Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Anekdotlar
-
Talabani ABD’de Öcalan’ı ateşkese ikna ettiğini söylüyor. “Bir zamanlar dağlarda silahla vuruşan, kentlerde eylemlere girişen Apo artık fikir değiştirdi. Artık terörist olmaktan vaz geçti. Artık Marksist – Leninist düşünceyi de değiştirdi. Bir ırk ayrımı politikası da gütmüyor. .. bölgede artık dikkatle dinlenmesi ve üzerinde durulması gereken bir politik kişilik haline geldi.” Diyor. Perde arkasından farklı…
-
Madde 1- Tunceli Vilâyetine ordu ile irtibâtı (ilişkisi) baki kalmak ve rütbesinin salahiyetini (yetkisini) haiz bulunmak (sahip olmak) üzere, korkomutan rütbesinde bir zat Vâli ve komutan seçilir. Vâli ve komutan usulü veçhile Milli Müdafaa Vekâletinin muvafakati alınmak şartıyla Dâhiliye Vekilinin inhası (onayı) ve İcra Vekilleri Heyetinin (hükümetin) kararı ile tayin olunur. Bu Vâli ve kumandan…
-
Bu yasa hiç kuşku yok, antidemokratiktir, ancak, topraksız köylüler üzerindeki ağa ve bey baskısını kaldırmayı amaçladığı için devrimci izler taşımaktadır. Alıntı: Kürt Dosyası – Uğur Mumcu, (Sf. 88) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2002) Bu yasanın amacı Kürtlerin bir araya toplanmasını engellemek, onları Türklerin içinde eritmek. Bunu da yasanın gerekçesinde zaten açıklamışlar. Bu açıklamada…
-
Mezar taşıma: “Aşırı gayretine feda olan Midhat Paşa’nın mezarıdır” diye yazın. Oğlum zinhar devlet hizmetine ve kaleme konulmasın. Alıntı: Mithat Paşa’nın Hatıraları 2 – Mithat Paşa, (Sf. 411) kitabından birebir alınmıştır.
-
Mithat Paşa mahkemede çok cesur davranmış, bir defasında mahkeme heyetinden Hristovidi Efendi’ye; “Bu iddianâmenin iki yeri doğrudur; biri başındaki besmele, diğeri sonundaki tarihidir.” Alıntı: Midhat Paşa’nın Hatıraları 2 – Mithat Paşa, Sf. 13) kitabından alınmıştır.
-
Hallacı Mansur “Ben Tanrıyım” dediği için boynu vuruldu. Bu kararı verenlerden birisi de Ebu Hanife sonra da Hallacı Mansur’u övüyor ve yadırgayanlara; “Mansur’un dinde açtığı gedik öylesine büyüktü ki ancak başıyla kapatabildi.” Diyor. Alıntı: Azap Ortakları – Erol Toy, (Sf. 213) kitabından birebir alınmıştır
-
“Türkiye’nin geriliğinin asıl nedeni Avrupa sermayesi tarafından sömürü alanı haline gelmiş olmasıdır: Türkiye’nin tarım, ticaret, doğal kaynaklar, demiryolları, bayındırlık tesisleri, gümrük ve maliye gelirleri Avrupalı mali karar vericilerinin kontrolü altındadır. Bu böyle oldukça Türkiye’nin kalkınması için bir çare bulunamaz. Türk köylüsünün ve esnafının iktisadi durumu bu koşullar altında gelişemez, dış borçlanma yoluyla kalkınma gerçekleştirilemez. Aksine,…
-
1787 Savaşının uzaması üzerine camilerde başarı için okutulan Ayet el Kürsi duasının altı ay daha okutulması ve bundan dolayı ilgililere para verilmesi için Padişahtan izin istenince, izin belgelerinin yanına şunları yazıyor; “Gönül aklığı ile okunmuyor mu ki bir sonucu alınamıyor. İyi, şimdi yine altı ay okutulsun, akçası da darphaneden karşılansın. Para ile yapılan dua ancak…
-
1631 yılında Koçi Bey tarafından IV Murat’a sunulmuş. “…. Sonunda 1594 tarihinden başlayarak bu ulemaya saygı düzeni bozuldu. Önceleri Şeyhülislâm Sunullah Efendi birkaç kez yersiz olarak görevden alındı. Baş yargıçlar da sık sık görevden alındıklarından yerlerine gelenler devlet büyüklerine dalkavukluk yapmak zorunda kaldılar. Sf. 455 Alıntı: Osmanlı İmparatorluğu’nun İktisadi Tarihi – M. Belin, (Gündoğdu Yayıncılık…
-
Murad Molla Tekkesi Postnişini Murad Efendi, bir gün Camide konuşurken, kendisini dinleyen devlet ileri gelenlerinin önünde şunları söylemiştir; “Bir deli gâvur vardır bir de gâvur deli vardır. Deli gâvur bizim bakkaldır, bir şeyin bozulmuşunu verirse çağırır bir güzel azarlarsın anında yola gelir. Gâvur deli ise bizim Evkâf Nâzırıdır (Vakıflar Bakanıdır) ki cami kandillerinin yağ parasından…
-
Mütareke döneminde bir gazeteci Mustafa Kemal Paşa ile mülakât yaparken “Çanakkale’deki büyük başarınızı biliyoruz.” Yollu söz edince, Paşa, “Aman ne demek, o, Cevat Paşa Hazretlerinin başarısıdır.” Diyor. Sf. 145 Alıntı: Aydınlık Zindan – Bilgesu Erenus ve Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık 1. Baskı Şubat 2000 – Sf. 145) kitabından birebir alınmıştır.