Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Alparslan Türkeş, MHP

  • İspanya’da Franco’ya “Coudillo”; Almanya’da Hitler’e “Führer”; İtalya’da Mussolini’ye ‘Duçe” Türkiye’de ise Alpaslan Türkeş’e diğerleriyle aynı anlama gelen “Başbuğ” diyordu partili arkadaşları. s. 21 Alıntı; Reis (Gladio’nun Türk Tetikçisi) – Soner Yalçın ve Doğan Yurdakul, (Doğan Kitap, 28. Baskı Ağustos 2004 – s. 21) kitabından birebir alınmıştır.

  • Çatlılar… Hacı Mehmet Çatlı, Nevşehir yöresinde tanınmış bir isimdi. Tanınmışlığı mahalle mahalle dolaşarak kalaycılık yapmasından ileri geliyordu. Hacı Mehmet aynı zamanda şıhtı. Yıllar önce Nevşehir’deki Çat adlı köyde toprakları karınlarını doyurmaya yetmeyince tası tarağı toplayıp ailesiyle şehre göç etmişti. Hacı Mehmet, Nevşehir’e geldiğinde, kent nüfusunun üçte birini oluşturan Rumların Yunanistan’a göç etmesi nedeniyle, onlardan kalan…

  • (Cem Ersever Anlatıyor;) “Sakallı, Elazığlı. Dört veya beş kişiyle dolaşır. Elazığ’da 1970’li yıllarda sıkı bir MHP’liymiş. Hatta bir ara Türkeş’in koruma görevlisi olmuş veya şoförlüğünü yapmış. O dönemde de tetikçi.” “Sizin basın ve yöre halkı ondan hep Sakallı diye bahsetti. Aslında biz onu ‘Yeşil’ diye biliriz. Kod adı Yeşil’dir!” “Bakın, ne polis ne de asker…

  • Bunu anlatmayı pek seviyorum, Abdülhak Hamit ile ilgilidir; “Şair-i Azam”, ilk karısının ölümü üzerine; makber’i yazarak, in­sanlarımıza büyük bir ağıt bırakmakla birlikte arka arkaya evlen­mekten de geri kalmıyor. Sonuncusu, gayr-i müslim’den Lüsyen Hanım’dır, çapkınlığı hep anlatılıyor, ama dedikodular çok yükselince, ailenin ileri gelenleri Şair-i Azâm’a duyurmak istiyor­lar; kızgınlığından çok korkuyorlar, ancak Şair-i Azam, çok soğukkanlı…

  • Sultan Üçüncü Selim’den bu yana, yobazların elinde yiten bütün yiğitlerimizin vasiyetlerini üzerimde duyuyorum. Bunların arasında, 70’li yıllarda Yürüyüş’te yanımda çalışan Latif Can ve kendisiyle yedi genç arkadaşımın vasiyetleriyle de yanıyorum. Latifin yüzü ne kadar aydınlıktı ve galiba, bir çalışmamı bu yedi yiğidimize ithaf etmiştim; ülkücü faşistler bir gün, Bahçelievler’de telle boğdular. Boğan örgütün başında, son…

  • Bu sırada 20 Eylül 1979’da Başbakan Bülent Ecevit Adana’ya geldi. Olayları önlemesi için atadığı Yurdakul’la baş başa bir görüşme yaptı. Görüşmeyle ilgili eşi Ülker Yurdakul’a “Çok şükür bütün bildiklerimi anlattım, artık ölsem de gam yemem” dedi. Yurdakul, Ecevit’le gizli görüşmesinden tam sekiz gün sonra, 28 Eylül 1979 sabahı göreve giderken otomobiline düzenlenen silahlı saldırı sonucu…

  • Uzun namlulu silahlarla Alevilerin evleri tarandı, ev ve işyerleri yakıldı. Sivil unsurlar, özel harp tekniği olarak kaçırdıkları Alevilere önce işkence yapıyor ardından da öldürüyordu. Solcu ve Alevilerin, saldırılar karşısında mahallelerine çekilerek barikat kurmaları sonucu Kahramanmaraş’a oranla kayıp az oldu; 52 ölü, yüzlerce yaralı. Sf. 265 Çorum katliamında saldırganların büyük bir bölümünün elinde uzun namlulu silahlar…

