Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Askerlik

  • Mehmetçik’i bile kullanmışlardı: İstanbul’daki 66. Zırhlı Tugayı’nda yaşanmıştı… İlaç firması elemanı ifadesinde bunu şöyle anlattı: -“Her bir celp döneminde birliğe katılan yeni erlere mantar taraması planladık. Ortaya çıkacak yumuşak doku ve hafif travmalar için “Antienflamatuar” tercih edilecek. 2004 sonuna kadar üç celp döneminde minimum 3 bin 500 Oceral krem, 4 bin Oceral solisyon ve 3…

  • Kurtuluş Savaşı’nın zor dönemlerinde aşı üreten Türkiye’de, 12 Mart 1971 askeri darbesiyle tifüs aşısı üretimine ve 12 Eylül 1980 askeri darbesiyle çiçek aşısı üretimine son verildi! AB “uyum” sürecinin ilk adımı Gümrük Birliği’ne girerek 1996’da kuduz aşısı, 1997’de BCG aşısı ve 1998’de toptan aşı üretimine son verildi! Aşılar ülkemizde sadece ithalat yoluyla temin edilmeye başladı.…

  • Darbeciler Tıp Fakültesi müfredatını bile değiştirdi. Şöyle: Türkiye Tıp Fakültelerinde ilacın temel taşı “Farmasötik Toksikoloji” adında kürsüler ilk kez 12 Mayıs 1965 tarihinden itibaren kurulmaya başlandı. Darbeciler, ilacın canlılar üzerindeki etkisini konu alan bu dersi ortadan kaldırıp farmakoloji içine hapsetti! Ne diyorlardı: “12 Eylül kardeş kavgasına son vermek için yapıldı!” Şimdi, kurşunla-bombayla değil; gıdayla-ilaçla “toplu…

  • Şili, Arjantin gibi askeri darbe yönetimlerinde görev alan ekonomist isimlerin hemen hepsi Rockefeller bursuyla Şikago Üniversitesinde okudu. Sf. 35 Alıntı; Kara Kutu (Yüzleşme Vakti) – Soner Yalçın, (Kırmızı Kedi Yayınevi,  1. Basım 2019 – Sf. 35) kitabından birebir alınmıştır.

  • Haziran başında Elazığ Kız Enstitüsü Müdürlüğü’ne tayin emrimi aldım. Sf. 33 Önce Ankara’ya uğrayıp yetkililerin direktiflerini almak ve oradaki çeşitli yoklukları dile getirmek istiyordum. Nurettin Boyman’a gittim. İçeri girer girmez Elazığ’ın durumunu önce o çizdi: Yatılı çocuklar yalınayak, başıkabak, bit içinde, Okul perişan. Müdür yeni evlenmiş, okulun durumunu anlatmaya gelmedi bile. Rapor aldı oturdu. Genç…

  • Oysa 4. Umum Müfettişlik, “Kürt” kelimesinin hakaret olarak kullanılmasını yasaklamıştı. Sf. 32 Alıntı; Dağ Çiçeklerim – Sıdıka Avar, (Öğretmen Yayınları, İnternetten PDF, Ekim 2011 – Sf. 32) kitabından birebir alınmıştır.

  • 10 Eylül 1937 tarihli “Tan”da Ahmet Emin Yalman Sabiha Hanım’ın Dersim’deki kahramanlıkları! Üzerine bir yazı kaleme almış. “Askerlik. Kadın Vatandaş” başlıklı yazının bir yerinde, Sabiha Hanım Dersimlilerle ilgili düşüncelerini şu şekilde ifade ediyor: Manevralarda Sabiha Gökçen ile konuşurken bu nokta üzerinde durdum ve sordum: -Fiili hareketler esnasında canlı insanlar üzerine bomba attığınız zaman acımak duygulan,…

  • Silahlı çatışmaların asıl merkezini ise kuşkusuz Demenan (Demenû) bölgesi oluşturmaktaydı. Ancak Alan (Alû) ve Areyan (Arezû) aşiretlerinden sonra Yusufan (Usivû) aşiretinin de devletten yana tavır alması, direnişçilerin durumunu daha da güçleştirmişti. Sf. 458 Alıntı; Dersim Merkezli Kürt Aleviliği – Munzur Çem, (Vate Yayınları) 2. Baskı Ekim 2011 – Sf. 458) kitabından birebir alınmıştır.

  • Harekât, 1937 ilkbaharının sonlarına doğru başladı. Hücum Sey Riza’yaydı ve harekete geçen ilk askeri birlik 62. Piyade Alayı idi. Dersimliler, bu birliğin Komutanının Elaziz’in Miği beldesinden İsmail Hakkı olduğunu söylüyorlar. O da tıpkı Dersimliler gibi Alevi inancına mensup biriydi. Sf. 447 Alıntı; Dersim Merkezli Kürt Aleviliği – Munzur Çem, (Vate Yayınları) 2. Baskı Ekim 2011…

  • Yine aynı gün, hava kuvvetlerine bağlı uçaklarla Dersim’de Türkçe ve Kürtçe olarak hazırlanmış bir bildiri dağıtıldı. Bildirinin bir yerinde şöyle deniliyordu: “… Aksi takdirde yani dediklerimizi yapmazsanız her tarafınızı sarmış bulunuyoruz. Cumhuriyetin kahredici orduları tarafından mahvedileceksiniz. Cumhuriyet hükümetinin bu son şefkat ve merhametini bildiren bu bildirisini 24 saat çoluk ve çocuğunuzla beraber okuyun, düşünün ve…

  • Not: Paraya acımaksızın içlerinden çok adam kazanıp kullanmaya çalışmak lazımdır. Aslı gibidir. Sf. 446 Alıntı; Dersim Merkezli Kürt Aleviliği – Munzur Çem, (Vate Yayınları) 2. Baskı Ekim 2011 – Sf. 445) kitabından birebir alınmıştır.

