Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Alevilik, Bektaşilik, Şiilik
-
“Tunceli Kanunu” diye bilinen “Tunceli Vilâyetinin İdaresi Hakkındaki Kanun” 25.12.1935 gün ve 2884 sayılı Yasa, başbakan İsmet İnönü’nün raporunun Cumhurbaşkanı Atatürk ve bakanlar Kurulunca okunup değerlendirilmesinden sonra hazırlanmış ve “Munzur Vilâyeti Teşkilâtı Hakkındaki Kanun” adıyla 6 Kasım 1935 tarihinde TBMM’sine sunulmuştu. Başbakan İnönü, bu yasanın “İlmi bir tetkik mahsulü” olduğunu ileri sürmüş. Sf. 124 Alıntı:…
-
Din, Türklerde, bir imandan çok bir politika imkânıdır ve bu önerme zaman sınırı tanımamaktadır. Türkler, iktidara gelmek veya hücum ya da savunmada dini, bir öğreti ve bir bayrak olarak kullanıyorlar; çok din değiştirmelerini ve genel olarak bağnazlıktan uzak kalmalarını bu önerme ile açıklayabiliyoruz. Sf. 63 Alıntı: Şebeke (Network) – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı…
-
Tunceli ile ilgili yasanın yapılması 1935 yılının sonlarına rastlıyor. .. Dersim’i yönetmek için ayrı bir Müfettişlik (Elâzığ Merkezinde) kuruldu, Dördüncü Genel Müfettiş bölgedeki en yetkili askeri komutandır, aynı zamanda Vâli, aynı zamanda Bölgede kurulan olağanüstü Askeri Mahkemenin başkanıdır. Bu mahkemelerde sanıklara iddianâme verilmiyor, sanıklar avukat tutamıyor, mahkemede tercüman yok. Mahkemenin kararları kesin, kararlar temyiz (bir…
-
29 Mayıs 1341 (1926) tarihinde İçtima: 109, Celse:1, Reis Kâzım Paşa Bazı Vilayetler Ortadan Kaldırıldı: Üsküdar, Beyoğlu, Çatalca, Gelibolu, Genç, Ergani, Ardahan, Siverek, Kozan, Muş, Dersim. Dersim’in Esbabı Mûcibesi; Dersim Vilâyeti; Bu vilâyet küçük, ümrandan (gelişmeden) mahrum, imârata (imar etmeye) az kabiliyetli, maarifsiz (öğretimsiz) halkı iptidai hayatta (ilkel yaşamda), dağlık, yolsuz, ücra bir yerdir.…
-
25 Mart 1341 (1925) tarihinde İçtima: 87, Celse:1, Reis Kâzım Paşa İskân Müdüriyeti Umumiyesi Bütçesi Feridun Fikri Bey; “Dersimdeki Aşiretleri Elazığ’daki Ermeni Köylerine Yerleştirelim.” Diye teklif ediyor: Feridun Fikri Bey (Dersim); “…Vilâyatı Şarkiye’de (doğu vilâyetlerinde), meselâ Elâziz’de birçok Ermeni köyleri vardır. Hâlbuki aynı zamanda Erzincan’a civar olan sahalarda misal olarak arz ediyorum ezcümle (özetle)…
-
8 Nisan 1338 (1922) tarihinde İçtima: 22. Celse:1, Reisisâni Vekili Musa Kâzım Efendi. Elaziz Valisi Sabıkı (eskisi) Abdülkadir Hakkında Soru Önergesi Görüşmesi: (Dersim Mebusu Hasan Hayri Bey; yolsuzluk nedeni ile azl edilen (görevden alınan) Vali Mazhar Müfit Bey ve Harput Kazası Kaymakamı Abdülkadir Bey’in tekrar aynı mahalde istihdam edilmelerinin (aynı yerde çalıştırılması) sebebini Dâhiliye Vekilinden…
-
