Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Askerlik

  • “…başlarında Okul Komutanı Süleyman Paşa olmak üzere Harbiye öğrencileri harekete geçiyor. Taşkışla ve Gümüşsuyu barakalarındaki askerler de İstanbul Komutanı Refik Paşa’nın komutasında Dolmabahçe Sarayını kuşatıyorlar. Artık Aziz’in tahtta son günü gelmiştir.    Aydınlar Partisinin (Aydınlardan oluşan siyasi bir birliğin) darbeden önce Murat Efendi ile anlaştığı biliniyor.   Murat Efendi tahta çıkıyor, ama kendisi deli çıkıyor.  Yerine aklı…

  • “14 Temmuz 1880’de iki taraf arasında yapılan bir sözleşme ile Osmanlı Hükümeti, Osmanlı rütbesi ve üniforması taşıyacak bazı asker ve sivil uzmanları kadrosuna alıyor.   Times Gazetesi “İstanbul’da Alman subayları” başlığı altında tepkisini ve hayretini yazdı.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 350) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Türkiye’nin ilk örgütlü ihtilâl girişimi; Kuleli Vakasını tertip edenlerin (düzenleyenlerin) reisi, 46 yaşında Süleymaniyeli Şeyh Ahmet’tir. Namık Kemal’e göre, Şeyh Ahmet, yalnızca özgürlükçü olmakla kalmıyor, aynı zamanda özgürlükçülerin de duayeni (en kıdemlisi) oluyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 281 ile 285 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • (İlber Ortaylı’nın II. Abdülhamit Döneminde Osmanlı İmparatorluğunda Alman Nüfuzu adlı kitabından;) “Colmar Freiherr Vo der Goltz özellikle genç subayların eğitiminde etkin rol oynadı. On iki yıllık ilk çalışma döneminde Harbiye Mektebi’nde ders kitabı olarak okunmak üzere 4000 Sayfadan fazla Türkçe broşür ve ders kitabı yayınladı.”     “Öncelikle eğitim gören genç subaylar ve subay adaylarını etkilemeyi bildiğinden…

  • “18. Asra gelinceye kadar Osmanlı Devletinde yüksek memuriyetlere çıkanlar arasında Türkoğlu Türklere az tesadüf edilir.   Türkler yalnızca Yeniçeriliğe ve yüksek kamu hizmetlerine değil, memur yetiştiren okula da alınmıyor.  Ancak Türkler doğuda köle olarak yaşadıkları pek çok devlette en yüksek kamu görevlerine tırmandılar.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985…

  • (Falih Rıfkı Atay “Başveren İnkılapçı” adlı yapıtında:) “Ali Suavi, .. bugün bile değme fikir kahramanlarının dokunamayacağı ileri fikirler ortaya atmıştır. 1870 sularında, Hilafetin dinde yeri olmadığını söylemek ve yazmak, eğer Latin alfabesi dilimize uygun düşerse yazıyı değiştirmenin şeriatla hiçbir ilgisinin olmadığını iddia etmek, kitabına resim koyduğu için kendisine zındık diyenlere karşı, Peygamberin bile resminin yapılabileceğini…

  • Yeniçerilik, merkezi otoriteyi sınırlayan bir işleve sahip. Alıntı: Aydın Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 162) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Büyük Padişah Selim ne yapılması gerektiğini saptayabilmek için devletin ileri gelenlerinin görüşlerini istedi. Başta Sadrazam (Başbakan) Koca Yusuf Paşa olmak üzere yirmi iki kişiden lâyiha (görüş bildiren yazı) istedi ve Nizam-ı Devlete dair lâyihalar (devlet düzenlemeye dair görüşler) bu şekilde ortaya çıktı.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985…

  • “Yeniçeri için hayat, ganimeti arttırmak için bir bahanedir. Yeniçeriliği yaratan Osmanlı Sultanlarıdır, ancak Yeniçerilerin gözünü açan Yavuz Sultan Selim oldu. Yavuz, Yeniçerilere dayanarak Padişah oldu. … Böylece Yeniçerilere bir yol gösterdi: Güçlerini öğretti.” (1) Sf.77     “Profesyonel askerlik, eski ırklara özgüdür; Fakat “Memluk Türkleri”, deneyimli Türklerin çok başarılı köle asker olduklarını kanıtlıyor. Esir alınan Hıristiyan…

  • BAKKAL’IN NOTU (1995): Yeniçeriler üniforma giymiyor. Bu da rahatlıkla firar etmelerini sağlıyor. Demek ki üniforma ölüme göndermeyi kolaylaştırıyor. Alıntı: Aydın Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985- Sf.28) kitabından not alınmıştır.

