Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
recent posts
- PSİKOPAT OLDUĞUNUZU DÜŞÜNÜYORSANIZ, PSİKOPAT OLMANIZA NEREDEYSE HİÇ İMKÂN YOKTUR
- ŞÖHRET KÜLTÜRÜ ÇOCUKLARIN ARZU VE İSTEKLERİNİ ARSIZLAŞTIRIYOR
- EN MÜLAYİM KİŞİLER BİLE SADİST GARDİYANLARA DÖNÜŞEBİLECEKTİR
- ÜNLÜLERDE NARSİSTLİK
- MEŞHUR OLMAK İSTEYENİN İŞİNİ KOLAYLAŞTIRACAK PSİKOPATİK KARAKTER ÖZELLİKLERİ VARDIR
about
Kategori: Askerlik
-
(Dede Yakup Cemil Anlatıyor;) 7 Temmuz 1908, Manastır’daki postaneden çıkan Müşir Şemsi Paşa… 10 Temmuzda, Saray’a sürekli jurnaller gönderen Manastır Topçu Alayı Müftüsü Mustafa Şevket Efendi, 17 Temmuzda, Zatışahane’nin fermanını okurken, Manastır Mıntıka Kumandanlığı erkânıharbiyesinden Osman Hidayet Paşa ve Cemiyet’e düşman oldukları bilinen, Debre Mutasarrıfı Hüsnü bey, Polis Müfettişi Sami, Avukat Sabri Efendi, Kanun (İnzibat)…
-
(Dede Yakup Cemil Anlatıyor;) “Mustafa Necib, 29 Mayıs 1908 akşamı İsmail Canbulat ve Enver Bey’in yardımıyla, Nazım Bey’i vurdu ama öldüremedi. Yaralanan Nazım Bey İstanbul’a götürülürken, Enver Bey Tikveş’e kaçıp saklandı. Zira olay sırasında Nazım Bey kayınçosunu görmüştü!” Sf. 29 “25-30 Haziran 1908 tarihleri arasında, beş gün, Manastır’da, geceli gündüzlü gizli toplantılar yapıldı. Başlatılacak harekâtın…
-
… Erkânıharp Kâzım (Karabekir) Resneli Niyazi de bu merkeze bağlıydı. 1906’dan sonra oldukça ünlü isimler de Selanik’te teşkilata kaydoldu. Erkânıharp Kolağası (Önyüzbaşı) Mustafa Kemal (Atatürk), Erkânıharp Kolağası Ali Fuat (Cebesoy) gibi. Selanik ittihat ve Terakki’nin fikir gücünü, manastır ise vurucu gücünü oluşturuyordu. Selanik teşkilatının reisliğini Talat Bey, Manastır’ın liderliğini ise Enver Bey yapıyordu. Her ikisi…
-
Sapancalı Hakkı’yla Selanik’e gitmiştik. Tahlif (yemin) merasimi için geceyi beklemek gerekiyordu. Bekledik. Hava karardı. Namzet (aday) gözleri bağlı olarak arka sokaklardan yemin töreninin yapılacağı eve faytonla götürülürmüş; bana da aynen öyle yaptılar, gözlerimi bağladılar. Burada koluma arkadaşım Sapancalı Hakkı girdi. O bana kefil olmuştu. Sf.26 … yemin merasimine geçildi. “Yakup Cemil, sağ elini Kuranı Azimüşşan’a…
-
İlk denizaltıya Kaplumbağa (Turtle) adının verilmesi… 1801 yılında Nautilus adlı denizaltı gemisi, bir ara Napolyon’un da dikkatini çekmişse de, … 1885’de ilk denizaltı gemisi… Sf. 263 İlk denizaltı gemisinin Yunanlılarca alındığı Sf. 265 1885, İngiliz ve Rus İmparatorlukları arasındaki gerilimin tırmandığı yıldır. … Mavzer tüfekleri askerin omuzundaki yerini almıştır. Alman askeri uzmanları da 1884’den beri…
-
Abdülaziz döneminde Osmanlı Donanması, görünüşte Avrupa’nın 3. büyük deniz gücü haline gelmişti gelmesine; ama bir kısmı elden düşme ya da ‘ikinci el’ alınan devasa gemiler … denizaltı gemisi ilk icat edildiğinde onu ilk edinen ülkelerden birisi de biz olmuştuk. Alıntı; Abdülhamid’in Kurtlarla Dansı – Mustafa Armağan, (Ufuk Kitap, 2. Baskı Temmuz 2006 – Sf. 253)…
-
1869 yılı sonlarında Osmanlı kışlalarına 239 bin adet (ABD) Enfield marka tüfeğin girdiğini görüyoruz. 5 yıl sonra ise tüfeğin markası, sonradan ünlenip türkülerimize kadar girecek olan Martini’ye dönüşecek, adedi de tam 500 bine varacaktır. Alıntı; Abdülhamid’in Kurtlarla Dansı – Mustafa Armağan, (Ufuk Kitap, 2. Baskı Temmuz 2006 – Sf. 201) kitabından birebir alınmıştır.
