Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Anekdotlar

  • “Meclis-i Mebusan’a 451 kişi seçildi, bunun 14 kişisi mükerrer (tekraren, yani birkaç yerden birden seçilmişler) seçildikleri için 437 kişinin adı geçiyor. BMM Ankara’da açıldığı zaman, 338 kişilik mebus listesinin 115 kişisi katılmıştı. Mayıs ayı sonunda 62 mebus daha katıldı ve üç mebus ta Aralık ayında geldiler.”        (Mustafa Kemal Paşa;) “İç isyanları bastırmak Yunan saldırısını tutmaktan…

  • “Mustafa Kemal merakla sordu; “Kimdir bu Karakol Cemiyetini kuranlar?” Kara Vasıf Bey; “Benim.”  Mustafa Kemal; “Pekâlâ Başkumandanınız, Erkân-ı Harbiye Reisiniz (Genelkurmay Başkanınız) kim?” Kara Vasıf; “Hepsi sizsiniz… Maksadım bir terör ve tedhiş (şiddet) uyandırarak zaafa duçar olanları (rehavete kapılmış olanları) silkindirmeyi temin eylemekten ibarettir.” der.” Alıntı: Erzurum’dan Ölümüne Kadar Atatürk’le Beraber I – Mazhar Müfit…

  • “Vahdettin, Meclis-i Mebusan üyesi Mazhar Müfit (Kansu) Bey’i Huzuruna kabul ediyor; “Heyet-i Temsiliye benim tacı saltanatımın pırlantalarıdır. Allah sizden razı olsun vatan ve milleti ve saltanatı ve hilafeti kurtarsın. Mustafa Kemal Paşa Hazretleri inşallah afiyettedirler. İstanbul’u şereflendirmeyecekler mi? Kendisi ile mülakata (konuşmaya) hasretim.” dedi ve sordu; “Beyefendi düşmandan memleketimizi kurtarmak için ne gibi çare düşünüyorsunuz?””…

  • “İstanbul’dan hükûmet ile Sivas arasında arabuluculuk yapan, Mustafa Kemal’in eski ve samimi arkadaşı Erkân-ı Harbiye Mirlivası (Genelkurmay’da General) Abdülkerim Bey’e, Mustafa Kemal telgraf ile durum değerlendirmesi yapıyor: “İngilizler bilhassa devlet ve milletimizin iç işlerine ve meşru (haklı) amaç takip ettiği gerçekleşen milli hareketimize, katiyen (kesinlikle) müdahale etmeyeceklerine dair Eskişehir’den gönderdikleri bir özel heyet ile söz…

  • BAKKAL’IN NOTU (1993): Mustafa Kemal Paşa bu hatıra defterini yaverlerinden biri olan Şükrü Tezel’e Doğu cephesinde iken vermiş. Mustafa Kemal hatıralarında 20 Kasım 1926’da annesinden Zübeyde Hanım diye bahsediyor. İnsanın hatıratında annesinden bu şekilde söz etmesi normal değil. Alıntı: Atatürk’ün Hatıra Defteri – Şükrü Tezer (1993 – Sf. 73) kitabından not çıkartıldı.

  • BAKKAL’IN NOTU (1995): Lord Stratford Canning İngiltere’nin Türkiye büyükelçisi, üç defa görev yapıyor. Ve Tanzimat Fermanını Mustafa Reşit Paşa’nın kendisine danışarak hazırladığını anılarında iddia ediyor. Bu Lord, Bodrum’daki Mozoleyi kaçırıp Londra’ya götüren kişi. BAKKAL’IN NOTU: (2022): Çok ilginç bir anekdot; 4.79.40 nolu not; Fuat Paşa, yukarıdan gelen otoriterizme karşı halktan bir tepki gelmediği, ya “da…

  • “1970 yılında Yunanistan’ın kişi başına gayri Şâfi millî hâsılası 1090 dolar, Türkiye’ninki ise 310 dolardır. Yunanistan’ın yıllık gelişme hızı yüzde 6,6 kadardır. Türkiye’ninki de hâlen bu civardadır. Gelişme hızını Üçüncü Beş Yıllık Plan’da öngörüldüğü biçimde önemli bir sıçrama gösterip devamlı yüzde 8’in üstüne çıkarabilsek dahi, Türkiye ancak 25 yıl sonra Yunanistan’ın bugünkü düzeyine gelebilecektir…” Sf.…

  • “Gerçekten petrolcülerin adamı Max Ball’e, ABD petrolcülerinin istedikleri biçimde bir Petrol Kanunu hazırlatılır. Hatta tasarıya ‘Bu yasa ancak yabancı şirketlerin izniyle değiştirilebilir.’ diye, bir 136. madde eklenirse de, bu sonradan çıkartılır. ABD, Türk Petrol Kanunu’nu Güney Amerika’daki muz diktatörlüklerine, “örnek yasa” diye gösterir, İnönü, 1954 seçimlerinde ‘Petrol Kanunu, bir kapitülasyon kanunudur.’ derse de, sonra bu…

  • “1959 yılının ilk ayında, belli koşulları yerine getiren ABD sermayesinin millîleştirilmesinde muhatabın ABD Hükûmeti olacağını öngören “İstimlâk ve müsadere garantisi anlaşması.” kanunlaştırılır.” Sf.1696 Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi IV – Doğan Avcıoğlu, (Tekin Yayınevi 5. Basım 1984 – Sf. 1694) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Osman Deniz anılarında, 21 Ekim 1961 protokolünden vazgeçiş nedenini İstanbul Vâlisi Korgeneral Refik Tulga’dan sorar. Protokolde imzası bulunan Korgeneral Tulga şu karşılığı verir; “-İyi ki karar uygulanmadı, İstanbul’un ekmeğini Amerika’dan getirilen buğdayla sağlıyoruz. Buğday yüklü Amerikan gemileri Okyanus’tan geri dönebilirlerdi, şimdi Ofis’e telefon edeyim, bakın kaç günlük unumuz var?” Vâli, Ofisçe telefon eder ve cevabı…

