Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Anekdotlar

  • Batılılar, helâ’yı bilmiyorlardı; dillerinde, istikrarlı bir helâ sözcüğünün bulunmaması ve za­man zaman, “wc”, water-closet, türünden son derece üstünkörü göstergelere başvurmaları, bu­nun kanıtıdır. Ayrıca, teknoloji tarihi, Fransa’da parfüm sanayiinin gelişmesini, helâ’yı bilme­yen Fransız asillerinin deodorant ihtiyacına bağlayan görüş, genellikle kabul görmektedir. Hamam türünden, a la turca helâ’nın, bir Doğu ve Osmanlı icadı olması mümkündür.  Alıntı: Sırlar…

  • Bir insanı sihir ile öldürmek mümkündür, ancak kahvesine de yeterli ölçüde arsenik koymak şarttır.  Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 82) kitabından birebir alınmıştır.          

  • Osmanlı Sultanı Selim’in, cenge tutuşmak üzere olduğu İran Şahı İsmail’e Farsça mektup yazması ve İsmail’in cevabını Türkçe göndermesi de tarihin büyük ironilerinden birisi olarak önümüzde durmaktadır.  Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 68) kitabından birebir alınmıştır.          

  • Lenin’in makine benzeri yaşamı olduğu saptamasını, bir izlenim olarak Balabanova‘da da görmek mümkündür. Sf. 59 Lenin’in “Çarlık Rejimi ve destekleyicilerine karşı söndürülemez bir kin duymasıdır. Birçokları, Lenin’in ağabeyinin Çar’a karşı başarısız bir suikastta asılması ile bu nefreti arasında bağ kurma eğilimindedirler; Balabanova, bunun, sistematik olduğu konusunda kuşku bırakmamaktadır. İkincisi, Roy’un anlatımında da var. Lenin’in kendisi…

  • Darwin; “Halkın sesi hakkın sesi değildir.”  Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 15) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kendisi de bir muhafazakâr olan Disraeli; “Muhafazakâr bir hükümet teşkilatlanmış bir riyakârlıktır.” Alıntı: Söz Meclisten İçeri – Uğur Mumcu, (Sf. 98) kitabından birebir alınmıştır.

  • MED Televizyonunda benim “Türkiye Kürdistan’ı sömürge değildir.” Sözüme dayanıyordu, sanık kürsümden Turgut Bey’e “Değerli Yargıç anladım şimdi yine mahkûm edeceksiniz, Beşikçi Hoca’m “sömürgedir” diyor, mahkûm ediyorsunuz, ben ise üstelik Kürtlerin yaşadıkları yerlerin adını kullanırken başına hep “Türkiye” sıfatını ekleyerek konuşuyorum, “sömürge değildir” diyorum, anladım, yine ceza vereceksiniz.” Diyordum, acı mı? Değerli yargıcımın bir ayrım yaptığını,…

  • Sultan savaşa giderken atının üzengisini tamir eden yeniçeriyi çok ağır biçimde cezalandırmış, deli mi idi yoksa Kanuni, bunu sormak durumundayız. Eğer asker üzengi tamir edebiliyorsa, o zaman da sermaye sınıfının bir bölümü olan esnaf ile iç içedir. Süleyman bunu yasa dışı buluyordu.  Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 495) kitabından…

  • Bir İngiliz’e bir yol sorduğunuzda hızlı hızlı anlatır ve sonunda “You can not miss it.” derdi, kabaca, “eşek olsan anlarsın” anlamındadır. Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 250) kitabından birebir alınmıştır.  

  • Prof. İhsan Doğramacı’nın ana dilinin İbrani olduğu, annesinin babasının adının Mehmet Ali Kırdar, annesi İsmet Kırdar, dayısı Lütfi Kırdar. Doğramacı anlatıyor; “O zamanki gizli servisin, Doğramacı’nın “Müslüman” olmadığı ve karısının da “Türk olmadığı” için profesörlüğünün engellendiğini, bu sırada MİT’in başında İlter Türkmen’in babası Behçet Türkmen var. .. Başbakan rahmetli Adnan Menderes’in yerinde müdahalesi ile engelin…

  • Şef Lolinevi Pradelli “Ama sizin sesiniz çok detone.” Diyordu.  Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 154) kitabından birebir alınmıştır.