  • 4 Mayıs 1937 günü, Ankara hükümeti Dersim’de yapılacak askeri harekât ile ilgili olarak “Çok gizlidir” kaydıyla aşağıdaki kararı aldı. Bakanlar Kurulu toplantısına bizzat Mustafa Kemal başkanlık etmiş, ayrıca Genelkurmay Başkanı Fevzi Çakmak da yer almıştı. “Gayet Gizlidir” ibareli ve “Tunceli Tenkil Harekâtına Dair Karar” ismiyle bilinen kararın tam metni şöyledir: Başvekâlet Kararlar Müdürlüğü Sayı: Son…

  • Söz konusu yasaların çıkartılması, bölgede sıkıyönetim ilan edilmesi ve öteki hazırlıkların tamamlanmasından sonra, Mustafa Kemal, 1936 yılında, TBMM’nin açılışını yaparken yaptığı konuşmada, Dersim sorununu ülkenin en önemli sorunu olarak ilan etti ve mutlaka çözülmesi gerektiğini belirtti. “Ebedi Şef,” çözümle neyi kastettiğini ise şu sözlerle dile getiriyordu: “Dâhili işlerimizden en mühim bir safha varsa o da…

  • Görevi gereği, Dersim’le en yakından ilgilenenlerden biri olan Mareşal Fevzi Çakmak, hazırladığı raporda, Dersimliler için “Dersim halkı cahildir, haydutluk ruhuna sahiptir.” dedikten sonra, atılmasını istediği önlemleri sıralıyor. Genelkurmay Başkanı, Dersim’den sürülmesini istediği aile ve aşiretlere ilişkin geniş bir liste de sunduktan sonra öteki önerilerini sunuyor: Bu önerilerden bazıları şöyle: Yerli memurların çıkarılması (yani bölge dışına…

  • “17. Fırat garbındaki vilayetlerimizin bazı aksamında dağınık bir yerleşmiş olan Kürtlerin Kürtçe konuşmaları behemehâl men edilmeli ve kız mekteplerine ehemmiyet verilerek kadınların Türkçe konuşmaları temin edilmelidir.” Sf. 430 Alıntı; Dersim Merkezli Kürt Aleviliği – Munzur Çem, (Vate Yayınları) 2. Baskı Ekim 2011 – Sf. 430) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bu mektuplardan sonra hükümet askeri operasyon yapılması önerisini uygun buldu ve aynı yılın sonbaharında ordu yöreye karşı saldırıya geçti. 1926 harekâtında olduğu gibi Kürtler oldukça başarılı bir direniş gösterdiler. Askeri birlikler girebildikleri yerleşim birimlerini ateşe verip yağma ve talana girişirken, kendileri de önemli kayıplar vermekten kurtulamadılar. Kışın yaklaşması üzerine operasyon her zamanki gibi yakılıp yıkılmış…

  • Olay şu: 1930 yılında, Erzincan’da bulunan Genelkurmay Başkanı Mareşal Fevzi Çakmak, Başbakan İsmet İnönü’ye iki mektup yazıyor. Mektuplarında, Kürtlerin bölgedeki varlıklarından ve Kürtçenin konuşulan hâkim dil olmasından duyduğu rahatsızlığı dile getiren Genelkurmay Başkanı, önlem alınmadığı takdirde “tehlike”nin daha da büyüyeceğini söylüyor. Önlem olarak önerdiği ise askeri operasyon ve sürgündür. Devleti yönetenlerin Kürt halkına karşı sahip…

  • Başbakanlık ve devlet başkanlığı da yapmış olan Celal Bayar, Qoçgîrî başkaldırısı ile ilgili olarak şöyle diyor: “… Dersimlilerin, Kürtlük hesabına en idealistleri Koçgiri’de toplandılar, teşkilat yaptılar. Sivil, asker bütün kuvvetleriyle oraya toplandılar. Orada mühim bir kuvvet teşekkül etti. Koçgiri’de isyan çıktı. (…) Koçgiri bence diğer isyanların hepsinden mühimdir. Yunanlılara karşı durmak için nasıl tedbir alıyor…

  • Bu koşullarda başlayan Qoçgiri başkaldırısı, bilindiği gibi, Dersim’den beklenen ve önceden kararlaştırılan desteğin gelmemesi ve öteki bazı olumsuz koşullar nedeniyle başarıya ulaşamadı. Esasında Diyab Ağa, Meço Ağa, Kango Oğlu Ahmet Ramiz ve Binbaşı Haşan Hayri’nin Ankara ile uzlaşarak milletvekilliğini kabul etmeleri, Dersim’de tereddüt ve bölünmeye neden olmuş, daha önce kararlaştırılmış olan programın tam olarak uygulanması…

  • Baytar Nuri’nin kaleminden aktaralım: “Programımız şu idi: İlk önce Dersim’de Kürdistan istiklali ilan edilecek, Hozat’ta Kürdistan bayrağı çekilecek, Kürt milli kuvveti Erzincan, Elaziz ve Malatya istikametlerinden Sivas’a doğru hareket ederek Ankara hükümetinden resmen Kürdistan istiklalinin tanınmasını isteyecekti. Türkler bu isteği kabul edeceklerdi, çünkü isteğimiz silah kuvvetiyle desteklenmiş olacaktı. Meço ve Diyab ağaların Dersim mebusu olarak…