  • “Özgürlük adına iktidara gelen Demokrat Parti, Türk Ceza Kanunu’nun ünlü 141 ve 142. maddelerini, idam cezasını dahi öngörecek biçimde ağırlaştırır ve bu maddelere her ileri düşünceyi cezalandırabilecek bir belirsizlik kazandırır. Bu değişikliğe Faik Ahmet Barutçu, Osman Bölükbaşı ve hatta Yargıtay Başkanlığından gelme DP’li Halil Özyörük, ‘fikir özgürlüğü kalıyor’ gerekçesiyle en kesin biçimde karşı çıkarlarsa da,…

  • “Menderes, 1 Kasım 1950’de ABD’nin 487 radyo istasyonundan yayınlanan mesajında “Türkiye’de demokrasinin kuruluşunun Amerika’nın çabaları sâyesinde» olduğunu, bunun en somut örneğini “kendi partisinin iktidarda bulunuşunun teşkil ettiğini” açıklar.” Sf. 1685 Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi IV – Doğan Avcıoğlu, (Tekin Yayınevi 5. Basım 1984 – Sf.1685) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Despot Menderes’in Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu, kürsüde konuşurken CHP’li milletvekili Cahit Tabak’ın güldüğünü zannettiği için ona seslenerek) “-Gülme! Bizim ödevimiz, Amerika’yı küçük devletlerin yardımına teşvik etmektir. Sen gülüyorsun. Bu hareketinle vatana ihanet ediyorsun!” Sf. 1661 Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi IV – Doğan Avcıoğlu, (Tekin Yayınevi 5. Basım 1984 – Sf.1661) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Muhammed Heykel, Rusya’nın tutumunu şöyle anlatır: «Nâsır, Kruşçov’dan garanti ister. Amerikalıların Türkleri Suriye’ye saldırmaya sevk ettikleri takdirde, Mısır’ın da Türkiye’ye karşı savaşması gerekeceğini, bunun da çok fena olacağını anlatır. Kruşçov, şu karşılığı verir: -Rüzgâra göre eğilmek gerek. Başka yol yok. Zira Dulles, dünyayı parça parça edebilir… Dulles, din adamı pozunda. Fakat eminim ki, dinsiz. olduğum…

  • “Suriye Büyükelçisine Menderes; “-Benim Suriye diye tanıdığım bir devlet yok… Bu kafada giderseniz fena olacak… Sus! Efendilerine Söyle, iki tümenle Suriye’ye girer, altınızı üstünüze getiririm..” diyordu.” Sf. 1649 Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi IV – Doğan Avcıoğlu, (Tekin Yayınevi 5. Basım 1984 – Sf. 1649) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Mustafa Kemal 27.01.1931 İzmir CHP il Kongresinde; “Halkımız yaratılıştan devletçidir.” der. CHP parti programı yabancı sermayeyi anormal saymaktadır.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi IV – Doğan Avcıoğlu, (Tekin Yayınevi 5. Basım 1984 – Sf. 1394) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Mustafa Kemal Kastamonu’da yanında başı açık duran Müftüye kılık değiştirmesinin nedenini sorar, Müftü: “Ateşe tapan bir kimseden alınan bir inek, yeni sahibine kendini (sütünü) sağdırmazsa, yeni sahibi ateşe tapanların kılığına girebilir.” diyor.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi IV – Doğan Avcıoğlu, (Tekin Yayınevi 5. Basım 1984 – Sf. 1358) kitabından birebir alınmıştır.

  • “4 Mart 1925 tarih ve 578 Sayılı Kanun. İsmet bu yasanın devrimler için bir araç olduğunu beyan eder. Mustafa Kemal Nutuk’ta, bu yasa ile ne tür devrimler yaptığını açıklar: Şapka Devrimi. Tekke, Zaviye ve türbelerin kapatılması ve bütün tarikatlarla, şeyhlik, dervişlik, müritlik, çelebilik, falcılık, üfürükçülük, türbe bekçiliği gibi bir takım unvanları kaldırma devrimi. Medeni Kanunun…

  • “İzmir’in işgali çok kırımlı olur 15 Mayıs’tan 25 Mayıs’a kadar on gün geri çekilmekle geçer. Damat Ferit Paşa’nın İçişleri Bakanı Ali Kemal, Ege halkına şöyle der: “Biz size ayaklanmayı önleyici emirler veririz, çünkü baskı altındayız. Siz bize karşı da ayaklanınız. Milli Savunma bir milletin en kutsal hakkıdır.” .. Harbiye Bakanı Şevket Turgut ve Genelkurmay Başkanı…

  • “I. Dünya savaşından sonra Ermeni ve Rumlar geriye dönmüş ve intikam almaya başlamışlardır. İngiltere’nin arka çıktığı bu olay çok acı sonuçlar vermiştir. İngiliz Yüksek Komiseri (Ülkemizde Ateşkese uyulmasının kontrolü için bulunan galip devletlerin görevlileri) Amiral Calthrop, 6 Nisan 1919’da “Ermenilere zulümden suçlu bütün kişilerin cezalandırılması için, Türklerin tümünün idamı gereklidir.” der. Vahdettin Sıkıyönetim mahkemeleri kurarak,…