Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Anekdotlar

  • “Falih Rıfkı Atay’a göre; Mustafa Kemal Anadolu’ya geçerken İsmet’i de götürmek istemiş, İsmet “Yeni evlendim beni biraz rahat bırak” deyip gelmek istememiş. 1920 yılı başında Ankara’ya gelmiş Ali Fuat Cebesoy’un tüm ısrarına rağmen kalmamış, İstanbul’un işgalinden sonra Malta’ya sürülme korkusu ile sıkıştırarak Ankara’ya götürmüşler.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi I – Doğan Avcıoğlu (Tekin Yayınevi 1.…

  • “Falih Rıfkı Atay’a göre Fevzi Çakmak, Kuvayı Milliye’yi (milli güçleri) Mart 1920’de bile sergerdelik (başıbozukluk) olarak değerlendiriyor.  Yine Atay’a göre Fevzi Çakmak İstanbul’un işgalinden sonra bile İngiltere’ye karşı bir direniş göstermemiş, Ali Rıza ve Salih Paşa Hükümetlerinde Harbiye Nazırı olarak görev yapmış, bunları izleyen Damat Ferit Hükümetinde de Harbiye Nazırı olmak istemiş İngilizler karşı çıkınca,…

  • “5 Mart 1920’de İstanbul’un işgali kararlaştırıldı. İngiltere Başbakanı Lloyd George; “Mustafa Kemal Paşa bir çeteci değildir. Türk Hükümetinin atadığı Erzurum valisidir. Bu Türk valisi bizim müttefiklerimize saldırsın (Maraş direnişini kastediyor) biz hiç bir harekette bulunmayalım bu olmaz.” İlk iş olarak Mustafa Kemal’in atılmasını istemedi. Sonra “Müttefik kuvvetlerle İstanbul’u işgal etmeliyiz” dedi. İstanbul 16 Mart 1920’de…

  • “Mustafa Kemal’in Falih Rıfkı Atay’a anlattığına göre: “Enver Paşa Mustafa Kemal’e “Hindistan’a sefer yapmak isteyip istemediğini” sorar. Emrine üç Alay asker verebileceğini söyler. Mustafa Kemal Paşa reddeder. Talat Paşa neden reddettin diye sorunca Mustafa Kemal “Eğer böyle bir şeye imkân olsaydı sizin emrinizi beklemezdim, kendim gider kuvvet bulur, Hindistan’ı fetheder, İmparator olurdum” der.” Alıntı: Milli…

  • BAKKAL’IN NOTU (2007): 1908, İngiliz Büyükelçisi Sir Gerard Lowther İstanbul’a geldiğinde, büyük saygı gösterisiyle karşılanıyor, hatta bindiği arabayı atlar değil de halk çekiyor. Alçalmanın ölçüsü kaçmış. Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi I – Doğan Avcıoğlu (Tekin Yayınevi 1. Baskı 1985 – Sf. 52) kitabından not olarak alınmıştır

  • “1-Ahmet Süreyya Özgeveren: 1888 Sındırgı doğumlu. İstanbul hukuk fakültesi mezunu, 2. Meclis’te Balıkesir Mebusu iken İstiklal Mahkemesi Savcısı olarak görev aldı. İsyan Bölgesi İstiklal Mahkemesinde de görev aldı, anılarını Dünya gazetesine 1957’de anlattı. 2-Ali Çetinkaya: (Afyon) 1878 Afyon doğumlu, Harbiye mezunu, 1 ve 2. dönem Afyon Mebusu. 1925’te İstiklâl Mahkemesi başkanı oldu. 1934-39 yılları arasında…

  • “9.11.1914’de İngiltere Başbakan’ı Asquith, Parlamentolarında “Osmanlı Devleti kılıcını çekmiştir ve kılıçla ortadan kaldırılacaktır. Türk İmparatorluğu savaşa girmekle intihar etmiştir.”” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi I – Doğan Avcıoğlu (Tekin Yayınevi 1. Baskı 1985 – Sf. 5) kitabından birebir alınmıştır

  • “Duyun-u Umumiye’nin (genel dış borçlar idaresi, IMF gibi)İngiltere Temsilcisi Sir Adam Block savaş nedeni ile İstanbul’u terk ederken:” Eğer Almanya kazanırsa, siz de Alman sömürgesi olacaksınız, İngiltere kazanırsa, mahvoldunuz.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi I – Doğan Avcıoğlu (Tekin Yayınevi 1. Baskı 1985 – Sf. 33) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Churchill diyor ki; “…Türkiye’nin, eski dostumuz dediği, İngiltere tarafından cezalandırılmaya hazır olduğunu..”” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi I – Doğan Avcıoğlu (Tekin Yayınevi 1. Baskı 1985 – Sf. 27) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2007): İngiltere ve ittifak devletleri (Fransa, İngiltere, İtalya) Yunan İşgali sırasında bize silah ve cephane sattılar, belgeleri var. Ankara’nın veya Osmanlı’nın İtilaf…