4 Ekim 1921 (1337) tarihinde İçtima: 86, Celse:1, İkinci Reis Vekili Hasan Fehmi Beyefendi İkinci Reis Dr. Adnan Beyefendi Hasan Fehmi Bey’in İstifasını Geri Alması Hakkında Görüşmeler: (Hakkı Hami Bey; istifa zapta (tutanağa) geçmemişken Meclis İkinci Başkan Vekili Hasan Bey istifasını geri alsın diyor. Hüseyin Avni Bey ise Hasan Fehmi Bey’e hürmetimiz vardır ama konu…
-
29 Kasım 1920 tarihinde 105. İçtima 1. Celse, İkinci Reis Vekili Hasan Fehmi Bey: Dersim Mebusu Diyab Ağa ve Kansuzade Hayri İle Mustafa Beylerin Dersim Hakkındaki Takrirleri (önergeleri): “BMM Riyaseti Celile’sine .. Şimdiye kadar hiçbir usul ve şekli idarede cayi bulamayan (yeri bulunmayan) ve adeta hayvanatı vahşiye (vahşi hayvanlar) sırasında telakki edilen (algılanan, anlaşılan)…
-
18 Kasım 1920 tarihinde 99. İçtima 2. Celse, İkinci Reis vekili Hasan Fehmi Bey: Dersim Hakkında Sual; (Dersim Mebusu Hasan Hayri Bey: Dersim’de memurların kötü idaresinden ve eşkıyalıklardan bahsediyor. Dersimde Kürtler halkın sülüsânını, yani üçte birini, Türkler sülüsünü yani üçte ikisini teşkil ediyor diyor. Büyük Millet meclisine Kürtler temsilci gönderdi, Türkler göndermedi diyor.) Sf.430,431 Dâhiliye…
-
2510 sayılı İskân Kanunundan önce de Kürtlerin toplu halde veya azar azar sürgüne gönderildiklerini unutmayalım. Bu kanunların önemlileri şunlardır. 1- Mahalli İskânlarını İzinsiz Terk Eyleyen Muhacir ve Mültecilerle Aşiretler Hakkında Kanun. 10. Kânunuevvel. 1925 tarih ve 675 sayılı. 2- 31 Mayıs 1926 tarihli ve 885 Sayılı İskân Kanunu. 3-10 Haziran 1927 Tarih ve 1097 sayılı…
-
(Genelkurmay Harp Tarihi Dairesi Yayını;) “Şeyh Said, özellikle Dersim ve Muş Beylerini kendi tarafına çekmeye çalışıyor ve bunlara bu maksatla adamlar gönderiyordu. Eğer Şeyh Said bu teşebbüslerine sadece Kürdistan Bağımsızlığı adına ve daha Önce girişmiş olsaydı, ayaklanmayı Dersim ve Muş’a bulaştırması muhtemeldi. Fakat ayaklanmanın gayesi dini kurtarmak ve özellikle Osmanlı Halifeliğini yeniden kurmak şeklinde gösterilince,…
-
Tunceli Tenkil Harekatında Ayaklanan Halka Dördüncü Müfettişlikçe Yazılan Bildirge; “Ovacık Kazasının Lertik, Mercan ve Birman mıntıkalarında oturan Kalan’lı (Dersimli, Tuncelili) halka; 1-Halkı cahillikten ve fukaralıktan kurtarmak için, Hükûmetin Tunceli’de yapmakta olduğu iyi işleri her gün öğreniyorsunuz … Bu sebeple Hükümet, zalimlerin zulümlerine son vermek ve masum halkı onların elinden ve şerrinden kurtarmak için asker getirmiş…
-
1937 Yılında Tunceli Tenkil (cezalandırma, uzaklaştırma, ortadan kaldırma) Harekâtına Dair Bakanlar Kurulu Kararı; Gayet Gizlidir; Başvekâlet (Başbakanlık) Kararlar Müdürlüğü; Son günlerde Tunceli’de vukua gelen hadiselere dair raporlar 4 Mayıs 1937 tarihinde Atatürk’ün ve Mareşal’in huzurları ile tetkik ve mütalaa edilerek (araştırılarak ve incelenerek) aşağıdaki sonuca varılmıştır; 1-Toplanan kuvvetlerle Nazımiye Keçikesen (Aşağı Bölge) Sin, Karaoğlan hattına…
