Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Alevilik, Bektaşilik, Şiilik

  • Yavuz Selim zamanında doruk noktaya ulaşan mezhepçi yönetim, 1520 yılında tahta geçen Kanunî Sultan Süleyman tarafından devam ettirildi ve Kanunî, saltanatının yedinci yılında kendisine karşı Şiî bir isyanın oluşmasına engel olamadı. 1527 yılında Kalenderoğlu, Yavuz zamanından beri sinmiş olan Şiileri etrafında topladı. Kanunî tarafından idâm edilip dirliği dağıtılan Gırgûm (Kahramanmaraş) Beylerbeyi Dulkadiroğlu Ali Bey taraftarları…

  •  XV. yy’da ve XVI. asrın başlarında, Kürdistan İslâm toprakları, İran – Safevî Şâhlık devletinin egemenliği altındaydı. Yavuz Sultan Selim’in 1512 yılında tahta geçmesiyle beraber Osmanlılar, tamamen bir “siyaset-i şarkîyye” (doğu siyaseti) izlemeye başlamış ve bütün uğraşılarını Doğu üzerinde yoğunlaştırmışlardır. Tahta çıktıktan hemen iki yıl sonra Yavuz Sultan Selim, ilk seferini, mezhebî gerekçelerle İran üzerine yapar.…

  • Ermenilerde kirveye çok değer verilir, yakın akraba olarak görülürdü. Ermenicede kirveye “gınınunka hayr” deriz; Türkçesi “vaftiz babası” dır aslında.  Alıntı; Serkis Bu Toprakları Sevmişti – Faruk Bildirici, (Doğan Kitap 3. Baskı Kasım 2008 – Sf. 83) kitabından birebir alınmıştır.

  • Nusayriler; Hatay, Adana, Tarsus ve Mersin’de yerleşik büyük bir topluluktur. Bu inancın kurucusu, Muhammed bin Nusayr ul Abdiyy’in Numayridir. (Ölümü 873) Ancak Nusayriliği sistemleştirip yayan kişi olarak Hamdam (ölümü 957) büyük saygı görür. Nusayriler’in kutsal kitabı Kitab el Mecmu’dur. Nusayriler kendilerini Alevi kabul ederler. .. Nusayriler Suriye nüfusunun % 11-15 ini oluşturur. Hafız Esad Nusayri’dir.…

  • Zazaların nüfusu anadil temelinde yaklaşık 1 milyon olarak tahmin edilmektedir. Zazaların yarıya yakını alevi, diğer kısmı Sünni’dir. Alıntı; Türkiye’nin Etnik Yapısı – Ali Tayyar Önder, (Fark Yayınevi 32. Baskı- Sf. 247) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Abraham Galante; Resimli Gazete;) “Selanik Dönmeleri cahildir, fakat çok amelidirler.  Dünyevi ve hayati işlerde hiç taassupları yoktur.   Çocuk terbiyesi de, kendilerine göredir.  Çocukları gayet hür bırakırlar.  ..yavrulara tahakküm etmezler.  İngilizlerin ‘Self Help’ (Kendi kendini idare) sistemini tatbik ederler.  Bunlardan dolayı Dönme çocukları zeki, atılgan, müteşebbis ve yırtıktırlar.  …  Vakit Gazetesi, Atina’da buna benzer bir müracaatın…

  • Karakaş-zâde Rüştü; “Kuzu yemenin mevsimi vardır: Senede bir gün (22 Mart).  İki arkadaş anlaşırlar, karar verirler.  Kuzu ziyafeti yaparlar; tabiî karılarıyla beraber.. O akşam kuzu yenir.  Bunun sevabı çoktur.  O gece ne kadar çok sevap yapılırsa, bu sevapla insan cennet yolunda o kadar fazla yol almış olur.  Kuzu başından en az dört kişi (evli iki…

  • Mesihlik meselesi, Yahudiler arasında değil, bir kısım Müslümanlara arsında da taraftar buluyor.  Bu durum, Sabatayistlerin Bektaşi dervişlerinden birini ve dolayısıyla da taraftarlarını elde etmeleri sayesinde “Bektaşiler” arasında cereyan ediyor.  …  Şiilerden az bir grup inanıyor.  Alıntı; Dönmeler (Sabatayistler) Tarihi – Abdurrahman Küçük, (Aziz Andaç Yayınları,  7. Basım Temmuz 2005 – Sf. 264) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Z. Kadri Ugan;) “Şiilik, İslamlığın düşmanı ve İslamlığı kabul eden Zerdüşt, Yahudi, Hıristiyan ve Brahman gibilerin ata ve babalarının dinî öğretilerini İslâmlığa sokmak ve karıştırmak isteyenlerin bir sığınağı olmuştur.”   Alıntı; Dönmeler (Sabatayistler) Tarihi – Abdurrahman Küçük, (Aziz Andaç Yayınları,  7. Basım Temmuz 2005 – Sf. 172) kitabından birebir alınmıştır    

  • Mesih ve Deccal konusunda rivayet edilen hadisleri destekleyen açık ayete Kur’an’da rastlanmamaktadır.  Sf. 156 Müslümanlar arsında, “Mesih” inancı ile beraber, “zulümle dolmuş dünyayı adaletle dolduracak” bir “Mehdî inancı” bulunmaktadır.  …  hadis kitaplarında da Mehdi’den söz edilmemektedir. …  Sünnî kelam bilginleri de bu konuya temas etmemiş… Sf.165 “Kurtaran”, “Hidayete erdiren” gibi anlamları olan Mehdî müessesesi bilhassa…

