Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Askerlik

  • Enver, Haziran Ayı’ndaki gelişinde ise, Kemal’in taarruz planlarından birisine karşı çıkıyor; Moorehead, Enver’in karşı çıkışını, «Kemal was too much given to the squandering of troops» gerekçesine dayandırdığını ileri sürüyor. Enver, Kemal’in askerlerini boş yere harcadığına inanıyor ve âdeti olduğu üzere Kemal istifa ediyor. Liman Paşa araya giriyor ve Kemal’in planladığı taarruz tam bir felaket, Moorehead’in…

  • Silâhlı Kuvvetlerin ekonomiyle olan bağları koparılmadıkça artık Silâhlı Kuvvetleri tartışma ortamının dışına çıkarmak çok zor. Lockheed tartışması, Lice soruşturması biter. Bir başkası başlar. Remo planı için çıkarılan özel yasada, alımlar için alışılmış yöntemleri bir kenara bırakan kolaylıkların getirilmiş olması, bu tartışmaları kolaylaştırıyor. Bu yüzden Silâhlı Kuvvetlerin ekonomiyle olan bağlarını koparmak gerekiyor. Silâhlı Kuvvetlerin ekonomiyle ilgisi,…

  • 13 milyonluk Lockheed rüşvet olayı Meclis’e yansıtıldı, Lockheed Türkiye temsilcisinin defterlerine el kondu. Sf. 421 Gözlemlerden sonra sorular. İtalya’da bir tekel, Lice depremine neden yardım etmek ihtiyacını duyuyor? Herhalde iyilikseverliğinden. Peki, Lice depremine yardım yaparken neden çeki Hava Kuvvetleri Komutanına gönderiyor? Lice depremi ile Hava Kuvvetlerinin ne ilgisi var? Çekin ne olduğu kadar ve bundan…

  • İtalyan uçak şirketi Air Italia’dan bağış Kabul eden eşi yüzünden, Hava Kuvvetleri Komutanı Org. Emin Alpkaya görevinden istifa etti. Air Italia’nın Lockheed uçaklarını Türkiye’ye satan aracı bir şirket olduğu belirtildi. Sf. 441 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 3. Basım 1990 – Sf. 441) kitabından birebir alınmıştır.

  • Fransız tarihinin ünlü Dışişleri Bakanlarından birinin adına yazılı bir söz var: “Savaş, askerlerin eline bırakılmayacak kadar ciddi bir iş.” Sf. 204 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 1. Basım 1990 – Sf. 204) kitabından birebir alınmıştır.

  • İşte uzun süreden beri yapılagelen bu tahrik ve teşvik sonucu Kahramanmaraş İlinde 23.12.1978 cumartesi günü sabah erken saatlerden itibaren binlerce Sünni vatandaş sokaklara dökülmüş, 25.12.1978 günü akşamına kadar Kahramanmaraş’ta devlet güçleri zaafa uğratılmış ve şehre sokaktaki güçler hâkim olmuştur”. Tekrarlıyorum, 22 Aralık gününe kadar «olaylar doruk noktasına» çıkıyor ve 23 Aralık Cumartesi sabahından 25 Aralık…

  • Anayasa Hukuku’nun bir paradoksu var: Silâhlı Kuvvetlerce Yönetimi istemek suç sayılıyor. Silâhlı Kuvvetlerin başarı ile yönetimi alması ise suç sayılmıyor. Sf. 509 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 3. Basım 1990 – Sf. 509) kitabından birebir alınmıştır.

  • 1978 yılı sonlarında MHP Genel Başkanı, dünyada bir sivil parti için pek az rastlanılabilir bir çağrı ile ortaya çıkıyor ve ülke yönetiminin «yetki ve sorumluluğunun askeri yönetime devredilmesini» istiyor. Bunu bir genel İdare Kurulu bildirisi olarak kamuya açıklıyor. Bunun için Ankara Cumhuriyet Savcılığı kovuşturma açmak gereğini duyuyor. Sf. 509 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler III –…

  • “Bütün bunlardan, 1970 yıllarında Aydınlık Gazetesi’nin doğrudan doğruya Milli İstihbarat Teşkilâtı arşivlerine dayanan bilgileri kullanmış olduğu sonucunu çıkarıyorum. MİT, elindeki raporların bir bölümünü yayınlamak ihtiyacı duymuş olabilir.” Sf. 371 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 3. Basım 1990 – Sf. 371) kitabından birebir alınmıştır.

  • Beyin Takımı, 12 Mart Muhtırasından sonra kurulan Nihat Erim Kabinesi’ne girerek, bakan olduklarını düşünüyorlar. Hiçbirisi, Türkiye politikasıyla ciddi ölçüde İlgilenmemiş, hep amatör bakmışlar; güçleri, örgütleri, kişileri tanımıyorlar. Beyin Takımı’nın beyni durumundaki Atila Karaosmanoğlu, yıllardır Dünya Bankası’nda çalışıyor ve Washington’dan doğrudan doğruya Ankara’ya Başbakan Yardımcısı oluyor. AP ve basını için yalnızca birer kolay hedef sağlıyorlar. Sf.…

