Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Ahlak, Etik

  • “Milli hareket sırasında, istasyon civarında Milli Savunma Bakanlığı, cephane fabrikaları yapmıştı. Mustafa Kemal bunları da kendi arazisi addetti. Bakanlığa “Toprak benimdir. Ya satın alın veya fabrikalarınızı kaldırın!” dedi. Bakanlık telaş etti. Sonunda Recep’i (İleride Başbakan bile olacak olan, Recep Peker) Milli Savunma Bakanı yaptı. Recep bu araziyi Mustafa Kemal’den 200 bin liraya hükümete satın aldı.…

  • “Zamanında Moskova’da Ruslardan aldığımız paradan 100 bin Rus altınını Safvet alıp Almanya’ya gitmiş ve Kütahya milletvekili Nuri (Conker, Mustafa Kemal’in has adamı, yaveri) ile beraber zevkle yemiş, bir tane fişek bile göndermemişti. Milli Savunma Bakanlığı’nda Divan-ı Harp (savaş suçlarına bakan yüce mahkeme) Safvet’in mahkemeye çıkmasına karar vermişti. Araştırma için Almanya’ya heyetler gönderilmişti. Bunlar Safvet’ in…

  • Ankara’da bir de “Yenigün” gazetesi var. Yunus Nadi’nin. Daima Mustafa Kemal’in lehinde, fakat bu sıra bazen aleyhinde yazıyor.  ..Bir gün Mustafa Kemal’e Yunus Nadi’nin aleyhinde yazmasından bahsettim. Mustafa Kemal dedi ki; “-Ha o böyle bir mahlûktur. Aldığı yetmez. Arada avucu kaşınır, o zaman aleyhte yazar. Onu ben anlarım.. Yani bir-iki bin lira sıkıştırırım, lehte yazar.…

  • Bu sırada Mustafa Kemal Meclis binasını parti binası diye yaptırıyordu. Yunan esirlerini ve bizim askeri çalıştırıyordu. Malzemeleri de askeri kanaldan aldı. Kendisine, belki 10 bin liraya mal oldu. Hatta Mimarı Vedat’ı da kovup parasını vermedi. Sonra bu binayı hükümete, iyi bilmiyorum galiba 250 bin liraya sattı. Güzel kâr. O sırada Çankaya’sını da yaptırıyor, yine orada…

  • ..gözümde, kabiliyetsiz fakat pek haris (aşırı hırslı)entrikacı, yalancı, namussuz biri olmuştur. Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 – Sf. 1162) kitabından birebir alınmıştır.

  • Millet, bu Lozan delegeleri topluluğunun parası hesaplarını, bir gün yeniden görmelidir. İsmet’in çok yolsuzluğu vardır. Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 – Sf. 1093) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Necmettin Molla bana bazı tahvillerin (hisse senetlerinin) fiyatlarını yükseltmek için Lozan Antlaşmasına madde koydurmamı teklif etti.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf. 977) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Eskişehir bozgunundan sonra Ankara’ya gelmişti. Nevres’i Ankara’da buldum. Mustafa Kemal’e de çocuk takdim etmiş (cinsel tatmini için çocuk sunmuş). Her gün Milli Savunma Bakanlığı’nda. Nevres, Dâhiliye Vekili Fethi’den resmen izin alıp İstanbul’a gitmiş. … Bakanlar Kurulu toplantısında Fevzi (Çakmak) olağanüstü bir tavırla; “Nevres buradan İstanbul’a gitmiş, İngiliz Komutanı’na bizim durumumuzu gösteren bir rapor vermiş. Raporun…

  • “Ordudan fena haberler var, yine asker adeta tabur tabur kaçıyor.  Orduyu besleyemeyiz. Düşündük; “Mustafa Kemal’den Hintlilerden gelen parayı alalım.”  dedik. İstedik. Vermedi. Zorladık, olmadı. .. Bakanlar Kurulunda “Bu para benimdir Hintliler bana gönderdiler.” dedi…. Ben Rusya’ya gidince Hükûmet bu parayı almış. Fakat 5-10 gün sonra Maliye Hazinesine ilk para girince, Mustafa Kemal Maliye Bakanı Hasan…

