Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Anekdotlar
-
“Dr. Hikmet Kıvılcımlı, “Türkiye Komünist Partisinin Eleştirel Tarihi”nde anlatıyor; “Yine 1925 tedhişine (şiddet uygulamasına) İstiklâl Mahkemesi’ne dönelim. Savcı Necip Ali, sosyalistlerin bir gün gelip güçlenirlerse, şimdi yararlandıkları demokrasiyi ve cumhuriyeti bir basamak gibi çiğneyip geçeceklerini söylediği zaman, Şevket Süreyya (Aydemir) tabanı yanmış bir it gibi yerinden fırlayarak, heyecanla bağırmıştı; ‘O’nu hiçbir zaman göremeyeceksiniz.’ dedi.” Alıntı:…
-
“Kılıç Ali, Gündüz Kılıç ve Altemur Kılıç’ın babası, Mustafa Kemal’in kılıcı oluyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 332) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Kemal Tahir insan sevmeyen bir yaratıktır; insan sevmeyen bir yaratığa insan denilebileceğinden kuşkuluyum. Geçerken, Kemal Tahir’i sağa vererek, sağdan Peyami Safa’nın alınması halinde bile Türkiye solunun daha zenginleşeceği önerimi tekrarlıyorum.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 237) kitabından birebir alınmıştır.
-
(Yahya Kemal Beyatlı:) “Ben Paris’e alafranga geldim, alaturka döndüm.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 121) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Şinasi bir şiirinde, Mustafa Reşit Paşa’ya “reisi cumhur” diyor.“ Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 127) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Rıza Tevfik türünden bir şarlatan filozof sayıldı. Yığınları etkilemek için otorite gerekiyordu.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 161) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Adam “Dergisinde Zahir Güvenli; “Abidin (Dino) demek ibrik demektir.” vecizesini (!) ifade ediyor. İbrik bir yarıtanrı haline getiriliyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 173) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Kadro”dan “İnkılap ve Köy” yazısından aktarıyorum; “Sarayın da, Tanzimat’ın da, Meşrutiyetin de köye gönderdiği adamın, faaliyet sahasındaki manzarası şudur; Kuzu, avrat.” “Halkçılık, demagoji ve sövenizim ile birlikte geliştiriliyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 109) kitabından birebir alınmıştır.
-
(Yıl 1877, 93 Harbi de denilen Türk-Rus savaşı. Ruslar İstanbul’a kadar dayanmış ve Osmanlı perişan halde:) “…..19 Mayıs 1878 tarihli Basiret Gazetesinde küçük bir ilan çıkıyor; “Müşkülatı hâzıra (mevcut güçlükler) büyüktür, lakin çaresi kolaydır. Yarınki sayımızda, herkesin izniyle bu çareyi kısacık izah ve beyan edeceğim.” diyor. Bir gün sonra Ali Süavi Efendi Çırağan Sarayında öldürülüyor. …
-
“Süavi Efendi, Arap bilginlerinin çoğunu, bu arada; Farabi, İbn-i Sina, Buhari, Maturidi, Merginasi, Cevheri, Gazali, Tusi, Zimahşeri, Teftesani’yi Türk ilan ediyor. Arapçanın da Türkler ile İranlılar tarafından geliştirildiğini… Buyuruveriyor. Hayvan yetiştirmenin dışında, nehir düzenlemede, tarihçilik ve yazıcılıkta Türklerin bütün uluslardan önde geldiğini ve bu alanda diğer ulusların öğretmeni olduğunu dünyaya ilk kez Küçük Hoca Ali…
-
“Kopernik, Kral’ın Worms Fermanı ile “Kitaplarının insanın belleğinden kazınması” kararı açıklanınca, müthiş korkuyor ve kuşkuya düşüyor. “Yerleşik bir inancın otoritesini kırmak akıllıca bir iş midir?” diye soruyor. Kopernik tehlike geçtikten sonra ise; “Witternberg’te yellenirsem, Roma’da kokusu duyulur” diyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 39) kitabından birebir…
