Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Askerlik

  • (Cafer Tayyar Paşa anlatıyor;) “1916 Eylülünde ben Diyarbakır’da 2. Kolordu Kumandanı bulunuyordum, Mustafa Kemal Paşa da 2. Ordu Kumandanlığına Vekâleten gelmişti. (Cafer Tayyar Paşa Mustafa Kemal’e kendisinden önceki komutanın eksikliklerini söylüyor:) “-İzzet Paşa’nın kararsızlığı vardı. Fakat bu kararsızlıkta Erkânı Harbi (Kurmay Subayı) İsmet Bey’in de etkisi olmuştur, deyişim üzerine, Mustafa Kemal Paşa aynen; “-Haydi Allah…

  • (1 Kasım 1924 tarihinde, Kâzım Karabekir Paşa Genelkurmay’a bir mektup yazarak, gönderdiği raporların hiç dikkate alınmamasını sebep göstererek, ordudaki görevinden istifa ediyor.  5 Kasımda Ali Fuat Cebesoy ve Refet Paşa da askerlikten istifa ediyorlar:) Bu durumdan şüphelenen Mustafa Kemal Paşa, ilk tedbir olarak, üzerlerinde mebuslukta bulunan bütün kumandanların bu sıfatlarından tecrit ederek sadece asker kalmasını…

  • Mustafa Kemal Paşa bu dargınlığı şöyle anlatıyor; “Gedos (Gediz olmalı) Muharebesinden ve onun can sıkıcı maddi ve manevi sonuçlarından sonra Fuat Paşa’nın cephe üzerindeki kumandanlık etki ve nüfuzu sarsılmış gibi gözüküyordu. (1) Kendisini kumandadan çekmeyi zaruri addetmeye başladım. Tam bu sırada Ali Fuat Paşa Ankara’ya gelip görüşmek hususunu 5 Teşrinisani (Ekim) 1920 de telgraf ile bildirdi. …

  • (Mustafa Kemal Paşa, Refet Paşa’nın askeri idaresinden memnun değil, çünkü Refet Bey 1921 yılı Nisan ayındaki Yunan saldırısı sırasında İslahanlar mevkiindeki muharebeden başarısız çıkıyor. Mustafa Kemal Paşa, Refet’i kendisi, Fevzi Paşa ve İsmet Bey denetliyorlar. Sonuçta Mustafa Kemal onu Ankara’ya çağırıyor ve görüşüyor:)       “Seni Milli Savunma Bakanı yapayım!” diyor. O ise Genelkurmay Başkanlığını istiyor.…

  • Nurettin Paşa TBMM’nin açılışından iki ay sonra Ankara’ya gelmiş, bir görev almadan önce, Mustafa Kemal Paşa’nın esas amaç ve düşünceleri hakkında bilgi edinmek istemişti.  Nurettin Paşa o günün şartlarında İngiltere gibi bir devletle başa çıkılamayacağını ileri sürüyor. Mustafa Kemal ile hayli münakaşaları oluyor, sonuçta uzlaşıyor.  Nurettin Paşa’nın Konya Valisi ve Konya ve Konya Havalisi Kumandanı…

  • (Sakarya harbi sırasında, 1 Nolu Ankara İstiklâl Mahkemesinde işbaşındalar. Mahkeme salonuna giderken, cepheye sevk edilen bir birliğe rastlıyorlar, perişan bir kıyafet, dermansız bir vaziyet, askerlerin hali içler acısı. Aynı günün akşamı, mahkemeden çıkmış ve aynı yoldan evlerine giderlerken başka bir manzara ile karşılaşıyorlar, Kılıç Ali ve Topçu İhsan galeyana geliyorlar:)    Fırka Kumandanlarından Miralay Hulusi…

  • Rüştü Paşa sehpaya götürülürken gözlerinden yaşlar boşalıyordu; “-Korkumdan değil. Ölümün böylesi kahrediyor insanı! Ne olur beni kurşuna dizin! Bu son arzumu yapın ve bilin ki masumum. Bir hatanın kurbanıyım.” diyor. Alıntı: İzmir Suikastının İçyüzü I – Feridun Kandemir (Ekicigil Matbaası 1. Baskı 1955 – Sf. 121) kitabından birebir alınmıştır.

