Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Anekdotlar

  • Homeros’un kaydettiğine göre, Mısırlılar en mükemmel hekimleri yetiştirmişlerdir. Herodotos, Mısır’da her hastalığın ayrı bir hekimi olduğunu kaydetmektedir. Örneğin çok yemenin kötü olduğunu biliyorlardı. Temizliğin önemini anlamışlardı. Kanalizasyon sistemleri vardı. Çok sık yıkanırlardı. Evlerinin yediklerinin ve içtiklerinin temizliğine çok dikkat ederlerdi. Bazı rahipler günde iki kere yıkanır üç günde bir saçlarını keserler domuz eti yemezler, kaynamış…

  • M.Ö. 2551 ile 2528 yılları arasında Snofru’nun oğlu Kufu (Keops) firavun oldu. Kraliçe Heteferes idi. Keops 30 metre yüksekliğindeki büyük piramidi yapmıştır. Bu piramidin yapımı sırasında işçilerin, günlük sarımsak istihkaklarını alabilmek için, greve gittikleri söylenir. Alıntı; Bizimkiler I (İlkler MÖ 200.000 ile 1800) – Evin Esmen ve Arda Kısakürek, (E-kitap, Haziran 2013 – Sf. 154)…

  • Biz tekrar haftanın günlerine dönersek, başlangıç Güneşgünü (Sunday), sonra Aygünü (Monday)… en son Satürngünü (Saturday) di.. Alıntı; Bizimkiler I (İlkler MÖ 200.000 ile 1800) – Evin Esmen ve Arda Kısakürek, (E-kitap, Haziran 2013 – Sf. 145) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ayakla ellerini hürleştiren atalarımızın başparmağı gelişmiş, bu da beynini tekrar geliştirmiştir. İnsan soyu kendi beyinsel evrimini beceri kazanıp, değer yaratarak, emeği ile geliştirmiştir. Yani İnsanın geldiği durum kendi çabasının eseridir. Alıntı; Bizimkiler I (İlkler MÖ 200.000 ile 1800) – Evin Esmen ve Arda Kısakürek, (E-kitap, Haziran 2013 – Sf. 5) kitabından birebir alınmıştır.

  • Apo devam etti: “Bakın burada yeri gelmişken, izninizle 17 Eylül anlaşmasından bahsetmek istiyorum. 17 Eylül 1998’de ABD, Washington’da Talabani ve Barzani’yi anlaştırdı. Ben aslında Talabani ve Barzani ile çatıştım.” Alıntı; Abdullah Öcalan’ı Nasıl Sorguladım? – Hasan Atilla Uğur, (Kaynak Yayınları 7. Baskı Haziran 2011 – Sf. 42) kitabından birebir alınmıştır.

  • Meço Ağa’nın safça tutumunu gören Diyap Ağa da Mustafa Kemal’in kendilerine sunduğu koltuğu geri tepmeyip Ankara’nın yolunu tutmuştu. Mustafa Kemal, Hozatlı iki Alevi Kürt ağasını aldattıktan sonra, Dersimli Mustafa’yı Kerebelo aşiretinden kolağalıktan emekli Kongo oğlu Ahmet Ramiz’i ve Binbaşı Kürd Hasan Hayri’yi de kandırarak, bunların da Dersim milletvekili olduklarını ilan etmişti. Dersim fiilen bağımsızdı. İdare…

  • İkinci Fasıl: Vazifei Teşriiye Madde 9: Türkiye Büyük Millet Meclisi, kanunu mahsusuna tevfikan Millet tarafından müntahap mebuslardan müteşekkildir (seçilmiş milletvekillerinden oluşmuştur). Madde 10: (Özgün hali) On sekiz yaşını ikmal eden her erkek Türk Mebusan intihabına iştirak etmek hakkını haizdir.  (Değişik : 5/12/1934 – 2599 S. Kanun/md. 1) Yirmi iki yaşını bitiren kadın, erkek her Türk…

  • Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye 1869–1876 yılları arasında Ahmet Cevdet Paşa başkanlığındaki bir heyet tarafından bölüm bölüm hazırlanarak kabul edilen, İslam dünyasının ilk ve en önemli medeni kanunu. Bir giriş ile 16 bölümden oluşmuştur ve 1851 madde içerir. AHMET CEVDET PAŞA (1822 – 1895) Osmanlı devlet adamı, tarihçi ve hukukçu. 12 ciltlik bir Osmanlı tarihi yazmış, Mecelle’nin…

  • Mecelle’nin İlk 99 Hükmünden Bazıları; Beraat-ı zimmet asıldır. Borçlu olmamak asıldır. Borç ileri süren, ispatla mükelleftir. Def’-i mefasid celb-i menafiden evladır. Zararın defi, faydanın davetinden evladır. Ezmanın tağayyürü ile ahkâm tağayyür eder. Zaman değişince hükümler de değişir. Ukudda itibar makasıt ve maaniyedir, elfaz ve mebaniye değildir. Sözleşmenin amaç ve anlamı göz önüne alınır, söz ve…

  • Bu esnada Şeyh Şerîf (Şeyh Sait’in yeğeni), Mustafa Kemal Atatürk ile irtibat kurarak, hükûmetin “resmî dîni İslâm” olan anayasaya işlerlik kazandırmasını istemiştir. Alıntı; Şeyh Sait İsyanı – İbrahim Sadiyâni (İnternet, Ocak 2010 – Sf. 24) internet sayfasından birebir alınmıştır.

