Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Ahlak, Etik

  • “Sason İsyanını, o zaman yüzbaşı olan (1) Cemal Madanoğlu anlatıyor; “Vergi toplamaya bir askeri birlik ile çıkan Kaymakam, Harbak Köyü’nde Ağa Teteri Bedik’in evine misafir oluyor. Bir Yüzbaşı Ağanın gelinine sarkıntılık edince olay çıkıyor. Köylüler (ağanın adamları) kaymakam ve adamlarını öldürüyorlar.”” Alıntı: Belgelerle Dersim Raporları – Faik Bulut (1992 – Sf. 212) kitabından birebir alınmıştır.…

  • “ABD’de okullarda “Ahlak ve kişilik geliştirme ” dersleri konuldu…. Bilim ve teknoloji bize hayatın anlamını söyleyemez. Hayatın anlamını ancak edebiyat, sanat ve tinsellik aracılığı ile kavrayabilir… Tin; Manevi, ahlaki, doğaüstü olan (mistisizm). Amerikalılar dinden çok Tin’e inanıyorlar. ABD’lilerin % 94’ü Tanrıya inanıyor, dindar insanlar, dinden çok tin’e inanıyorlar.” Alıntı: Megatrends 2000 – John Naisbitt ve…

  • “Mustafa Kemal 7. Ordu’ya iki kez kumandanlık etmişti, Yedinci Orduyu da içine alan Ordular Gurubu Kumandanı Alman Generali Falkenhain’di. General Falkenhain’in kimi yöntem ve davranışları Paşa’nın canını sıkıyordu…. Mustafa Kemal… kendi kendini Ordu Kumandanlığından affetmiş, daha da ileri giderek Kolordu Kumandanlarından Ali Rıza Paşa’yı yerine vekil olarak atamış ve kendi görevine son vermişti. ..Enver Paşa…

  • “Mustafa Kemal Balkan Savaşından sonra Sofya Ateşemiliterliği’ne (askeri ataşeliğine) gittiğinde Madam Corinne kendisini çok yalnız bulmaya ve ona aydın bir kadın olgunluğu taşıyan özlem dolu mektuplar yazmaya başlamıştı.” Alıntı: Kutsal İsyan II – Hasan İzzettin Dinamo (1992 – Sf. 158) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Namuslu insanların, şerefsizler kadar yürekli olmadıkları bir memleketin akıbetinden (geleceğinden) kuşkulanılabilir.” Roosevelt. Alıntı: Kutsal İsyan III – Hasan İzzettin Dinamo (1992 – Sf. 55) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1992): İsmet İnönü’ye bu sözü mal ettiler sözün sahibi Roosevelt’tir.  

  • “Yıldırım Beyazıt fuhşa düşkündü, “iç oğlanları” onun zamanında Saraya girmiştir.” Alıntı: Türk Tarihi III – Rıza Nur (1992 – Sf. 173) kitabından birebir alınmıştır.

  • Neredeyse başkalarına avuç açacak kadar yoksul bir kunduracı ile bir çamaşırcının oğlu olan Stalin de sapına kadar savunduğu Bolşevizm’in uğruna yirmi değişik takma ad kullanarak para nakleden trene ve kamyonlara saldırmış, banka soymuş, tehdit ettiği zenginlerden para sızdırmış, kendi açtığı genelevlerindeki kadınları partisi için para kazanmaya zorlamıştı. Alıntı: Dünyada Rüşvet İle İktidara Gelenler – Walter…

  • “İnsanlar evliyalar tarafından yönetilmedikleri sürece, Hükümette yer alanlar ondan (Hükûmetin imkânlarından) yararlanacaklardır.” Alıntı: Demokrasi ve Totalitarizm – Rymond Aron (Sf. 125) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Yahudi Gomel-Zigna şirketinin İtalya’ya ihraç ettiği 530 ton zeytinyağı yine İzmir limanına iade edilmiş, basının sıkıştırması üzerine Hükûmet hadise ile ilgilenmek zorunda kalmıştı. Sağlık Bakanlığı uzmanlarının yaptığı tahlil sonunda bu yağın insan sağlığı için çok tehlikeli olduğu neticesine varılmıştı. Yağ müsadere edilmiş (devlet tarafından el konulmuş), sanıklar adliyeye gönderilmişlerdi. Duruşmalar devam ederken Ticaret Bakanı Ahmet…

  • (Mesuliyet Mecmuasında ilk baskının ilk sahifesinde:) “Kanaatimizce mesuliyetin (sorumluluğun)  egemen olmadığı ülkelerde adalet te gerçekleşmez. Bir mülkün selameti hak’tan başka hiçbir hatır ve gönül tanımaz. … Her devlet dünyayı kendisine miras kalmış bir malikâne, bütün insanlığı mevhup köle görmek ihtirasına (aşırı hırsına) tutulmuştur. Biz, tek başımıza kalsak ta, ağlanacak halimize gülmemeye karar verdik. Gücümüz, kuvvetimiz…

  • (Hüseyin Avni Ulaş;) “Bence hayatta en büyük başarı alçaklığa mahkûm olmamaktır. Küçük ruhlu sefillere, yüksek makamlar hiçbir şey ilave etmez. Gönül arzu ederdi ki yüksek makamları yüksek şahsiyetler işgal etsin. Bu gerçekleri araştırırken (Kurtuluş savaşı yıllarını) karşınıza resmi güçler gölgesinde ve halkın zararına olan sefil ruhlu, evlattan evlada geçen bir kötü ruhlu hortlak gibi dişlerini…