  • Churchill; “Yenilmiş Türkiye başını kaldırıp da yenen’in İngiltere olduğunu görünce, rahat bir nefes aldı.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi I – Doğan Avcıoğlu (Tekin Yayınevi 1. Baskı 1985 – Sf. 5) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Rauf Orbay, İstiklâl Mahkemesinin hakkında verdiği mahkûmiyet kararını Londra’da öğrendi, oradan da Avusturya’ya geçti. “Memleket dâhilinde şüphe edilmeyecek mahkemelerin duruma hâkim olduğu tarihe kadar memlekete dönmeyeceğim.” dedi. 10. yıl affından sonra da, “Şakilerle (eşkıyalarla)katillerini serbest bırakan bir genel affı, kendime şamil(kapsayan)saymıyorum.” dedi. Çok ısrar edilince 5 Temmuz 1935’te yurda döndü.” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün…

  • “18 Mart 1927’de Mustafa Kemal Ali Fuat Cebesoy’u sofrasına davet etmiş, “Paşaları senin hatırın için affettim “demiş.” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf. 384) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2007): Bu doğru olmasa gerek. Paşaların duruşmasının karar gününde çok sayıda yüksek rütbeli subay mahkeme salonunu doldurarak güç gösterisi yapmış. Özellikle Kâzım Karabekir…

  • “26 Ağustos 1926’da İstiklâl Mahkemesi kararını verdi. Cavit Bey, Dr. Nâzım Bey (1) Ardahan Mebusu Hilmi Bey ve Nail Bey idam, Ali Osman Vehbi, Hüsnü, İbrahim Edhem, Rauf ve Rahmi Beyler onar yıl kalebentliğe mahkûm edildiler, 37 sanık berat (bağışlandı) etti. Aynı gece sabaha doğru idam edildiler.” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 –…

  • “13 Temmuz 1926 Salı günü istiklâl Mahkemesinin kararı okundu, duruşmaların yapıldığı Elhamra sinemasının önü büyük bir kalabalık tarafından dolmuştu. Salonda ileri gelen görevliler ve yüksek rütbeli subaylar bulunuyordu.” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf.359) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2007): Seyirciler ve halkın baskısı sonucu mahkeme sanıkları beraat ettiriyor. Bu mahkemelerde subayların…

  • “Eski Maliye Nazırı Cavit Bey sorgusu sırasında elini cebine koyarak konuşunca, istiklâl Mahkemesi Başkanı Ali Bey çok kızmış, kendisine hakaret etmişti. Duruşmayı izleyen Falih Rıfkı Atay, aynı gün Mustafa Kemal ve İsmet Paşa’ya “Paşam, bir adalet mahkemesi veya siyasi bir rejim mahkemesi, ikisi de olur. Adalet mahkemesi yalnız haklıyı haksızı, rejim Mahkemesi de yalnız kendi…

  • “22.04.1925 Günü, Üçüncü Ordu Müfettişi Kâzım Diyarbakırlı Paşa Silvan’daki bazı asilerin ve Şeyh Şemsettin’in sığınmak istediğini, bu konuda Şark istiklâl Mahkemesi’nin görüşlerinin ne olduğunu Mahkeme’ye soruyor. Mahkeme ve Hükûmet bu olayların tüm ileri gelenlerinin ezilmesi, yok edilmesi görüşünde direniyor.  Üçüncü Ordu Müfettişi Kâzım Diyarbakırlı Paşa, ayaklanmanın af yoluyla daha kolay, daha çabuk sona erdirileceği görüşünde.…

  • “Hüseyin Cahit Bey savunmasında “Sizden merhamet istemiyorum., yalnız adalet istiyorum” der.” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf. 38) kitabından birebir alınmıştır.  

  • “Bir aralık CHP Genel Sekreteri Recep Peker, “Liberal demek vatan haini demektir.” demiştir.”” Alıntı: Suyu Arayan Adam – Şevket Süreyya Aydemir (1993 – Sf. 450) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU: Devlet Partisi olan CHP’nin genel Sekreteri olması, hatta daha sonra Başbakan bile olması işi daha da vahim kılıyor. Aynı kişi, sanırım Başvekil iken Eskişehir’de “açız”…

  • BAKKAL’IN NOTU(1993): Şevket Süreyya’yı istiklâl Mahkemesi 10 yıla mahkûm etmişti, Afyon cezaevinde iken 1926 Cumhuriyet Bayramı’nda bazı mahkûmların affedilmesi ile 1,5 yıl yatıp çıktı. İkinci bir sefer 40 kişilik bir gurupla tevkif edildiler, savcı idamını istemiş, berat etmiş, dava arkadaşları ile yolları ayrılmış. BAKKAL’IN YORUMU (1993): Diğer muhalifler de eğildiler, mesela Nazım, Hasan izzettin, Sabahattin…

  • BAKKAL’IN NOTU (1993): Şevket Süreyya, Türkiye’ye döndükten sonra, komünizm suçundan istiklâl Mahkemelerine çıkmış ve 10 yıla mahkûm olmuş. Bu mahkemenin ilk celsesine (duruşmasına) giderken, hâkim, Hikmet Şevki adındaki bir gazeteciyi şapka taktığı için dövmüş. İkinci celsede, o arada Şapka Kanunu çıktığı için, Şevket Süreyya aynı hâkimi şapkalı görmüş. Alıntı: Suyu Arayan Adam – Şevket Süreyya…