Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Askerlik

  • (11 Ağustos 1921 tarihli gizli celsede Jandarmanın durumu görüşülüyor:) İsmail Şükrü Efendi (Karahisar-ı Şarki); “Efendim jandarmalardan ahali (halk kelimesinin çoğulu) nefret etmiştir. … Çünkü jandarmalar şimdiye kadar köylerde birer irtişa (rüşvet) aleti, hırsız ocağı olmaktan başka bir şey değildir. … Bir taraftan bir tarafa bir tarafa bir kumandan naklederken yirmi bin lirayla oynuyor… Jandarma hırsız…

  • (23 Temmuz 1921 tarihli gizli celse, Gediz-Afyon yenilgisi ve Meclis’in Kayseri’ye nakli görüşüldü, tutanakların çoğu kayıp olanlar da sansürlenmiş;) (1) Fevzi Paşa Bakanlar Kurulu Başkanı; “.. biz Ankara’da bulundukça, ordu daima Ankara’yı göz önüne almak zorundadır. Ordu Ankara’yı göz önüne aldıkça, düşman da manevrasını ona göre yapacaktır. .. Herhalde hükümet merkezinin değiştirilmesi zorundayız. Bunun için…

  • (22.1.1921 tarihli gizli celse:) Fevzi Paşa Müdafai Milliye Vekili (Milli Savunma Bakanı) (Kozan): “ .. Halen yedi sekiz yüz bin kadar Hıristiyan vardır… Meşrutiyetten sonra (1908) askerlik seyyanen (tamamen) bütün halka bir yükümlülük olarak vazedilmişti (emredilmişti, yasalaşmıştı) ve Hıristiyanlar da askere alınmıştı. Balkan Savaşlarında bunlar silahlı olarak askere alınmışlardı. Mahzur (sakınca) görüldüğü için Harbi Umumi’de…

  • (4.7.1920 tarihli TBMM Gizli Celse. Üç gizli celse yapılmış, ilkinin zabıtları yani tutanakları var son iki celsenin zabıtları yok! 5 Temmuz’daki gizli celsenin baş ve son kısmının zabıtları yok.) Vehbi Efendi (Konya); “Efendiler! Köylü yedi senedir, yetmiş senedir, yüz yetmiş senedir kasaba eşrafı (şereflileri, önde gelenleri) adına öle öle usanmış! Canı boğazına gelmiş. Onlar, dostlar…

  • “Bizi muhafazaya memur müfrezenin komutanı Fethi Bey (Okyar) söz anlar, aklı başında bir subaydı. (1) “Bu biraderimin emri midir?” “Ordu ve Hükümetin sizden ricasıdır efendim.” “Peki, çoluk çocuğum ne olacak?” “Zat-ı Devletinizin ve evlâdı iyâlinizin (çocuklarınızın ve yakınlarınızın) hayat ve maişetleri devlet ve ordunun kefaleti altındadır.” Cevap verirken Ordu ve Devleti ayırdığına dikkat etmiştim. Ordu,…

  • “Meclis-i Mebusan Kamil Paşa hükümetini düşürmeye karar verince, her teşebbüs (girişim) öylece kaldı. Bu celsenin (meclis oturumunun) nasıl yapıldığı malumdur (bilinen şeydir). Başta Enver Bey olduğu halde, bir sürü subay ve er resmi ve sivil elbise ile Millet Meclisinin içini tutmuşlar ve bir zırhlıyı Meclisin hizasına (yanına) getirmişler.” Alıntı: Abdülhamit’in Hatıra Defteri – Hazırlayan: İsmet…

  • “Osmanlı Tarihini anlayanlar bilirler ki: Bu ülke kuvvete dayanarak değil, adalete dayanarak kurulmuştur. Eğer Osmanlı orduları gittikleri yerlere adalet değil zulüm götürselerdi bu imparatorluk kurulmadan çekirdek halinde parçalanırdı. Adalet, meşruiyetin (haklılığın) temelidir. Meşruiyet, hükmetmenin mesnedidir (dayanağıdır). Kuvvet meşruiyetin müeyyidesidir (yaptırımı, sağlamlaştıranıdır). Bu halde kuvvet meşruiyete, hükmetme adalete dayanmak zorundadır. Ordu gayesi içinde elindeki gücü kullanırsa…

  • “Bence, bir millet için afetlerin en büyüğü savaştır. Zaferle sona erenleri bile milleti bitirir, yorar.” Alıntı: Abdülhamit’in Hatıra Defteri – Hazırlayan: İsmet Bozdağ (Kervan Yayınları 1968 – Sf. 23) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Şeyh Sait’in vakasından sonra, Kürdistan daima isyan içinde idi. Hükûmet bunu halktan gizliyor, gazetelere de yazdırmazdı. Meğerse olaydan bir yıl sonra, büyük çapta bir tarama hareketi de yapmışlarmış. .. Fakat bu tarama çok başarılı olamamış. Kürtlerin sadece hayvanlarını almışlar, köylerini yakmışlar. Bu ne vahşi tedbirlerdir? Bu bir tedbir değil, eşkıyalıktan ibarettir.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım…

