Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Anekdotlar

  • İtalya’da Papa dertli, Papa kırgın, Açık savaş açtı. İtalyan Komünist Partisi’ne. Bu, Papa’nın açtığı ilk açık savaş. İkinci Büyük Savaş’ta Sovyetler Birliğine de açık savaş açmıştı. Öyküsü, bilinir. Zamanın Sovyet Lideri Stalin’e haber vermişler. Stalin de sormuş: “Papa’nın kaç askeri var?” Sf. 448 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 3. Basım…

  • İlk kurulduğu zaman planlama teşkilâtına karşı çıkıp «bize plan değil, pilâv lâzım» diyen bir partinin Genel Başkanı, Sf. 367 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 3. Basım 1990 – Sf. 367) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bu sıralamada Türkiye’nin Pakistan’dan kına alıp, bu ülkeye Kur’an ihraç edebileceği de yer alıyor. Kına alıp Kur’an ihraç edilerek Bağdat Paktından devrik CENTO’nun iki ülkesi arasındaki bağlar güçlendirilecek. Sf. 363 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 3. Basım 1990 – Sf. 363) kitabından birebir alınmıştır.

  • İktisat tarihi okuyanlar Lancaster’i hatırlar. İngiltere’de bir kent. Ama bütün dünya halkları için özelliği olan bir yer. Bir bakıma endüstri devrimi burada filizlendi. Tekstil sanayii, Lancaster’de doğdu. Bir süre dünyanın tarımcıları Lancaster’e pamuk yetiştirmek için çalıştı. Türkiye’ye pamukçuluk Lancaster’in fabrikalarını çalıştırmak için girdi, dışarıdan sokuldu. İş burada kalmadı. Lancaster’in dokumalarına pazar bulmak gerekti. Pazar, mevcut…

  • Fransız tarihinin ünlü Dışişleri Bakanlarından birinin adına yazılı bir söz var: “Savaş, askerlerin eline bırakılmayacak kadar ciddi bir iş.” Sf. 204 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 1. Basım 1990 – Sf. 204) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kaynağa esir düşmek bir gazetecinin ölümüdür. İntiharıdır. Haince ölümüdür. Bugün Türkiye basınında sayılamayacak kadar çok haber kaynağına esir düşmüş makale, fıkra yazarı ile muhabir var. Bunlar, benim gözümde, rüşvet alan kamu görevlisinden daha onursuzdur. Çünkü bunlar, kamuoyunu yavaş yavaş kandırıyorlar. Yavaş yavaş zehirliyorlar. Ayrıca tüm basını zehirliyorlar. Basını bitiriyorlar. Sf. 25 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler…

  • Cenaze kortejini oluşturan sol grup karşı grubun saldırısı üzerine cenazeleri yerde bırakarak dağılmış ve güvenlik kuvvetlerinin himayesinde olay yerinden uzaklaştırılmıştır. Camiye yerleşmiş saldırganlar, cenazeyi taşlıyorlar. Sf. 518 Askeri Savcılık, daha sonra, Maraş Valisi Soylu’nun hangi önlemlere başvurmuş olduğunu mülkiye müfettişlerine inceletiyor ve bu incelemenin bazı sonuçları, Gerekçeli Hüküm kitabında yer alıyor. Bir; “22.12.1978 gün ve…

  • 1978 yılı sonlarında MHP Genel Başkanı, dünyada bir sivil parti için pek az rastlanılabilir bir çağrı ile ortaya çıkıyor ve ülke yönetiminin «yetki ve sorumluluğunun askeri yönetime devredilmesini» istiyor. Bunu bir genel İdare Kurulu bildirisi olarak kamuya açıklıyor. Bunun için Ankara Cumhuriyet Savcılığı kovuşturma açmak gereğini duyuyor. Sf. 509 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler III –…

  • Robert Komer … Yıllar sonra, Amerika Birleşik Devletleri’nde CIA’nin yan kuruluşu Rand Corporation’da bir odada, Cumhuriyet’ten Ufuk Güldemir’e, başarısızlığını kabul ediyor. Ufuk’a şunları söylüyor: “ODTÜ olayı bence, siyaset bilimi açısından yeni bir gelişmenin göstergesiydi. Amerika’nın, meselenin siyasi boyutunu göremeyip, başarısızlığa uğramasının göstergesi. Biz o yıllarda, müfredatını teknik alanlara oturtmak suretiyle ODTÜ öğrencilerini politika dışı tutabileceğimizi…

  • 15 Temmuz 1968 tarihinde, Washington, Altıncı Filo’yu İstanbul’a gönderiyor. Hikmet Çetinkaya’nın yazdığına göre, Teknik Üniversite öğrencileri, Amerikan denizcilerinin karaya çıkacakları Dolmabahçe Rıhtımına iniyorlar. Rıhtımdaki boş gönderlere Türk bayrağı çekiyorlar ve yarıya indiriyorlar. Teknik Üniversitesi Öğrenci Birliği Başkanı Harun Karadeniz, Dolmabahçe Rıhtımında, bayrakları çekip yarıya indirmelerinin gerekçesini açıklıyor: «Türkiye’nin tam bağımsız olduğuna inanmıyoruz ve onun için…

