Kategori: Araplar
-
Arapların siyasi temsili de önemli oranda artmıştı. 1877’de faaliyete geçen ilk Osmanlı Meclisi’ndeki 232 mebustan 32’si Arap’tı. Sf. 160 Alıntı; Öteki Tarih I (Abdülmecid’den İttihat Terakki’ye) – Ayşe Hür, (Profil Yayıncılık, 2. Baskı Ocak 2012 – Sf. 160) kitabından birebir alınmıştır.
-
Tarihi süreç içinde feylesof sayılabilecek bir kişiden Yakup ibn İshak el-Kindi’den (800 – 873) söz edelim. Abbasi halifeleri el-Memun, el-Mutasım, el-Mütevekkil dönemlerinde yaşadı. İleride bahsedileceği gibi, felsefi görüşleri nedeniyle eserlerine el kondu. Bu eserler daha sonra iade edildi. El-Kindi filozof, matematikçi, fizikçi, astronom, hekim, coğrafyacı ve müzik uzmanıydı. Matematikte, sayı sistemleri üzerine dört kitap yazmıştır.…
-
Türkleri nerede ise bütün düşmanları ve özellikle batılılar çok çirkin bulurlar. Onları canavar gibi, insandan daha çok hayvan gibi düşünürler. Tanımlamalar hep kısa boyları, büyük başları, kısa bacakları ve büyük kol ve elleri vurgulanarak yapılır. Burunları basık, göz çukurları oyuktur. Daha doğrusu öyle tanımlanır. Batılılar Türk ve Moğolları korkunç bulurken, Müslüman Araplar onları çok estetik…
-
Harizm’li Türk bilgini Biruni şöyle yazar: “Kuteybe, Harizmlilerin yazı dilini bilenlerini, geleneklerini koruyanlarını, bütün bilginlerini yok etti. Böylece her şey karanlığa gömüldü. İslam, Harizm’e girerken, geçmişi öğrenme olanağını bırakmamıştı.” Alıntı; Bizimkiler VII (Müslüman İmparatorluğu) – Arda Kısakürek, (E-kitap, Haziran 2013 – Sf. 21) kitabından birebir alınmıştır.
-
MS 710 Sonunda, Kuteybe, arabulucular yollayarak, Neyzek Tarhan’ı, canın bağışlanacak diyerek, tutsak olmaya ikna etti. Ama Araplar verilen sözü tutmadılar. Haccac “kâfire verilen söz İslam’ı bağlamaz” diyerek, Tarhan’ı öldürttü. Tarhan, yaptığı direnmenin sonucunu işkence çekerek ödemişti. Önce Tarhan’ın oğullarının başı kesildi. Sonra, Tarhan’ın 700 askeri bir bir öldürülerek, derileri yüzüldü. Bunların hepsi, Tarhan’ın gözü önünde…
-
Arap ordusu, Arap olmayan toprakları ele geçirdikten sonra, geniş köylü kitlesinin Müslüman olması işlerine gelmiyordu. Böyle bir Müslümanlaşma, dihkanların da işine gelmezdi. Haraç vergisi bir köye kesilirdi. Bir köyün bir kısmı Müslüman, bir kısmı başka bir dinden ise, köyden alınan verginin tüm yükü Müslüman olmayanlara binerdi. Bu nedenle, Müslüman olsa bile köyde kalanlar, haraç vergisine…
-
Haccac Mekke’yi kuşattı ve mancınık ile dövmeye başladı. Haç zamanıydı ve Emevîlerin eylemi Haç farzının yerine getirilmesini engelliyordu. Halife Ömer’in oğlu Abdullah araya girerek, Haç süresince Emevîlerin Mekke’yi bombardıman etmelerini önledi. Haç süresi bitince, Haccac’ın mancınıkları tekrar işlemeye başladılar. Mancınık ile atılan taşların bazıları Kâbe’yi isabet ederek, Müslümanların kutsal mabedinin yıkılıp, hasara uğratmasına sebep oluyordu.…
-
Bu yorumculardan biri olan Aliyyül-Kari şöyle der: “Türklerde insanlığa has yumuşaklık ve çelebi insanlara mahsus merhamet yoktur. Belki onlar başka tür bir insan cinsidirler. Onlara insan değil nesnas (bir cins maymun) dense daha uygundur. Türklere Yecüc ve Mecüc artıkları ve onların kardeşleri ve temsilcileri olduklarını söylemek, onların nemenem insanlar olduğunu beyan etmeye kâfidir. … Allah…
-
Bedevilerde, kadınlara geniş bir cinsi özgürlük tanınırdı. Özgür kadınlar, gizliliğe dikkat etmek şartıyla, dost edinme hakkına sahiptiler. Kadın ve erkek, velilerinin iznine gerek duymaksızın, kısa bir süre için geçici evlilik yapabilirlerdi. Bu tip geçici evliliklerde, kabilesinde kalan kadın, erkeğe mızrak ve çadır verirdi. Erkek, kadının kabilesi içinde yaşar ve bu süre içinde kabile üyesi gibi…
-
Urartu devletinin yıkılışından sonra, ülkede pek çok prenslikler oluştu. Bunlardan en güçlüsü Armenler kabilesiydi. Armenler’in öne çıkmasından sonra bu bölgeye Ermenistan denmeye başlandı. Ermeni halkı bu tarihten sonra, bölgeye gelenlerle yerli halkın karışmasından doğdu. Ermenilerin atalarının M.Ö. 1200 ila M.Ö. 800 tarihleri arasında, Frigler ve Traklar gibi batıdan gelerek, bu topraklara yerleşen Hind – Avrupa…