-
İlk farmasonlardan Aziz Bey (Kleanti İskalyeri) adındaki doktor. Ali Süavi’ye Çırağan hadisesini yaptıran adam. Sf. 100 Alıntı; Farmasonlar – Cevat Rifat Atilhan, (Aykurt Neşriyat 1963 – Sf. 100) kitabından birebir alınmıştır.
-
Abdullah Öcalan’ı, Öcalan yapan Diyarbakır hapishaneleridir. Abdullah Öcalan’ı o hapishanelerdeki insanlık dışı olaylar yarattı. Ve İmralı’da yeniden diriltti. Sf. 402 Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 402) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bir, döviz sağlamak nedeniyle, Almanya’dan kullanılmış otomobil ithalatını, bedelsiz ithalat, kapısını açtı. İki, Fadıl Akgündüz’e, Malezya’dan otomobil ithalatı imkânı veriliyordu. Daha ucuzdu; bunlar, Tofaş ve Renault satışlarını tehdit ettiler. Krizde olan otomobil imalatı daha büyük bir krize bağlanıyordu. Üç, kamu gelirlerinde “havuz sistemi” getirmeyi denediler, Abdüllatif Şener’in başkanlığında, başbakanlıkta bir düzen ihdas edildi. Sf. 280…
-
Peki, neden, başlarken, “ilk hedefiniz Akdeniz’dir” dedik; bir coğrafi yanlışlık sayamayız. Yoksa asıl zor olan hedefe, Akdeniz’de, İskenderun Körfezi’ne mi, dönecektik; bilemiyoruz, sadece çok silik işaretlere sahibiz. Önce öyle düşünmüş olsak da, daha sonra temkinli davranıp, gitmedik; belki de hiç akıl etmedik, sadece fikir yürütüyorum. Sf. 174 Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz…
-
Türk tarafından Anzac tarafına bir paket sigara uçuyor ve üzerinde, Türk zabitler, Fransızca “bizim kahraman düşmanlarımıza” yazıp, az sigaralarından bir paket uçuruyorlar, Sf. 197 Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 197) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bu alanda örneklerimizi hep Cengiz sürülerinin yayılmasından çıkarıyoruz. Bu sürülerden birisi, bir yerde, muhtemelen Kürt ikliminde, bazı yerlileri yakalamış ve tam boğazlayacağı zaman, birden yanında elverişli bir bıçağı olmadığını fark etmiş, yatırmış, “kımıldamayın ha, ben bıçak alıp geleyim” demiş, döndüğünde hiç birisinin kımıldamadığı rivayet ediliyor. Hepsini doğradığı eklenmektedir; Cengiz’in bu müthiş silahına, “atom bombasından önceki…
-
Şehzade Murat (Hüdavendigar) ile sadrazam Bayezid Paşa’nın bulunduğu güçlü bir ordu hazırlanarak Tire’ye gönderildi. Tarihçi Ali de (Kunhul Ahbar) savaşın Tire Ovasında olduğunu belirtmektedir. Küçük Menderes Ovası’nda diğer adıyla Kazovası’ndaki savaş Menakıbname’de de verilmektedir. Buradaki savaşı Börklüce kaybedince, Osmanlı güçleri duruma hâkim oldu. Ancak, Osmanlı güçlerinin ayaklanmacılara duyduğu kin o denli keskindi ki, hareket dışında…
-
“Ben Dışişleri bakanıydım. Amerikan büyükelçisi bana geldi. ‘Sayın Demirel’e söyleyiniz. Sizde nerede, ne kadar haşhaş ekiliyorsa biz onun parasını verelim, ekimi durdursunlar’ dedi. Peki, söylerim’ dedim. Sayın Demirel’e söyledim. Aldığım cevap şöyleydi: ‘Bizim 27 ilimiz ve çevresinde haşhaş ekiliyor. Bizde ismini afyondan alan ilimiz var. Bunu yapamayız. Ama ekim alanlarını giderek daraltabiliriz.’ Gittim, Amerikan elçisine…