  • 13 Şubat 1925 Piran’da Şeyh Sait İsyanının başlaması 14 Şubat 1925 Ardahan Mebusu Halit Paşa’nın ölümü 17 Şubat 1925 Aşarın kaldırılmasının yasalaşması 28 Şubat 1925 Dini politikaya alet etmenin Hıyanet-i Vataniye Yasası kapsamına alınması   3 Mart 1925 İsmet Paşa’nın başbakan olması ve yeni hükümetini kurması Takrir-i Sükûn Yasasının kabulü  4 Mart 1925 Birisi Ankara’da…

  • Ağrı Dağı İsyanı daha gizli bir hazırlık dönemi geçiriyor; 1927 yılı İlkbahar’ında, Lübnan’da bir araya gelen, dört Kürt örgütünün, Kürdistan Teali, Kürdistan Teşkilat, Kürd Milleti ve Kürdistan Bağımsızlık Komitesi’nin, temsilcileri, «Hoybun» adı altında bir üst örgütte birleşmeyi kararlaştırıyorlar. Sf. 732 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 1. Basım 1990 – Sf.…

  • Bu başarılara güvenen Bedir Han, M. Emin Zeki’ye göre 1842 yılında, Lazarev’e göre, 1843 tarihinde, bağımsızlığını ilan ediyor. Ancak bu başarılar Bab-ı Ali’yi yıldırmıyor; Bedir Han’ın en güvenilir müttefiklerinden ve akrabası İzzettin Şir’i elde etmekte gecikmiyor. İzzettin Şir, kuvvetlerini Osmanlı kuvvetleriyle birleştirerek Cizre Kalesi’nde olan Bedir Han’ın üzerine saldırıyor; Bedir Han, yaşamını kurtarmayı, Osmanlı kuvvetlerine…

  • Bu büyük kırım, Kürtler arasında bir anti-Türk örgütlenmenin oluşmasını kolaylaştırıyor; belki de «Rum hayine, vehte vi tune» sözünün kullanımı da bu zamana denk düşüyor. Bu örgütlenmeyi, Botan Emiri Bedir Han gerçekleştiriyor; son derece dindar bir lider olan ve daha sonraları Kürt ulusçuluğunun babası sayılan Bedir Han Beg, diğer emir ve şeyhlerle ittifaklar kurarak Osmanlı düzenine…

  • Aşiret erkekleri üçe ayrılıyorlar; 17-20 yaş gurubu «ibtidaiye», 20-32 yaş gurubu «nizamiye» ve 32-40 yaş gurubu ise «redif» olarak adlandırılıyor. Hamidiye alaylarında komutanlar, «alaydan» yetişiyor; aşiret mensupları, çok kısa eğitimden sonra, .Hamidiye subayı sayılıyorlar. Aşiretlerin önde gelenleri «miralay», albay yapılıyorlar; daha sonra Hamidiye Alaylarından fırka kurulunca, bu yolla, «paşa» olanlar da çıkıyor. Bunun dışında Hamidiye…

  • Hamid, modelini «Rus çarı İkinci Nikola döneminde Rusya’da uygulanan halkları birbirine karşı kışkırtıp Kazak Alayları oluşturarak ezme politikasından almaktaydı». «Özellikle Kürdistan’da Ermenistan’ın iç içe geçtiği bölgelerde, yani Van, Bitlis, Muş, Harput, Diyarbakır, Bingöl ve Dersim gibi yörelerde, Kürt aşiretlerinden Hamidiye Alaylarının yaygın bir şekilde teşkiline gidilmiştir.» Hamidiye Alaylarının kuruluşunu kazak alaylarına benzetme eğiliminin yaygın olduğu…

