Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Askerlik

  •   (İkinci Tanık Yedek Teğmen Durmuş Özbek’in ifadesi 8 Mart 1974 tarihli Milliyet’te yayınlandı.)    “Biz Taburda görevli idik. Emir geldi. Olay yerinde ihtiyaten (yedek olarak) bulunduk Bir de bize tutanak imzalattılar. Kurşuna dizme görevini yerine getirecek birliğe kumanda eden arkadaşlar Necdet ve Bilal aslında tavuk kesemeyecek derecede yufka yürekli yaratılışta idiler.   Aralarında tahminen 13-14…

  • “… birliğimin mevcudu 80 kadardı. Çavuş ve onbaşıların hepsi Hasankale’li idi. (Bunlar muhtemelen Erzurum’un Kürtleri) .. İçlerinde Mehmet Mısto’nun kızı da vardı. Bu kadın Özalp’te bir yediemine bırakılmıştı….  Yüzbaşı Vahdet Yüzgeç’in son anda hastalık bahanesiyle gelmemesi yüzünden, Bölük Komutan Vekili Necdet Bilgeç’in, Teğmen Ekrem’in yanında hâkim bir tepeden kılıçla verdiği emir üzerine 30 Temmuz 1943…

  • Yüzbaşı Dr. Reşit Ersezer; “Olaylar sırasında Özalp’te askeri doktordum. .. Milan Aşiretinin Reisi Mehmet Mısto (Mustafa) Türk dostu ve milli …setimizin adamıdır. Rus kuvvetlerinin miktarı, silahları, konuşları, hareketleri hakkında sık sık bize haber gönderirdi. O sırada Kuzey İran Sovyetler Birliğinin, Güney kesimi ise İngilizlerin işgali altındadır. O sıralar bizim tarafta gaz ve çay yoktu, İran’da…

  • Orgeneral Muğlalı olayını Meclis’in gündemine getiren Eskişehir Mebusu İsmail Hakkı Çevik ve Fikri Apaydındır.  Kemal Yörükoğlu (Van); Bendeniz o zaman Van Cumhuriyet Müddeiumumisi (savcısı) olarak bulunuyordum. … Cumhuriyet Halk partisi iktidarı bilhassa Şark Vilâyetleri için gıdasını, zulmün, işkencenin, kahrın nusgundan (özsuyundan) almıştır.    Özalp hududunda sık sık İran’dan bazı hayvan gaspları oluyordu. İran hududundan geliyorlar ve…

  • 1891 yılında Sultan Abdülhamit tarafından 36 adet Hamidiye Alayı kurulmuş. Kürtlerin Ermenilerle çarpıştırılması sonucunu doğuruyor. Alıntı: Bilimsel Yöntem Üniversite Özerkliği ve Demokratik Toplum Açısından İsmail Beşikçi Davası III – İsmail Beşikçi, (Yurt Kitap Yayın 2. Baskı Aralık 1992 – Sf. 110) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kürtçe köy isimlerinin değiştirilmesi, Türkçe isimler konulması, Kürtçe söylenişinin yasaklanması, yine 27 Mayıs darbesinin en önemli eylemlerindendir.   27 Mayıs 1960 darbesinin en önemli eylemlerinden biri, şüphesiz ki 2510 sayılı İskân Kanununa ek olarak çıkarılan 105 Sayılı Kanundur. Bu kanun gereği Doğunun egemen sınıf denilen toprak ağalarından, aşiret reislerinden, şeyhlerden, seyitlerden 55 kişi batı Anadolu’ya sürgüne…

  • Uçak saldırılarında şimdiye kadar (1995) bizim kayıplarımızın 15’i geçmediğini söyleyebilirim. Alıntı: Diriliş Tamamlandı Sıra Kurtuluşta – Abdullah Öcalan (Güneş Ülkesi Yayıncılık 1995 Baskısı – Sf. 254) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Aşağıda alıntılar bulunan belge 1979 Yılında ABD’nin Tahran Büyükelçiliğine yapılan baskında elde edilmiştir) “Genel Kurmay Başkanı Kenan Evren ve Başbakan Yardımcısı Hikmet Çetin Nisan’da Kürt sorununu görüşmek üzere Irak’a gittiler. Kürt kıpırdanmaları nedeniyle gittikçe daha çok zaman yitiren Irak, eğer Ankara silahlı Irak çetelerinin sınırın Türkiye tarafını sığınma alanı olarak kullanılmasını engellemeye çalışırsa Türkiye’ye petrol…

  • (Genelkurmay Harp Tarihi Dairesi Yayını;) “Şeyh Said, özellikle Dersim ve Muş Beylerini kendi tarafına çekmeye çalışıyor ve bunlara bu maksatla adamlar gönderiyordu. Eğer Şeyh Said bu teşebbüslerine sadece Kürdistan Bağımsızlığı adına ve daha Önce girişmiş olsaydı, ayaklanmayı Dersim ve Muş’a bulaştırması muhtemeldi. Fakat ayaklanmanın gayesi dini kurtarmak ve özellikle Osmanlı Halifeliğini yeniden kurmak şeklinde gösterilince,…

  • (Genelkurmay Harp Tarihi Dairesi yayınından alıntı) Bu nedenle Şeyh Sait ayaklanmasında Elazığ’ın düşmesi Kürt kuvvetlerinin eline geçmesi üzerine Mustafa Kemal Paşa’nın Tugay Komutanı Osman’a çektiği telgraf ile başlamanın yararlı olacağını sanıyorum. Tarih, “durumu yakinen izleyen Cumhurbaşkanı Atatürk de, 26 Şubat’ta Malatya Valisi aracılığı ile İzoli’de 17. Tugay Komutanı Albay Osman’a verdiği emirde” diyor ve telgrafı…

