Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Anekdotlar

  • “Ali Süavi Kemalizm’in 40’lı yıllarda keşfettiği yenilikçisi. Namık Kemal Londra’da Kur’an’ı matbaada bastırmak isteyince Ali Süavi karşı çıkıyor. Gerekçesi ise, taş baskıda kullanılan mürekkepte domuz yağı bulunması.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 71) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Okuyucularımı patronum olarak görüyorum.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basım – Sf. 20) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Yazmak, disiplindir….Yazmak, yaratmaktır. Yaratmak, yaşamaktır ve disiplinli yaşamaktır….. Yazmak, nesnel olmaktır.   Max Planck, kuantum fiziğinin kurucusu; İnsan aklının, ancak kendisine nesnel olamayacağını yazıyordu; Planck, iradeye ve özgür davranışa, felsefi yeri, buradan çıkarıyor. Yakın dönemleri yazarken, aklımı kendimden bağımsızlaştırarak, kendime de bir olgu olarak bakmaya çalıştım. Aklıma nesnellik kazandırdım ve çok öğrendim.“ Alıntı: Aydın Üzerine Tezler…

  • “Yalnızca Türkiye’ye bağlıyım. Türkiye’yi seviyorum….. Türkiye’yi sorunlarıyla birlikte seviyorum.    Türkiye’yi iyi ve kötü zamanlarında seviyorum.    Türkiye’de adaletsizlikle karşılaşsam, işsiz olsam da seviyorum.  Türkiye’den ayrılmayı düşünmüyorum.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 719) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Yalçın Küçük, Barış Davası duruşmasında mahkeme heyetine anlatıyor; 1867 Yılında Mustafa Fazıl Paşa’nın Fransız’ca olarak kaleme aldığı ve Sultan Abdülaziz’e sunduğu dilekçe bir aydınlar dilekçesidir. Dilekçeyi yazan Namık Kemal, Ebuzziya Tevfik ise tekrar Fransızcadan Türkçeye çevirip bastırıyor. Halka elli bin adet dağıtılıyor. Bu dilekçeden örnek;) “… Padişahların sarayına en güç giren şey doğruluktur. Onların etrafındaki…

  • “1964’de İlhami Soysal’ın Yön dergisinde çıkan Nazım Hikmet ile ilgili bir yazı var. İlhami Soysal Nazım’ın arkadaşı Ekber Babayef ile konuşuyor. Ekber Nazım’ın Moskova’ya gelen Türklere çok ilgi gösterdiğini belirtiyor. Bir keresinde Prof. Fahir İz başkanlığında bir heyet gelmiş. Akşam oturmuşlar, Nazım bakmış ki hemen hiç kimsenin parmağında alyans yok. “Hayrola! Artık Türkiye’de alyans takılmıyor…

  • (“Aydınlar Dilekçesi” Davasında Prof. Dr. Hüsnü Göksel’in savunmasından;) “Demokrasinin tüm kurum ve kurallarıyla yürürlükte olduğu bir ülkede benim gibi bir cerrahi profesörü, kanser cerrahı, kalkıp da Devlet Başkanı’na demokrasi konusunda dilekçe verse, onu mahkemeye değil, psikiyatri servisine götürürler.” “Ben burada ne “adaletinize sığınıyorum” diyorum, ne de “adaletin tecellisi deyimini kullanıyorum”  “Adaletin inşa edilmesine ortak katkımla…

  • (Aydınlar Dilekçesi Davasında:) “İhtilal düzenleri ya da askeri rejimler, genellikle birer özel mahkeme kurarlar. Savcılardan birisi askeri rejim adına suçlamalarda bulunur. Çok zaman sanık olarak getirilebilenleri değil, getirilemeyenleri de suçlar. Askeri rejim bu suçlamalardan güç alır.  Beni savaşa (Kıbrıs savaşına), aldığım emirden çok, Türkiye’ye bağlılığım ve bu yurda olan sevgim götürdü.   Ben Gazi’yim. Öncelikle siz…

  • “Melih Cevdet ve Oktay Rıfat, Nurullah Ataç’ı “Şiirlerini eleştirdiği” için dövmüşler. Hatta Melih Cevdet iki kere dövmüş.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 533, 534) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Aziz Nesin’in çıkardığı “Markopaşa” Gazetesi’nin şöyle bir başlığı vardı; “Toplatılmadığı zamanlarda çıkan siyasi mizah gazetesi; Markopaşa” Markopaşa’nın ilk sayısı 26.11.1946’da çıktı. Sahibi Sabahattin Ali, tirajı 60 bini bulmuştur.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 538) kitabından birebir alınmıştır.

