Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
recent posts
- NURİ DERSİMİ, “MİLLETLER CEMİYETİ UMUMİ KÂTİPLİĞİNE” BAŞVURUDA BULUNDU
- DERSİMLİLER LİDERLERİNİ PUSUYA DÜŞÜRÜP ÖLDÜRMÜŞLER
- DERSİM’DEKİ İLK ASKERİ BİRLİĞİN KOMUTANI ELAZIĞ’IN MIĞI KÖYÜNDEN VE ALEVİ
- DERSİM HAREKÂTI NEDEN 1937 YILINDA YAPILDI
- “CUMHURİYETİN KAHREDİCİ ORDULARI TARAFINDAN MAHVEDİLECEKSİNİZ”
about
Kategori: Alevilik, Bektaşilik, Şiilik
-
Ermenilerle Aleviler arasında kız alıp verme yoktu… Hiç duymadım. Yani o anda yoktu. 38 öncesi de yoktu yani demek istiyorum. Kız almak vermek öyle pek yoktu. Kirvelik vardı. Birkaç aile babamla kirve olmuşlardı, kirvelik yapmışlar. Sf. 255 Alıntı; Keşiş’in Torunları (Dersimli Ermeniler) Birinci Kitap – Kâzım Gündoğan, (Ayrıntı Yayınları, 1. Basım, Şubat 2016 – Sf.…
-
Varmış eskiden. Çok varmış köyde, o Zımek’te on iki tane kilise pagı var. Pag bilirsin nedir? Pag yıkılmış, viran olmuş bina, yıkıntı demek. Sf. 254 Kilisenin yanı sıra bir de Vank vardı. Ama o daha yukardaydı. Yani manastır varmış orada da. Vank demek manastır demek Ermenice’de. Diğeri normal kilise. Sf. 255 Alıntı; Keşiş’in Torunları (Dersimli…
-
Ermeni kökenli bir kadının Alevilere has bu terimleri içtenlikle ve inanarak kullanması çok ilginç ve dikkat çekici. Başka bir ilginç ve dikkat çekici nokta ise Kırmançi’yi çok iyi konuşması. Kendi dilini biliyor mu, ne kadar bildiği konusunda ise bilgi sahibi değiliz. Gerek 1915 ve gerekse 1938 katliamlarında insanlar yakalandıkları yerde katledilmiyor. Toplanıyor ve belirli yerlerde…
-
Bunlar etnik bakımdan Ermeni kimliğini sahiplenmekle birlikte inanç kimliği olarak Alevi-Kızılbaş kimliğini benimsediklerini söylemektedirler. Sf. 166 Alıntı; Keşiş’in Torunları (Dersimli Ermeniler) Birinci Kitap – Kâzım Gündoğan, (Ayrıntı Yayınları, 1. Basım, Şubat 2016 – Sf. 166) kitabından birebir alınmıştır.
-
M. Kirmitçiyan anlatıyor; “Sana söz veriyorum, memleketteki mülklerimizi satalım, tüm ayrıntılarıyla konuşacağım. Bırak konuşmayı, haykıracağım. Sen de yayınla, dünya duysun. Korkuyoruz, korkuyorum. Bak, Paris’te bile evin kapısına gerçek adımı yazmadım, biliyor musun? Korkudan, insan kaçacak yer arıyor…” Sf. 147 Alıntı; Keşiş’in Torunları (Dersimli Ermeniler) Birinci Kitap – Kâzım Gündoğan, (Ayrıntı Yayınları, 1. Basım, Şubat 2016…
-
Hangi türküleri söylerdi? “Şafak söktü yine Sunam uyanmaz”, “Dağ başında sarılı çiçek”, “Şu tepe pullu tepe.” Sonra “Anam olasın Ömer” onu çok söylerdi. “Fırat kenarında aspav yıkarlar, yıkıp gül dalına sererler.” Onu çok söylerdi ama sesi çok müthiş güzeldi. Sf. 113 Alıntı; Keşiş’in Torunları (Dersimli Ermeniler) Birinci Kitap – Kâzım Gündoğan, (Ayrıntı Yayınları, 1. Basım,…
-