  • “Mebuslar, Salih Bozok ve Kılıç Ali takımına “silahşorlar” adını koydular…..  Hüseyin Cahit (Yalçın, muhalif gazeteci, ilginç adam.): “İrsi (soydan gelen) hükümdar yerine, zorla Cumhurbaşkanlığına çıkmış bir zorba, Cumhurbaşkanı adını taşıyan bir müstebit (zalim), keyfince idare-i hükümet eder. Bir hükümeti mutlak gibi keyif ve hevesinden başka bir kanun tanımaz!” diyor. .. İsviçre de İstibdat ve diktatörlüğe…

  • “İsmet askerlikten çıkmış olduğu halde Birinci Ferik yaptılar. … Ne ayıp şey! İsmet Başvekil, askerlikte terfi ediyor. Millet Meclisi Başkanı Kâzım (1), Milli Savunma Bakanı iken, kendisini kendi eliyle inha edip (terfi ettirip), Ferik yaptı.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 – Sf. 1246) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1)(2013):…

  • “İsmet ve Mustafa Kemal, Ali İhsan’ın Ordusuna yaptığı bir tamimi (yazılı emri) Meclis’e verdiler. Bu tamime göre Ali İhsan adeta isyan vaziyetine geçmiş bir halde idi. Derhal azlettiler. . Ben .. Rusya’ya gitmeden önce bizim ordu ikiye taksim edilmişti. Birine Yakup Şevki, diğerine Ali İhsan Paşalar kumandan tayin edilmişti. .. Ali İhsan Paşa’nın yerine Nurettin…

  • “Mustafa Kemal Başkumandanlığı bırakmıyor. Süresi bittikçe uzattırıyor. Bu sefer de uzatmak istemediler. Üçüncü uzatmada istemeyenler o kadar çok idi ki, Kanun’un(Başkomutanlık Kanunu) uzatılması teklif edilmiş, çoğunluk sağlanamamış, kanun demek ki reddedilmiştir. İş bitmiş demektir. Fakat bir gün sonra Mustafa Kemal Meclis’e gidip, mebusların bir kısmını yine yalan-dolan, kimini tehdit ile elde etti. Hatta bu sefer…

  • “Bana “Sen Rusya’ya git, silah cephane alıp yolla! Fransa ve İtalya’ya da subaylar yollayıp, oralardan da silah ve cephane alalım.” dediler ve adamlar yollandı.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf. 906) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Çal Dağı’nın düşmesi bütün ümitleri yitirdi. Bunun üzerine Mustafa Kemal umumi ricat (genel geri çekilme) emri vermiş. Bu haber de geldi. Mustafa Kemal ata binmiş, sarhoşmuş, düşmüş, kaburga kemiği de kırılmış. … meğerse on gündür söktüremediğini gören Yunan ordusu ümitsizliğe düşüp ricat emri vermiş. Bunu Fevzi (Çakmak) sezmiş ve Mustafa Kemal’e demiş; “Aman ricat etme!…

  • “Derken Mustafa Kemal Başkumandanlığı kabul etmem dedi ve bunda temerrüt etti Bütün Meclis de buna kızıyor. Meclis pek sinirlendi. O, kabul etmem diyor. Kızmışım. Bir aralık; “Peki senin vücudun âleme rahmet mi? Ne güne duruyorsun? Hangi işe yarayacaksın?” diye bağırdım. Kızılca kıyamet koptu. Mustafa Kemal bana kürsüden küfürler ve tehdit yağdırdı. Ve bu arada yine…

  • “Eskişehir – Afyon cephesinde müthiş yenildik. Bu öyle bir hezimetti ki (ağır yenilgiydi ki), öyle bir kaçış kaçtılar ki, şimendifer (tren) köprülerini, raylarını bile atmaya (bozmaya) zaman bulamadılar veya akıl edemediler. ..İsmet resmi kumandan ama Mustafa Kemal’in rey (oyu) ve emri olmadan, ondan emir almadıkça hiçbir şey yapmaz. Afyondaki saldırının şiddetine rağmen bizim kumanda, harp…

  • “Bu işi o savaşta bulunan subaylardan öğrendim. Sürekli mağlup olan İsmet, son gün büsbütün yenileceğini zannederek, genel geri çekilme emri vermiş. Oysa düşman da yorulmuş, bıkmış geri çekilmeye başlamış. O sırada bizim ilk hattan bir subay Yunanlıların geri çekildiğini görüyormuş. ..Cephenin güney kısmını Refet (Bele) idare ediyormuş. Dumlupınar’da galip gelmiş, Mustafa Kemal de onu alkışlamış,…

  • “Ali Fuat (Cebesoy) Gediz’de Yunanlılara taarruz etti (saldırdı). Perişan oldu. Mustafa Kemal, Ali Fuat aleyhinde fena propaganda yaptı.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf. 675) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Suriye’ye tayin ediliyor. İngilizlere müthiş surette mağlup oluyor, orada İsmet’te bir Kolordu Kumandanı.  (Mustafa Kemal) az kalsın esir oluyor. Ali Fuat ve İsmet kurtuluyor perişan Anadolu’ya kaçıyorlar. Mustafa Kemal bu yenilgiden sonra İstanbul’a geliyor. Hem de İzinsiz. Perişan ordu enkazını arkasında bırakarak. Bu Ordu İngilizlere 65.000 esir vermişti. … Hürriyet ve İtilaf Fırkasına giriyor. O…