Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Ahlak, Etik
-
“Kuzu Paşa’nın (1) Mustafa Kemal’e Zafer Bayramı dolayısı ile bir telgrafı. 12 Eylül 1929’da Milliyet’te yayınlandı: “Yüksek dehalarının ve mucizeler yaratan isabetli ve kuvvetli irade ve iradelerinin harikanûma (olağanüstü yapılmış) bir yadigârı olan Zafer Bayramını bütün silah arkadaşlarım adına tebrike müsareat eder (bu hayırlı işi yapmakta acele eder), Cumhuriyet Ordusunun layezâl (sonsuz) bağlılık ve saygılarını…
-
“Mustafa Kemal Zonguldak’taki 63 numaralı kömür ocağını satın aldı.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 – Sf. 1363, 1364) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1994): Rıza Nur bu bilgileri tuttuğu günlükten aktarmış. BAKKAL’IN NOTU (1994): Kitabının 1363 ve 1364’üncü sayfalarında ayrıntılı bilgiler var.
-
“Derken İş Bankası açıldı. Bu banka Mustafa Kemal’indir. Biraz para koydu, fakat Hükümetin bütün parası onun sermayesidir.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 – Sf.1365) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1994): Rıza Nur bu bilgileri tuttuğu günlükten aktarmış.
-
“.. bir balo ve dans devridir açıldı.. Mustafa Kemal geliyor zil-zurna oluyor, kadınlara tasallut ediyor(sarkıntılık ediyor). Bir keresinde dans ederken Fransız Büyükelçisinin kızının göğsünü sıkmış., kız kaçmış, babasıyla beraber balodan gitmişler. Bir defa Mustafa Kemal kadın yerine tüysüz bir subay ile dans etmiş, çocuğu öpmüş. Kadınlardan bir kaçı Gazi’ye: “Biz burada iken bu olmaz.” demişler.…
-
Latife İstanbul’a gelince derhal eşimi istedi. O’na boşanma olayını anlatmış. Boşanma olayından 2-3 gün önce Latife, kardeşi İsmail ile eşi olan Süreyya Paşa’nın kızı Makbule Ankara’ya gelmişlerdi. Çankaya’da misafir olmuşlar. O zaman Mustafa Kemal yanında kâtip (yazıcı) sıfatıyla Halit Ziya’nın (Uşaklıgil, Latife’nin akrabası) oğlu Vedat vardı. Güzel, tüysüz (i…) bir çocuk. Bir akşam üzeri karanlık…
-
“Bu sırada bir adet de çıktı. Her yerde belediyeler, özel idareler, Mustafa Kemal’e ev, bina, çiftlik bağışlıyorlar. Tabii bunu da kendi adamları, dalkavuk valiler yapıyorlar.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 – Sf. 1347) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1994): Rıza Nur bu bilgileri tuttuğu günlükten aktarmış. BAKKAL’IN NOTU (2011):…
-
“Benden önce Berlin’deki Eden Palas oteline Mazhar Müfit, Çolak İbrahim ve Konya Mebusu Vefik gelmişler. Yavuz’un (Zırhlı savaş gemisi)tamirini bir şirkete vermek istemişler. Şirketten bir rüşvet almak için de kararlaştırmışlar. Fakat otelde Rüşvetin aralarında bölüşümü için kavga dövüş etmişler, rezalet olmuş. .. Bizim halılardan Almanya % 500 gümrük alıyormuş. Yunus Nadi Ankara’daki Alman Büyükelçiliği’nden, 150…
-
“Mustafa Kemal’in amacı tamamıyla açık olarak görülüyordu, müthiş bir terör yapmak. Terörün planını yapmış, keseceği adamların listesini hazırlamış, fakat vesile lâzım… bu vesile de gecikmedi, Şeyh Sait’in Kürt İsyanı çıktı. İşte alâ vesile.. .. Kürdistan’a karşı büyük bir askeri sefer yapacak ve oraya İstiklâl Mahkemesi gönderecek. Onları kırıp geçirecek. Bu vesile ile yeni partiyi (Terakkiperver…
-
“İsmet, Unkapanı’ndaki Belediyeye ait un değirmenini kardeşi Rıza’ya verdirmek için, Operatör Emin’e (İstanbul Belediye Başkanı) bir mektup yazmış. Emin de ihalesiz, ilansız vermiş. Kalamış’ta Boter’lerin güzel köşklerini almış. .. Kanalizasyon işinden Emin’in rüşvet yediği de şayi oldu (açıkça duyuldu). Bu adama yapılan, basın, halk ve hükümet hücumları Türkiye’de hiç kimseye yapılmamıştı…. Mustafa Kemal tutuyordu. Kendisinin…
-