  • “İnsan kendi köyünde peygamber olamaz. Fransız Atasözü.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 543) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Hasan İzzettin Dinamo Ant Dergisine 7 Nisan 1970 günü anlatıyor;) “Birkaç sosyalistçe şiir karalamaktan iş nereye gelip dayanmıştı. Devlet gücü bir tek insana karşı harekete geçince korkunç bir şey oluyordu.  Çine’de ünlü jandarma taburu var.     Kafama, suratıma yediğim ağır yumruklarla nakavt olmuş gibiydim. … sekiz on jandarma beni anadan doğma soyarak, sırtüstü soğuk betona yatırdılar. Hayati’nin…

  • “1938 Nazım Hikmet mahkûm. Abdülkadir anlatıyor; “O gün ikindi vakti avluda dolaşırken telefona çağırdılar Nazım’ı. Ben de gittim arkasından. Sadri Etem telefon eden. İçişleri Bakanı Şükrü Kaya’yı görmüş. “Özel mektup yazarsam Atatürk’e kendisi götürürmüş, mektubu verirmiş, ona beni affettirirmiş. Şuna bak sen…”  İstenen mektubu yazmış olduğunu belirtmek durumundayım. Mektup sonuç vermiyor.  Ve Nazım’ın mektubu;  …

  • “Şevket Süreyya… köylü kurnazıydı.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 197) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Sabahattin Ali’nin ‘Memleketten Haber şiiri; Hey Anavatan’dan ayrılmayanlar  Bulanık dereler durulmuş mudur? Dinmiş mi olukla akan kanlar  Büyük hedeflere varılmış mıdır?      Asarlar mı hala hakka tapanı   Mebus yaparlar mı her şaklabanı  Köylünün elinde var mı sabanı  Sıska öküzleri dirilmiş midir?      Atatürk’ü hicvettiği iddiası ile bir yıl hapis cezası aldı, 10. yıl affından çıktı.  Tekrar öğretmen…

  • “1960 öncesinde öğrenciliğimde Fikir Kulübü Başkanlığı yaptığım dönemde, Sanatseverler Kulübünde bir oturum düzenledik. “İkinci Yeni” anlatılmak üzere İlhan Berk’i çağırdım. İlhan Berk çok net bir biçimde İkinci Yeni’yi ve şiiri anlattı. “Taş düştü bu şiir değildir, taş uçtu bu şiirdir.” dedi. Hükûmet komiseri işte burada canlandı. “Olmaz” dedi “Bu komünistliktir, taş uçtu şiir demek komünistliktir.”…

  • “Vâlâ; ‘Madrid’de Yahya Kemal’i bir sinir hastalığına yakalanmış buldum. Varşova’dan beri sefirliğini yaptığı Mustafa Kemal’in kendisini takip ettirdiği ve Türkiye’ye getirtip mahvedeceği kanısındaydı.’” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 125) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (1995): Vâlâ Nurettin’in büyük şair Yahya Kemal Beyatlı ile ilgili tespiti…

  • “Toygar’ın Tarla adlı şiirinden; Emmim kızı Ayşa  Tarlada gebe kaldı Ali’den   Bizim sarı inek tarlada buzağıladı sarı tosunu Demem köylü Mehmet  Ahmed’i tarlada serdi yere  Hamdüsenamız  Tarladan yükseldi Mevla’ya  Ve tarladan bastık küfürü  Kör feleğe” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 77) kitabından birebir alınmıştır.

  • Peyami Safa; “Septik (Şüpheci) olmayan bir zekâ düşünülemez. Zekâ için, inanmak ölümdür.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 678) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Falih Rıfkı Atay, Yön dergisinde, yıl 1965, sayı 110; “Ben yere kapanarak Atatürk’ün ayağını öpen tek adam hatırlarım; Yahya Kemal.” diyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985- Sf. 657) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (1995): Beyatlı bundan sonra şiir yazamadı, tükendi. Çok yazık!