  • Pamuk ve Kemal, dünya Yahudiliğinin Türkiye’den çıkan büyük yıldızlarıdır.  Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 8) kitabından birebir alınmıştır.

  • Goethe; “Bir dil bilen hiç dil bilmez.”  Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 68) kitabından birebir alınmıştır.

  • Benim yaptığım kehânet değil, ülkeye, bilimsel, aynı anlama gelmek üzere maddeci bir gözle bakmaktır. Darwin’in öğrettikleri arasında en çarpıcı olanı, uzun süre karanlık bir mağarada yaşamak zorunda kalan bir canlının gözünü kaybetmesidir. Engels ise bize, ihtiyacın keşfin anası olduğunu haber veriyordu ve bu durumda ihtiyacın kalmamış olması da budanmanın habercisi olmaktadır.  Alıntı: Tekelistan – Yalçın…

  • Vahdettin’in ölüm telgrafı Mustafa Kemal’e Adana’da verildi. Reisicumhur dostlarıyla yemeğe oturmuştu. Haberi işitince; “Çok namuslu bir adam öldü.” Dedi. “İsteseydi Topkapı’nın bütün cevahirini götürür ve öyle bir Ordu kurup dönerdi ki!” Alıntı: Şahbaba – Murat Bardakçı, (Sf. 413) kitabından birebir alınmıştır.

  • Otopsi operasyonunu yapan Prof. Fava’nın ücretine yetecek para kimsede yoktu ve ona da borçlanıldı. 2 bin 200 liretlik borcu günler sonra Şahbaba’nın kızı Sabiha Sultan küpelerini satarak ödedi. Sf. 392 Bakkal Steiner ve manav Mori’nin toplam alacağı 60 bin liret. Sf. 392 Onların hemen arkasında haciz memurları göründü. … Manolya Villasında ne varsa her şeye…

  • Tarihin garip cilvesi olacak, aynı zırhlı tam 16 sene sonra bir başka görev için İstanbul’a geldi. Mustafa Kemal’in cenaze merasimine gelmişti. Alıntı: Şahbaba – Murat Bardakçı, (Sf. 255) kitabından birebir alınmıştır.

  • Torunu Hümeyra Hanım Sultan’a göre; “… 20 bin sterlin şahsi parası varmış, bir de ağızlığıyla tespihi. Bizlerden kim hazineden bir şey alıp gitti ki? Son dakikada yanındaki mücevher kutusunu bile iade etmiş giderken. Belki de Türk Hükümetinin makamıyla münasip (uygun) bir şeyler vereceğini ümit etmiştir. Ama her neyse 20 bin sterlinle gitti, selamlığıyla, haremiyle böyle…

  • Şahbaba … İstanbul İngiliz Yüksek Komiseri Sir Horace Rumbold ile yaptığı bir görüşmede; “ … bir devrimcidir…  Hükümetim maalesef bunların karşısında güçsüz. “ Alıntı: Şahbaba – Murat Bardakçı, (Sf. 214) kitabından birebir alınmıştır.

  • Vahdettin’in Harem Ağası Mazhar, San Remo’da anlatıyor; Mustafa Kemal Sabiha Sultan’ı Babası Vahdettin’den istemiş. Vahdettin de “Sabiha başkasını seviyor.” Diye samimi bir cevap vermiş. Ve Mustafa Kemal de bu konuşmadan sonra odayı terk ederken; “Ben sana gösteririm.” Dediğini anlatıyor. Sabiha Sultan; “Evet istemiş.” … “benimle konuşmuş değildir ama ben çekindim, istemedim. Zira önümde hiç te…