Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Askerlik

  • “Birçok general de bizim dostlarımızdır. Muntazam surette kendilerine tahsis olan paraları almaktadırlar ve istediğimiz zaman bize yardım etmeye hazır bulunacaklar.” Sf. 202 Alıntı: Teşkilâtı Mahsusa ve Casusluk Örgütleri – Ergun Hiçyılmaz, (Kamer Yayınları 2004, Sf. 202) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bir elma ağacı Roma Ordusunun kamp yaptığı yerin ortasında kalmış da ertesi gün Ordu çekilip giderken olgun ve nefis elmaların bir teki bile eksilmemişti. Sf. 239 Alıntı: Denemeler – Michael de Montaigne, (Kum Saati Yayınları, 2004 – Sf. 239) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bu konuşmanın üstünden birkaç gün geçmeden, 3 Ağustos I960’da çıkarılan 42 numaralı kanunla, 235 General ve ertesi gün de en çokları yüksek rütbeli olmak üzere 5.000 kadar subay, birden emekliye sevk edildiler. Bu iş, Millî Birlik Komitesinin 26 ağustos gecesi ve emeklilik kanununda yapılan bir tadil teklifi ile tezgâhlanmıştı. Orduda yapılan bu geniş tasfiyeden sonra,…

  • Ama Bilim Heyetinin bu arada en önemli çalışma eseri «Anayasa Komisyonunun Raporu» başlığını taşıyan, çok dikkati çekici ve darbeyi, hukuk açısından da doğrulayan, meşru kılan, önemli bir Belge’nin tanzimi ve yayınlanması oldu. Bu Belge, 28 Mayıs 1960 tarihini ve Bilim Heyetinin bütün üyelerinin imzalarını taşır. Bu belge bir dayanaktır ki, ona İhtilâlin Berat’ı veya meşruluğunun…

  • Hâlbuki yakın tarihimizde bütün siyasî müdahaleler ordudan gelmiştir. 1876’da Sultan Aziz’in tahttan indirilmesi olayın­dan beri bu gelenek, Prensip gücünde bir şekle dayanmaktadır. Bu prensip, Türkiye’de ordunun, siyaset dışı olduğu ve buna her iktid­arın, ehemmiyetle dikkat etmesi esasıdır. Alıntı: İhtilâlin Mantığı – Şevket Süreyya Aydemir, (Remzi Kitabevi, 7. Baskı 2000 – Sf. 264) kitabından birebir alınmıştır.

  • Darbenin gerekli olmadığı zamanda seçim yapılıyor. Seçimin yetmediği dönemde darbe geliyor. Alıntı: Kurtuluş Yazısı – Yalçın Küçük ve Çelik Bilgin, (Dönem Yayıncılık 1. Baskı 1988 – Sf. 96) kitabından birebir alınmıştır.

  • Öztorun ile ancak Haydar Saltık yarışabilir. Amerikan Hükümeti’nden görevde iken madalya alan üç generalden birisidir; diğer ikisi yazgı birliği yaptığı Necdet Üruğ ile şimdiki başkan Orgeneral Necip Torumtay’dır. Sf. 82 Alıntı: Kurtuluş Yazısı – Yalçın Küçük ve Çelik Bilgin, (Dönem Yayıncılık 1. Baskı 1988 – Sf. 82) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bülent Ecevit’in artık iki tarihsel misyonu vardır. Birincisi, sürekli Marksizm ve devrimci aydınlara küfretmesidir. İkincisi toy ve sağa eğilimli bir politikacı olan Erdal İnönü’nün ensesinde boza pişirerek İnönü’yü daha sağa itmesi ve SHP içinde İnönü’yü vaz­geçilmez hale getirmesidir. Bunları yapıyor ve şansı yaver giderse bir askeri krizden sonra yönetici olmayı bekliyor. Alıntı: Kurtuluş Yazısı –…

  • Sakarya Savaşı, düşman ordusunu üslerinden uzaklaştırarak Anadolu’nun içine çeken, isteklendirmek için kendi ordumu­zu kaynaklarına yaklaştıran bir savunma savaşıdır. Sf. 250 Alıntı: Hüsrev Gerede’nin Anıları (Kurtuluş Savaşı, Atatürk ve Devrimler) – Hüsrev Gerede, Hazırlayan: Sami Önal, (Literatür Yayıncılık, 2. Basım Kasım 2002 – Sf. 250) kitabından birebir alınmıştır.

  • İç savaş bir topyekûn inançsızlaştırma savaşıdır, inançsızlaştırma insansızlaştırma demektir. Sf. 369 Alıntı: Tekeliyet I (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 369) kitabından birebir alınmıştır.