  • Güvenlik güçleri ortada yoktu! Saldırıların sonu gelmiyordu. Camilerde “Komünistler üç din kardeşimizi şehit etti. Oruç ve namazla hacı olunmaz. Bir Alevi öldüren beş sefer hacca gitmiş gibi sevap kazanır” şeklinde vaazlar verildi. Ve 23 Aralık 1978’de Alevilerin yaşadığı mahallelerin etrafı sarıldı. Önde maskeli ve bu kez silahlı sivil unsurlar, arkalarında ise “Aleviler camileri yakıyor, Aleviler…

  • Bombalı paketlerin ilk adresi Malatya Belediye Başkanı Hamit Fendoğlu’nun eviydi. Fendoğlu, 12 Nisan günü kendisine gönderilen bombalı paketi açarken, gelini Hanife Fendoğlu ve iki torunuyla birlikte parçalanarak yaşamını yitirdi. Fendoğlu’nun solcular tarafından öldürüldüğü propagandasıyla halk galeyana getirildi ve Alevilerin evleri yakıldı, dükkânları yağmalandı. Olayın üzerinden 20 yıl geçtikten sonra gerçek ortaya çıktı; o gün Malatya’da…

  • Ancak katliam sırasında öğrenci olan bir grup avukatın dava dosyasını kapatmaya niyeti yoktu. Avukatlar, 1995’te 16 Mart Davası’nın yeniden görülmesi için bir basın toplantısı düzenleyerek olayla ilgili bilgi ve belge sahibi olan herkese yardım çağrısında bulundu. Çağrıya yanıt aynı yıl hiç beklenmeyen bir adresten geldi. Elazığlı ülkücü Zülküf İsot’un ülküdaşı ve hemşerisi Latif Aktı tarafından…

  • Ankara 1 Nolu Askeri Mahkeme 1985’te Türk hukuk tarihine geçen bir karar verdi: “Sanık İbrahim Çiftçi’nin maktul Doğan Öz’ü taammüden öldürdüğü mahkememizce sabit görülmüş, ancak Askeri Yargıtay Daireler Kurulu kararları mahkememizi bağlayıcı nitelikte bulunduğundan sanık İbrahim Çiftçi hakkındaki 7/8’lik oyçokluğuna dayanan bozma ilamına uyularak, sırf bu hukuki zorunluluk nedeniyle sanık İbrahim Çiftçi’nin beraatına karar verilmiştir.”…

  • Süleyman Demirel bu bilginin MİT’ten geldiğini açıkladı. (1) Uğur Mumcu ise bilginin MİT tarafından değil Tercüman gazetesi sahibi Kemal Ilıcak tarafından Demirel’e verildiğini yazdı. Ilıcak’a bu bilgiyi aktaran ise Alman İstihbarat Örgütü’nün Türkiye’nin de içinde bulunduğu bölgenin şefi olan Dr. Hans Ekart Kannapin’di. O dönemde Alparslan Türkeş’in hep yanında olan Kannapin, ülkücülerin CIA ilişkisini sağlayan…

  • Milliyetçi Cephe Hükümeti’ndeki anlaşmazlıklar ciddi boyutlara ulaşınca AP ile CHP’nin anlaşması üzerine erken seçim kararı alındı: 5 Haziran 1977 Sf. 213 Erken seçim kararının alındığı günden seçime kadar 133 kişi öldürüldü. Tabii öldürülenlerin tamamına yakını solcuydu. Sf. 214 Alıntı;  Özel Harp Dairesi (Türkiye’nin Gizli Tarihi) – Ecevit Kılıç, (Güncel Yayıncılık, 3. Baskı Kasım 2007 –…

