Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Anekdotlar

  • “Melih Cevdet ve Oktay Rıfat, Nurullah Ataç’ı “Şiirlerini eleştirdiği” için dövmüşler. Hatta Melih Cevdet iki kere dövmüş.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 533, 534) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Aziz Nesin’in çıkardığı “Markopaşa” Gazetesi’nin şöyle bir başlığı vardı; “Toplatılmadığı zamanlarda çıkan siyasi mizah gazetesi; Markopaşa” Markopaşa’nın ilk sayısı 26.11.1946’da çıktı. Sahibi Sabahattin Ali, tirajı 60 bini bulmuştur.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 538) kitabından birebir alınmıştır.

  • “İnsan kendi köyünde peygamber olamaz. Fransız Atasözü.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 543) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Hasan İzzettin Dinamo Ant Dergisine 7 Nisan 1970 günü anlatıyor;) “Birkaç sosyalistçe şiir karalamaktan iş nereye gelip dayanmıştı. Devlet gücü bir tek insana karşı harekete geçince korkunç bir şey oluyordu.  Çine’de ünlü jandarma taburu var.     Kafama, suratıma yediğim ağır yumruklarla nakavt olmuş gibiydim. … sekiz on jandarma beni anadan doğma soyarak, sırtüstü soğuk betona yatırdılar. Hayati’nin…

  • “1938 Nazım Hikmet mahkûm. Abdülkadir anlatıyor; “O gün ikindi vakti avluda dolaşırken telefona çağırdılar Nazım’ı. Ben de gittim arkasından. Sadri Etem telefon eden. İçişleri Bakanı Şükrü Kaya’yı görmüş. “Özel mektup yazarsam Atatürk’e kendisi götürürmüş, mektubu verirmiş, ona beni affettirirmiş. Şuna bak sen…”  İstenen mektubu yazmış olduğunu belirtmek durumundayım. Mektup sonuç vermiyor.  Ve Nazım’ın mektubu;  …

  • “Şevket Süreyya… köylü kurnazıydı.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 197) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Sabahattin Ali’nin ‘Memleketten Haber şiiri; Hey Anavatan’dan ayrılmayanlar  Bulanık dereler durulmuş mudur? Dinmiş mi olukla akan kanlar  Büyük hedeflere varılmış mıdır?      Asarlar mı hala hakka tapanı   Mebus yaparlar mı her şaklabanı  Köylünün elinde var mı sabanı  Sıska öküzleri dirilmiş midir?      Atatürk’ü hicvettiği iddiası ile bir yıl hapis cezası aldı, 10. yıl affından çıktı.  Tekrar öğretmen…

  • “1960 öncesinde öğrenciliğimde Fikir Kulübü Başkanlığı yaptığım dönemde, Sanatseverler Kulübünde bir oturum düzenledik. “İkinci Yeni” anlatılmak üzere İlhan Berk’i çağırdım. İlhan Berk çok net bir biçimde İkinci Yeni’yi ve şiiri anlattı. “Taş düştü bu şiir değildir, taş uçtu bu şiirdir.” dedi. Hükûmet komiseri işte burada canlandı. “Olmaz” dedi “Bu komünistliktir, taş uçtu şiir demek komünistliktir.”…

  • “Vâlâ; ‘Madrid’de Yahya Kemal’i bir sinir hastalığına yakalanmış buldum. Varşova’dan beri sefirliğini yaptığı Mustafa Kemal’in kendisini takip ettirdiği ve Türkiye’ye getirtip mahvedeceği kanısındaydı.’” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 125) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (1995): Vâlâ Nurettin’in büyük şair Yahya Kemal Beyatlı ile ilgili tespiti…

  • “Toygar’ın Tarla adlı şiirinden; Emmim kızı Ayşa  Tarlada gebe kaldı Ali’den   Bizim sarı inek tarlada buzağıladı sarı tosunu Demem köylü Mehmet  Ahmed’i tarlada serdi yere  Hamdüsenamız  Tarladan yükseldi Mevla’ya  Ve tarladan bastık küfürü  Kör feleğe” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 77) kitabından birebir alınmıştır.

