyledi. Bu meyanda onun, “Gazi’nin kayın biraderiyim.” dediğini söyledi. Hayret ettim. Gazi’nin metresi olup ve O’nun tarafından öldürülmüş Fikriye bu Fuat’ın kız kardeşidir.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 – Sf.1629) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1994): Rıza Nur,…
-
“Fethi’nin partisine Kütahya mebusu Nuri kâtip olmuş. Sade bu, partinin mahiyeti (içeriği) ve Mustafa Kemal’in malı ve oyuncağı olduğunu göstermeye yeterlidir. Nuri (Conker) Selaniklidir, Mustafa Kemal’in en sadık bir kölesi, aletidir. Ona kadın bulur, irtikâbına (yolsuzluğuna) aracılık eder.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 – Sf.1628) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN…
-
“İsmet; câhil, namussuz, rezil, içi dışına asla uyumaz, şeytana iblislik eder, mürai (riyakâr, ikiyüzlü), hilekâr biridir. Entrikada eşsizdir. Varlığı şüphe ve evhamdan ibarettir. Bu nedenle daima uyanıktır.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 – Sf.1619) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1994): Rıza Nur, yurtdışında, bu bilgileri tuttuğu günlükten aktarmış.
-
“Kadın bana birkaç ay önce de “Randevu evlerinin çok para kazandığını, Madam (Fransız komşuları) söylüyor. Onunla beraber bir genelevi açalım.” demişti.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 – Sf.1555) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1994): Rıza Nur, yurtdışında, bu bilgileri tuttuğu günlükten aktarmış. BAKKAL’IN YORUMU (2008): Rıza Nur’un hatıratı diğer…
-
“Birisine rast geldim. (Rıza Nur Paris’te) Raşit Safvet’den bahsetti ve onun geçen sene Paris’e geldiğini, Topkapı Sarayındaki mücevherleri satmak için çalıştığını söyledi. .. Yahudi Menaşe onun veli-i nimetidir. Onun başkanlığında mücevheratçı diğer Yahudiler ile bu mücevheratı satmak için görüşmelere girişmiş bu da derhal Paris piyasasına yayılmıştır. Bir Yahudi’yi de bu iş için İstanbul’a yollamışlardı. Bu…
-
“Süreyya, kızı Melahat’ı Latife’nin kardeşi İsmail’e verdi. Kız çok açık bir kız idi. İsmail deli ve edepsiz biri. Zamanla Gazi Latifeyi boşadı, Süreyya da kızını İsmail’den boşattı. Sonra Melahat’ı Dr. İhsan’a verdi…. Mustafa Kemal Süreyya’yı Mebus yaptı. .. bir gece Gazi’de imişler. Tertip üzerine Dr. İhsan’ı bir hastaya çağırmışlar. Rivayete göre çağırtan da kaynanası imiş. …
-
“Bugün Paris’te Tayyare Reisi Fuad’a rastladım. ..Topal Osman’la beraber Ali Şükrü’yü öldürmüştü. .. Boşadığı karısına 50 bin lira vermiş.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 – Sf.1449, 1450) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1994): Rıza Nur bu bilgileri tuttuğu günlükten aktarmış.
-
“Bundan 60-70 yıl önce İstanbul basınında Latin harfi leh ve aleyhinde tartışmalar olmuştu. On yıl önce de oldu, iki yıl önce de oldu. Bütün düşünürler, üniversite profesörleri ile birlikte Latin harfi aleyhinde oy verdiler. Her yaz bir inkılâp yapıyor. Bu hal bir tür delilerde olur. Mustafa Kemal alkolik, frengilidir. Bunlar böyle şeyler yaparlar. Bir gün…
-
“Ordu Müfettişi Çerkez Sait Paşa karısını ve kız kardeşini Mustafa Kemal’e takdim etmiştir. ..Milli Hareketin ilk devresinde Sait’in kız kardeşi Bursa’da imiş. Mustafa Kemal oraya giderdi. Bu kadınla ilişkide idiler. Bunları Mustafa Kemal bana bizzat hikâye ettiydi. Onun anlattığına göre, ilk önce kadın bir gece O’nun evine gelmiştir. Kadının Mustafa Kemal’e yazdığı bir aşk mektubunu…
-
“Samsun şimendiferinden (demiryolu) milyonlarla vurgun yapıldı. Nemlizâdeler de yaman şeylerdi. Çarşamba’ya şimendifer yaptılar. İflas ediyorlardı. Kârsız bir şimendifer, baktılar ki iş kötü. Hükümete fahiş fiyatla sattılar. Bu işi yapan sırf İsmet’tir. Devletin şimendifer yükü zaten haddinden fazla. Bu belayı da aldı. Kim bilir kendisi bu işten ne rüşvet aldı?” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV –…
-
“Bu adam önemli bir martavalcı idi. Çok cahildi, fakat zekice, cevval (atak), cüretkâr ve çok dalavereci idi. Meclis Başkanı Kâzım’ın en baş avanesi idi. Ankara’da büyük rezaletler yapmıştı. Bir gece yarısı Taşhan’daki garson çocuğu (erkek) almak için oteli basmış, polis müdahale etmiştir. Kastamonu İstiklâl Mahkemesi Reisi iken bir çocuğu “kardeşim” diye yanında gezdirmişti. .. Cavitleri…
-
“Prag’a Büyükelçi olan Vasıf, Paris’e gelmişti. .. Vasıf Paris’te şoförü olan çocuğa tasallut (sarkıntılık), o da polise şikâyet etmiş. Rezalet olmuş. Oradan kaldırdılar ama Moskova’ya Büyükelçi yaptılar… Sonra oradan yine Milli Eğitim Bakanı oldu.. Başka bir marifet yapmış, İş Bankası Müdürü Celal (Bayar)’ı dövmüş. Sonra Celal’in adamları da Vasıf’ı dövmüşler… sedye ile kaldırılmış.” Alıntı: Hayatım…
-
“Bir patlak; Bahriye (Denizcilik) Bakanı Topçu İhsan Yavuz’un tamiri ve havuzun (Yavuz gemisinin tamiri için onun çekileceği tamir havuzu) yapımı işinde önemli rüşvet almış. Bu işi Mebus Dr. Fikret ile birlikte yapmış. Bunları Yüce Divan’a veriyorlar. Gerçekten Yavuz çürük yapılmış, çatlamış, hapsettiler. Tuhaf! İrtikâptan (yolsuzluktan) iki yıl sonra hesap soruluyor. İsmet Yüce Divan olayından birkaç…
-
“Deniz Bakanlığına İhsan Bakan oldu. İhsan, on para etmez biridir. Hükûmet Yavuz’u (savaş gemisi) tamir ettirmeye karar vermiş. İsmet’e bu devletin Deniz Bakanlığına gereği olmadığını söyledim. Bizde Yavuz’u kullanacak subay yok dedim. Deniz Bakanı Yavuz’un tamiri işinden, diğerlerini yoksun bırakıp kendileri ziftlendiler.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 – Sf.…
-
“Yolsuzluk işleri ayyuka çıktı ve o kadar ayağa düştü ki, herkesin ağzında ve namuslu insanlar şikâyet içinde. Halit Paşa, cesur hırçın hatta deli idi ama namuslu bir adamdı. Nihayet bir gün Mustafa Kemal’e gider: “Yolsuzluk müthiştir, millet batıyor. Bunun önünü al! Celal (Bayar), Kel Ali, Kılıç Ali vs. muhtekirdirler (vurguncu, yolsuzluk yapan kişi) Ben bunları…