Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Ahlak, Etik

  • (14 Mart 1921 tarihli gizli celse:) BAKKAL’IN YORUMU (1994): Antepliler, Şahin Bey dedikleri sonradan kahraman olarak anılacak olan toprak ağasının öncülüğünde önce Fransızları Antep’e davet etmişler, sonra Fransız ordusundaki Ermeni lejyonerlerden cesaret alan tehcire uğramış olan bazı Ermenilerin Antep’e geri dönüp mallarını sahiplenmelerinden rahatsızlık duyulunca yine Şahin Bey öncülüğünde Antep’i Fransız lejyonerlerinden kurtarmış, geri almışlar,…

  • “Mithat Paşa’nın konağında her akşam, Namık Kemal Bey, Ziya Bey (Şair ve yazar Ziya Paşa) ve Rüştü Paşalarla diğer arkadaşlarının toplanıp içtiklerini ve ileri geri konuşmalar yaptıklarını öğreniyordum Bir seferinde Mithat Paşa’nın “Hanedan-ı Osmaniden hayır gelmez. Cumhuriyet’e gitmekten başka çare kalmadı. Bunu nasıl sağlamalı dersiniz? .. Âlemde bugüne kadar Âl-i Osman denilmiş, bundan sonra da…

  • “20 Temmuz 1931 tarihli Milliyet başmakalesini okudum. İstanbul’da Alman Bankaları iflas ediyormuş, bizim hükümet bunların alacaklarını zamanından önce vermiş, başka yardımlar yapmış iflastan kurtarmış. Gazete buna; “İşitilmiş şey değildir! Bu şimdi İsmet Paşa Hükümeti’ne nasip olmuş bir mazhariyettir (yardımseverliktir).” diyor… İsmet ve kambur kardeşinin, Siirtli Mahmut, Kılıç Ali, Bozok Salih ve emsalinin (Bunlar gibilerinin) Doyçe…

  • “Bir gün Büyükada’da kulüpte oturuyorlarmış Birçok kalabalık varmış, tarihçi Ahmet Refik de Mustafa Kemal’in masasına oturmuş. Mustafa Kemal bu adama pek kızgın imiş. Sebebi de Yavuz Selim’i övücü yazılar yazdığı içinmiş. Mustafa Kemal Ahmet Refik’e “Sen cahilsin, eşeksin, hayvan!” diye söylenmiş. .. Nihayet “Şu masa üzerine çıkacaksın, Cahilim, eşşeğim, diye bağıracaksın!” demiş. Ahmet Refik çıkmış,…

  • “Kibrit Şirketi’nden İsmet Paşa 20 bin liralık aksiyon hediye almış. Kambur kardeşine (Rıza) Belediye’nin frigorifik işini vermiş, etleri cebren (zorla) hiç olmazsa 24 saat oraya sokuyor, kilo başına 20 kuruş alıyormuş. Halk da sadece Kambur’un şerefine eti 20 kuruş fazla ile yiyor. Utanmaz İsmet bunlara rağmen namus şampiyonu rolü oynuyor!”  Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV…

  • “Yahya Kemal (Beyatlı) Ankara’ya gelmiş. İsmet’e yolsuzluklardan şikâyet etmiş. İsmet “Bunları Gazi’ye de söyle, seni ona götüreyim.” demiş. .. İçilmiş, aptal Yahya Kemal Mustafa Kemal’e yolsuzluklardan şikâyet etmiş. Mustafa Kemal dinlemiş, dinlemiş sonunda “Sen bir şairsin, böyle şeylere karışma!” deyip kıçını dönmüş. Yahya Kemal oteline dönmüş, sabah olup ayılınca çok korkmuş. Beni bu adam asar…

  • “İstanbul’da İş Bankasına Çiş bankası diyorlar… Tabii Mustafa Kemal ve İsmet’in dalkavuklarına ve zorbalarına, mebuslarına borçlar veriyormuş. Meselâ Yakup Kadri’ye (Karaosmanoğlu) 20 bin liralık borç vermiş.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 – Sf.1692) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1994): Rıza Nur, yurtdışında, bu bilgileri tuttuğu günlükten aktarmış.

  • “Mecdi Sadrettin, bu çocuk güzel yüzlü bir gençti. Eski Karadağ sefiri (Büyükelçisi) Sadrettin Bey’in oğludur. Yüzüne pudra, dudaklarına kızıllık sürerdi. Ankara’da birçok bakan ve mebus onu sıraya çektiler! Bilhassa (özellikle)Meclis Başkanı Kâzım’ın metresi idi. .. Sonra Mustafa Kemal ona bir evlatlığını vermiş. Yani Damadı Hazret-i Şehriyâri..!” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV – Rıza Nur (Altındağ…

  • “Mustafa Kemalin Yalova’da üç köşkü varmış. Birini İsmet’e hediye etmiş. Bozüyük’te Çolak İbrahim’in kereste fabrikasının yanında Mustafa Kemal’e mükemmel bir köşk yapılmış. Belki oradan geçer de biraz oturur diye imiş.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 – Sf.1645) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1994): Rıza Nur, yurtdışında, bu bilgileri tuttuğu…

  • “İzmir Valisi Arnavut Kâzım Paşadır. Mürtekip (Zimmetine para geçiren kişi), namussuz biridir. Mustafa Kemal’in göz bebeğidir.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 – Sf.1636) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1994): Rıza Nur, yurtdışında, bu bilgileri tuttuğu günlükten aktarmış.