  • Bir garip “ahlâk” doğuyor. Albay Aydemir’in yaşamından iki yaprak ile bu ahlâk’ı anlatmak istiyorum. Talat Aydemir, 1957 yılında Elâzığ’da gizli örgütü genişletmeye çatışırken Binbaşı Türkeş ile arkadaş oluyor. Yazıyor: “Elâzığ’da piyade tabur kumandanı bulunan Kurmay Binbaşı Alpaslan Türkeş ile de çok samimi olmuştum, hiç bir dakikamız ayrı gitmiyordu, her sahada iyice anlaşmıştık. Onun da komiteye…

  • 21 Şubat 1962 ve 9 Mart 1971 girişimlerinde sonuç, kaybedenlerin emekliliği oluyor; 21 Mayıs 1963 girişiminin sonunda Talât Aydemir ile Fethi Gürcan’ın asılmalarında, sivil güçlerle bağlantı kurmalarının ve kendilerinin de bir tur sivilleştirilmiş subaylar olmalarının etkisi var. 1960 yıllarının sonları yaklaşırken, bunlar, birikmiş deneyimler olarak duruyorlar. Sf. 355 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler III – Yalçın…

  • 17 Mayıs 1971 tarihinde Efrail Elrom’un kaçırılması ve Balyoz Harekâtı’nın başlatılmasından sonra, adı duyulmuş ya da duyulmamış ilericilerden gözaltı ya da tutuklanma deneyimlerini geçirmeyen pek az kimse kalıyor. Sf. 362 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 3. Basım 1990 – Sf. 362) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bir parantez açmam gerekiyor; Türk Ordusu’nda kurmay subaylık kurumunun yol açtığı bir şanssızlığa işaret etmek durumundayım. Hep bir karar veren değil, karar için çeşitli almaşıkları hazırlayan bir plancı türünden yetişiyor. «Kurmay», hep başkasına karar hazırlayan kimse oluyor. Karar verme alışkanlığını kazanamıyor. Sf. 181 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 3. Basım…

  • “Hiçbir zaman yazılmayan, hafızalara işlenen bu prensip kararları şöyleydi: 1.İhtilâl kansız olacak, suçlular özel bir mahkemede yargılanacaklar. 2.Meclis dağıtılacak. 3.Bütün partiler kapatılacak, 4.Askerî bir idare kurulacak. 5.Süratle bir «İnkılâp Meclisi» teşkil edilecek ve Askeri Cunta ile beraber memleketi idare edecek. 6.Yeni bir Anayasa hazırlanacak. 7.Dinin politikaya alet edilmesi, din istismarı derhal önlenecek, uluslararası bir İslâm…

  • Bunu en iyi görenlerden birisi, uzun yıllar Türkiye’de görev yapmış olan CIA Türkiye uzmanlarından G. Harris’dir; yazdığını, tekrar aktarıyorum: “27 Mayıs 1960 tarihinde, Silâhlı kuvvetler İçinde geniş destek gören, bir küçük gizli örgütçü takımı, ulusal birliği koruma adına, yönetimi eline aldı.” Sf. 79, 80 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 3.…

  • Dr. Kocabaşoğlu, 27 Mayıs Rejimi altında radyoyu incelerken önce şu saptamayı yapıyor: “27 Mayıs hareketinin radyoya ilişkin önemli buyruklarından birisi ‘Radyomuzda yayınlanmakta olan reklâmlar da dâhil, bütün programlarda, şiirlerde, hüzün, keder, melâl verici kısım ve unsurlar bulunmayacaktır’ şeklinde ‘ivedi ve mühim’ buyruktur.” İhtilâlciler hüzn’ü yasaklıyorlar. Hükümeti almanın doğal coşkusuyla, artık yalnızca neşeli günlerin geldiğini düşünebiliyorlar.…

  • Generalliğe terfi ettiği gün, “Yahu bu iş çok ucuzladı, ben de general olursam, herkes olur…” diyecek kadar sat ve samimi idi. Sf. 100 Türkiye’de askerlerden, özellikle popüler generallerden şeklen faydalanmak, son yıllarda Moda olmuştu. Fikir alanında oldukça kuvvetlenen Türk solcuları da bu modaya uyarak Paşa’nın pesine düştüler. Paşa’nın psikolojik durumu sola kaymaya çok müsaitti; yenik…

  • Orhan Erkanlı’nın da anlatacakları var. Bir bölümü şöyle; “1950 seçimlerini DP kazanınca zamanın kumandanlarının grup halinde İsmet Paşa’ya gelerek ‘Paşa’m Ordu emrinizdedir.’ dedikleri ve samimiyetle Paşa’dan emir bekledikleri, Paşa’nın bu teklifleri reddettiği bir hakikattir.” Diğer bölümü de şöyle: “Başka bir subaylar grubu adına bir heyetin Kristal Gazinosu’nda, Bayar ve Menderes’le görüşerek ‘genç subaylar sizinle beraberdir,…

  • 9 Subay Olayı’nda, zamanın gizli örgütün başkanı olan Yarbay Faruk Güventürk de tutuklanıyor. Bunu da o kadar önemli görmüyorum. Daha önemlisi var; Yarbay Güventürk dâhil diğer tutuklu subaylara, tutuklanma sırasında, üstlerinin yardımı kayda değiyor. Hemen her yerde, yüksek rütbeli subaylar, gizli örgüt mensuplarını, yönetime vermek yerine korumayı seçiyorlar. Binbaşı Ata Tan’ı tutuklamak için görevli Albay,…