  • Osmanlı Genelkurmay Başkanlığı’nın 7 Mayıs 1919 tarihli «Dokuzuncu Ordu Kıtaatı Müfettişliğine Verilecek Talimat Sureti», Kemal Paşa misyonu için üç önemli görev veriliyor. Bunların ilk ikisi; “a) Mıntıkada (Bölgede) asayiş-i dâhili iade (iç güvenliği iade etme) ve istikrarı ve bu asayişsizliğin esbab-ı hudusunûn (bu asayişsizliğe sebep olan olayların) tespiti” ve “b) Mıntıkada ötede beride müteferrik (bireysel)…

  • Genelkurmay Harp Tarihi Dairesi, Milne’in, Kemal Paşa’nın görevden aldırdığı Yakup Şevki Paşa’nın yerine atanmasını istediği yazının tarihini yayınlamamakta yarar görüyor. Doğrusu çok şaşırtıcı bir durum ortaya çıkıyor; Büyük Britanya emperyalizminin Mısır Kuvvetleri Kumandanı General Allenby, Kemal’i, kendilerine karşı direnen Altıncı Ordu Komutanı Ali İhsan’ın yerine göndermek istiyor. Karadeniz işgal kuvvetleri komutanı da kendilerine direndiği için…

  • Nitekim Fahrettin Paşa da satırların arasından bunları yazmış bulunuyor. Anılarının bir yerinde şunlar var: Liman Paşa “dürbünle yere yatmış ileriyi seyrederken Mustafa Kemal’den gelen bir raporu kendisine okumuştum. Raporda, ‘düşman bu gece denize dökülecektir’ deniyordu. Gözlerinin yaşardığını gördüm, Almanca Allaha şükürler olsun derken de hayli heyecanlanmıştı.” Kemal Bey’in düşmanı denize dökmeden haber verdiğini, daha sonra…

  • Moorehead’ın yazdıklarından aktarmayı sürdürüyorum; Bu monoğrafi de, daha önce geliştirdiğim düşünceleri destekliyor; sınırlı bir Anzak kuvvetlerine karşı Kemal’in nerede ise bütün beşinci ordunun ihtiyatlarını, izin almadan, kullandığı ve bütün hareketi tehlikeye attığı, açıklıkla yazılıyor. Komuta yerinden ayrılması ve tekrar dönüşü de söz konusu ediliyor; “bu hareket sona erinceye kadar cephesini bir daha hiç terk etmedi”…

  • 1836 yılında Osmanlı Ordusu’nda Yüzbaşı Moltke, “eğer Dardanel’de toplar uygun bir tertipte yerleştirilirlerse hiç bir donanmanın Boğaz’ı geçmeye cesaret edebileceğini sanmıyorum” diye yazıyor. Yıllar topların yapısını ve menzillerini iyileştiriyor. Dardanel’e hücum ederek Boğaz’ı geçmenin çok zor olduğu 1914 yılında Birinci Savaş boşladığı zaman da biliniyor; ancak bu savaşta müthiş bir anti-Türk çizgi izleyen Churchill, Osmanlı…

  • Bu, birinci mekân ve birinci zamandır; emperyalist donanmanın 18 Mart 1915 tarihinde durdurulmasında Kemal’in hiç bir rolü bulunmuyor. Başka bir mekânda ve başka bir zamanda gerçekleşiyor. Küçümsenmemesi gerekiyor; ancak bu hücumun başarısızlıkla sonuçlanacağı önceden büyük bir ihtimal olarak biliniyor ve daha sonraki değerlendirmeler böyle bir hücumu sadece çılgınlık olarak nitelendiriyorlar. İkinci mekân ve zaman başka…

  • Asıl savaş Gelibolu Yarım Adası’ndadır; bu nedenle bütün Batılı kaynak ve araştırmalar açısından bu savaşın adı, «Çanakkale» değil «Gelibolu» çıkartması oluyor. Ne yazık, televizyon teknolojisinin ilerlemesi nedeniyle daha kolay anlaşılabilecek ve anlatılabilecek bir bozucu mekanizma ile Gelibolu Savaşı, yalnızca ve yalnızca anlaşılmaz bir biçimde yazılıyor. Gelibolu Savaşı’ndaki emirlerin pek çoğunu Başkomutan Vekili Enver veriyor; komutan…