Kadriye Aydın Hışman, Zıverta Zartar Kiremitçiyan’ın Kızı; “Genelde büyüklerimiz Tunceli geleneğine göre iki şekilde bir bayana hitap ederler. Ya eşinin adıyla ya da baba işte falanın kızı aile büyüklerimiz amcamlar falan “Agop’un kızı” diye hitap ederlerdi” Sf. 111 Alıntı; Keşiş’in Torunları (Dersimli Ermeniler) Birinci Kitap – Kâzım Gündoğan, (Ayrıntı Yayınları, 1. Basım, Şubat 2016 –…
-
Kadriye Aydın Hışman, Zıverta Zartar Kiremitçiyan’ın Kızı; “Bütün Tunceli annemin Ermeni olduğunu biliyordu. Annem Ermeni ve Alevi dinini birlikte götürüyordu. İki dine de saygısı vardı ve biz de saygı duyarız.” Sf. 109 Alıntı; Keşiş’in Torunları (Dersimli Ermeniler) Birinci Kitap – Kâzım Gündoğan, (Ayrıntı Yayınları, 1. Basım, Şubat 2016 – Sf. 109) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bir başka örnek: “Sarkis Minasyan 1926-27 İsyanında (1926 Koçan Aşireti Tedibi -y.n.) Dersimli Kürtlerle işbirliği yaptığı ve onlara cephane sağladığı iddiasıyla Akarak’tan alınıp Çemişgezek’e götürülür, işkenceden geçirilir ve tutuklanır. 1929 sonu ya da 1930 başlarında Çemişgezek Polis Müdürü, Sarkis’i çağırır ve şöyle der: ‘Sarkis Ağa, Mustafa Kemal Paşa’dan emir gelmiş ki, Fırat ve Murat nehirleri…
-
38 Tertelesi’nde sağ kalan bir tanığın şu anlatımı son derece çarpıcıdır: “Köyümüzde yaklaşık, on hane Ermeni komşumuz vardı. Bizi toplayıp katletmeye götürdüklerinde onları bizden ayırıp bir dereye götürdüler. Büyüklerimiz onları neden ayırdıklarını sordular. Yüzbaşı ‘Gâvur kanı Müslüman kanına karışmasın’ dedi. Sonra onları da, bizi de kırdılar ” Sf. 17 Alıntı; Keşiş’in Torunları (Dersimli Ermeniler) Birinci…
-
1924 Anayasasıyla yasal çerçeveyi, 1925 Şark Islahat Planı’yla ise siyasal ve toplumsal amaçlarını belirlediler. Başbakan İsmet İnönü, bunu şöyle formüle etmiştir: “Vatan toprağı üzerinde yaşayan herkesi Türk ve Türkçü yapacağız. Türk ve Türkçülüğü kabul etmeyenleri sistemli biçimde kesip atacağız.” Sf. 16 Alıntı; Keşiş’in Torunları (Dersimli Ermeniler) Birinci Kitap – Kâzım Gündoğan, (Ayrıntı Yayınları, 1. Basım,…
-
Babai Ayaklanması tarih sahnesine iki “babanın” yönetimi altında çıkar. Bu babaların isimleri Baba İlyas ve onun halifesi Baba İshak olarak biliniyor. Ayaklanan kitleyi ise yerli Hıristiyanların yanında, heteredoks Türkmenler oluştururlar. İsyan oldukça geniş bir bölgeyi etkisi altına alır; Rum Selçuklu düzeni üzerindeki yıkıcılığıyla da Anadolu’ya ilerleyen Moğolların yolu üzerindeki taşları temizler. Anadolu’yu kasıp kavuran ve…
-
İrene Melikoff, Bektaşiliğin de aynı şekilde Sünni İslam’ın temel ilkelerinden uzak bulunduğunu ileri sürüyordu: “Bektaşilik örf dışıdır… Dinin dış biçimlerine hiç ehemmiyet vermez. Tanrıya inanmak için ne camiye gitmeye gerek vardır, ne beş vakit namaz kılmaya, ne de Ramazanda oruç tutmaya.” Sf. 247 Alıntı; Ansiklopedi II, Çıkış – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, 1. Basım, Kasım…
-
