Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Anekdotlar

  • Papa Clament tüm Avrupa’daki askerlerin eline aynı anda geçecek mühürlü bir mektup gönderdi ve şövalye katliamı da 13 Ekim 1367 Cuma günü başladı. Korkunç işkencelerle katliamlar yapılmış. Bu günden dolayı 13 rakamı uğursuz sayılmış. Sf. 181 Alıntı: Da Vinci Şifresi – Don Brown, (Sf. 181) romanından birebir alınmıştır.

  • Venüs gezegeni her dört yılda bir semada beş köşeli bir yıldız çiziyor. İnsanlar bunu keşfedince büyülenmişler. O’nu, mükemmellik, güzellik ve cinsel aşkın sembolü yapmışlar. Olimpiyatların dört yılda bir yapılması ve beş halkalı yıldızı da bununla ilgilidir. Sf. 47 Alıntı: Da Vinci Şifresi – Don Brown, (Sf. 47) romanından birebir alınmıştır.

  • Örneğin Celal Bayar, 10 Aralık 1936 tarihli “Yüksek Başvekâ­lete” başlıklı raporunda şöyle der: “Doğu illeri bizim rejimimize gelinceye kadar kati bir tarzda hâkimiyetimiz altına girmemiştir. Geçmiş hükümetler, halk üzerindeki hâkimiyetlerini ağalar ve şeyhler vasıtasıyla yürütmek istemişlerdir. Ağalar ve Şeyhler soyduklarının bir kısmını hükümet erkânına vermek suretiyle müşterek idarei maslahat (vaziyeti idare etme) devri yaşanmıştır. Şark’ta…

  • Bizde uygulanan modele tepkiyi, Şeyh Said’in torunu, eski DP ve DYP milletvekili Abdülmelik Fırat 1999 yılının nisan ayında, aşırı bir dille şöyle ifade eder: “Yaşananlar ortada. Bu sistemin garabetlerinden biri şu: eğer siz Arap, Kürt, Arnavut, Boşnak, Çerkez olduğunuz halde ‘Ben Türk’üm’ derseniz, Kürtlüğünüzü dile getirmezseniz, size bu ülke­de en yüce noktalar bahşedilir. Bir nevi…

  • Kardeşi Osman Öcalan’ın 28 Ekim 1999 tarihli İsviçre’nin Neue Zürcher Zeitung gazetesine verdiği demeçte şu satırlar ilginç: “1 Eylül itibariyle (1999) silahlı mücadele bitti. Bir daha başlamayaca­ğız. Öncelikli hedefimiz, Türkler ile Kürtlerin bir arada yaşaması­dır. Bağımsızlık, federasyon ya da özerklik başka şeyler. Ayrılık­çılıktan vazgeçtik, Türklerle birlikte yaşamaya karar verdik. De­mokratik bir cumhuriyette özgürlük içinde yaşamak,…

  • Fransız ordusunun Cezayir’de uyguladığı baskı yöntemleri büyük tartışma ve kavga konusu, işkence haberleri kamuoyunu dalgalandırıyor. Jean-Paul Sartre, Cezayir’deki Fransız askerlerine çağrı yapıyor. “Emirlere uymayın!” Ortalık karışıyor. Sartre’ın tutuklanmasını isteyen yakın çalış­ma arkadaşlarına Fransa Cumhurbaşkanı de Gaulle şu unutul­maz karşılığı veriyor: “Voltaire’i tutuklamak olur mu hiç?” Alıntı: Kürtler – Hasan Cemal, (Doğan Kitap 2. Baskı 2003…

  • Tarık Ziya Ekinci Anlatıyor; “Ömer, babamın amcasının oğlu, Şeyh Said İsyanından Lice’de devletin ilk idam ettiği kişi… O yıllar, 1924-1925. Lice’de Şapka İnkılabının sonrası. Şapka satan tek dükkân var Lice’de: Hikmet Çetin’in amcası Tahir… Ucuza getirip bayağı pahalıya satıyorlar. Ömer de tel çekiyor Ankara’ya, Mustafa Kemal’e: ‘Sıkıyönetim komutanı falan zatla şapka ticareti yapıyorlar; elli kuruşa…

  • Tarık Ziya Ekinci 1925’te Lice’de doğmuş. 1925 yılında çıkan ve Kürtçeyi yasaklayan Şark Islahat Planı’nın 41. maddesinde Doğu ve Güneydoğu illeri tek tek sayıldıktan sonra şöyle denmiş: “Hükümet ve belediye dairelerinde ve diğer kuruluşlarda, okul­larda, çarşı ve pazarlarda Türkçe’den başka dil kullananlar, hükü­met ve belediyenin emirlerine aykırı davranmakla suçlanacak ve cezalandırılacaktır.” Tarık Ziya Bey anlatıyor:…