  • Bu dört ilçe, hareketin stratejik noktalarını oluştururlar. Bingöl’ün Mezrâ (Elâzığ) ile bağlantısını Karakoçan, Erzurum ile bağlantısını Karlıova, Muş ile bağlantısını Solhan ve Amed (Diyarbakır) ile bağlantısını Genç sağlıyor. Şeyh Sâîd Efendi, 13 Şubat günü Amed’in Ergani ilçesine bağlı Pîran köyüne (bugünkü Dicle ilçesi) gelir. O’nun geldiğini duyan halk, tekbir getirmeye başlar. Pîran halkı, Şeyh Saîd’i…

  • Birinci Bölge:  Amed (Diyarbakır), Bismil, Farkîn (Silvan), Pîran (Dicle), Ergani, Lice, Hani, Eğil, Karaz (Kocaköy), Hazro, Pasur (Kulp), Çınar, Kabîlcevaz (Sason), Hezo (Kozluk), Kubîn (Beşiri), Élîh (Batman), Hesen kêhf (Hasankeyf), Kercews (Gercüş), Şemreh (Mazıdağ), Derika Çîyayi Mazî (Derik), Koser (Kızıltepe), Mardin, Mehsert (Ömerli), Stevri (Savur), Kerboran (Dargeçit), Mîdyad û Estel (Midyat), Nusaybin, Hezeh (İdil), Cezîra…

  • Şeyh Sâîd, yeni kurulan rejim hakkında fetvasını vermiş ve kıyam (ayaklanma) kararı almıştır. Şeyh Sâîd eve döner ve 2 Ocak 1925’te hanımına durumu izah ederek evden ayrılacağını ve devlete karşı ayaklanacağını söyleyince hânımı karşı çıkar: “Bey bey! Bizi bırakıp da nereye gidiyorsun? Sen gidersen bizim namusumuzu kim koruyacak? Bizim namusumuzu hiç düşünmez misin?”  Ama Şeyh…

  • 1924 yılı ilkbaharında Zûlkarneyn (Bitlis) eski milletvekili Yusuf Ziyâ, Kalikala (Erzurum)’ya gidip Hâlid-i Cibrî’nin (Cibranlı Halit’in) evinde bir hafta misafir olur. Verilen bir kararla aşiretlerin de yardımıyla bu yeni çizgiye ortak bir “dur!” demenin imkânı araştırılacaktı. Şeyh Sâîd, yeni rejimin bu anti – İslâmî yapısından hiç hoşnut değildi. O, karşı koymayı her zaman için düşünmüştü.…

  • “Hiç kimse öfkesini yutmaktan daha güzel bir içki içmemiştir.” Alıntı; Hz. Muhammed – Lev Nikolayeviç Tolstoy, (Karakutu Yayınları 25. Baskı Eylül 2007 – Sf. 23) kitabından birebir alınmıştır.

  • Fyodor Tyutçev, “Rusya sizin bildiğiniz ülke değildir.” diyor.  “Onun aklını ölçemezsin; çok büyüktür senin aklınla o anlaşılmaz, Rusya’ya inanmak gerekir.  Rusya bir iman meselesidir.”   Alıntı; Son İmparatorluk Osmanlı – İlber Ortaylı, (Timaş yayınları 2. Baskı Kasım 2006 – Sf. 152) kitabından birebir alınmıştır.

  • Geçen asırda İran toplumu, bunun adını çook mizahi bir biçimde koymuştur; “depremzede” gibi “garbzede” diye bir tabir .. Alıntı; Son İmparatorluk Osmanlı – İlber Ortaylı, (Timaş yayınları 2. Baskı Kasım 2006 – Sf. 151) kitabından birebir alınmıştır.

  • Avusturya ve Rusya’ya karşı ayaklanan Macar ve Polonyalı milliyetçiler, bu büyük mücadeleleri sırasında bir ara Macaristan’da 1848’de müstakil bir cumhuriyet ilan etmelerine rağmen, Rusya ve Avusturya ittifakı tarafından bastırılıyorlar ve Devlet-i Âliyyemize sığınıyorlar.  Rusya ve Avusturya bunları geri istiyor.  Biz vermiyoruz.  Ordumuz bile yok, …  Bu insanların bir kısmı dinlerini muhafaza ederek burada kalmıştır; bir…

  • Romalı vali Pontius Pilatus’a bunu emreden, empoze eden Yahudilerdir ve demişlerdir ki: “Bu adamın kanı bize aittir.  Biz mesulüz; bu bizim şeriatımızı ihlal ediyor.  Bunu çarmıha gereceksin.”  Bu doktrin dolayısıyla ilk önemli büyük konsil, Hıristiyanlığın İznik Konsil’i Yahudileri lanetlemiştir. Alıntı; Son İmparatorluk Osmanlı – İlber Ortaylı, (Timaş yayınları 2. Baskı Kasım 2006 – Sf. 83)…

  • Bu özellik, yani Harem’in politik entrika merkezi olması bizim tarihimizde bir asrı kapsar. Yani Hürrem Sultan ile Kösem Sultan’ın büyük valide olduğu iki devir arası dışında; saray hareminin herhangi bir mahfilden daha politik olduğunu söylemek zordur. Alıntı; Son İmparatorluk Osmanlı – İlber Ortaylı, (Timaş yayınları 2. Baskı Kasım 2006 – Sf. 78) kitabından birebir alınmıştır.