Peki, nasıl bu kadar kolay din değiştirdik? Çabucak yeni bir dine geçebildiğimizi Türk tarihine ilişkin neredeyse bütün kaynaklar kaydediyorlar. Sorunun yanıtını Michel Balivet’nin çalışmalarında buluyoruz. Balivet Türklerde din değiştirmenin yeni din lehine eski geleneklerin bırakılması anlamına gelmediğini, tersine, yeni dinin eskisi üzerine eklendiğini ve her ikisinin birleştiklerini savunur. Türkler ve Moğollarda din değişikliğinin bu yolla…
-
Zinkeisen’ın “peygamber” olarak tanımladığı Babai liderini Fuad Köprülü “yeni bir din neşri ile” meşgul bir baba olarak tarif ediyordu. Bu tür mehdici hareketlerin liderleri tıpkı Muhammed gibi bir mağaraya çekiliyorlar ve bir süre sonra Tanrı ile temas kurduklarını söyleyerek ortaya çıkıyorlardı. Tipik bir Hira’ya kapanma ve vahiy inmesi öyküsüdür. Sf. 243 Alıntı; Ansiklopedi II, Çıkış…
-
Türklerde din değişikliği, son dinlerini eski dinlerinin ön kabullerine ve dinsel törenlerine uyarlamaktan ibaretti. Marx’ın bir cümlesini değiştirerek yazarsak, Türkler bir dini ancak onu kendi eski dinlerine çevirerek algılayabiliyorlar. Dolayısıyla İslam’a ancak onu bozarak girebildiklerini ileri sürebiliriz. Sf. 240 Marks’ın cümlesinin aslı şöyledir; “… yeni bir dili öğrenmeye başlayan kişi, onu hep kendi ana diline…
-
Peki, Türkmen boyları Şii miydi, herhalde soru budur. Ahmet Yaşar Ocak ve İrene Melikoff, Türklerin sadece Şiilikten değil, pek çok dinden etkilendiklerini ve Şiilik olarak kabul edilemeyecek bir tür heteredoks halk dinini yaşadıklarını ileri sürüyor. Türkler, sufiler ve Şii din adamları yoluyla İslam ile tanışsalar da, tarihçilerce Şii sayılmıyorlar. Ama Şii sayılmadığımız gibi, çoğu zaman…
-
Kılıçdaroğlu’nun Alevilikle bir ilişkisi yoktur ve bir Karay’dır. Davutoğlu ve Çiçek de Karay’dırlar; Yeni Cami inşaatı başlayınca, seçilen yere “Karaköy” dediler. “Karay” ya da “Karaim” Tarikatı’nın ya da dininin kurucusu, Annan bin Davut idi ve İbrani bir sözcük olan “annan”, Türkçe “bulut” anlamındadır ve bunlarda çoktur. Karabulut Kemal’in asıl soyadı bu idi, ailesinde yabancı isimler…
-
Kadınlarımızın da giysileri aynı kaldı. En ufak bir değişiklik bile olmadı. Biz erkekler de istemedik. Gözlerimiz kadınlarımızın kıyafetlerine aşinaydı, ortaçağa, yüzyıllar öncesine uzanıyordu. Uzun gömlekler, renkli manusadan uzun şalvarlar giyinirlerdi. Üstüne de, Suriye işi uzun boy entarisi. Önü açıktı bu entarilerin, eteklerini üst üste getirip bizimkilerden iki kat veya daha geniş kuşaklarla bağlarlardı. Mendillerini de…
-
Ve alevi değilim. “Sünni” ana babadan gelmeyim. Bu, bir gerçek. Dahası, “imam” olduğu ve Aleviliğe düşmanlıkla koşullandırıldığı için, “Alevleri, “Yahudiler”den, “Hristiyanlardan daha “kâfir” gören bir babanın oğluyum. Ben de, müftü oldum. “Alevi” olsaydım, beni “müftü” yapmazlardı. Sf. 250 Alevi olduğum nasıl yalansa, böyle bir özlem içinde bulunduğum da yalan. “Askerî ihtilali benimsemem. Çok açık ve…