-
“Falih Rıfkı ‘Baş Veren İnkılâpçı’ adlı kitabında ‘İlk Kuvayı Milliye Meclisi Anadolu’da yüzlerce medrese açmıştır ve resim dersini yasaklamıştır.’” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 68) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Ali Süavi Kemalizm’in 40’lı yıllarda keşfettiği yenilikçisi. Namık Kemal Londra’da Kur’an’ı matbaada bastırmak isteyince Ali Süavi karşı çıkıyor. Gerekçesi ise, taş baskıda kullanılan mürekkepte domuz yağı bulunması.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 71) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Okuyucularımı patronum olarak görüyorum.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basım – Sf. 20) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Yazmak, disiplindir….Yazmak, yaratmaktır. Yaratmak, yaşamaktır ve disiplinli yaşamaktır….. Yazmak, nesnel olmaktır. Max Planck, kuantum fiziğinin kurucusu; İnsan aklının, ancak kendisine nesnel olamayacağını yazıyordu; Planck, iradeye ve özgür davranışa, felsefi yeri, buradan çıkarıyor. Yakın dönemleri yazarken, aklımı kendimden bağımsızlaştırarak, kendime de bir olgu olarak bakmaya çalıştım. Aklıma nesnellik kazandırdım ve çok öğrendim.“ Alıntı: Aydın Üzerine Tezler…
-
“Yalnızca Türkiye’ye bağlıyım. Türkiye’yi seviyorum….. Türkiye’yi sorunlarıyla birlikte seviyorum. Türkiye’yi iyi ve kötü zamanlarında seviyorum. Türkiye’de adaletsizlikle karşılaşsam, işsiz olsam da seviyorum. Türkiye’den ayrılmayı düşünmüyorum.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 719) kitabından birebir alınmıştır.
-
(Yalçın Küçük, Barış Davası duruşmasında mahkeme heyetine anlatıyor; 1867 Yılında Mustafa Fazıl Paşa’nın Fransız’ca olarak kaleme aldığı ve Sultan Abdülaziz’e sunduğu dilekçe bir aydınlar dilekçesidir. Dilekçeyi yazan Namık Kemal, Ebuzziya Tevfik ise tekrar Fransızcadan Türkçeye çevirip bastırıyor. Halka elli bin adet dağıtılıyor. Bu dilekçeden örnek;) “… Padişahların sarayına en güç giren şey doğruluktur. Onların etrafındaki…
-
“1964’de İlhami Soysal’ın Yön dergisinde çıkan Nazım Hikmet ile ilgili bir yazı var. İlhami Soysal Nazım’ın arkadaşı Ekber Babayef ile konuşuyor. Ekber Nazım’ın Moskova’ya gelen Türklere çok ilgi gösterdiğini belirtiyor. Bir keresinde Prof. Fahir İz başkanlığında bir heyet gelmiş. Akşam oturmuşlar, Nazım bakmış ki hemen hiç kimsenin parmağında alyans yok. “Hayrola! Artık Türkiye’de alyans takılmıyor…
-
(“Aydınlar Dilekçesi” Davasında Prof. Dr. Hüsnü Göksel’in savunmasından;) “Demokrasinin tüm kurum ve kurallarıyla yürürlükte olduğu bir ülkede benim gibi bir cerrahi profesörü, kanser cerrahı, kalkıp da Devlet Başkanı’na demokrasi konusunda dilekçe verse, onu mahkemeye değil, psikiyatri servisine götürürler.” “Ben burada ne “adaletinize sığınıyorum” diyorum, ne de “adaletin tecellisi deyimini kullanıyorum” “Adaletin inşa edilmesine ortak katkımla…
-
(Aydınlar Dilekçesi Davasında:) “İhtilal düzenleri ya da askeri rejimler, genellikle birer özel mahkeme kurarlar. Savcılardan birisi askeri rejim adına suçlamalarda bulunur. Çok zaman sanık olarak getirilebilenleri değil, getirilemeyenleri de suçlar. Askeri rejim bu suçlamalardan güç alır. Beni savaşa (Kıbrıs savaşına), aldığım emirden çok, Türkiye’ye bağlılığım ve bu yurda olan sevgim götürdü. Ben Gazi’yim. Öncelikle siz…