  • 1937 Yılında Tunceli Tenkil (cezalandırma, uzaklaştırma, ortadan kaldırma) Harekâtına Dair Bakanlar Kurulu Kararı;   Gayet Gizlidir;  Başvekâlet (Başbakanlık) Kararlar Müdürlüğü;   Son günlerde Tunceli’de vukua gelen hadiselere dair raporlar 4 Mayıs 1937 tarihinde Atatürk’ün ve Mareşal’in huzurları ile tetkik ve mütalaa edilerek (araştırılarak ve incelenerek) aşağıdaki sonuca varılmıştır;  1-Toplanan kuvvetlerle Nazımiye Keçikesen (Aşağı Bölge) Sin, Karaoğlan hattına…

  • Sıkıyönetim olmadığı ve Milli Güvenlik Kurulu’nun hiç işlemediği, normal sivil yönetim zamanlarında da, Genelkurmay, Türkiye yönetiminde en etkin organların başında yer alıyor. Bu, ayrıca, fark edilmeyen pratik bir durum olmaktan da uzaktır; bilinçli ve planlı bir nitelik taşıyor. Sf. 284 Alıntı; Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük, (Dönem Yayıncılık Ağustos 1990 – Sf. 284) kitabından…

  • Garo Sasuni’nin “Kürt-Ermeni İlişkileri” başlıklı çalışmasından aktarma yapmak istiyorum; “Uzak mesafeli bir amacı güdüyordu. Şöyle ki, Kürtleri ulusal bilinçlilikten yoksun bırakıp, onları ulusal bağımsızlık savaşından uzaklaştırmak ve onları yalnız bir dini toplum haline getirerek yavaş yavaş Türkleştirmekti,” Taşnaktsiyun Partisi’nin merkez yayın organı Troşak’ta 1901 yılında yayımlanan bir başyazıdan aktarma yapmak durumundayım, başyazıda bu paragraf da…

  • Hamidiye, Ermeni köylerine saldırırken hiçbir sınır tanımıyordu, köyleri basıyor ve ürünleri imha ediyordu; kuşkusuz Ermenileri kıyıyordu, Burada kalmıyor ve hızını alamayarak Türk, Arap ve Kürt köylerine de baskınlar düzenliyordu. Sf. 58 Alıntı; Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük, (Dönem Yayıncılık Ağustos 1990 – Sf. 58) kitabından birebir alınmıştır.

  • Mustafa Kemal’in Çanakkale’den sonra bir yıl görevlendirilmemesini Enver’in rekabeti şeklinde düşünmek yanlıştır. … Hiçbir Orduda Başkomutan ile bir yarbay arasında rekabet söz konusu olamıyor.  Kemal, sınıflarında da parlak bir öğrenci sayılmıyor. Kâzım, Ali Fuat, Kemal’den çok daha parlaktırlar. Ayrıca Osmanlı düzeninde Harbiye’yi parlak bir biçimde bitiren kurmaylar, Makedonya Ordularına atanıyorlar; Kemal Bey Suriye’de göreve gönderildi.…

  • Ödemişte halka 1.500 silah dağıtılmış, ancak çarpışmaya 120 kişi katılmıştı. Diğerleri dağılmış. Yunanlılar Ödemişe 1 Haziran 1919’da vukuatsız olarak girmişler. Alıntı: Yüzbaşı Selahattin’in Romanı II – İlhan Selçuk (Remzi Kitabevi 1979 Baskısı – Sf. 99) kitabından birebir alınmıştır.

  • 14 Haziran 1919, Eşme’den Çine’ye çekilmiş olan 57 Tümen Kumandanından aldığımız raporda şu maddeler vardı; 1- İzmir’in işgalinin ardından Tümen Birliklerinde bulunan erat (erler), hemen tümüyle firar etmiştir.  2- Mahalli Hükûmet çevreleri, Yunanlıları iyi biçimde karşılamak için propaganda yapmışlardır. 3- Bir komiser, Yunanlıları Aydın’a davet için Yunanlılara gönderilmiş, Aydında bütün evler Yunan bayrakları asmışlardır. Alıntı:…

  • Harbin sonlarına doğru, Mehmetçikleri yaşla değil, kiloyla askere alıyorlardı. Kırk beş kilo gelen askerdi. Bu çocukta bu yöntemle on beş yaşında askere alınmıştı. Alıntı: Yüzbaşı Selahattin’in Romanı II – İlhan Selçuk (Remzi Kitabevi 1979 Baskısı – Sf. 10) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2009) “Hey on beşli on beşli” türküsüne sebep olan olay. Babam da…

  • Tabur Kumandanı Cemil Batumlu vatanperver bir ittihatçıydı. Bir gün beni çağırdı; “Yarın seninle beraber Meclis’e gideceğiz, sivil elbiseni giy, cebine birkaç bomba koy, yanında iki tabanca olacak. Ertesi gün öğlen üstü Meclis binasına geldik. Enver Paşa bizim binbaşıyı görünce yanımıza geldi… dedi ki; Cemil Bey, bugün Meclis’ten güvenoyu isteyeceğiz, oysa çeşitli gürültüler çıkacaktır. Biz güven…

  • Enver Bey iki derece terfi ederek Enver Paşa oldu ve Harbiye Nazırı oldu. O tarihte 35 yaşındaydı. Makama geçer geçmez ne kadar ihtiyar Paşa ve yaşlı subay varsa emekliye sevk etti. Alıntı: Yüzbaşı Selahattin’in Romanı I – İlhan Selçuk (Remzi Kitabevi 1979 Baskısı – Sf. 91) kitabından birebir alınmıştır.