  • Peyami Safa; “Septik (Şüpheci) olmayan bir zekâ düşünülemez. Zekâ için, inanmak ölümdür.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 678) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Falih Rıfkı Atay, Yön dergisinde, yıl 1965, sayı 110; “Ben yere kapanarak Atatürk’ün ayağını öpen tek adam hatırlarım; Yahya Kemal.” diyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985- Sf. 657) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (1995): Beyatlı bundan sonra şiir yazamadı, tükendi. Çok yazık!

  • “MHP ve Ülkücü Kuruluşlar İddianamesinde yer verilen ve MHP Genel Merkezi’nde ele geçirilen, on sayfalık ve daktilo ile yazılmış «Eğitim Sekreterliğinin Talepleri» başlıklı dokümandan on birinci madde aktarmaya değiyor. Aktarıyorum: “11 – Yine aynı gazetelere, meselâ Demokrat’a, ’Faşistler x şehrinde ilericileri sokağa çıkarmıyorlar.’ ‘Faşistler Y mevkiinde ilericilere baskı yapıyorlar”, Aydınlık’a ‘Faşistler Devrimcileri x yerinden göçe…

  • “İsmail Hakkı Baltacıoğlu diyor ki; “demek ki Türkiye’de toprağa dönüş hareketi otuz yıldan beri şiddetini gitgide arttıran bir kalkınma hareketidir.”” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 519) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1995); Bunu söylediği yıllarda Avrupa sanayileşmede dev adımlar atıyor.

  • “Nazım, Yusuf Ziya Ortaç, Faruk Nafiz Çamlıbel ve Vâlâ Nurettin Anadolu’ya geçmek için İnebolu’da bekliyorlar. Nazım ve Vâ-nu’ya izin çıkıyor ama diğer ikisi “Seciyesizler” diye geri döndürülüyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 628) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (1995): Yıllar sonra, seciyeli yani kişilikli Nazım…

  • “Yıl 1938, Avrupa kaynıyor, savaş ve Bolşevizm tehlikesi kapıda. Türkiye Cumhuriyeti işi sıkı tutuyor ve Ordu’yu temizliyor. Bu arada işin içine Nazım da katılıyor.” (Nazım ve arkadaşlarının yargılandığı Divan-ı Harp’ten bir anekdot;)   “Harp Okulu öğrencisi Şadi Alkılıç İstanbul’a bir telgraf çekmiş; “anama nasıl bağlıysam Hikmet’e de öyle bağlıyım.” diye. Şadi tabii ki Divan-ı Harpte.…

  • “Türkiye’de yenilik hareketinin başında Padişah var!“ Alıntı: Aydın Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 90) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2008): Çünkü ülkenin en donanımlı, eğitimli adamları genellikle Padişahlardı. Saray’ın, ahalinin eğitimli olması diye bir sorunu yoktu.

  • (Mustafa Kemal Çankaya’da İsveç Veliahdı (geleceğin kralı) Ruvayal için verilen yemekte şöyle konuşuyor;) “Avrupa’nın iki bitim ucunda yerlerini berkiten uluslarımız, ataç özlüklerinin tüm ıssıları olarak baysak, önürme, uygunluk kıldacıları olmuş bulunuyorlar; onlar bugün, en güzel utkuyu kazanmıya anıklanıyorlar; baysal utkusu.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf.…

  • “Mustafa Kemal Çanakkale’de yedek Tümen komutanı bir yarbaydır.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985- Sf. 465 ile 485 arası) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1995): Çanakkale’de Mustafa Kemal’in göğsüne şarapnel parçasının çarpması ve saatini kırması meselesi hakkında Ruşen Eşref’in röportajında; Yüzbaşı Cevat, Mustafa Kemal’in göğsüne şarapnel parçasının çarptığını,…

  • “Halide Edip “İzmir’i aldıktan sonra artık biraz dinlenirsiniz Paşa’m. Çok yoruldunuz.” Kemal Paşa şu cevabı veriyor; “Dinlenmek mi? Yunanlılardan sonra birbirimizle kavga edeceğiz, birbirimizi yiyeceğiz.” diyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 404) kitabından birebir alınmıştır.