-
İlk Hermes, daha önce bahsedildiği gibi Mısır’da yaşamıştır. Belki de Mısır Tanrısı Toht’un ta kendisidir. Gizli bilimlerin üstadıdır. Bilgedir insanlara yazıyı ve bilinmesi gereken birçok şeyi öğretmiştir. Hermes’te birbirinden oldukça farlı işlerle uğraşan, ama hepsinde de tartışılmaz derecede üstün eserler veren, güçlü kimlikler ileri sürülmüştür. Astronomi, matematik, coğrafya, topografya, tıp bunlardan bir kaçıdır ve kimine…
-
İsrailliler Sami ırkındandır. İsrail sözü “Tanrı ona güç versin” anlamına gelmektedir ve bu ad Yakup’a verilmiştir. On iki kabilenin hepsi beraberce İsrailliler adını alırlar. Kişilere ve dile uygulanan İbrani deyimi, “öte yakanın insanları“ anlamındaki Hibri sözünden gelmektedir. Kenan ülkesinin yerlileri, nehrin öte yakasına gelmiş olan göçmenlere böyle demiştir. Yahudi sözü ise “Tanrı Yahuda ülkesinin sakinleri…
-
Hz. Aişe’nin kuzeni Talha İbn Ubeyd, daha Resulullah hayatta iken Resulü Ekrem’in vefatının ardından onunla evlenme planları yapar. Bu günlerde sahabenin birbirlerinin bıraktıkları hanımları almaları caiz. (1) O’nun (Peygamber’in) eşleriyle evlenmek te caiz sanılır. Talha’nın bu fikri duyulunca, Hz Peygamber’in eşlerinin O’nun ölümünün ardından evlenmelerini yasaklayan şu ayet iner; “Peygamber, müminler için kendi nefislerinden daha…
-
Nabia Abbout; “Kimi kadınların peş peşe üç veya dört kere evlendiği bilinmektedir. Cinsellik, tüm ahalide takıntı halindeydi” Alıntı; Hz. Aişe (Entelektüel ve Siyasi Bir Kişilik Olarak) – Meryem Canan Ceylan, (Ahsen Yayınları, 3. Baskı Mart 2005 – Sf. 68) kitabından birebir alınmıştır.
-
Suudi idarecilerinin ana meşgalesi, Batı’ya olan tam bağlılıklarını gizlemektir. 1928’de krallığını kuracak olan Abdülaziz, daha 1913’lerde iken Büyük Britanya siyasetinin izinden gidecek, bunun karşılığı olarak da Büyük Britanya onu gerektiğinde koruyacaktı. Biri için koruyucu olmaya, diğeri için ise uslu olmaya dayalı bu ilişkiler 1927’de Cidde Antlaşması ile yenilenir. İngiltere, taahhüdünde durur; 1948 Katif silahlı ayaklanmasını…
-
“Bütün tek tanrılı dinler, kurulu düzene karşı oluştu, örgütlendi, gelişti. Arabistan çöllerinde inanılmaz bir yokluk, yoksulluk, yozluk vardı. Müslümanlık bir isyan bayrağı olarak doğdu. Murabaha sermayesi her yere, her şeye hâkimdi. Tefeciler ülkenin insanını soyuyor soğana çeviriyordu. Ama fakirin, fukaranın, yoksulun, göçebenin ideolojisi yoktu. .. Müslümanlık onu sağladı..” Alıntı; İslam’da Bilimin Yükselişi ve Çöküşü –…
-
“Dinsizlik bir sapıklık değil, insanlığın gelişmiş, derinleşmiş bir biçimidir. .. Mekke’deki putlar sanat ürünüydü, simgeydi. Tanrı diye düşünülmemiştir. Araplar o sıralarda ilkellik dönemini çoktan gerilerde bırakmışlardı; İslam döneminden daha ileri bir uygarlığa sahiptiler.” Alıntı; İslam’da Bilimin Yükselişi ve Çöküşü – Cengiz Özakıncı, (Otopsi Yayınları 2004 – Sf. 113 ile 115) kitabından birebir alınmıştır.
-
Karargâhı Umumide biz, üçlerin ağzımızı bıçak açmıyordu. Cihat (savaş) ilanının, ..hatta bizimle beraber yaşayan Araplar ve Kürtler üzerinde bile tesir yapacağı şüpheli idi. … Onlara bizzat kendim Türkçe sorduğum suallere karşı aldığım cevapların hulâsası şu idi: “-Bu din değil, gün kavgasıdır. Bugün bir Müslüman Devletler Birliği ve onların başında İmam ül-Müslimin idaresi ve ümmet rejimi…
-
Hz. Ebu Bekir, Hz. Muhammed’in (s.a.s.) kızı Fâtıma’nın izdivacına talip olduğunda Peygamberimiz, ona, “Emin ol, kızımı Ali’ye vadettim; yoksa deccal değilim” cevabını vermiştir. Sf. 160 Alıntı; Dönmeler (Sabatayistler) Tarihi – Abdurrahman Küçük, (Aziz Andaç yayınları, 7. Basım 2005 – Sf. 160) kitabından birebir alınmıştır.
-
İsmail, Arap kabilelerinin babasıdır. … Arap olmayan milletler de İsmail’e mensup addolunur. İshak’ın oğlu Yakub’a Tanrı (Yahve) tarafından İsrail lakabı verilmiştir. Sf. 15 Yahudiler ise, soy kütüklerini Nuh’un oğlu Sam’dan başlatarak, Hz. İbrahim’e, ondan İshak’a, İshak’tan Yakub’a ve onun oğullarına dayandırmaktadır. Sf. 16 Alıntı; Dönmeler (Sabatayistler) Tarihi – Abdurrahman Küçük, (Aziz Andaç Yayınları, 7. Basım…