  • Korutürk’ün iki oğlu Selah ve Osman da büyükelçi oldular, ,, eşleri Suzan ve Zergun adlarını taşımakla onomastique uyum sergiliyorlar, burada bir kuşku bulunmamaktadır. Sf. 346, 347 Alıntı: Tekeliyet I (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 346, 347) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kuşkusuz, darbenin lideri Orgeneral Tağmaç ve daha sonra yerine geçen ve Kıbrıs Savaşı’nda Genelkurmay Başkanı olan Orgeneral Semih Sancar da Sabatayisttiler. 12. Mart 1971 Darbesinin ilk Başbakanı, Güneş’in akrabası, Nihat Erim de ve üçüncü Başbakanı Naim Talu da Sabatayist ailelerden geliyorlardı; ortadaki Başbakan, Vanlı Ferit Melen’in bir Kürt – Yahudi kökenli olup olmadığı araştırmaya değer…

  • Tez şudur; dünya soluna ve özellikle Türkiye soluna, içten ve dıştan en şiddetli darbelerin başlangıcı 1967 Altıgün Savaşları’dır ve İsrail’in beklenmedik bir zamanda Arapları hezimete uğrattıkları bir savaşı bir “Milat” kabul ediyoruz. Türkiye Düzeni İsrail’e yakınlaştıkça, Türkiye Sol’una daha şiddetli darbeler indiriyordu. Sol’a karşı büyük şiddetin, Prof. Erim’in Başbakanlığı ile başladığını söyleyebiliyoruz. Türkiye Solunun içinden…

  • Kıbrıs’ın şahin Türk lideri Rauf Denktaş’ın Türkiye’nin askerî müdahalesine karşı olması, ilk bakışta, şaşırtıcı görünebilir; Yalnız değil, o zamanlar eski Başbakan Süleyman Demirel ise daha ileride, şiddetle önlemeye çalışıyordu, “biz cihan devleti değiliz ki, üstelik yalnız başımıza yapamayız.” Diye bağırıyordu. Amerika’sız olmaz, anlamında konuşuyordu. .. Hâlbuki o sırada Başbakan Ecevit’ti ellili yıllarda bir staj için…

  • Hannibal’in İtalya Savaşları ile savaş tarihine “komando” savaşının da girdiği kaydediliyor, küçük birliklerle vurup kaçıyordu; buna karşılık Roma, yıpratma savaşını deniyordu… Alıntı: Tekeliyet I (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 83) kitabından birebir alınmıştır.

  • Profesör Hasretyan’ın, sözünü ettiğim derlemesinde, kendisinin kaleme aldığı bölüm (1), yeteri ölçüde açık ve güven vericidir. Profesör Hasretyan’ın, o tarihe kadar en geniş katılımlı bu başkaldırı ile ilgili olarak, “İsyan şeyhler tarafından değil, esas olarak, başında, Türk ordusundan Albay Cibranlı Halit Bey, gazeteci Kemal Fevzi, Doktor Fuat gibi tanınmış aydınların bulunduğu Azad-i Kürdistan Komitesi tarafından…

  • Kemal Paşa’yı, Samsun’a çıkıncaya kadar, ülkenin kurtuluşuna ve modernizasyonuna ilgisiz olmakla birlikte, bunu yaşamının en önemli sorunu misyonu hâline getirmeyen, Ordu içinde kendi yükselmesini ön planda tutan, bir kariyer subayı olarak resmetmek gerçeklere daha uygundur.   Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 46) kitabından birebir alınmıştır.

  • İttihat ve Terakki’nin Askerî Tıbbiyede kurulması çok dikkat çekicidir, asker ocakları zaman zaman bir vapur dolusu, şeref vapuru, sürgün verecek kadar hareketliydi.  Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 552) kitabından birebir alınmıştır.

  • Prof. İhsan Doğramacı’nın ana dilinin İbrani olduğu, annesinin babasının adının Mehmet Ali Kırdar, annesi İsmet Kırdar, dayısı Lütfi Kırdar. Doğramacı anlatıyor; “O zamanki gizli servisin, Doğramacı’nın “Müslüman” olmadığı ve karısının da “Türk olmadığı” için profesörlüğünün engellendiğini, bu sırada MİT’in başında İlter Türkmen’in babası Behçet Türkmen var. .. Başbakan rahmetli Adnan Menderes’in yerinde müdahalesi ile engelin…

  • Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’a gidişi sırasında Damat Ferit Kabinesinde bulunan Rıza Tevfik’in yazdıkları ise kehâneti andırmaktadır; “Sadrazam’a dedim ki; … gider gitmez sizin o emrinizi hafife alarak tenkit ve reddeyleyecek ve kendi başına istediği gibi ve anladığı gibi hareket edecektir. … Bakınız kendisi ne yapacaktır? Bunu da duvara yazıyorum, dostlarımız şahit olsun. En evvel ufak…