  • Adı; Saliha Şener Altmış bir yaşında. Diyarbakır’da yaşıyor. Yerel seçimler öncesi, 20 Mart 1989’da bir SHP mitinginde ko­nuştu. “Gelin millet oyunuzu SHP’ye verin, zamlara ‘hayır’ demek için oyunuzu SHP’ye verin!’ dedi. Ama konuşmasını Kürtçe yap­tı, çünkü Türkçe bilmiyordu. Bu yüzden 1 yıl hapis cezasına çarp­tırıldı. Diyarbakır’da mahkemenin verdiği karar özeti şöyleydi: “Belediye önünde SHP’nin düzenlediği…

  • Resmî politika olarak “Kürt yok Türk var!” dediğimiz yıllar. 1960’lann başları. Mısır’da “Arapların Sesi” radyosu arada bir Kürtçe yayın yapmaya başlar. Türkiye rahatsız olur. Kahire’deki büyükelçimiz, Başkan Nâsır’a çıkıp yayının durdurulmasını iste­yince şu yanıtı alır: “Madem ‘Türkiye’de Kürt yok’ diyorsunuz, o zaman Kürtçe ya­yından ne diye rahatsız oluyorsunuz ki?..” (Jonathan C. Randal, My Encounters With…

  • Felat Cemiloğlu anlatıyor; “Evvela oğlunu babasına tokatlattılar. Yavaş tokat vurduğu için hem oğul hem baba coplanıyordu. Beş on denemeden sonra oğulun babaya vurduğu şiddetli tokat­ları beğenmediler. Bu kere oğul’u babanın sırtına bindirdiler. Bir taraftan babayı copluyor, daha hızlı koşması için zorluyorlardı. Oğul babasının sırtından indikten sonra ağlamaya başladı. Girdiğimiz sırada hepimize ağlamanın, inlemenin, özellikle gül­menin…

  • Felat Cemiloğlu anlatıyor; “Sonra­dan, mahkûmlardan sorumlu güvenlik amirinin Yüzbaşı Esat Oktay Yıldıran olduğunu, Birol Binbaşının güvenlikle alakası olma­dığını öğrendik. Asayişle ilgili her hususta olduğu gibi, diğer hu­suslarda da hep Yüzbaşı Esat Oktay Yıldıran’dı tutukluların muha­tabı. Ve yüzbaşı kendi deyimiyle ‘5 No’lunun Allah’ıydı.” Alıntı: Kürtler – Hasan Cemal, (Doğan Kitap 2. Baskı 2003 – Sf. 22)…

  • “İtalyanların bana düşman olmalarına şaşıyorum; biz de İtalyanlar gibi Troyalıların soyundanız. Yunanlılardan Hektor’un öcünü almak benim kadar onlara da düşer. Onlarsa bana karşı Yunanlıları tutuyorlar. Sf. 244 Alıntı: Denemeler – Michael de Montaigne, (Kum Saati Yayınları, 2004 – Sf. 244) kitabından birebir alınmıştır.

  • Fatihlerin en zalimi olan Selim üstüne yazılanları okurken çok şaşırdım. Mısır Seferinde Şam şehrini bolluk ve güzellikle saran eşsiz bahçelere askerlerden hiç birisinin eli değmemiş, hem de kapıları kapalı değil açık oldukları halde. Sf. 240 Alıntı: Denemeler – Michael de Montaigne, (Kum Saati Yayınları, 2004 – Sf. 240) kitabından birebir alınmıştır.

  • Çiçero; “Ayrı ayrı bakınca değer vermediğimiz kimselere, bir araya geldikleri zaman değer vermekten daha büyük budalalık olur mu?” Sf. 230 Alıntı: Denemeler – Michael de Montaigne, (Kum Saati Yayınları, 2004 – Sf. 230) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Tanrı beni kendimden korusun.” Sf. 226 Alıntı: Denemeler – Michael de Montaigne, (Kum Saati Yayınları, 2004 – Sf. 226) kitabından birebir alınmıştır.

  • Agis’e, bir insan nasıl özgür yaşayabilir, diye sorulduğu zaman; “Ölümü küçümseyerek.” Demiş. Sf. 191 Alıntı: Denemeler – Michael de Montaigne, (Kum Saati Yayınları, 2004 – Sf. 191) kitabından birebir alınmıştır.

  • Publis Syrus; “Değiştirilemeyen bir düzen kötü düzendir.”  Alıntı: Denemeler – Michael de Montaigne, (Kum Saati Yayınları, 2004 – Sf. 179) kitabından birebir alınmıştır.

  • Panik, Pan Tanrısının saldığı korku. Sf. 177 Alıntı: Denemeler – Michael de Montaigne, (Kum Saati Yayınları, 2004 – Sf. 177) kitabından birebir alınmıştır.

  • Çiçero; “Memnun edemeyeceğini sanan, kimsenin dostu olamaz.” Sf. 167 Alıntı: Denemeler – Michael de Montaigne, (Kum Saati Yayınları, 2004 – Sf. 167) kitabından birebir alınmıştır.