“Bundan da Yahudiler yararlandılar. İtalya ve Fransa’da hazır yeni ve eski şapkaları, milyonla memlekete soktular. İki-üç Frank değeri olan bu şapkalar, en aşağı on liraya, yüz yirmi Frank’a satıldı. Bunların çoğu zımpara kâğıdı ile temizlenmiş şapkalardı. Anadolu’da Türk köylüsünde tesettür yoktur. Şapka giymemek için nesi varsa satıp savıp Suriye’ye göç edenler görüldü.. Sinop’ta şehre bir…
-
“İsmet’in Rıza adında kambur bir kardeşi vardır. Bu aile mütereddi (soy olarak geri ) bir ailedir. Kimi sağır kimi topal, kimi kamburdur. İsmet sağır, Rıza Kambur, Turan (Temelli) topal, küçük kardeşi de kokain çeker. Rıza pek cahil, bayağı bir adamdır. Ateşkes başlangıcında, Direklerarası’nda bir manifaturacının yanında ayda 10 lira maaşla çalışan bir işçi idi. Bez…
-
“İsmet İstanbul’a Heybeliada’ya Kardeşi Kambur Rıza’nın köşküne çekildi. İsmet Lozan’dan dönüşte Çankaya’da Mustafa Kemal’e yakın bir yerde bir bağ aldı. Bağda pek entipüften bir bina vardı. Bir gün bana dedi ki: “İyi bir tamirat yapıp, yanına ilaveler yapacağım. Param yok. Bana para verebilir misin?” “Kütüphane yapıyorum biliyorsun, bana da lâzım. Sana 2 bin lira verebilirim.”…
-
“Nafıa (faydalı işler, Bayındırlık) Bakanı Süleyman Sırrı öldü. Mustafa Kemal ailesine Hidematı Vataniye (vatan hizmeti) tertibinden bol maaş bağlattı ve nakden toptan bol bir para da verdirdi. Bu adam Selaniklidir. Değersiz biri idi. İstanbul’da Nafıa Bakanlığında yolsuzluğu dolayısıyla kovulmuştu. Üsküdar Gaz Şirketinin gizli hesap defterinde bunun aidatı olduğunu bilirim. Anadolu’ya barıştan sonra geldi. Mustafa Kemal’in…
-
“Bir haber: Fikriye Hanım intihar etmiş. Sebebi? Çankaya’ya gitmiş, kabul edilmemiş, üzüntüsünden intihar etmiş?… Gazi evlenince bu metresini para vererek Avrupa’ya yollatmış. Kadın gezmiş gelmiş, Latife kesinlikle bu kadını çekemiyor… Bizim oturduğumuz Leblebici Mahallesinde bir komşumuz var, yerlilerden. Bizim hanımla iyi ahbaplar. Çankaya’ya yakın bağları var. O hanım anlattı: “Bir tabanca patladı. Pencereye koştuk. Bir…
-
“Milli hareket sırasında, istasyon civarında Milli Savunma Bakanlığı, cephane fabrikaları yapmıştı. Mustafa Kemal bunları da kendi arazisi addetti. Bakanlığa “Toprak benimdir. Ya satın alın veya fabrikalarınızı kaldırın!” dedi. Bakanlık telaş etti. Sonunda Recep’i (İleride Başbakan bile olacak olan, Recep Peker) Milli Savunma Bakanı yaptı. Recep bu araziyi Mustafa Kemal’den 200 bin liraya hükümete satın aldı.…
-
“Zamanında Moskova’da Ruslardan aldığımız paradan 100 bin Rus altınını Safvet alıp Almanya’ya gitmiş ve Kütahya milletvekili Nuri (Conker, Mustafa Kemal’in has adamı, yaveri) ile beraber zevkle yemiş, bir tane fişek bile göndermemişti. Milli Savunma Bakanlığı’nda Divan-ı Harp (savaş suçlarına bakan yüce mahkeme) Safvet’in mahkemeye çıkmasına karar vermişti. Araştırma için Almanya’ya heyetler gönderilmişti. Bunlar Safvet’ in…
-
Ankara’da bir de “Yenigün” gazetesi var. Yunus Nadi’nin. Daima Mustafa Kemal’in lehinde, fakat bu sıra bazen aleyhinde yazıyor. ..Bir gün Mustafa Kemal’e Yunus Nadi’nin aleyhinde yazmasından bahsettim. Mustafa Kemal dedi ki; “-Ha o böyle bir mahlûktur. Aldığı yetmez. Arada avucu kaşınır, o zaman aleyhte yazar. Onu ben anlarım.. Yani bir-iki bin lira sıkıştırırım, lehte yazar.…
-
Bu sırada Mustafa Kemal Meclis binasını parti binası diye yaptırıyordu. Yunan esirlerini ve bizim askeri çalıştırıyordu. Malzemeleri de askeri kanaldan aldı. Kendisine, belki 10 bin liraya mal oldu. Hatta Mimarı Vedat’ı da kovup parasını vermedi. Sonra bu binayı hükümete, iyi bilmiyorum galiba 250 bin liraya sattı. Güzel kâr. O sırada Çankaya’sını da yaptırıyor, yine orada…
-
..gözümde, kabiliyetsiz fakat pek haris (aşırı hırslı)entrikacı, yalancı, namussuz biri olmuştur. Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 – Sf. 1162) kitabından birebir alınmıştır.