  • “Türklerden birini gördüm. Memleketin feci halini anlattı. Tayyare Reisi Fuat’ın hırsızlıklarını söyledi. Bu meyanda onun, “Gazi’nin kayın biraderiyim.” dediğini söyledi. Hayret ettim. Gazi’nin metresi olup ve O’nun tarafından öldürülmüş Fikriye bu Fuat’ın kız kardeşidir.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 – Sf.1629) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1994): Rıza Nur,…

  • “Fethi’nin partisine Kütahya mebusu Nuri kâtip olmuş. Sade bu, partinin mahiyeti (içeriği) ve Mustafa Kemal’in malı ve oyuncağı olduğunu göstermeye yeterlidir. Nuri (Conker) Selaniklidir, Mustafa Kemal’in en sadık bir kölesi, aletidir. Ona kadın bulur, irtikâbına (yolsuzluğuna) aracılık eder.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 – Sf.1628) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN…

  • “İsmet; câhil, namussuz, rezil, içi dışına asla uyumaz, şeytana iblislik eder, mürai (riyakâr, ikiyüzlü), hilekâr biridir. Entrikada eşsizdir. Varlığı şüphe ve evhamdan ibarettir. Bu nedenle daima uyanıktır.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 – Sf.1619) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1994): Rıza Nur, yurtdışında, bu bilgileri tuttuğu günlükten aktarmış.  

  • “Kadın bana birkaç ay önce de “Randevu evlerinin çok para kazandığını, Madam (Fransız komşuları) söylüyor. Onunla beraber bir genelevi açalım.” demişti.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 – Sf.1555) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1994): Rıza Nur, yurtdışında, bu bilgileri tuttuğu günlükten aktarmış. BAKKAL’IN YORUMU (2008): Rıza Nur’un hatıratı diğer…

  • “Birisine rast geldim. (Rıza Nur Paris’te) Raşit Safvet’den bahsetti ve onun geçen sene Paris’e geldiğini, Topkapı Sarayındaki mücevherleri satmak için çalıştığını söyledi. .. Yahudi Menaşe onun veli-i nimetidir. Onun başkanlığında mücevheratçı diğer Yahudiler ile bu mücevheratı satmak için görüşmelere girişmiş bu da derhal Paris piyasasına yayılmıştır. Bir Yahudi’yi de bu iş için İstanbul’a yollamışlardı. Bu…

  • “Süreyya, kızı Melahat’ı Latife’nin kardeşi İsmail’e verdi. Kız çok açık bir kız idi. İsmail deli ve edepsiz biri. Zamanla Gazi Latifeyi boşadı, Süreyya da kızını İsmail’den boşattı. Sonra Melahat’ı Dr. İhsan’a verdi…. Mustafa Kemal Süreyya’yı Mebus yaptı. .. bir gece Gazi’de imişler. Tertip üzerine Dr. İhsan’ı bir hastaya çağırmışlar. Rivayete göre çağırtan da kaynanası imiş. …

  • “Bugün Paris’te Tayyare Reisi Fuad’a rastladım. ..Topal Osman’la beraber Ali Şükrü’yü öldürmüştü. .. Boşadığı karısına 50 bin lira vermiş.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 – Sf.1449, 1450) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1994): Rıza Nur bu bilgileri tuttuğu günlükten aktarmış.

  • “Bundan 60-70 yıl önce İstanbul basınında Latin harfi leh ve aleyhinde tartışmalar olmuştu. On yıl önce de oldu, iki yıl önce de oldu. Bütün düşünürler, üniversite profesörleri ile birlikte Latin harfi aleyhinde oy verdiler. Her yaz bir inkılâp yapıyor. Bu hal bir tür delilerde olur. Mustafa Kemal alkolik, frengilidir. Bunlar böyle şeyler yaparlar. Bir gün…

  • “Ordu Müfettişi Çerkez Sait Paşa karısını ve kız kardeşini Mustafa Kemal’e takdim etmiştir. ..Milli Hareketin ilk devresinde Sait’in kız kardeşi Bursa’da imiş. Mustafa Kemal oraya giderdi. Bu kadınla ilişkide idiler. Bunları Mustafa Kemal bana bizzat hikâye ettiydi. Onun anlattığına göre, ilk önce kadın bir gece O’nun evine gelmiştir. Kadının Mustafa Kemal’e yazdığı bir aşk mektubunu…

  • “Samsun şimendiferinden (demiryolu) milyonlarla vurgun yapıldı. Nemlizâdeler de yaman şeylerdi. Çarşamba’ya şimendifer yaptılar. İflas ediyorlardı. Kârsız bir şimendifer, baktılar ki iş kötü. Hükümete fahiş fiyatla sattılar. Bu işi yapan sırf İsmet’tir. Devletin şimendifer yükü zaten haddinden fazla. Bu belayı da aldı. Kim bilir kendisi bu işten ne rüşvet aldı?” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV –…