Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
about
Kategori: Alevilik, Bektaşilik, Şiilik
-
Bizim bildiğimiz, Mustafa Kemal, Alevi Kürtlerle kurabildiği diyalogun kat kat fazlasını Sünni Kürtlerle kurdu ve onlardan büyük destek aldı! Sf. 245 Alıntı; Dersim Merkezli Kürt Aleviliği – Munzur Çem, (Vate Yayınları) 2. Baskı Ekim 2011 – Sf. 245) kitabından birebir alınmıştır.
-
Her iki yazarın da Aleviliğe çizdikleri çerçeve Türk ve İslam’dır; yani Kemalistlere ait bilinen çerçevenin dışına çıkmış değiller. Her ikisi bakımından da Mustafa Kemal Alevi dostudur. Dost olmaktan da öte, adeta tanrısıdır. O Alevileri, Aleviler de onu çok sevmiş ve desteklemişler. Ali Kaya, bu arada Mustafa Kemal’i Bektaşi göstermek için de hayli çaba harcıyor: “Mustafa…
-
Kürtlerin, Horasan’a yerleştirilmeleriyle ilgili olarak daha sonraki tarihlerde gerçekleşmiş bir olay var ki, onun üzerinde biraz durmak gerekir Martin van Bruinessen Ağa, Şeyh ve Devlet adlı kitabında, İran Şahları tarafından Horasan’a götürülüp yerleştirilen Kürtler hakkında açıklayıcı bazı bilgiler veriyor: “… İran’ın Kuzeydoğu eyaleti kuzey-doğu Horasan’da bir kaç yüz bin Kürt yaşamaktadır. (…) Buradaki aşiretler üç…
-
Diyelim ki Türkçe sözlerle şarkı söyleyen bir Ermeni, Yunan ya da Kürt hem Ermenice, Rumca ve Kürtçe olan tekstleri hem de kendi halk müziklerinin melodisini Türkçeye kazandırıyordu. Türkçe, en çok da bürokrasinin bulunduğu kent ve ilçe merkezlerinde etkinliğini sürekli arttırmaktaydı. Osmanlı imparatorluğunun büyümesi ve Hıristiyan Avrupa’nın içlerine doğru ilerlemesi, onu daha sistematik ve etkin bir…
-
Türk tarihi üzerine ciddi çalışmaları bulunan Sorbon Üniversitesi İslam Tarihi Profesörü Claude Cahen’in şu belirlemesi bu bakımdan dikkat çekicidir: “… On dördüncü yüzyılın ikinci yarısında bir kişinin Hristiyanlara ters düşen etkinliklerde bulunduğundan söz edilmesi, orta Anadolu’nun bütün yörelerinde bu dine bağlı kişilerin yaşamakta olduğunu ve Konstantinopolis’teki Patrikliğin bu uzak yörelerde bile bazı ilişkileri bulunduğunu göstermektedir.…
-
Ali, İslam devletine karşı çıkanları da kâfir kabul eder ve onlara karşı çok acımasızdır: “Bilin ki siz, İslam’la bağınızı kestiniz. Dinden çıkanları kahrettim… Allaha ant olsun ki, savaşta onların kanlarıyla bir havuz dolduracağım.” Görülüyor ki Ali, dünya görüşü ve yaşam pratiğiyle, Alevilerden oldukça uzaktadır. Bu bakımdan Ali ile Aleviler arasında, inançsal yönden bağ kurmak gerçekçi…
-
Alevilikte Allah-Muhammed-Ali üçlüsü, bir ve aynı kutsal varlığın farklı don (görünüm) ile ortaya çıkmalarıdır. Teorik olarak ölüm ve ondan sonrası her iki inançta da farklıdır. İslamiyet’e göre insan ölür ve ruhu öteki dünyada tekrar canlanırken, Alevi felsefesine göre reenkarnasyon (yeniden doğuş) var. Buna göre, ruh ölmez, başka insan ya da canlılara geçerek yaşamaya devam eder.…
-
Aleviler İslamiyet’in beş temel şartından dördünü (Namaz kılmak, oruç tutmak, zekât vermek, hacca gitmek) hiç yerine getirmezler. Kelimeyi şahadet ise kimi yörelerde hiç yok iken, kimi yörelerde değişikliğe uğratılarak getirilir. Sf. 223 Alıntı; Dersim Merkezli Kürt Aleviliği – Munzur Çem, (Vate Yayınları) 2. Baskı Ekim 2011 – Sf. 223) kitabından birebir alınmıştır.
-
Türkçü Profesör Hasan Reşit Tankut’tur. Cumhuriyet’in kuruluş yıllarında, politik misyonerlik göreviyle Kürtler ve özellikle de Alevi Kürtler arasında dolaşan ve yönetime raporlar halinde bilgi sunan Tankut, 1928 yılında hazırladığı bir gizli “Türkleştirme” raporunda, Aleviliği sadece İslam’dan ayrı görmekle kalmıyor, onun Bektaşilikten de farklı olduğunu belirtiyor: “Bunları Bektaşilere benzetmek azim bir hatadır; Bektaşilik, Melamilik bir tarikat…
-
Adak olarak mum yakmak, Alevi ve Hıristiyanlık inancına bağlı olanların ibadetlerinde önemli bir yer tutar. Sf. 217 Alıntı; Dersim Merkezli Kürt Aleviliği – Munzur Çem, (Vate Yayınları) 2. Baskı Ekim 2011 – Sf. 217) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Siyasal bilgileri henüz bitirmiş ve Sivas Vilayeti mahiyetine verilmiştim. Hafik ilçesinin bir Alevi köyünde geceledim. Ev sahibi bu plebisit dolayısıyla bana şunları söyledi: ‘Alevilerle Ermeniler arasındaki fark soğan zarı kadardır. Ermeniler, Tanrı’yı Baba, oğul ve ruh olarak anar; biz bu ölçmeyi Allah-Muhammed-Ali biçiminde söyleriz. Onların 12 Havarisi vardır, bizim 12 İmamımız. İbadet ve oruçların vakti…
-
Kaldı ki Alevi Kürtlerle Hıristiyanlar arasındaki dostluk bağları ile inançları arasındaki benzerliklere, dikkati çeken Türk yazarlar da var. Örneğin, bunlardan biri olan Türk Ocakları eski Genel Sekreteri Hasan Reşit Tankut, 1938 yılında yönetime sunduğu gizli bir “Etno Politik (Demografı) Raporu”nda, Aleviliği gizli dinlerden biri olarak görüyor ve: “Alevi her yerde Hıristiyan dostudur,” diyor ve şöyle…
-
19. yüzyılda, batılı Hıristiyan devletlerin Osmanlı toprakları üzerindeki misyonerlik faaliyetleri artınca, Aleviler de ister istemez ilgi duyulan başlıca kesimlerden biri haline geldiler. Özellikle de bu yüzyılın ikinci yarısında, birçok batılı görevli ya da araştırmacının, Alevilerin yoğun olarak yaşadıkları Kürdistan’ın kuzey-batı yörelerine geziler düzenlediklerini görmekteyiz. Söz konusu gezginci misyonerler, sadece gezip görmekle kalmadılar elbet. Onlar, gördüklerini…
-
Kimi çevrelerce heteredox olarak nitelendirilen Alevilik, Yezidilik, Kakayilik (Ehli-Haq), Durzilik ve İsmaililik gibi inançlar, hem tarihi açıdan benzer kaderi paylaşmış inançlardır hem de aralarında ortak yanlar oldukça çoktur. Bu inançların aynı tarihi dönemde, aynı ya da benzer coğrafî bölgede ve aynı toplumsal koşullarda ortaya çıkmış olmaları, onları bir ağacın dalları olarak görmek için yeterlidir. Sf.…
-
On iki İmam orucu var. Bunun 12 günü İmamlar, 3 günü ise Ashaflar içindir. Su içilmez. Üzüm şırası su ile karıştırılıp içilir, -Sonunda ise aşure pişirilir. Aşurede su, buğday, şeker, pekmez, nar, üzüm, elma gibi nesnelerden 12 tanesinin içinde olması gerekir. Sf. 167 Alıntı; Dersim Merkezli Kürt Aleviliği – Munzur Çem, (Vate Yayınları) 2. Baskı…
-
Alevilerde hayat dört kutsal nesneden oluşmaktadır, bunlar ateş, su, toprak ve havadır. Suyun kutsallığı, su ile bağlantılı ziyaret yerlerinin bahsedildiği bölümde değinilmişti. Alevi ibadetinde çokça geçen “nefes,” aslında havanın kutsallığının başka bir tarzda ifade edilmesidir. Sf. 155 Alıntı; Dersim Merkezli Kürt Aleviliği – Munzur Çem, (Vate Yayınları) 2. Baskı Ekim 2011 – Sf. 155) kitabından…
-
Elbet Aleviliği tek bir halkın inancı diye lanse etmek ya da bir halk tarafından yaratıldığını söylemek gerçekçi değil ama Kürtlerin, Alevilik, Yezidilik, Kakayilik, İsmaililik ve Durzilik gibi inançların şekillenmesinde çok belirleyici, çok temel bir rol oynadıklarını söylemek yanlış olmaz. Kaldı ki bunlardan iki tanesi; Kakayilik ile Yezidilik zaten pratikte birer Kürt inancı durumundadırlar. Sf. 133…
-
Mazdek hareketinin ortaya çıktığı dönem, İran’da hüküm Sasanilerin elindeydi. Sasanilerin dini ise Zerdüştilikti. Devlet dini olması nedeniyle Zerdüştilik, aristokrasinin elinde, sınıf egemenliğini sürdürmeye hizmet eden bir araç durumundaydı. İşte Mazdekçilik, özünde bu sisteme karşı bir tepki olarak ortaya çıktı. Sf. 130 Alıntı; Dersim Merkezli Kürt Aleviliği – Munzur Çem, (Vate Yayınları) 2. Baskı Ekim 2011…
-
Osmanlı döneminde, yönetimin İslâmlaştırma politikasında uygun şekilde rol oynayan başlıca kurum Bektaşi Tekkesi’ydi. Tekke’nin ana kuruluş amacını oluşturan bu görevin en etkin biçimde yerine getirildiği alan ise işgal edilen doğu Avrupa, yani Hıristiyan ülkelerdi. Sf. 129 Alıntı; Dersim Merkezli Kürt Aleviliği – Munzur Çem, (Vate Yayınları) 2. Baskı Ekim 2011 – Sf. 129) kitabından birebir…
-
Burada en fazla dikkat çekici olan, listede “Zaza” adında bir aşiretin bulunmasıdır. Bugün Dersim’de bu adı taşıyan herhangi bir aşiret yok. Dersimliler, Zaza sözcüğüne küçümseyici bir anlam verirler ve kendilerini bu sözcükle asla adlandırmazlar. Sf. 127 Alıntı; Dersim Merkezli Kürt Aleviliği – Munzur Çem, (Vate Yayınları) 2. Baskı Ekim 2011 – Sf. 127) kitabından birebir…