  • İslam kültüründe Mehdi kelimesi, Kıyametten önce gelmesi beklenen “birisi” için kullanılmaya başlamadan önce, “hidayete eren” halifelerden Ebu Bekr, Ömer, Osman ve Ali için kullanılmıştır.  …   Hz. Muhammed’e de “Mehdi” denilmiştir.  …  Hz. Hüseyin’in Kerbelâ’da şehit edilmesi Müslümanları çok sarsmış ve “bir kurtarıcı” ya ihtiyaç olduğu inancını ortaya çıkarmıştır.  Halkın bu manevî buhranından istifade etmek isteyenler,…

  • Şia da, Ehl-i Sünnet’in zorla ele geçirildiğine inandıkları hilafeti, Ehl-i Sünnet’ten alıp Ehl-i Beyt’e verecek ve dünyayı huzura kavuşturacak bir kurtarıcı beklemektedir.   Bu kurtarıcı, Yahudilerin “Mesih”inin karşılığı olan “Mehdi Muntazar” dır.  …  Abdullah b. Sebe’nin Hz. Ali’ye gelerek “Sen sensin” yani “Sen İlahsın” iddiasında bulunması üzerine Hz. Ali, iki çukur açılması emrini vermiştir.  Fakat böyle…

  • Şia, Hz. Ali’yi seven onun halife olmasını isteyen Müslümanların meydana getirdiği bir fırkadır.  İbn Sebe’den önce, Şiilikle ilgili herhangi bir aşırı hareketin olmadığı görülmektedir.  …  Hz. Osman taraftarları, onun katillerinin bulunmasını istemişlerdir.  …  Durum iki tarafı birbiriyle savaşacak duruma getirmiştir.  Bunun asıl sebebinin, Abdullah b. Sebe ve arkadaşları olduğu düşünülmektedir.  Alıntı; Dönmeler (Sabatayistler) Tarihi –…

  • Abdullah bin Sebe ile ilgili olarak Teberi şöyle demektedir: San’alı bir Yahudi’dir ve anası siyahîdir.  Osman zamanında Müslüman olmuş, Müslüman diyarlarda sapık fikirler yaymaya başlamıştır.  …  Abdullah bin Sebe .. şunu ileri sürdü: Ali de Muhammed’in vasisidir.  Muhammed, Peygamberlerin sonuncusu, Ali de vasilerin sonuncusudur.  Sf.43  Hz. Ali için “Sen İlahsın” demiş, Şiiliğin kurucusu Abdullah bin…

  • Dönmelerin en radikal zümresinin mezarlığının (ki reisleri Barukiya RUSO’nun -veya Müslüman İsmiyle Osman Baba’nın da mezarı oradadır) Selanik’teki Bektaşi tekkesinin hemen yanı başında olması herhalde tesadüf değildir. Sf. 273 Alıntı; Yahudilik ve Dönmeler – Yesevizâde Alparslan Yasa, (Özyılmaz Matbaası – Sf. 273) kitabından birebir alınmıştır.

  • Dönmelerin, Eski Çağın Bakküs âyinlerinin bir devamı olarak, “Kuzu Bayramı” ismiyle her 22 Adar günü mumsöndü âyini yaptıkları, artık bizzat kendi itiraf ve ifşaatlarıyla da, kati olarak bilenmektedir. Sf. 267, 268 1910‘da, iki Dönme genci, beraber tahsil yaptıkları Yahudi arkadaşlarına bu çeşit âyinlerin halen de mevcut olduğunu söylemişlerdir. İzmir’e yerleşmiş bir doktor, 1942’de İsrail’den gelen…

  • İbni-i Sebe adında bir Yahudi, kraldan daha kralcı çıkarak Hz. Ali’nin (r.a.) Allah’ın tecessüdü (ceset bulmuş hâli, vücut bulmuş hâli) olduğunu iddia etmişti. Bunun üzerine Halife Ali (R.A.) kendisini hapsettirmiştir. Sf. 255 Alıntı; Yahudilik ve Dönmeler – Yesevizâde Alparslan Yasa, (Özyılmaz Matbaası – Sf. 255) kitabından birebir alınmıştır.

  • 1932 yılında yasaklanan Arapça ezan, DP hükümeti tarafından 17 Haziran 1950’de kaldırıldı. Sf. 383 İran, ezana “Aliyyün Veliyullah” yani “Ali Allah’ın velisidir” ek­lemesini yaptı. Hele bir gidin Çin’de ezan sesi dinleyin, anlayana büyük ödül var! Sf. 384 Alıntı; Beyaz Müslümanların Büyük Sırrı (Efendi II) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 1. Baskı Haziran 2006 – Sf.…

  • Özetle, kına yakmadan, nazardan korunmaya; adak olarak horoz kesmekten, muska yazmaya; ağza tükürmekten, sünnete; gelin hamamından, lohusa yatağına kadar bugün Anadolu’daki birçok örf ve âdet Yahudilerde de vardı!.. Bektaşilikteki “takiye” anlayışı Sabetayistlerin zaten yaşam zorunluluğuydu. Alıntı; Beyaz Müslümanların Büyük Sırrı (Efendi II) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 1. Baskı Haziran 2006 – Sf. 278) kitabından…

  • İran kökenli musahiplik törenleri iki aile arasında yapılıyordu: Musahip olan çiftlerden erkekler baş açık, yalın ayak yere uzan­mışken kadınlardan her biri musahip erkeklerin çıplak ayaklarını uzun kefen etekleriyle örterler. Bu hareket onların bacı-kardeş olmalarını simgeler. Nitekim musahip ailelerine nikâh düşmez. Çocukları bile birbirleriyle evlenemez. Durumu böyle benimsemek istemeyen kimi kötü düşünceliler, durumu istedikleri yöne çekmektedirler.…