-
Talat Paşa, İçişleri Bakanı olur olmaz, Hamid’in adamı Şeyh Ubeydullah’ın oğlu Abdülkadir, derhal Kürt bölgelerine giderek Rusya’ya karşı isyana hazırlanmalarını öneriyor. Ancak daha önce değindim; Kürtler, artık Türklere karşı başkaldırmayı tercih ediyorlar. Sf. 71 Hamid’i, aynı ideolojinin daha soğukkanlı ve temkinli, ittihatçıları da daha hızlı ve cüretkârı olarak düşünmek gerekiyor. İttihatçılar, Kürtlerin, eskiden olduğu gibi…
-
Kürtlerde Sünniler çoğunluktur ve Osmanlı yanlısı bir tutum içinde yaşıyorlar. Şiiler ise daha çok Iran içinde yaşıyorlar ve genellikle Iran Devleti yanlısı bir politika izliyorlar. Bir de bunların arasında ve Anadolu’nun ortalarına yakın bir yerde yaşayan, etnik kökenleri tartışmalı Zazalar var. Bunlar Dımbıllı Kürtleri olarak da biliniyorlar; “Kızılbaş” sayılıyorlar. Ancak Kürtlükleri çok tartışmalıdır; Kürtler bile…
-
Kütükoğlu, bunları Mühimme Defterlerinde okuyor ve yazmamak edemiyor; “Umumiyetle İran’la münasebeti sabit olan Kızılbaşlar ya aileleriyle Kıbrıs’a sürülüp tecrit edilmişler veya hırsızlık, şakilik (eşkıyalık) ve sair töhmetler isnadı ile idam edilmişlerdir. Akıbetlerini öğrenmemekle beraber İran’la münasebeti olduğu itham altında kalıp teftiş edilmeleri istenilen kimselerin bir hayli yekûna baliğ olduğunu görüyoruz.” Osmanlı, dinsel hoşgörülü bir devlet…
-
Ünlü Topal Osman, Koçgiri İsyanını bastırırken, isyancı Kürtlere bir beyanname dağıtıyor; Uğur Mumcu, bunu, benim bulamadığım bir kaynaktan alarak aktarıyor. «Ey din kardeşlerimiz. Muhterem arkadaşlar, içimizdeki Pontusçuları temizledik. Ermeni’den terki silah ettirdik. Başka büyük düşmanlarımız var. Yunan ordusu da yurdumuza saldırdı. Kardeş kavgasını bırakalım; bir din kardeşi olarak birleşelim. Yunan ordusunu yurdumuzdan atalım.» U. Mumcu,…
-
Yasanın birinci maddesi şöyledir: “Türkiye’de Türk Kültürüne bağlılık dolayısıyla nüfus oturuş ve yayılışını bu kanuna uygun olarak icra vekillerince yapılacak bir programa göre düzeltilmesi Dâhiliye Vekilliğine verilmiştir.” Böylece nüfusun, Türk kültürüne bağlılık ilkesine göre, yeniden dağıtılacağı yasa hükmü haline getirilmiş oluyor. Yasanın ikinci maddesi, bu yasa açısından, Türkiye’yi üç mıntıka ya da bölgeye ayırıyor; birinci…
-
Kapı silâhla tarandığı sırada odada bulunan Mehmet Ünver alnından yaralanmıştır. İçeriye giren saldırganlar Ünver ailesinin erkeklerinden önce Malik Ünver’i alarak Çehre Sokakla Dalyan sokağın kesiştikleri köşeye getirmişler ve “Allah’ını seven vursun” diye bağırarak Malik Ünver’i öldürmüşlerdir. Malik Ünver’in götürülüşü sırasında Ünver ailesinden Mustafa Ünver, Mehmet Ünver, karısı Döndü Ünver ve çocukları karşı tarafta bulunan komşu…