  • Öğrenci Birliği Başkanı Harun Karadeniz anlatıyor: «Bizim gezemediğimiz kendi vatanımızda Amerikan erlerinin gezmesini düşünmek bile insanı deli ediyordu. Altıncı Filo düpedüz işgal ordusu konumuna geliyordu, gözümüzde. Biz sokağa çıkmağa korkuyorduk. Fakat yurdun hemen karşısındaki bir otelin kapısında bir İmpala taksi duruyor ve içinden bir Amerikalı er ile bir Türk Hanım iniyor ve otele giriyorlardı. Bu…

  • Albay Türkeş, derhal hazırlığa geçiyor: 1968 yılı Ağustos ayında emekli subay Rifat Baykal ile Dündar Taşer’in yönetiminde Komando Kampları açılıyor. Kunduracı, ekmekçi, helvacı yerine, eğitilmiş komandolarla iç savaş sürdürülmek isteniyor. Deniz Gezmiş’in liderliğini yaptığı DÖB’lü öğrenciler, Dolmabahçe’de karaya çıkan Altıncı Filo bahriyelilerini tekrar denize döküyorlar. Kurtulup, Beyoğlu’na, İstiklâl Caddesi’ne çıkan erleri, aralarında subaylar da var,…

  • Eşitsiz gelişme yasası, şiddet ile birlikte bulaşıklığı da getiriyor: Kendi ırkının üstünlüğünü reddeden ırkçılar yalnızca Türkiye’de yaşıyor. MHP’nin kapsamlı itirafçısı Nurullah Tevfik Ağansoy, Metris Cezaevi’nde yazdığı, «İtiraf – Araştırma» adını verdiği itiraflarında şunları yazıyor. “Şaman görüş yanlıları, İslamiyet’in Türk şuurunu yok ettiği ve millet üzerinde uyuşturucu etki yaptığını savunarak Türkçülük-Turancılık ve Soyculuk ilkelerini kabul” ediyorlar…

  • Generalliğe terfi ettiği gün, “Yahu bu iş çok ucuzladı, ben de general olursam, herkes olur…” diyecek kadar sat ve samimi idi. Sf. 100 Türkiye’de askerlerden, özellikle popüler generallerden şeklen faydalanmak, son yıllarda Moda olmuştu. Fikir alanında oldukça kuvvetlenen Türk solcuları da bu modaya uyarak Paşa’nın pesine düştüler. Paşa’nın psikolojik durumu sola kaymaya çok müsaitti; yenik…

  •  “Biz” kütleye nitelik içermek istiyoruz. “Onlar”, niteliği yok edip, posayı yönetmeye çalışıyorlar. “Biz” kütleyi elektriklendirmek istiyoruz. “Onlar”, elektrik veriyorlar. “Biz” çalışıyoruz, çabalıyoruz; bir zaman alıyor, ayağa kaldırıyoruz. “Onlar”, falakaya yatırıyorlar. Sf. 7 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 3. Basım 1990 – Sf. 7) kitabından birebir alınmıştır.

  • BAKKAL’IN NOTU (1995): Mustafa Suphi, eski İttihatçı, İttihat ve Terakki’den İktisat Bakanlığını istiyor, vermiyorlar ve kinleniyor. İttihat ve Terakki’den ayrıldıktan sonra Pantürkist akımlara katılıyor. Sonra sosyalist oluyor. Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 1995 – Sf. 674) kitabından birebir alınmıştır.

  • “1931 Yılı Ağustos ayında Cumhuriyet gazetesi, “Vatan haini Arif (Gazeteci Arif Oruç) dün iki gençten dayak yedi” başlığı ile çıkıyor.  Son Posta ise Eylül ayında “Yarın (Gazetesinin) sahibi, (Arif Oruç’tan alınan son haber) lokanta açmaya karar verdi” başlığı ile çıkıyor.” Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 1995 – Sf. 613) kitabından…

  • BAKKAL’IN YORUMU (1997); Mustafa Kemal Paşa1934 yılında Meclis’i açarken, “Bugün dinletilmeye yeltenilen musiki, yüz ağartacak değerde olmaktan uzaktır.” dedi. Bir gün sonra da radyolarda Türk müziği yayınları kalktı. Mustafa Kemal Paşa Rumeli Türkülerinin hasretine dayanamadı, bir süre sonra büyük müzik inkılâbı biraz sulandırıldı, türküler çalınmaya başladı. Bu yasak, Türk müziğinin, çalınması, dinlenmesi ve öğretilmesini kapsıyordu.…

  • (ABD Ankara Büyükelçisi) “Grew; ‘…Hükûmet bu olayı kendi yararına kullanmaya hazır ve kararlı idi.’   Duygusuz yabancı, Menemen Olayı sırasında, Yedek Subay Kubilay’ın gereksiz bir telaş ile işi büyüttüğünü, resmi basının ileri sürdüğü gibi, kafasının kopartılıp bir sopaya takıldığı veya kanının içildiği gibi süslemelere inanmamak gerektiğini rapor etti.” Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler II – Yalçın…

  • BAKKAL’IN NOTU (1995): Türk-iş Başkanı Nuri Beşer TİP kurulduğu zaman, kendisi Genel Başkan olamayınca, AP’den (Adalet Partisi’nden) Zonguldak Milletvekili oldu. Milletvekili olunca Anadolu Kulüpte silahlı kuvvetlere küfretmiş, orada bulunan Ordudan ayrılma ve İller Bankası Genel Müdürü Selahattin Babüroğlu ile yumruklaşmış. Hemen AP’den kovuluyor, dokunulmazlığı kalkıyor ve hapse tıkılıyor. Selahattin Babüroğlu ise ün kazanıyor, 1971’deki 12…