  • “Yeniçeri Ocağı bir esnaf güruhudur, zamanına göre bir sermaye kesitidir, sermaye kesiminin silah kullanan bölümüdür. (1) Neden salt ve saf bir silahlı kuvvetler gerici olsun? Neden  .. Yeniçeri Ocağı bu denli gerici olsun ve bütün yenilik girişimlerinin, bütün yenilikçi akımların karşısına çıksın?   Bu neden, var; Sermaye gericidir. 1826 yılında lağvedilen (ortadan kaldırılan) Yeniçeri Ocağı ….…

  • (18 Kasım 1925 tarihli gizli celsede Savunma Bakanlığı bütçesi görüşülürken bakan bilgi veriyor:)   Recep Bey (Müdafai Milliye Vekili) (Kütahya); ” .. Arkadaşlar malumu âliniz (yüce bilginiz vardır) geçen sene verilmiş olan üç milyon liralık taahhüt (üstlenme) kanunu ile hükümet bir tayyare (uçak) fabrikasının inşasına teşebbüs etmiştir (yapımına girişmiştir). .. Yakında yapılmaya başlanacaktır. … yaptığımız…

  • (6 Kasım 1922 tarihli gizli celsede sert tartışmalar var:) Reis: “Görüşmelere başlıyoruz buyurunuz Rauf Beyefendi.” Hüseyin Rauf Bey (Bakanlar Kurulu Başkanı) (Sivas): “Efendim 4.11.1922’de geç vakit Trakya’yı Hükümet’iniz ve Başkumandan adına teslim almakla görevlendirilen Refet Paşa arkadaşımızdan şu telgrafı aldım.” Selahattin Bey (Çolak, Albay) (Mersin): “Başkumandanlık adına teslim almak ne demektir?” Hüseyin Rauf Bey (Başbakan):…

  • (26 Ağustos 1922 tarihli gizli celsede Pontus tehciri konuşuluyor:) Hakkı Hami Bey (Sinop): “Eğer tehcir cana kastetmek için yapılacak olursa işte efendiler o çok çirkin bir meseledir. … Öyle kötülükler yapılmıştır ki bugün memurlarımızın yaptığı kötülüğü emin olunuz İngilizler yapmaz. ..Emin olunuz onlar soyulacaktır, dövülecektir, her şey yapılacaktır. Irzlarına tecavüz edilecektir, öldürüleceklerdir.” Mustafa Sabri Efendi…

  • (21 Ağustos 1922 tarihli gizli celsede jandarma görüşülüyor:) Mazhar Müfit Efendi (Kırşehir): “Karahisar Mebusu Ali Bey kardeşimiz.. Eşkıyalığı ilmi bir şekilde bölümlere ayırarak.. Dediler ki. Şekavet (eşkıyalık, suç işlemek) üç türlüdür: birisi adi suçlar, bir de şekavet-i müstemirre (örgütlü suçlar), birisi de şekavet-i siyasiye. Bendeniz bir şey daha ilave edeceğim ki onun adına maalesef şekavet-i…

  • (19 Ağustos 1922 tarihli gizli cesede jandarma bütçesi görüşülüyor:) Rifat Bey (Tokat): “Eğer bu jandarmanın da şimdiki jandarmalar gibi 600 kuruş maaşı 6 ay verilmese, bu yapacağınız jandarmalar da milletin başına bela olur. Nitekim şimdi olduğu gibi. .. Jandarma bir köye gitti mi bunu bir nimet biliyor. Şunu getir, bunu getir diyor. Eşkıyadan fazla zulüm…

  • (26 Temmuz 1922 tarihli gizli celsede yeni bir İstiklâl Mahkemesi kurulması görüşülüyor:) Hakkı Hami Bey (Sinop): (Amasya İstiklâl Mahkemesi üyelerinden.) “Başlangıçta İstiklâl Mahkemeleri ilk faaliyete geçtikleri zaman asker firarlarına bulundukları yörelerde oldukça engel olmuş ve yararları da görülmüştür. Fakat sonradan sonraya itiraf etmek gerekir ki onlarda maalesef hiçbir şey yapamamışlardır…. İstiklâl Mahkemesine .. zannederim 26.Ağustos.922…

  • (22 Temmuz 1922 tarihli gizli celsede Nihat Paşa’nın yolsuzluğu görüşülüyor:) Lütfi Bey (Siverek): “…efendiler bugün bendeniz Kürdistan mebusuyum… Fransız ordusunu Urfa’da mağlup eden, gerçekte, asi dediği Kürt askerleridir. .. Nihat Paşa’nın askerleri sayesinde değildir. … Büyük Millet Meclisi bütün Müslümanlardan Bedeli Nakdi (Askerlik yerine bedel ödemek) alınmasını reddettiği bir sırada Nihat Paşa hangi yetkiyle Müslümanlardan…

  • (17 Temmuz 1922 tarihli gizli celsede Milli Savunma Bakanlığı bütçesi görüşülüyor:) Selahattin Bey (Mersin): “.. Bu ülke yalnız buğday ile.. Geçinemez, geçmiştir artık. Havadan uçaklarınızı, otomobili yürüteceksiniz.”    Ali Cenani Bey (Antep) (Muvazenei Milliye  (Milli Denge Yani Bütçe Komisyonu Başkanı): “Dâhilde görevlendirilen (yani cephede olmayan) erlerin toplamı bendenizce elli binden aşağı değildir. … Adana’dan geçtiğim…

  • (17 Temmuz 1922 tarihli celsede Pontus meselesi ve deve yolsuzluğu görüşülüyor:) Dursun Bey (Çorum): “… Amasya İstiklâl Mahkemesince Pontus meselesinden dolayı idam edilen Aleksandors’un Çorum’da 160 küsur devesi vardı. Tabiidir ki Amasya İstiklâl Mahkemesi mallarının devlete gelir kaydedilmesine karar verdi. Hükümet te buna vaziülyed etti (el koydu). Bir müddet (zaman) sonra buradan Arslan Arif Bey’e…