  • Özülker’e göre asıl tehlike ülkücülerdi. Bu nedenle ülkücüler Özülker’in MİT’in başında bulunmasından büyük rahatsızlık duyuyorlardı. Sf. 207 Denetlemeye Erzurum’dan başlayan Özülker, 27 Eylül 1974 günü Samsun’a geçti. Ancak aynı gece bu kentte kaldığı otel odasında ölü bulundu. Denetlemeye birlikte gittiği ve o gece otelde kalan kişi ise MİT Ankara Bölge Başkanı Albay Süleyman Yenilmez’di. Sf.…

  • Özel Harp Dairesi’nin kuruluşunda aktif görev almayan Faik Türün de, Alparslan Türkeş gibi “öğretmen” olarak kamplara katıldı. Amerikalılardan öğrendiği özel harp tekniklerini o da “öğrencilerine” aktardı. Sf. 159 Alıntı;  Özel Harp Dairesi (Türkiye’nin Gizli Tarihi) – Ecevit Kılıç, (Güncel Yayıncılık, 3. Baskı Kasım 2007 – Sf. 159) kitabından birebir alınmıştır.

  • Necdet Güçlü cinayetinden sonra Fehmi Altınbilek, üsteğmenliğe terfi ettirildi ve Tunceli’ye atandı. İki yılı aşkın bu kentte görev yapan Altınbilek, TİKKO örgütü lideri İbrahim Kaypakkaya’nın yakalandığı ve işkenceyle öldürüldüğü operasyonu yapan ekibin başındaydı. Fehmi Altınbilek komutasındaki komandolar, 24 Ocak 1973 günü İbrahim Kaypakkaya’nın saklandığı Vartinik Köyüne operasyon düzenledi. Çıkan çatışmada örgütün liderlerinden Ali Haydar Yıldız…

  • Peki, Tıp Fakültesi’ni basan ülkücüler silahları nereden bulmuştu? Silahların ordu malı olduğu tespit edildi. Cinayette kullanılan “6815296” seri numaralı tabancanın jandarma Teğmen Fehmi Altınbilek’e, “6815248” seri numaralı silahın ise yine jandarma Teğmen Mustafa İlerisoy’a ait olduğu ortaya çıktı. Katil İbrahim Doğan bunu itiraf etti: -“Olaydan önce biri Teğmen Mustafa İlerisoy’a, diğeri arkadaşı Teğmen Fehmi Altınbilek’e…

  • 25 Eylül 1969 günü 68 kuşağının liderlerinden Taylan Özgür öğle saatlerinde Beyazıt Meydanı’nda silahlı saldırıya uğradı. ABD Büyükelçisi Robert Kommer’in arabasını ODTÜ’de yakan solcu öğrenciler arasında yer alan Taylan Özgür olay yerinde yaşamını yitirdi. Saldırgan ise polisin gözü önünde yürüyerek çekip gitti. Tanıkların ifadelerinden Taylan Özgür’ün katilinin kim olduğu aynı gün belirlendi: Polis memuru Lisan…

  • Alparslan Türkeş ise siyasi arenada da boş durmuyordu. CKMP’nin 8-9 Şubat 1969’daki Adana kongresinde Türkeş, partiye dört yıldır süregelen değişikliğe daha uygun bir ad buldu: Milliyetçi Hareket Partisi. Sf. 142 Alıntı; Özel Harp Dairesi (Türkiye’nin Gizli Tarihi) – Ecevit Kılıç, (Güncel Yayıncılık, 3. Baskı Kasım 2007 – Sf. 142) kitabından birebir alınmıştır.

  • İlginç olan ise ülkücü komando kamplarının Özel Harp Dairesi’nin kamplarının yakınında bulunmasıydı. Hatta yan yana… Kursta çoğunluğu Milli Türk Talebe Birliği üyesi 100 kadar gence judo, taş ve sopa kullanımı, bunlara karşı korunma, açlığa ve eziyete dayanma tekniği öğretiliyor. Sf. 142 Alıntı; Özel Harp Dairesi (Türkiye’nin Gizli Tarihi) – Ecevit Kılıç, (Güncel Yayıncılık, 3. Baskı…