  • “Mustafa Kemal’de Halide de fantezi ve maskaralıkla meşguller. Halide orduda, o çadırdan o çadıra gidiyor. Hele “S” nin peşini bırakmıyor.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf. 873) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Mustafa Kemal şimdi döner dönmez Meclis’ten gazilik unvanı ve 4 milyon lira ödül istedi. Mebuslar yine köpürdü. Nihayet gaziliği aldı. Fakat para vermediler. Ne yüz! Kendi kendine istiyor! Nutkunda (Mustafa Kemal’in Nutuk kitabı) “Meclis bana gazilik unvanını verdi.” diyor. Müşirliğe (mareşallik unvanını da vermişler.) itiraz etmemişlerdi. Birkaç gün geçince de “Bana Meclis dört milyon lira…

  • “Moskova dönüşü Ankara’ya gelişimin ikinci günü Darülmuallimat Müdiresi Şahende Hanım geldi bir olay anlattı; “Bir gece yarısı bir otomobille Mustafa Kemal ve yaveri Salih (Bozok) okulun kapısına geldiler. Öğrencilerden bir kızı alıp götürdüler. Ertesi günü Maarif Vekili Hamdullah Suphi (Tanrıöver) Bey’e gidip şikâyet ettim. Ama ne yapalım olur ya kızı sevmiş almış, dedi.” Bu iş…

  • “Tevfik Rüştü üç-beş yıldır da Mustafa Kemal’in gönlünü yapıyor. Ankara’daki evini ona kerhane gibi yaptı. Dışişleri Bakanı oldu.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf.763) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2007): Tevfik Rüştü İzmir Yahudilerinden.

  • “Halil (Enver Paşa’nın amcası Halil Paşa) hanımını telgrafla İstanbul’dan getirtip, kendi eliyle Çankaya’da O’na (Mustafa Kemal’e) teslim etti. Teslim ederken hanımına “Paşa seni kardeşi gibi öpsün!” demiş. Mustafa Kemal; “Ne kardeş gibi, bayağı öpsün!” demiş. Bunu bana burada hazır olan birisi anlattı. Mükâfat olarak Mustafa Kemal Halil’e birkaç bin lira ihsan-ı şahane (padişah ödülü) verdi…

  • “Neriman’a sordum; “Rus Casusudur!” dedi. İşte bu adam İbrahim Abilof dur. Ankara dönüşümüzde onu Azerbaycan Büyükelçisi, Mustafa Kemal’in en baş ve gizli dostu olarak buldum. Herifin yanında birkaç tane de güzel Rus karısı var. Mustafa Kemal her gece Azerbaycan Büyükelçiliğinde sabahlıyor.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf.…

  • “Eski Van Valisi Mithat, Samsun’a Reji (Tekel, Gümrük) Müdürü olmuş, Orada Nemlizadeler’le birlikte, kaçmış veya ölmüş Rum tacirlerinin geriye kalmış tütünlerini Nemlizadeler’e yok pahasına vermiş. Onlardan iki – üç yüz bin lira rüşvet almış. İşi araştıran Maliye Müfettişi Remzi, “Açık bir irtikâptır (aşırmadır) “dedi. Mithat derhal kurtulmanın yolunu buldu, Kılıç Ali’ye bacanak oldu, hemen mahkemeden…

  • “Mustafa Kemal gece gündüz içiyor, bol ve açık fuhuş yapıyor.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1968 – Sf. 537) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Tevfik Paşa Kabinesinin Harbiye Nazırı Süleyman Şefik Paşa; “Herkes servet yapıyor. Biz böyle duruyoruz. Gerçi sizin için küçük ama İstanbul Polis Müdürlüğünü kabul ediniz. Varidatlı (varlıklı, geliri iyi olan) bir memuriyettir. Ortaklaşa servetimizi yapalım.” dedi. “Ben bu işin ehli değilim yanlış kapı çaldınız.” dedim.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım II – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1.…

  • Halaskârlar işini emniyetle yaptık. Yakovalı Rıza Bey Sinop’ta tutuklu idi. Kaçıracağım, gidecek Arnavutluk’ta isyan çıkaracak. Bu sırada affedildi. İsyan başlamıştı, gidip katıldı. İttihat kabinesini devirdik… Gazi Muhtar Kabine reisi idi İttihatçı Meclis-i Mebusan’ı feshetti. Alıntı: Hayatım ve Hatıratım II – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1968 – Sf. 374) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (1994):…

  • “Livata (erkek erkeğe cinsel ilişki) eskiden beri Çinlilerde vardı. Roma İmparatorlarından, merasimle genç erkek çocuklarla evlenenler olmuştur. İran’da eskiden beri vardı. Hatta bizdeki Şengül Hamamı da budur. Şengül kelimesi, gulam, gulampara manasına olup yapılan çocuk demektir. Şengül kelimesi Osmanlı klasik şairlerinin şiirlerinde pek çoktur.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım I – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1.…